29 Nisan 2022 Cuma

Şikayetlenme kültürü 290422:

Bir şikayetlenme kültürü oluşmuş gibi!
Zira şikayetlenecek bir hali olmayanlar da şikayet eder durumda gibi veya öyle yansıtılıyor!
...
Bakıyorsunuz;
-Zengini şikayetleniyor,
-Fakiri şikayetleniyor,
-Muhtaç olan şikayetleniyor,
-Muhtaç olmayan şikayetleniyor,
-Tüccar şikayetleniyor,
-Sanayici şikayetleniyor,
-Çiftçi şikayetleniyor,
-Emekli şikayetleniyor,
-Siyasetçi şikayetleniyor,
-Bürokrat şikayetleniyor,
-İşçi, memur, esnaf şikayetleniyor,
-Çalışmayan, iş beğenmeyen şikayetleniyor,
-Ev kadını, öğrenci, öğretmen şikayetleniyor,
...
-Şikayetlenen de şikayetinden şikayetleniyor!!!
...
Galiba siyasi veya psikolojik algılarla;
- bir şikayetlenme kültürü oluşturulmak,
- şükür ve kanaat unutturulmak,
isteniyor!
...
Dikkat etmek, farkında olmak ve tedbir almak gerekiyor!
...
Ömrümüzü şikayetlenerek harcamayalım, şikayetlenerek kendimizin ve çevremizdekilerin ruh halini olumsuz etkilemeyelim, gerçekten şikayetleneceğimiz konulara (!) davetiye çıkarmayalım!
...
Misal, insan bir işin ucundan tutup, ona yoğunlaşınca dahi gündemi değişmekte, şikayetlenmesi bitmektedir!
...
Sosyal hastalıklar;
-sürekli şikayetlenme,
-şükürsüzlük,
-kanaatsizlik! (2022).
...
Nimet daralmasında hikmet, artmasında imtihan; sabır, şükür, infak gerekir. (2023).
...
Oldukça olmayanı isteyen insan, olanın kıymetini bilmek ve şükür gerek.(2023).
...
Köydeki kenti özler, kentteki köyü özler, ... özler ...özler. Hasılı insanoğlu hep olmayanı özler. Durumuna şükür gerek. (2023).
...
Hiç kimse ama hiç kimse kendi yapması gerekeni şikayet edip durmasın, gereğini yapsın. Şikayet değil iş bekliyoruz.
...
İcranın başında/içinde olanlar şikayet etmek, bahane aramak yerine, gereğini yapmak durumundadır. Yapamıyorsa bırakmalıdır.
...
Herkes kendi işi ile uğraşır ve işini iyi yaparsa kim kimden şikayet edebilir ki? (2014).
...
Muhatabı bu kadar şikayet ediyorsa,... herkes için empati zamanıdır.(2014).
...
Allah (cc) kimseyi, kendi ülkesini, başkalarının diliyle, başkalarına şikayet edecek duruma düşürmesin.
...
Kanaat eden, en çok şükredenlerden sayılır. (İbni Mace) (2015).
...
Ahiliğin 7 kuralı: “Lütuf; Hilim ve Mülâyemet; Kanaat ve Rıza; Riyazet; Marifet; Doğruluk ve Hak’tan yana kapılarını açmak”
...
Şikayetlenmenin çaresi ilim ve ameldir. İlim ve amelle (gerçek veya psikolojik) şikayetler bitecek, çareler üretilecek ve şükürler artacaktır.
...
Sadece şikayetlenme değil, günümüzde insanların yaşadığı pek çok psikolojik, sosyolojik problemin çaresi elbette "ilim" ve "amel"dir. (2022).





22 Nisan 2022 Cuma

İlim Pazarından Alışveriş 220422:

Geliniz, ilim dünyasından alış-veriş için, bir ihtiyaç listesi (kemalât, sekînet, nezaket, empati, liyakat, muhabbet, samimiyet, şükür, kanaatkarlık, irfan, konuşma, değerler, üretim, kalkınma, birlik, beraberlik, vb.) hazırlayalım. Yalnız bu ihtiyaçlar pek elle tutulur cinsten değil. Manevi dünyamıza, ruhumuza hitap eden cinsten! Ki bunlar;

1.Kemalat ihtiyacı var. Tek sermayesi saldırganlık olanlar yerine (trafikte, hastanede, okulda, sokakta vd), her ortamı güzelleştiren, olgun bilgili ağırbaşlı olanlara ihtiyaç var.

2.Sekinet ihtiyacı var. Her hal ve şartta sakin olmaya, soğukkanlı olmaya ve problemi büyüten değil çözenlere ihtiyaç var.

3.Nezakete, empatiye ihtiyacı var. Etiketi ve unvanı ne olursa olsun muhatap olduğu her bir insana, kendisine nasıl davranılmasını istiyorsa öyle davrananlara ihtiyaç var.

4.Adalate ihtiyaç var. Söz olsun, hâl olsun her bir hakkı teslim etmeye ihtiyaç var.

5.Liyakata ihtiyaç var. Yaptığı her bir işi layıkıyla yapan, ehil olmadığı işlerden affını isteyenlere ihtiyaç var.

6.Muhabbete ihtiyaç var. Yaptığı her bir iş ve davranış muhabbetle yapan, sevgi katanlara ihtiyaç var.

7.Samimiyete ihtiyaç var. İçtenlikle konuşan, davranan, olduğu gibi görünen, göründüğü gibi olanlara ihtiyaç var.

8.Şükür ve kanaatkarlığa ihtiyaç var. İhtiyacından fazlasına sahip olduğu halde yine de şikayet edenlere değil, olana şükreden onunla kanaat edenlere ihtiyaç var.

9.İrfana ihtiyaç var. Karşısındakini reddeden değil onu anlamaya çalışanlara ihtiyaç var.

10.Konuşmaya ihtiyaç var. Gıybet, dedikodu yerine üzerinde düşünülmüş yapıcı kelimelerle, ibadet tadında sohbetlere ihtiyaç var.

11.Değerlerle buluşmaya ihtiyaç var. Her türlü taklit ve dayatmadan sıyrılmış, kendi inanç ve değerler ile buluşanlara ihtiyaç var.

12.Üretmeye ihtiyaç var. Maddi, fikri ve her alanda, üretenlere ve orijinal ürünlere ihtiyaç var.

13.Kalkınmaya ihtiyaç var. Maddi ve manevi alanda kalkınmaya ihtiyaç var.

14.Birlik ve beraberliğe ihtiyaç var. Her türlü fitne ve fesadı reddeden birlik ve beraberlik içinde hareket edenlere ihtiyaç var.

15.Manevi alanda, pek çok konuda, tefekküre, çalışmaya, üretmeye, kalkınmaya, ... , ihtiyaç var.

Bu ve benzeri ihtiyaçlarımızı, ilim pazarından, hal-ilminden temin ettiğimiz takdirde, maddi ve manevi olarak kalkınmayı gerçekleştirmiş ve pek çok olumsuzluğu da gidermiş oluruz.






19 Nisan 2022 Salı

Kalkınmak bağımsızlıktır? 190422:

Birileri bilerek veya bilmeyerek:
-Terör bitmesin hatta canlansın,
-Dolar yükselsin,
-TL'den atılan altı sıfır tekrar gelsin,
-Ülke bağımsız dış politika izlemesin,
-Batı ne derse baş üstüne densin,
-Batı hayranlığı olsun,
-Ülkede üretim, kalkınma ve refah olmasın,
-Faiz düşürülmesin,
-Gerçek tarih öğrenilmesin,
-Değerler bilinmesin ve yaşatılmasın,
-Gönül coğrafyasıyla ilgilenilmesin,
-Düşünme, sorgulama, analiz yapılmasın,
İstiyorlar.
...
Ülkenin ve Toplumun yararına olan hiçbir şeyi istemeyenler, kendilerine bağlı, muhtaç ve tabi olunmasını isteyen güçlerdir, yani Batı'dır! Bilerek veya bilmeyerek onlara hizmet etmeyelim!
...
Tam aksine; enerjimizi, tefekküre, analize, çalışmaya ve üretmeye harcayarak maddi ve manevi olarak kalkınmayı gerçekleştirelim!
...
Çünkü Ülkenin/Toplumun yararına olan budur. Bağımsızlık budur.


15 Nisan 2022 Cuma

İçinde Dua Geçen Cümleler 150422:

Dua etmekte ve dualara amin demekte cömert olalım! Ağzımızı duaya ve amin demeye alıştıralım! Zira...

1.“En güzel isimler (el-esmâü’l-hüsnâ) Allah’ındır; bu güzel isimlerle O’na dua edin” (A‘râf 7/180).

2. "Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler." (Bakara/186).

3."(Ey Muhammed!) De ki: “Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak.”" (Furkan, 25/77).

4."Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."(Tevbe/103).

5."Allah katında duadan daha değerli bir şey yoktur" (HŞ).

6.“Dua ibadetin özüdür.” (HŞ-Tirmizi, Daavat 1).

7. “Dua ibadettir.” (Riyazü’s-Salihin, Hadis No:1438).

8.“Bir Müslümanın, yanında bulunmayan din kardeşine yapacağı dua kabul olunur. Bir kimse din kardeşine hayır dua ettikçe, yanında bulunan görevli bir melek ona, ‘Duan kabul olsun, aynı şeyler sana da verilsin.’ diye dua eder.” (Müslim, Zikir 87, 88; İbni Mâce, Menâsik 5).

9.Allahım! Peygamber’in Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in senden dilediği hayırları ben de dilerim. Peygamber’in Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in sana sığındığı şerlerden biz de sana sığınırız. Yardım ancak senden beklenir. İnsanı dünya ve âhirette muradına ulaştıracak sensin. Günahtan kaçacak güç, ibadet edecek kuvvet ancak Allah’ın yardımıyla kazanılabilir.” (Tirmizî, Daavât 89)

10. “Allah'ım! Kötü ahlâklı olmaktan, fena işler yapmaktan ve yanlış inançlara sapmaktan sana sığınırım.” (Tirmizî, Daavât 126)

11. “Acele etmedikçe her birinizin duası kabul edilir. Bu sebeple (acelecilik yüzünden) insan, dua ettim de kabul olunmadı der”; “Hiçbir dua eden yoktur ki, şu üç sonuç arasında olmasın: “Ya istediği hemen verilir ya lehine ertelenip saklanır yahut da dua bir günahına kefâret olur” (el-Muvatta’, “Kur’ân”, 29, 36).

12."Bir insan ölünce üç kişi hariç herkesin ameli kesilir: Sadaka-i cariyi (bırakan) veya istifade edilen bir ilim (bırakan) veya kendine dua edecek salih evlat (bırakan)." (HŞ).

13.Filisitinliler en azından dua edelim. "Rabbim mazlumlara yardım eyle, İnsanlarda duyarlık oluştur, yardım için bize yol göster".(2014).

14.Geçmişi değiştiremezsin, ama gelecek için aynı şey söz konusu değil? bir şeyler yapabilirsin. Çalışabilir, üretebilir, dua edebilirsin....

15."Allahım hesabını kolaylıkla verebileceğim nimetler ver".

16."Rabbim hakkın ve erdemin yanında olanlardan eyle, batılın ve erdemsizliğin yanında olanların yanında değil".

17.Samimi bir DUA, hedefi vuran ok gibidir.

18. Rabbim; iyilerin yâr ve yardımcısı olsun! Herkese iyiyi kötüden doğruyu yanlıştan ayıracak akıl ve muhakeme gücü ve iyilikle amel etmeyi nasip eylesin! Kötülere, fitnecilere, fesatçılara, liyakatsizlere fırsat vermesin! İyilerin ve iyi niyetlilerin sayısını arttırsın!

19.Çocuk yetiştirirken, güzel ahlakı, dürüstlüğü, nezaketi, samimiyeti, sadakati, sevgiyi, saygıyı, çalışmayı, sorgulamayı, üretmeyi, analitik bakışı, araştırmayı, bilgiye ulaşmayı, iletişimi, pozitif olmayı, cesur olmayı, Allah'ı (cc) ve Kur'anı, Resulullahı ve sünnetlerini, dua etmeyi, ilim öğrenmeyi ve ilmiyle amel etmeyi, bir işi/ibadeti bitirince diğerine başlamayı, sağlam karakterli olmayı, sosyal sorumluluklarını yerine getirmeyi, öğretmeli.

20.İman nasip işidir, Allah (cc) nasip ederse iman edebilirsin. Bunun için de dua etmek lazım.

21.Ağızlarımız "dualı" olsun, "küfürlü" değil... "Dualaşmakta" ve "selamlaşmakta" cimri davranmayalım.

22."Om" derken bir kez daha düşünün! "Hinduizm’de dua inandırıcı sözlerle yapılır; ortak dua sembolü bir çeşit besmele olan “om”dur." Kanal-7 de Hint yapımlarını terk etse ya!

23.FetihSuresi ni okuyoruz. Duadayız. Şehitlere Rabbim'den rahmet, yaralılara şifa dilerim.

İki öneri:
a)Türkiye mültecilere engel olmaz ise tüm AB Ülkeleri Suriye savaşını bitirmek için elinden geleni yapacaktır.
b) Türk savaş uçakları Suriye hava sahasını kullanmalıdır. (2020).

24.En kısa şekli ile salavat: “Âllâhümme salli alâ Muhammed.”

Biriniz duâ edeceği zaman önce Allâh Teâlâ’ya hamd ü senâ etsin, sonra Peygamber’ine salât ü selâm getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde duâ etsin.” (Tirmizî, Deavât, 64/3477).

25.Yapabiliyorsanız, karşılıksız yedirin, misafire yedirin, yolcuya yedirin, muhtaca yedirin, karşılığını ve alacağınız duayı bilemezsiniz. Elli yıl geçmiş, dar zamanda ikram edilen çorba için dua edenlere şahidim!

26.Her yönden saldırıyorlar, Akıllı politikalar gerekir. Saldırıları boşa çıkarmak gerekir. Analiz gerekir. Strateji gerekir. Dua gerekir.

27.Namaz uykudan hayırlıdır! “Esselatu Hayrun Minen Nevm” Seherde namaz kılmak, dua etmek uykudan evladır.

28.Davranışlarımız bu kelimelerden hangisinin kapsamına giriyor! "Hak-batıl, iman-küfür, iyilik-kötülük, doğru-yalan, cömert-cimri, tövbe-şımarıklık, dua-alkış, ahiret-dünya, melek-şeytan cennet-cehennem. Dikkat edelim! 

29.Kippa veya kipa; Musevi erkeklerin sinagogda veya dua esnasında kullandıkları küçük takkeye verilen isim. Kipa AVM'lerin bir ilgisi varmı?

30.Annem (83 yaş) için, dün e-devletten aşı randevusu aldık, bu gün ASM de aşısını yaptırdık, yol boyu dua etti. Sosyal devlet budur işte. Allah razı olsun (2021).

31.İnsan gayretin kendisine kaldığını unutmamalı. Bu gayret gerek dua, gerek eylem olsun!

32.Rabbimiz bizlere; iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayıracak akıl ve muhakeme gücü ver, feraset ver. Ve; iyilik, doğruluk ve güzellikle amel etmeyi nasip eyle.

33.Rabbim cümlemizi sırat-i müstakim üzere olmayı, salih/saliha kullardan olmayı nasip eylesin.

34.“Allahım! Bize nimetini arttır, eksiltme; bizi onurlandır, alçaltma; bize ihsan et, mahrum etme; bizi seçkin kıl (düşmanlarımıza karşı) zayıf duruma düşürme; bizden hoşnut ol ve bizi senden hoşnut kıl!”.

Tüm güzel dualara, amin.

İlgili yazımız;
"Dua ve Dua Örnekleri 180222"; ali nural (alinuralca): Duâ ve Duâ Örnekleri




8 Nisan 2022 Cuma

İhya’dan bazı notlar, öğütler 080422;

Bu yazı İmam Gazali’nin1 , “İhyâ-u ulûmi’d-dîn2 eserini okurken aldığım notları kapsamaktadır.
Okuduğum İhya baskısı3, dört ciltten ve her cildinde 10 kitap olmak üzere ve toplam 40 kitaptan ve toplam 3823 sayfadan oluşmaktadır.

İhya'nın;
Birinci cildinde; ilim, akıl, itikat, temizlik, namaz, zekat, oruç, hac, kuran tilaveti, zikir, geceleri ihya,
İkinci cildinde; yemek, nikah, kazanç, helal, haram, ulfet (dostluk), uzlet, yolculuk, sema, emri bil maruf (iyiliği emretmek), nehyi anil münker (kötülüklerden sakındırmak), nübüvvet,
Üçüncü cildinde; kalp, ahlak, şehvet, dilin afetleri, hased, dünya, mal sevgisi, mevki ve şöhret sevgisi, kibir, gurur,
Dördüncü cildinde; tevbe, şükür, havf ve reca (korku ve ümit), fakr ve zühd, tevekkül, muhabbet, rıza, niyet, ihlas, sıdk, kontrol ve muhasebe, tevekkül, tefekkür, fikir, ölüm, cenaze, cehennem ve cennet,
gibi konular işlenmiştir.

İhya'dan Notlar:

1. İyilik kolay şeydir; güler yüz ve hoş söz.
2. İyiliği emredip kötülüğü nehyetmek (Emir bi'l-ma'rûf nehiy ani'l-münker) farz dır.
Kuran'da, iyiliği emreden kötülüklerden vazgeçirmeye çalışanlar övülmüş, fenalıklardan vazgeçirmeye çalışmayanlar yerilmiştir. (Al-i İmran/104,110,113,114, Maide/78,79. A'raf/165, Tevbe/71).
3. İnsan kendine de iyiliği emretmeli/uygulamalıdır.
"Sizler kitabı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?"(Bakara/44)
"Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok çirkin bir davranıştır."(Saf/3)
4."Rahvan atlar gibi, iyilikler arasında dolaşan bir nefis" ıslah olur.
5.Kötülerle arkadaşlık etmek ve kötülere iyilik etmek, pek çok düşmanlığa sebeptir.
6."Yalnızlık kötü arkadaştan, iyi arkadaş da yalnızlıktan iyidir" (HŞ).
7.İyi huyların anası dörttür; a) hikmet (gizine, akıl ermeyen neden), b)şecaat (yüreklilik, yiğitlik), c)iffet (haramdan uzak durmak, erdem), d)adalet (hak ve hukuku gözetme).
8."İnsanlar, ihsanlarının çocuklarıdır. Herkesin kıymeti yaptığı ihsandadır" (Hz.Ali) .
9."Gördüğü kötülüğü, eli, dili, veya kalbi ile bozup inkar etmeyen kimseler, hayatta olduğu halde ölü sayılırlar" (Huzeyfe ra).
10."Kötü huylu olan kendine eziyet eder" (Hasan Basri).
...
11.Güzel ahlâk; anlaşmayı, birliği, birbirini sevmeyi, kötü ahlâk ise; düşmanlığı, çekememezliği, birbirine sırtını dönmeyi, gerektirir.
12."Rabbim sıhhat, afiyet ve güzel ahlak isterim" (HŞ).
13.Kemalâta ulaşmaya muktedir olduğu halde noksan kalanların, kusuru gibi kusur olmaz" (la edri).
14."Münazaranın (tartışmanın) doğuracağı on ahlaki hastalık; 1-hased, 2-kibir, 3-kin, 4-gıybet, 5-kendini övme, 6-gizli kusurları arama, 7-başkasının kederine sevinme, sevincine üzülme, 8-münafıklık, 9-hakkı kabul etmemek, haksız olduğu halde mücadeleye haris olmak,10-riya" (İhya, I.Cilt syf.116-124).
15."En hayırlınız, borcunu en güzel şekilde ödeyeninizdir" (HŞ).
16."Borç para veren, günü gelinceye kadar her gün bir sadaka sevabı alır. Va'de sonunda para ödenmezse her geçen gün için o paranın tamamını sadaka vermiş gibi mükâfat görür" (HŞ).
17."Bir kimse, yiyecek maddesini kırk gün beklettikten sonra onu hayrına dağıtsa, yine karaborsacılığının günahına kefaret olmaz"(HŞ)
18.Hz. Ömer; "Ticaret ilmini bilmeyenler pazarlarımızda alış-veriş etmesinler. Çünkü bu gibiler istese de istemese de riba yerler" der ve pazardakileri uyarırmış (cilt2).
19."Servet, yılan zehri gibidir, doğru kullanırsan panzehir olur, yanlış kullanırsan öldürür".
20."Elindeki mülk, senden öncekilere kalmadığı gibi, sana da kalmayacaktır."
21."Fildişi ve fil kemiğinden yapılan kapların alım satımı sahih değildir" (cilt2)
22.Kibrin dört sebebi; kendini beğenme (ucub), kin (hıkd), çekememezlik (hased), gösteriş (riya). Çaresi bilmektir, ilimdir, ameldir.
23.Riyanın üç sebebi; övülmenin zevki, yerilmenin korkusu ve insanlardan bir şey ummaktır. Riya ameli bitirir sakınmak gerekir.
24.Bazı kibir halleri; mal, servet, güzellik (vucut, yüz, ses vb), soy, asalet, güç, kuvvet, akıl, zeka, zalime yakınlık, evlat, çevre, arkadaş çokluğu.
25."Hased, kinden dolayı hedef insanın nimet görmesine üzülmek, belâ görmesine sevinmektir. Bu hâl, münafıkların huyudur."
26.Hased bir kalp hastalığıdır. Tedavisi ilim ve ameldir.
27.Arkadaşlarının ve aile efradının kusur ve eksikliklerini söylemek gıybettir. Gıybeti iki şey önleyebilir; a) kendi halini, kusur ve eksikliklerini düşünmek. b)kusursuz insan olmadığını bilmek.
28.Gıybet, Kur’an’da ayeti kerime (Hucurât/12) ile yasaklanmış ve ölü kardeşinin etini yemeğe benzetilmiştir. "Gıybet sözle olduğu gibi yazı, ima, işaretle ve taklit gibi davranışlarla olabilmektedir". "Dinleyende gıybet edenlerin biridir" (HŞ).
29."Hayvan üzerinde uyumamalı, çünkü uyku ağırlık verir ve hayvanı yorar".
30."İnsan, medh (övgü) ve zeme (yerme) ne zaman aldırış etmez?" sorusuna, "Kul olduğunu anlayınca aldırış etmez" diye cevap vermiş alim.
31."İnsanları tecrübeye tabi tutmadan övenler, denedikten sonra yererler".
32.Dilin Afetleri; boş, fuzuli ve batıl sözler, itiraz ve mücadele, husumet, çok konuşma, çirkin sözler, küfür, tel'in (lanet), teganni, maskaralık ve alay, sır tutmamak, yalan (konuşmak, yemin, yere söz vermek), gıybet, koğuculuk, övmek, sözlerdeki gaflet.
33."Benim için en sevimsiz ve meclisimden uzak olanınız, kendini beğenip, ağzını sağa sola yayarak edebiyat yapmaya kalkışan ve lafı uzatan kimselerdir" (HŞ).
34."Şöhretten sakın, temiz lokma yemeğe gayret et".
35."Kişi atasıyla değil, şahsiyetiyle insandır" (la edri).
36.Lokman Hekim'in yüzük taşında yazan ifade: "Gördüğünü gizlemek, şüphe ettiğini açıklamaktan daha güzeldir".
37.İnsanlarla çalışıyorsan haset (kıskanma, çekememezlik) ve suizan hastalıklarından sakınacaksın.
38.Dikensiz gül gibi olan insan, nasıl gülsüz diken gibi olur?
39.Cenabu Allah (cc), zinayı haram, zinaya yeltenmeyi açık ve çirkin bir cürüm kabul etmiş, -evlenmeyi ise mübah, emir ve teşvik etmiştir. (cilt:2).
40."Şikayeti terk etmek sabırdır".
41.Sabır; nefsin arzularını ve tembelliği terk edip, Allah'ın emirlerini yerine getirmek, güzel ameller yapmaktadır. Sabır sadece oturup beklemek değildir.
42.Sabır! Allah (cc) sabredenlerle beraberdir (Enfal/46), Sabır imanın yarısıdır (HŞ), İman, sabır ve cömertliktir (HŞ), İman sabırdır (HŞ), Oruç sabrın yarısıdır, Sabrın mükafatı hudutsuzdur, Sabır imanı korur, harama direnmek/sabır güzeldir, Takva sabırladır!
43.İnsanı nefsinden kale gibi koruyan davranışlar; yalnız kalmak (halvet) (zaman zaman), az konuşmak (sukut), az yemek, az uyumak.
44."İnsanın galebe çalan (insanı yenen) sıfatları; midesi, ferci, dili."
45.Tövbe; ilim, hal ve fiil ile olur. Tövbe farzı ayındır.
46."İntikamın zevki son bulurmuş da, affın mutluluğu son bulmazmış".
47.Tevekkül; ilim, hâl ve âmeldir. Hâlin aslı ilim, meyvesi âmeldir.
48."Amâ olanın suret güzelliğini, sağır olanın ses güzelliğini, kalbi görmeyenin manevi güzellikleri inkâr etmesi bir değer taşımaz!"
49."Kanaatkar kalp denizden daha zengindir".
50."Münafıklıktan uzak olan ondan korkandır".
51."Suçsuza iftira etmek; gökten daha ağır, hâk; yerden daha geniş, kanâat; denizden daha zengin, hırs ve hased; ateşten daha sıcak, ihtiyaç anında dost ve akrabanın sırt çevirmesi; zemheriden daha soğuk, kâfirin kalbi; taştan daha sert, kovucu; yetimden daha zelildir."
52.Bir dâva vekiline güvenmek için aranacak dört şart; a) son derece doğruluk ve gerçeği kavramak. b) son derece bilgi. c) son derece fesahat (net anlatım). d)son derece şefkat.
53."Şeytandan sana bir vesvese ve dürtü gelirse, Allah'a sığın. O işiten ve bilendir." (A'râf/200; Fussilet/36)
54.Eksik tartmak ve ölçmek yüzünden zayi edilen mal, kul hakkıdır. Kul hakkı ise, affedilmesi en zor olan hak türüdür.
...
55."İlmin yeri kalptir. Kalp; bütün azamızı sevk ve idare eden nurani ve manevi benliğimizdir. İlim elde edilmiş değildir. İlim hakikatlerin kalbe ulaşmasından ibarettir."
56.İlim; akli ve şeri olarak ikiye ayrılır. Akli ilimler de; zaruri ve iktisabi olarak ikiye ayrılır. İktisabi ilimler de; dunyevi ve uhrevi olarak ikiye ayrılır.
57."İlim ve amelin karışımı, bütün kalp hastalıklarının ilacıdır."
58.Cahile ilimden, ümmiye fıkıhtan, dili dönmeyene edebiyattan dem vurmak, iki tarafa da eziyettir.
59."Dinsiz ilim kör, ilimsiz din topaldır. Kör ve topal birbirine muhtaç oldukları gibi, dinle ilim de birbirine muhtaçtırlar."
60."İlim ve amel, saadete ulaşmanın bir yoludur".
61.Gururdan kurtulmanın üç yolu; akıl, marifet (nefsi, Rabbi, dünya ve ahireti bilmek) ve ilim.
62."Sana ruhtan sorarlar, de ki; Ruh Rabbimin emrindendir"(İsra/85).
63."Kim bildiği ile amel ederse Allahü Teala ona bilmediğini de öğretir" (HŞ).
...
64.Unsiyet (arkadaşlık) mi, uzlet (tek başına) mi?
65.Arkadaşlık/kardeşlik anlaşması nikah gibi bir bağdır. Bu bağ(lar)ın hukukuna uymak gerekir. Arkadaşlık/kardeşlik hakları; mal ve şahsında ki hak, dilindeki ve kalbindeki hak, dua etmek, kusuru af, vefa, yük yüklememek, lüzumsuz tekliflerde bulunmamak.
66.Arkadaşlık üç çeşittir; kimi gıda gibi, kimi ilaç gibi, kimi hastalık gibidir (Memun).
67.Arkadaş hastalık bulaştıran değil, hastalığını tedavi eden cinsten olmalı.
68.Yalancı, ahmak, cimri, korkak ile arkadaşlık edilmesi önerilmez. Ahmak insan, insanın yükünü hafifletmez, aksine yük bindirir.
69."İnsanların sana nasıl arkadaş olmalarını istiyorsan, onlarla öyle arkadaşlık yap."
70."Mümin bir kimse, yüz münafıkla bir tek müminin bulunduğu bir meclise girse, oradaki müminle ülfet ve ünsiyet kazanır; bir münafık da yüz müminle bir münafığın bulunduğu meclise girse, oradaki münafıkla yakınlık ve dostluk kurar."
...
71.Az yemenin on faydası: Kalp cilalanır, basiret açılır, Kalp yumuşar, Tevazu sağlar, Açları hatırlatır, İsyanların şehveti kırılır, Uykuyu azaltır, İbadeti kolaylaştırır, Sağlıktır, hastalığı önler, Geçimi kolaylaştırır, Tasarruf edilen ihtiyaç sahiplerine aktarılır.
72."Çok yemek çok su içmeye, çok su içmek çok uykuya sebep olur. Çok uyku ise ziyandır."
73."Kalplerinizi az gülmek ve az yemekle ihya edin, açlık ile temizleyiniz ki yumuşasın ve parlasın" (HŞ).
74.Lokman kendi oğluna şu nasihati yapmıştır: "Yavrum! Mideni tıka basa doldurma. Çünkü mide dolduğu zaman tefekkür uyur, hikmet susar, vücut ibadet için ağırlaşır."

“Hamd Cenabu Allah’a, Selatüselam Peygamberimizedir.”
...

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir:
1.İmam Gazali'nin "İhyâ-u ulûmi’d-dîn"i 181021:
2..Hased (070321):
3.Vesvese (İhyau Ulumiddin) 221121:
4.Kul hakkı 171021:
5.Duâ ve Duâ Örnekleri 180222:
...
1.(Hüccetü’l-İslâm Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed b. Muhammed b. Ahmed el-Gazzâlî et-Tûsî. Eş‘arî kelâmcısı, Şâfiî fakihi, mutasavvıf, filozoflara yönelttiği eleştirilerle tanınan İslâm düşünürü. ö. 505/1111).

2(İHYÂÜ ULÛMİ’d-DÎN: Gazzâlî’nin (ö. 505/1111) başta tasavvuf ve ahlâk olmak üzere fıkıh, kelâm gibi ilimlere bilhassa amaçları bakımından yeni yaklaşımlar getiren önemli eseridir.)

3(Bedir Yayınevi İstanbul 1985)









2 Nisan 2022 Cumartesi

Ekonomide zam terörü 020422:

Yaklaşık dört yıldır devam eden piyasayı istikrarsızlaştırma faaliyetlerine karşı, ekonomi yönetimi, ekonomi ile ilgili kurumlar, ekonomi hocaları hiçbiri çözüm üret(e)medi ve üret(e)miyor. Kamu desen zam yaparak yangına körükle gidiyor!

Yapılan başlıca yanlışlar:

1.Her yıl başında Yeniden Değerleme Oranında vergi ve harçlara yapılan otomatik zam.

2. Geçen yıl elektriğe yapılan %125 oranındaki zam.

3.%35 oranındaki son doğal gaz zammı.

4.Piyasada keyfi zam yapanların engellenememesi.

5.Tarım Kredi marketlerinin yanlış yönetim ve fiyat uygulamaları nedeniyle tercih edilmemesi.

6.Mal ve hizmetlere zam ve akabinde maaş ve ücretlere zam sarmalının devam etmesi.

7."Zam olacak" beklentisinin sürekli gündemde tutulması.

8. Spekülatif saldırılar, psikolojik zamlar, keyfi zamlar gibi piyasayı bozucu faaliyetleri önleyecek tedbir alınmaması.

9.Yapılan mücadelenin “çok yüzeysel, göstermelik kalıyor”, "inandırıcı ve caydırıcı değil" izlenimi vermesi.

Daha önce de, bu konularda, blogumuzda, müteaddit defalar, muhtelif tespit ve önerilerimizi yazdık, ilettik. Onlara ilaveten ve özetle; terörle mücadelede olduğu gibi EKONOMİDEKİ ZAM TERÖRÜ ile ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından, cesaretle ve sonuç alıcı TOP YEKÜN bir mücadele başlatılmalıdır.

Bunun için, belki de, şimdiye kadar ZAM TERÖRÜ ile mücadele konusunda; etkisiz kalan, yanlış kararlar alan, gerekli çabayı göstermeyen, atanmış ve seçilmiş kişilerin (bakan, bürokrat, kurum yöneticileri vs) yerine, bu mücadeleyi yapacak kişilerin atanmasından, başlamak gerekiyor!



27 Mart 2022 Pazar

Ticari ve ahlaki yozlaşma ve piyasa istikrarının sağlanması 270322:

1.Ülkedeki; zamların, stokçuluğun veya sıvı yağda olduğu gibi marketlerden çok mal almanın yada mağaza açılışlarında ucuz ürün alma kavgalarının yekûn sebeplerinin; maliyet, ihtiyaç gibi ekonomik değil, ahlaki olduğunu düşünüyorum!

2.Piyasada ürün ticaretini yapan bir kısım satıcılar, deposunda bin teneke yağ var ise bin teneke daha koyuyor. Şeker, un vb bin torbaya bin torba ekliyor. Stokçuluk yapıyor. Piyasaya sunmuyor veya çok az ya da azar azar sunuyor. Herhangi bir maliyet artışı olmayan depodaki ürün durup dururken niçin zamlanır?

3.Ürünü alan bir kısım tüketici de farklı değil. Bir iki üç değil beş on teneke yağ almanın derdine düşüyor! Yani o da evinde stok yapıyor! O da stokçuluk yapıyor! Niçin? Savaş mı var? Hayır. Kıtlık mı var? Hayır. O halde ne oluyor? Seni bu davranışa iten sebep nedir?

4.Bu durum enflasyonla mücadelede, piyasa istikrarının korunması için ekonomik tedbirler yanında ahlaki tedbirlerin de alınması gerektiğini gösteriyor!

5.Ekonomik tedbirler kapsamında ekonomik istihbarata önem verilmeli ve bu verilere göre ön plana çıkan tüm sektörlerin tüm ticari ve muhasebe kayıtları Ticaret, Maliye gibi ilgili tüm bakanlıklar tarafından denetim altına alınmalıdır! Ulaşılan tespitler bir havuza atılarak, analizi yapılmalı ve tedbirler üretilmelidir.

6.Uzun vadede de ticaret, davranış, tüketim gibi her bir alandaki ahlaki yozlaşmanın önlenmesi ve yaşanmaması için, ailede, eğitim hayatında, insana esaslı yatırım yapılmalıdır.

7.Kısa vadede ekonomik istihbarat doğrultusunda yapılacak denetimlerin sonuçlarının kamu oyu ile paylaşılması, güçlü bir duruş sergilenmesi, keyfi zam ya da stokçuluk gibi piyasayı bozucu faaliyetlerde bulunanların ifşa edilmesi ve ciddi yaptırımlar uygulanması, piyasanın istikrara kavuşmasına katkısı olan ticaret erbabına ödül, plaket ve yatırım, vergi ve işlemlerinde kolaylıklar getirilerek vb şekillerde teşvik edilmesi piyasayı düzeltici ve istikrarı sağlayıcı etkiler sağlayacaktır.

8.İvedi olarak ise, yapılacak piyasa denetimleri dahil her türlü ekonomik istihbarat ile temin edilecek verilerin analiz edilerek, elde edilecek bilgiler ışığında, iktisadi ve ahlaki yönden TOP YEKÜN BİR MÜCADELE başlatılmadığı takdirde keyfi zam furyası, stokçuluk, istifçilik vb piyasa istikrarını bozacak davranışlar devam edecek gibi gözükmektedir!

Gereği lütfen!













25 Mart 2022 Cuma

Thamade, Thamadelikler, Örnek olaylar 250322:

"Thamade" kelimesi üzerinden düşünürken, kelime yapısı (Tha-made, Tham-ade vb) dolayısıyla nasıl ortaya çıktığına ilişkin araştırma ihtiyacı hissettim. Hemen internetten araştırdım, çevreye duyurdum, Kabardey'deki hemşehrilerimizden bilgi istedim. 

Bu araştırmalardan, "Thamade" kelimesine çeşitli anlamlar yüklendiği anlaşılmaktadır. Aşağıda yer verildiği üzere "Tha" kelimesi Hz İbrahim veya Hz Musa döneminden itibaren kullanılıyorsa "Tha'lar" yok, sadece "Tha" var demektir. Bizim kanaatimiz de bu yöndedir.

Günümüzde "Thamade" kelimesi, geçmişte verilmiş anlamların nerdeyse tümünden arınarak, yaşça ileri, yaşlı, bir iş için görevlendirilen veya seçilen ya da bilgeliğiyle ön plana çıkan kişiler için kullanılır olmuştur. "Thamade" kelimesi Kafkasya'da komşu halkalar tarafından kullanılmaktadır. 

Adıyelerde "Thamade" kelimesinin, geçmişte kullanılış şekline ilişkin olarak, günümüzde getirilen bazı tanımları şu şekildedir:

1.Tanrının makbul (fı=iyi) saydığı, huzuruna kabul ettiği kişi1.
2.Thame yate : Tanrı(lara) veren (sunakta yiyecekler sunan) demektir.
3.Thaxem yade : Tanrı(ların) (huzura ) kabul ettiği kimse demektir2.
4.Tanrı adına düzenleyen, tercih eden, dağıtan, düzenleyen demektir3
5.Tham-(yi)ade. (haşa!) Tanrının babası. (Tha-maho gibi Hiristiyanlık etkisi olbilir A.N)
6.Tanrının kabul ettiği, razı olduğu, birlikte karar kıldığı kişi.
7.Tha'mıde (Tha’yı istemeyen), Thamışe (Tha’yı bilmeyen)4.
...
Rivayete göre “Tha” kelimesi Hz İbrahim veya Hz Musa’dan itibaren kullanılan bir kelime. Yine rivayete göre Kafkasya'da yaşayan varlıklı, zengin, kalbur üstü veya elit diyebileceğimiz toplumun üst kısmını teşkil eden elit kişiler semavi dinlerin kurallarını pek benimsemek istememişler. Dinin kurallarını bilerek ve isteyerek kabullenmek istememişler. Hatta karşı çıkmışlar, tartışmışlar ve hatta kavga etmişler, savaşmışlar. Ne ile “Tha”nın kuralları ve hükümleri ile. İşte bu kişilere o sebeple “Tha”yı-istemeyen” yani “Tha-mıde” denir olmuş zamanla söylem Thamade’ye dönüşmüş.

"Bu gün için Thamade'nin geçmişteki anlamları düşmüş ve nahıj, elit veya bir işte vazifelendirilen, seçilen ya da aklıyla bilge olan kişiler için kullanılır olmuştur."

"Thamade" gibi "Thamışke" içinde bener bir rivayet söz konusu. Rivayete göre “Tha-mıde”lerin dışında, o dönemde, elit sınıfın dışında kalan, daha fakir, geçim derdindeki kişilerde “Tha”yı ve kurallarını hiç bilmediklerinden onlara da “Tha’mışe”Tha’mije” (Tanrıyı bilmeyen) deniyormuş. Bu kelime de zamanla “Tha’mışke”ye dönüşmüş.

Zamanla "Thamışke" kelimesi de geçmişteki anlamından arınarak “zavallı” anlamında kullanılmaya başlanmış.5
...

Adıyelerde Thamadelikler:

Thamade duruma göre yaşlı (nahıj), bir iş için seçilen veya görevlendirilen kişi yada bilgeliğiyle ön plana çıkan problemlere aklı ve bilgeliğiyle çözüm bulan kişilere denildiğine göre Thamadelik üç gurupta toplanabilir.

1.Nahıj Thamadeler: Yaşın, tecrübenin, bilginin getirdiği bir haldir. Aynen Meclis başkanı seçilene kadar en yaşlı üyenin meclisi yönetmesi gibi. Bir seçim veya görevlendirme gereken bir iş için toplantı yapılacaksa, o seçim veya görevlendirme yapılana kadar yaşlılar Thamadelik yapar. Yada özel olarak Thamade seçmeyi veya görevlendirmeyi gerektirmeyen iş ve toplantılar söz konusu ise yine nahıj Thamadeler o iş ve toplantıyı yürütürler.

2.Bir iş için seçilen veya görevlendirilen Thamadeler: Bu Thamadeler bir iş veya bir vazife için seçilir veya atanırlar. Örneğin düğün Thamadesi, genç kızların ve genç erkeklerin Thamadeleri veya arabuluculuk yada yöneticilik vb vazifeler verilen veya seçilen Thamadeler bu kapsamdadır. Bu Thamadelerin kendilerine verilen iş ve vazifeleri yürütecek asgari donanıma sahip olmaları gerekir.

3.Bilgeliği ile Thamade olanlar: Bunlar toplum içinde veya toplumun diğer toplumlarla ilişkilerinde ortaya çıkan problemleri akıllıca, bilgelikle çözen kişilerdir. Kazanuka Jabağı gibi. Bunlar seçilmez veya atanmaz iseler de o işin çözümünde, o problemin halledilmesinde akıllarıyla, zekalarıyla Thamade olurlar.

Bilgeliğin tüm Thamadelerde olması şart değil ise de, birlikte olması tercih edilecek bir durumdur. 

Bu konuya ilişkin Togaje’de vuku bulduğu rivayet edilen iki olayı özetle aktaralım.
...

Örnek Olay1: Bu olay Thamadeliğin bilgelikle örtüşmesi (yani 2 ve 3 gruptakinin aynı kişi olması) halinde çözümler bulunabileceğine ilişkindir.

Rivayete göre bir Adıye köyünden başka bir köye gelin almaya gidilmiş. Köyün yaklaşıldığında gelin alınacak kızın başka birine kaçtığı haberi gelmiş. Düğün Thamadesi bilgeliği de taşıyan biri imiş ki, “gelin alacağımız kız başkasına kaçtığından köye geri döndük” şeklinde bir tavır sergilememiş! Düğün alayı yakınlardaki başka bir Adıye köyünün yakınında konaklamış. O köyün Thamadeleri ile görüşülerek, yeni bir gelin adayı bulunmuş, xabze çerçevesinde işlemler yürütülmüş ve o gelin alınarak köye öyle dönülmüş!

Örnek Olay2: Bu olay ise bilgeliği ile Thamade olan kişiye ilişkindir.

Rivayete göre iki köyün erkekleri, bir arazi anlaşmazlığı veya başka bir sebeple, iki köyün sınırında karşı karşıya gelmişler. Rakip köyün nüfusu belediyelik olacak kadar kalabalık, diğeri ise nüfusu çok daha az olan bir köy. Nüfusu az olan köyden bilgeliği ile tanınan kişisi, kavga başlamadan önce nahiye müdürü ile birlikte alana yetişmişler. Rakip köylüler, bilge Thamadeyi nahiye müdürü sanmış. Çünkü atı, eyer takımları üst ve başı çok gösterişli imiş. Hatta ilk onun atının yularını tutarak buyur etmişler. Bilge Thamade rakip köy halkına seslenmiş, “bu kadar kalabalık ne diye toplandınız, sizin hiç yaşlınız, büyüğünüz, sözü geçen aklı başında olanınız yok mu?” “olacakların sonucunu, yaşanacak acıları, sonrasını biliyormusunuz?” “bu tür konuları aklı başında kişilerle önceden konuşmak gerekir” şeklinde bir konuşma yapmış. Akabinde rakip tarafın yaşlı, aklı başında kişileri ile bilge Thamade kısa bir müzakere yapmışlar ve konu anlaşmayla sonuçlanmış, tatlıya bağlanmış. Bu olay, bilgelikle Thamade olanların, kritik zamanlarda, nasıl ve kiminle ortaya çıktıklarını ve problemi çözüme kavuşturduklarını hikaye etmektedir.
...

1.(Thamadelik Kurumu / 04.06.2013 Tletseruk Nahit Serbest).
2.(Xabze Üzerine Çarşamba, 15 Haziran 2005 15:00Yazan Fahri HuvajKategori Xabze)
3."Xabze Sohbetleri - 3" Thamade ve Haç'eş Kültürü - Bram Alaudin
4.Kafkaskadan görüşülen bazı kişilerin aktardığı rivayetler.
5.Kafkaskadan görüşülen bazı kişilerin aktardığı rivayetler.






11 Mart 2022 Cuma

Değerlerimize yabancılaşanlar, yabancılaştıranlar! 110322:

Bir insan kendi ülkesine, değerlerine ve inancına nasıl yabancılaşır? Bu yabancılaşma nasıl düşmanca tutumlara varabilir?

Düşünelim, bir insan, bir şeye niçin düşmanca davranır? Ya onun bir kötülüğünü görmüştür, ya da kendisine kötü olduğu söylenmiş ve söyleniyordur, değil mi?

Peki bu toplum, bu ülke, kendi inancı ve değerlerinden bir zarar gördü mü? Bakınız tarihe toplum kendi değerlerine ve inancına bağlı kaldığı dönemlerde dünya lideri olmuş, imparatorluklar kurmuş, ilimde fende, diplomaside, adalette, savaş stratejilerinde, mazlumlara kol kanat germede, sömürgecilik ile mücadelede öncü olmuş. Yani kendi değerleri ve inançlarından bir kötülük görmemiş!

Ama kendisine söylenen okutulana bakarsan, bunlardan hiç bahsedilmez ve unutturulur, hatta kötülenir. Daha ileri giderek derler ki “bizi İslam geri bıraktı”!. Oysa Dünyaya hükmetmiş Selçuklunun, Osmanlının inancı neydi! Avrupa'yı ortaçağdan kurtaran, kalkınmayı getiren Endülüs’ün inancı neydi! İslam sana çalışma, üretme, çağın gereklerine göre kendini hazırlama mı diyor? Hayır! Peki bu algılar geçmişten itibaren ve halen orta öğrenim ve üniversitelerde okutuluyor mu? Evet. Ülkenin, istikrar, terörle mücadele, sağlık, savunma sanayi, alt yapı vb alanlarda sağladığı başarıları itibarsızlaştırma çabaları var mı? Var.

İnsanı ve toplumları geri bırakan, tefekkürsüzlük, tembellik, liyakatsizlik, üretimsizlik değil midir? Niçin üretim yolunda çaba gösterilmiyor da engelleme yönünde, ürettirmeme yönünde, terörü bitirmeme yönünde, her türlü güvenlik ve piyasa istikrarını bozma yönünde, çaba gösteriliyor?

Bakınız İngiltere “parlamenter monarşi” ile yönetiliyor, Osmanlının son dönemlerinin yönetim şekli de “parlamenter monarşi” idi ve son dönemlerinde seçimle gelen hükümetler iş başında olmuştur. Padişahın yetkileri ise neredeyse sıfırlanmış. Son dönemde iktidarda olan İttihat ve Terakki Fırkası altı yıl gibi kısa bir sürede Osmanlı imparatorluğunu darmadağın edip, Anadolu'ya hapsettiği halde okutulanlara bakıyorsunuz tüm suç bir padişaha yüklenir ve hain olarak anılır! Hakkı teslim etmek lazım.

Değerlerine yabancı kişilere bakıyorsunuz, İngiliz kraliçesine ve kralına ve prensine hayran ama Osmanlı padişahına düşman, ne yaman bir çelişki! Üstelik o kraliçenin ülkesi ki sömürgeciliğe ve köle ticaretine zirve yaptırmış. Ama olsun o İngiliz!

Kendi atalarının öngörüsüne bakınız! Çanakkale boğazına Kilitbahir’i (1452) yaptıran Fatih Sultan Mehmet, Seddülbahir’i (1659) yaptıran IV. Mehmet, Hamidiye Tabyaları (1892) ile boğazın savunmasını sağlamlaştıran II.Abdulhamit’in bu eserleri ve üstlendikleri roller maalesef yeterine anılmıyor, okutulmuyor, es geçiliyor. Okutmayanların da vebali yok  mu?

“Tarih yaşandığı gibi yazılmalı ve okutulmalıdır.” Ama maalesef bazı tarihi olaylar ters yüz edilerek okutulmaktadır. Bunlar o kadar çok tekrar edilmektedir ki beyinler bu çerçevede kalmakta adeta başka şeyler olabileceğine ve olduğuna karşı kapanmaktadır. Adeta “mutlu körlüğe” hapsolmaktadır.

Zamanla beyinler öyle bir hale geliyor ki, çoğu zaman doğrudan hedef alınmadan, bazen doğrudan hedef alınarak İslam'a yapılan tüm saldırıları kabullenir hale geliyor. İnsanlar kendi inancına yabancılaşıyor, hatta düşmanlaşıyor, inancına aykırı tavırlar içine giriyor.

Hatta bu tavır İslami emare taşıyan her şeye karşı (bu bir siyasetçi, siyasi parti, bir şirket, kıyafet, ibadethane, sanatçı, yazar, tv kanalı vb), İslami kimlik taşıyan kişilerin yaptıkları eserlere, icatlara, ürünlere karşı (yerli olarak üretilen, İHA, SİHA, gemiler, hucûmbotlar, denizaltılar, otomobil, telsiz, telefon, silah, vb), yine İslam'ı çağrıştıran kıyafetlere karşı, özetle İslam'ı çağrıştıran her şeye karşı sergilenebiliyor.

Bu ve benzer tavırlar, kimi zaman yapılanları itibarsızlaştırma çabasına girilerek, kimi zaman görmezden gelinerek, kimi zaman bir şeylerin arkasına saklanılarak sergilenmektedir.

Keza film ve dizilerde ya da güldürü adı altında yapılan programlarda İslam'a karşı bir tavır, saldırı, iğnelemeye mutlaka yer veriliyor. En masum haliyle ya İslami isimler kötü karakterlere veriliyor, ya İslami kimliği olanlar kötü karakter yapılıyor! Millet kendi değerlerine alay edenlere güldürülüyor. Gaflet değil midir bu?

Bakıyorsunuz, senelerdir Ülkenin ekmeğini yemiş (güya) sanatçı (artist, şarkıcı vb) veya çeşitli sınıflarda veya unvanlardan emekli olmuş kişiler veya üzerinde çalışılmış hiç tanınmayan insanlar, ülkenin değer ve inançlarını dolaylı olarak hedef alabiliyor, terörle mücadelede Ülke aleyhine imza koyan akademisyenler veya çeşitli bildirilere imza atan emekli generaller ortaya çıkabiliyor. Bunları da bir şeylerin arkasına saklanarak yapıyorlar.

Bunların Ülkede ki refah artışına da bir kızgınlıkları var! Niçin? Yaptıklarının farkındalar mı? İnsan kendi hayat kalitesinin, refahının artışına kızar mı? Kızıyorsa akla ters, mantığa ters bir durum yok mudur? Elbette var. Bunun aşılması gerekiyor. Evet kolay olmayacak ama, bunların aşılması gerekiyor. Bunun için tefekkür eden, batı kaynaklı sufle, proje ve ezberleri sorgulayan, analitik bakan, üreten, ezber bozan, beyinlerin çoğalması gerekiyor.

Bu beyinlerin çoğalması için eğitimde, okullarda kendi değerlerini ve inancını kötüleme yerine çalışmanın, üretimin, kalkınmanın, özgüvenin işlenmesi gerekiyor, gerçeklerin anlatılması gerekiyor.

Kimi zaman inanç, kimi zaman kıyafet, kimi zaman siyaset, kimi zaman terör bahane edilerek darbe, algı, gerçek dışı söylem veya kurgulanmış projeler devreye sokulacak, kolay olmayacak, ama, bu Ülke maddi ve manevi alanda kalkınmasını gerçekleştirecektir!

O kalkınma sağlandığı takdirde ise, bu ülkenin değerleri, inancı, kardeşliğini zedeleyecek hiçbir girişim işe yaramayacak, öyle bir girişimi daha düşünülmeyecek! Çünkü kalkınmış toplumları fikren ve fiziken işgal etmek neredeyse imkansızdır!

Onun için bu toplum kendi değerleri ve inancıyla barışarak, kalkınmasını gerçekleştirmek durumundadır! Hatta tüm toplumlar!




8 Mart 2022 Salı

Kadınlar 080322:

Peygamberimiz (sav) Veda hutbesinde;
"Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim.
Siz kadınları, Allah'ın EMANETi olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız.
Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. ..."
buyurmuştur. 

Emanete ve karşılıklı haklara riayet etmek gerekir.

Kadınlar hakkında muhtelif tarihlerde aldığımız bazı notlar.

2022:
1.Kadınların duruma göre; nine veya anne veya teyze veya hala veya yenge veya abla veya kız kardeş veya eş veya kız evlat ve hanımefendi olduğu unutulmamalı ve bu bilinçle hareket edilmelidir!

2.Fıtrata uygun olmayan, helal dairesi dışındaki tüm çabalar, çözümler mutluluğu getirmeyecektir. Mutluluk fıtrat çerçevesinde ve helal yaşam dairesindedir.

3.Şiddetin her türlüsü kötüdür. Fiziki şiddet ise kabul edilebilir değildir. Anneler çocuk yetiştirirken şiddetin yanlışlığını, kötülüğünü, gerek erkek ve gerekse kız çocuklarına öğretseler. Bu konuda empati kurunca kimsenin kabul etmeyeceğini işleseler. Okullarda da toplumda da şiddet karşıtı eğitimlere daha fazla yer verilse.

4.Boşanmış eşleri öldürmek kabul edilebilir değildir, önlenmelidir. Sebepleri araştırılarak ortaya konulursa daha sağlıklı ve bilimsel bir çözüm bulunabilecektir.

5.Batı ve ülkemizdeki uzantıları, İranlı Masha Amine için gösterdikleri tepkiyi; Bosna'da veya Suriye'de tecavüze uğrayan ve/veya öldürülen kadınlar için göstermedikleri gibi, halen PKK'nın dağa kaçırdığı kızlar/kadınlar için göstermiyorlar! Dertleri kadınların güvenliği değil!

2021:
Hatırlayalım! Maalesef kadın haklarını savunduğunu söyleyenler türlü engellemeler çıkarmışlardır! Bu engellemeler son 10 yıla kadar da sürmüştür!

2020:
6.Kadınlar fiziki yüklerin altına sokulmamalı. Daha çok Karadeniz bölgesinde sırtlarında ağır yükler taşıyan kadın resimlerini görünce insanın yüreği sızlıyor. Bu yükleri, eşleri, oğulları, aileleri almalı! Eşi, oğlu, ailesi olmayanın yanında devlet durmalı, yol göstermeli.

7.Maalesef sadece erkekler değil, fiziken veya pozitif ayrımcılığın verdiği destekle kendini güçlü hisseden kadınlar da şiddete başvurabiliyor. Kendi veya başkasının çocuğuna şiddet, hemcinsine şiddet, karşı cinse şiddet uyguluyor. Bir videoda paylaşılmıştı. Bir kadın bir kardan adamı kırmaya çalışıyor, kırıyor, üstüne çıkıp tepinirken kendisi de tepe takla düşüyor! Bu da kadın şiddeti... hem kardan adama, hem de kendine...!

2019:
8."İlim yolu ile yükselme, İslam kültürünün, kadın veya erkek her fert için teşvik ettiği bir değer hükmüdür." İlim de, tecrübe de insana bir şeyler öğretir ve insan öğrendikçe olgunlaşır. İlimden uzak kalmayalım.

9.Kadın ve erkek fıtratı:
Kadın olsun, erkek olsun, Rabbim iyileri çoğaltsın.
Ne kadınlar erilleşsin, ne de erkekler kadınsılaşsın.
Kadınlar kadın gibi, erkekler de erkek gibi olsun.
Kadın ve erkek, her ikisi de EMANETin idrakinde olsun.

10.Erkek şiddeti ve kadın cinayeti kabul edilemez. Vaka sayısı az değil. Şiddet; iletişimsizliğin, eğitimsizliğin, barbarlığın sonucu ise, bunları yok etmek gerek. Bunu ailede çocuğu ile ilgilenerek ona erdemli olmayı, sevgiyi, saygıyı, edebi, iletişimi, konuşarak iş halletmeyi öğreterek, toplumda sürdürerek, şiddete tepki koyarak, (metroda şiddete maruz kalan kişi dışında kimseden tık yok), yapabiliriz.

11.Boşanan/ayrılan çiftlerden, erkeğin kadını öldürmesinin bir sebebi de, toplumdaki iletişim noksanlığı, bu sebeple yeni eş/arkadaş edinememe olabilir mi? Kadın cinayetleri tez vb çalışmalar dahil, araştırmaya muhtaç.

12.Evde; bir veya bir kaç kişiye tahammül edemediği gerekçesiyle evliliklerini bitiren erkek veya kadın, dışarıda daha fazlasına tahammül etmek zorunda kalmıyorlar mı? Gerek evlilik öncesi gerekse evlilik sırasında sağlıklı ve gerçekçi analizler yapılmalı!

13.“Hizmetler sektöründe çalışan bir bayan”, aile çevresi için "ben kimseye hizmet etmem" tezatlığını sergiliyor. Kaldı ki, hizmet etmek kötü bir şey değil.

2018:
14. "Kadının üstün olduğu, ama mutlu olmadığı günlere geldim, bunu bana öğretmediniz!" (Sezai Karakoç)..

15.Çocuğuna en güzel maddi ve manevi cevherleri işleyen, ideal toplumun şekillenmesini sağlayan, aileyi sağlam kale haline getiren kadınlar "Çağı Aydınlatan Kadınlar"dır.

16.Nasıl iyi bir anne ve baba olunur, genç yaşta evden kaçanlar, bağımlılık, erken evlilik, çalışabileceklerin dilencilik yapması, evlilik öncesi eğitim, sağlıklı tercih, sağlıklı evlilik, sağlıklı nesil vb incelemeye, araştırmaya muhtaç. Bu ve benzeri konular tez konusu yapılmalı. Sonuçları kamuoyu ile paylaşılmalı ve gerekli tedbirler alınmalıdır!

17.Dünya ve insanlık bunlara bakmalı; Filistinli kadınlar, Iraklı kadınlar, Bosnalı kadınlar, Suriyeli kadınlar, Myanmarlı kadınlar, Afrikalı kadınlar.

Diyarbakır annelerinin dağa kaçırılan kızları, Filistin, Arakan, Bosnalı kadınlar kadın değil mi? Bunlara niçin sesiniz çıkmadı ve çıkmıyor? Samimi değilsiniz!

18.Bunca "bizimle çalışmak ister misiniz?" ilanına rağmen, çoğu genç bunca kadın niçin dilenir? İncelemeye muhtaç. Belki de tez konusu olmalı. İş arayanla çalışanı arayan arasında bir kesişme noktası bulunmalı.

2017:
19.Kadınlar erkekleştikçe, gerek kadınlar gerekse erkekler daha mutlu olmuyorlar. Bıraksınlar, kadınlar kadın gibi, erkekler de erkek gibi yaşasınlar! Kadın ve erkek fıtratlarına uygun davranırsa daha mutlu olurlar.

2016:
20.Kadın haklarını savunur gözüküp, kapitalist veya kadına ulaşma hevesiyle kadınları sömürenlere prim vermemek, alet olmamak gerek!

21.Kadın ve erkekler İslam şuuru içinde hareket ederlerse belki de pek çok problem yaşanmaz. Bunun için hak ve sorumlulukları bilmek gerek.

2015:
22.Niçin kadınlar ev dışında olmak ister, erkekler evde olmak ister?

Hayatın en güzelini, fıtrata uygun ve helal dairesinde yaşamakta aramalı. Diğer arayışların sonu hüsrandır!

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.
1.Evlilikte Tavır! 240521
2.Evliliğin Hal-İlmi 130121
3.Sağlıklı Aile Kampanyamız (Bir Sosyal Deney) 270520
4.Evlilik Süreci 290415 (Gözden Geçirilmiş-140220)
5.Sağlıklı Evlilik, Sağlıklı Aile 250517
6.8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedir, ne değildir? 080314




5 Mart 2022 Cumartesi

Ukrayna-Rusya 260222:

 Savaş, işgal, savunma, destek, yardım...!

RF dağılır mı? Ya da yayılma politikasını sürdürebilir mi?

Ruslar bazı savaşlar sonrası yıkılma/değişim emaresi gösterdi,
- 1916 da Avusturya-Macaristan İmparatorluğunu yendi ama 1917 de Bolşevik ihtilali oldu,
-Afganistan işgal girişimi SSCB yi yordu ve 1991 de SSCB dağıldı.
-2022 Ukrayna işgal girişimi sonucunda ne olur?

Ukrayna direniş gösteriyor!
Rusların çok sayıda kayıpları olduğuna ilişkin paylaşımlar yapılıyor!
Direniş devam ederse, Afganistan gibi, ikinci bir başarısız işgal girişimi şeklinde sonuçlanabilir!
...
Batı'nın destek, yardım gibi sözlerine de ihtiyatla yaklaşmak gerekir. Ufacık bir yardım yaparsa dahi hayli maliyetli olabilir, o da yaparsa! Genelde sadece izler, tüm batının bir araya gelmesini bekler! Yani zamana oynar.
...
Savaşa derhal son verilmeli, görüşmeler yolu tercih edilmelidir.
...
"RF dağılır mı?" isimli makalemiz #HayatınİçindenAnalizler #AdıyeKültürü kitaplarımızda.



4 Mart 2022 Cuma

Kendimize hatırlatmalar! 040322:

1.Geçmişe takılıp kalmadan, bu gün için gayretli olalım ve yarını da tefekkür edelim.

2.Olmayacak ve değiştiremeyeceğimiz şeyler için kendimizi ve başkalarını yormayalım.

3.Kendimizi ve başkalarını gereksiz yükler altına sokmayalım.

4.Hayatı kendimiz ve başkaları için kolaylaştıralım, zorlaştırmayalım.

5.Üslubumuza dikkat edelim.

6.Söz ve davranışlarımızda dışlayıcı değil, birleştirici ve samimi bir üslup kullanalım.

7.Girdiğimiz her ortamı güzelleştirenlerden olalım, gerenlerden değil!

8.Her hal ve şartta çevremize sıkıntı değil, huzur verelim, güven ve ümit aşılayalım.

9.Yine her hal ve şartta hayatı kaliteli yaşamaya, üretici olmaya bakalım.

10.Güzel davranışlar sergileyelim, ki, bu davranışlar kaliteli hayata örnektir. Ama çok para kazanmak kaliteli hayat demek değildir.   

11.Sözümüzde duralım.

12.Şaka da olsa yalan söylemeyelim.

13.Hayatımızın bir imtihan ve bu dünyadaki her şeyimizin bize birer emanet olduğunu asla unutmayalım! 

14.Keza can, mal, nesil, akıl da bize emanettir.

15.Bu emanetleri korumasız bırakacak alışkanlık ve davranışlardan kaçınalım.

16.Servetin, malın, mülkün, eşyanın esiri değil, efendisi olalım.

17.Zira cömertlik iyiliğe, cimrilik kötülüğe götürür. Cömert olmaya bakalım.

18.Neslin devamı için gecikmeden sağlıklı evlilikler kuralım.

19.Aklımızdan ve başka akıllarda yararlanalım. Unutmayalım şura ve istişare sünnettir.

20.Aklımız ve kalbimiz birbirine eşlik etsin. Birinin eksiğini diğeri tamamlasın.

21.Muhabbetli olabilmek; zenginlik, mutluluk, huzur, lezzettir. Her bir işimizi muhabbetle yapalım, her bir işimizde muhabbetli olalım. Muhabbetle yaşayalım.




İSLAMDA (KADINLARIN) MİRAS (HAKKI) 020626

Bu yazımızın amacı İslam'da miras paylaşımının önemine, özellikle kadınların ve kızların miras haklarının olduğuna ve bunlara riayet ed...