değer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
değer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Haziran 2025 Cuma

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu 200625

Peyami Safa'nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu romanını tekrar okudum! Okuduğum baskısı Ötüken yayınlarının 2000 yılı basımı ve bu kitap 33. kez basılmış. Üzüldüm!

Çünkü; romanda İslami hiçbir şey yok. Sanki romana konu ettiği bu ülke insanlarının İslami hiç bir yaşantıları yok, İslam'dan uzaklar, ne bir selamlaşma (selamünaleyküm) var, ne besmele var, ne abdest var, ne namaz var, yani İslamı çağrıştıracak hiç bir iz, hiç bir işaret yok. Veya bunlardan bahsetmek sanki yasak! Sanki İslamı hayatımızdan çıkarmak için verilen çabanın bir örneği! Kitaplardan da çıkarmışlar! 

Ama roman kahramanı, sözlenme aşamasındaki akrabasının/yengesinin kızı ile odasında hatta yatağında yalnız kalıp tekrar tekrar öpüşebiliyor. Ve yazar bu sahneleri maalesef detaylıca betimliyor. Daha ileriye de gidebilirmiş ama bunu yapmıyor güya dürüstlük sergiliyor. Ve bu durum Romanda bu durum çok normalmiş gibi işleniyor. Masum bir aşk diye de pazarlanıyor!

Yazarın Fransızca bildiğini romanına serpiştirdiği Fransızca sağlık terimlerinden anlaşılıyor. Ayrıca yazarın batıdan/Fransa'dan etkilendiği çok açık ve batı/Fransız hayat tarzını Türk usulü hayat tarzı gibi kitabına konu etmiş. 

Ve bu kitap Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ortaöğretim öğrencilerine tavsiye edilen 100 temel eser listesinde yer alıyor. 

Peki bu romanı okuyan "orta öğretim öğrencileri" etkilenmez mi? Elbette etkilenir! Hele hele ilmihal bilgileri yoksa, o tavırları normal zanneder ve belki de hayatına tatbik etmek ister. Daha gencecik insanlara nikahsız birliktelikler aşılamanın bir anlamı var mı?

Kitabın ahlaken vereceği tahribatı koskoca milli eğitim camiasından fark eden kimse olmamış mı? Talim Terbiye Kurulu, danışmanlar, bürokratlar eğitim ordusu bunları dikkate almaz mı? Bu tür kitapların okullarda okuyun diye önerilmemesi gerekir! Hatta bu kitabın Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ortaöğretim öğrencilerine tavsiye edilen 100 temel eser listesinden çıkarılması önerilir.

Aynı hisleri Sebahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sında bu kez Alman versiyonu olarak, yine nikahsız birlikteliklerin hikaye edildiğini görmüştüm ve aynı eleştirel durumu o kitap için de tekrarladığımı belirtmek isterim.

Öğrencilere milli ve manevi değerleri işleyen, çalışmayı, araştırmayı, üretmeyi, analiz etmeyi, sorgulamayı aşılayan, öğreten kitapların önerilmesi gerekir!

Değerlerimize uygun kitapların (roman, hikaye vb)  çokça yazılması gerektiğini bir kez daha anladım. Necip Fazıl gibi yazarların ne kadar değerli olduklarını da anladım!

Maddi ve manevi kalkınma dileklerimle...

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1.ÜLKE'DEKİ BAZI TEMEL PROBLEMLER 250425
2.Evlilik ve Aile 240425
3.TV Yayınları-II: 180425
4.Sessiz Reformlar ve İtibarsızlaştırma Söylemleri 140824
5.Ön Yargılı ve Müzmin Muhaliflik Tavırları 301023
6.Rejimler; Krallıklar, Cumhuriyetler ve Türkiye Yüzyılı 291023
7.ABD ve Batı 111023
8.AKIL 140923
9.Fitnecilik, Fesatçılık, Psikolojik Harp! 090923
10.Değer, Kıymet 061122
11.Evlilik üzerine 111022
12.İlim Pazarından Alışveriş 220422
13.Değerlerimize yabancılaşanlar, yabancılaştıranlar! 110322
14.İnsana yatırım 030122
15.Değerler ekonomisi modeli! (öneridir) 071221
16.ABD ve Batı’nın Emelleri! 250521










10 Kasım 2024 Pazar

KATKI 101124:

Hayata olumlu bir katkımız olsun diye, "katkı" ile ilgi bazı notlarımız, gözlem, tespit ve önerilerimizi bu yazımıza konu ettik. Yazıda "katkı"  kelimesini "bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma; yardım, pay" anlamında kullandık. Olumlu yöndeki tüm çabalar ile olumsuz olan hal tavır ve davranışları önleyecek çabaları da kastettik. Toplum olarak genelde şikayet eden ama, çözüme katkı sunmaktan imtina eden bir toplumuz! Bunu tersine çevirmek herkesin yararınadır. Bunun için de "katkı" sunmak istedik.

2024:
1.İnsanlık ve savaş suçu işleyen İsrail'e karşı Güney Afrika Cumhuriyetinin cesur ve onurlu çıkışını takdir ediyorum. Desteklenmelidir, katkı verilmelidir, insanlık ve savaş suçu işleyenler mutlaka cezalarını çekmelidirler.

2.Olaylara; makro açıdan analitik yaklaşarak, araçtan çöp atmayarak, piknik yerlerini çöpe boğmayarak, çöpleri çöp kutusuna atarak, kalkınma yönünde; çalışarak, maddi, manevi, fikri vb her alanda üreterek, hoşgörü yanında nezaketi koruyarak, Ülkeye Bir Katkım Olsun.

3.Olumlu olmak, olumlu düşünmek ve olumlu bakış açısının, insana katkı sağladığını, kendisini ve çevresini pozitif kıldığını, insanın kalkınmasını, gelişmesini ve ilerlemesini sağladığını unutmayalım.

4.Çalışan, üreten, çabalayan, eser ortaya koyanlara bir kulp bulanlar; lütfen siz de bir şeyler üretin, bir çabanız, bir faydanız, kalkınmaya olumlu bir katkınız olsun.

5.Çevrenizdeki olaylara; yapıcı ve çözüme katkı sunan tepkiler verin. Çevrenizdeki olumlu olaylara destek tepkileri verin. Böylece olumlu davranışlar ve olumsuz davranışlardan fazla olsun.

6.Belediyeler; güvenli, kaliteli ve konforlu toplu taşımacılığa öncelik vermelidirler. Bu tercih trafik ve park problemine de katkı sağlar. Ancak maalesef normal zamanda arıza veren, kaza yapan, yanan; yağmurda ilk aksayan toplu taşıma araçları olmaktadır.

2023:
7.İnsan muhasebesini yapmalıdır; işgal ettiği her koltuk ve her makama veya taşıdığı her unvan ya da etikete KATKI mı sunuyor, yoksa MALİYET mi yüklüyor? Katkı sunmalıdır.

8.Mazlumun yanında, zalimin karşısındayız! Orantısız savaşa hayır! Savaşa değil çözüme katkı sunmak gerekir!

9.Hal, tavır, söylem, eylem ve davranışlarımız; Ülkeye, topluma, dünyaya, insanlığa "bir KATKI sunsun".

10.Rabbim, çalışan, üreten ve kalkınmaya katkı sunanların yâr ve yardımcısı olsun, yalan, algı ve mandacı zihniyete fırsat vermesin!

11.Ülke akademisyenlerden; keşif, icat, katkı bekler! "2022'de akademisyen sayısı:184.702. Bunların 32.185'i profesör, 20.144'ü doçent, 41.484'ü doktor öğretim üyesi, 38.392'si öğretim görevlisi, 52.497'si araştırma görevlisi olarak çalışıyor." (Kynk:YÖK).

12.Ülkeye, Ülkenin sağladığı imkanlar ile edindiği zihni ve maddi sermayeyi alarak Ülkeyi terk edenler değil, çalışarak üreterek Ülkeyi güzelleştirme çabasında olan beyinler lazım. Zira onların gayreti kalkınmaya gelişmeye refaha katkı sağlar, terk edenlerin değil!

13.Suriye iç savaşında çokça eleştirdiğim Türkiye'nin TV'lerini Gazze konusunda tebrik etmem gerekir, gerçeklerin ortaya çıkasında katkıları vardır.

14.İş hayatında; çalışmak, üretmek, katkı sunmak, ortaya ürün çıkarmak amaç olmalı, istihdam olmak, bir iş, şirket sahibi olmak, bir etiket almak vb... ise araç olmalıdır!

15.İş sahibi olan herkes, "ben, bu gün ne ürettim, ne katkı sundum, ne fayda sağladım, kazancımı hakkettim mi?" gibi soruları kendisine sormalı ve cevaplar olumsuz ise olumluya çevirmeye bakmalıdır!

Misal; üretmeyen iş sahipleri, gizli işsizler, çalıştıkları (!), yönettikleri (!), kuruma katkı değil sadece maliyet yüklerler,

İşe gidip, bir işin ucundan tutar gibi yapıp hiç iş üretmeyenlerin katkıları sıfırdır, aslında gerçek manada hak edişleri de sıfırdır!

16.Maalesef deprem felaketinde de; katkı sunmayanlar, yalan söyleyenler, algı oluşturanlar, ihmali olanlar, suçlular da aynı şeyi yapıyorlar, yani sadece suçluyorlar!

17.Özlemimdir; "kalkınmış insan", "kalkınmış toplum", "kalkınmış devlet" ve buna herkes katkı sunabilir, sunmalıdır da!

18.İnsan öncelikle kendisini, kendi varlığına katkıda bulunan şeyleri sever.

19.Din sadece akıl ve zihin ile anlaşılmaz. Onun anlaşılmasında kalbin de büyük katkısı ve payı vardır (İhya).

20.Sivas'ta iki üniversite bulunmaktadır; Cumhuriyet Üniversitesi ile Bilim ve Teknoloji Üniversitesi. Özellikle saha çalışmaları ile ülkeye ve Sivas'a katkı sunmaları beklenir.

21.Maddi ve manevi kalkınmayı tamamladığımızda, emperyalistlerin, ABD'nin, Batı'nın bu tür oyunları artık işlemeyecek, terör örgütleri de kalmayacak herkes aklıselim dairesinde işiyle uğraşacak kalkınma ve refaha katkı sağlayacaktır.

22.AB’nin oyalayıcı tutumunun ülkenin kalkınmasına olumlu ve tetikleyici katkısı olmasını dilerim.

23."Mülteci istemiyoruz!" diye bağıran bu konuda Akdeniz'i mezarlık haline sokan AB ülkelerinin de katkı sunmaları beklenir!

24.Ülkeye hiç bir katkısı olmayacağı çok açık olan insanları, sürekli gündemde tutan ve alternatif gibi sunan güçlere, "her halde dalga geçiyorlar" diyerek kızıyorum! Ama bu dayatmaya inanan kitleyi görünce de üzülüyorum!

25.40 yıldır devam eden terörün bitirilmesinde önemli katkısı olan İHA SİHA"lar ile JÖH ve PÖH'ün bağlı olduğu kurumların hedef seçilmesi manidardır!

26.Altılı muhalefetin yapmak istediği, 2018 de yaptığının aynısı! Yani plan ve proje vb ile yarışarak değil de, rakibine kaybettirerek kazanmak derdinde! Bu tavır doğru değil! Ülkeye ve topluma bir katkısı olmaz! Doğrusu aday, proje, programla, yapacaklarınla yarışmaktır!

27.Hazırlık (proje) olmayınca kimin aday olduğu da çok önemli değil, çünkü önce sağlam temel lazım. Kaldı ki, kazansalar dahi, korkarım sadece sermayeden yiyecekler, ülkeyi kalkındıracak refaha götürecek katkı sunacak çabaları görülmeyecek! Aynı bazı belediyeleri gibi!

28.Muhalefet proje üretemiyor, çoğu zaman toplumun değerleriyle çatışıyor, kalkınmaya katkı sağlayacak ciddi bir çıkışları olmuyor, vizyon yok. Böyle giderse belki iflas! hatta konkordato! Olabilir!

29.Kendi çabası, gayreti, vizyonu, liyakati ile değil de, rakibinin bir şekilde devreden çıkması ile ipi göğüsleyen, yarışı başarılı bir şekilde kazanmış sayılmaz, kazansa dahi kalkınmaya bir katkısı olmaz. İnanarak, proje üretmek, çalışmak, yorulmak gerek.

30.Sürekli algı oluşturmak ve bunun gerçek olmadığı ilgililerce ispatlanınca, yeni algılarla bunu sürekli tekrarlamak, siyaset yapmak değildir, doğru da değildir! Bezdiricidir! Algıların kimsenin refah artışına da bir katkısı yoktur!

31.Dün aynı kapı aparatı için üç ayrı satıcının verdiği fiyatlar; 75 tl, 30 tl ve 150 tl. Bu kadar fark olmaz, fiyatlarda keyfilik devam ediyor! Piyasa istikrarı için satıcılar da katkı sunmalı! Kimse kendi ayağına sıkmamalı!

32.Piyasanın istikrara kavuşmasına katkısı olan ticaret erbabına ödül, plaket ve yatırım, vergi ve işlemlerinde kolaylıklar getirilerek vb şekillerde teşvik edilmesi piyasayı düzeltici ve istikrarı sağlayıcı etkiler sağlayacaktır.

33.Ülkeye pek çok eser kazandıran ilmi siyaset dehası Sultan Abdülhamid'i kim sevmez? Biz üretenleri, ülkeye katkı sunanları severiz.

2022:
34.İlk milli firkateyn suya indi. Katkısı olan herkesten Allah razı olsun. Bu güne kadar niçin üretilmedi? Oysa ürettikçe kalkınırız.

35.Ülke kalkınırsa, bu gün gündem olan ve topluma katkı sağlamayan pek çok konu (slogan, dizi, film, parti, STK, vb) kendiliğinden ortadan kalkacaktır. O halde geliniz gayretimiz, maddi ve manevi alanda kalkınmayı tamamlamak yönünde olsun.

36.İyi bir eğitim alan çocuk hayatı boyunca topluma faydalı, katkı sağlayan, yük bindirmeyen ve kalkınmayı sağlayan bir fert olurken, eğitilmeyen veya iyi eğitilmeden yetiştirilen çocuğun ise hayat boyunca topluma yük bindiren, zarar veren bir fert olma ihtimali yüksektir.

37.Kafkas cumhuriyetleri kendi aralarındaki sosyal, ekonomik ve kültürel ilişkileri en ileri düzeye taşımalıdırlar. Tüm Kafkas kökenliler de bu ilişkilerin kurulmasını engelleyecek, kurulmuş ilişkileri zedeleyecek söylemlerden kaçınmalıdırlar. Tam aksine bu ilişkileri arttırmaya katkı sunmalıdırlar.

38.Ev hanımları, ekonomiye, işe gidip iş üretmeyen veya gizli işsizlerden çok daha fazla katkı sağlıyorlar.

39.Ailede huzursuzluk söz konusu olduğunda eşler veya aile üyeleri tepki veya yaptırım yada ilgiyi başka şeylere yöneltme cinsinden bazı davranışlar sergilerler. Bu davranışlar huzura katkı sağlamadığı gibi huzursuzluğun artmasına da sebebiyet verir.

40.İnsanlar yapabileceklerini değil, yetki ve erki başkasında olan konuları, yani kendilerinin yapamayacakları konuları konuşuyorlar! Kalk bir ağaç dik! İki bitki yetiştir! İş üret! Bir katkı sun!

41.Her üretim, yatırım ve kalkınma hamlesine, muhalefet veya muhaliflik yapanların şunu anlaması lazım; Ülkenin birinci önceliği (maddi ve manevi olarak) kalkınmadır. Ona katkı verelim, herkesin yararınadır!

42.Sadece Cumhurbaşkanı ve bir kaç bakan değil, tüm bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar ve muhalefet ülkenin kalkınması için çalışmalı, üretmeli, katkı sunmalı! İktidar ve muhalefette de; eyyamcı, çalışmayan, ehil olmayan ve üretmeyenler ise liyakat ehli ile değiştirilmeli!

Topluma sadece maliyet yükleyen ve herhangi bir katkı sunmayan, hayatın her alanındaki (sanat, siyaset, bilim, akademi, spor, bürokrasi vb)   eyyamcı (günü gün eden, üretmeyen) insanlara prim verilmemesi, dolaylı da olsa kalkınmaya bir katkıdır.

43.Kurumlarda (kamu, özel, banka, KİT, İDT vb), "fonksiyonel olmayan", "yönetim kurulu üyelikleri" ve "üyeleri" gözden geçirilmelidir. Fonksiyonel olmayan, üyelikler lağvedilmelidir. Kuruma hiç bir katkısı olmayan, konu ile ilgili liyakati olmayan üyeler de üyeliklerden alınmalıdır.

44.Tüm ekonomi aktörleri (tacir, tüccar, üretici, tüketici vb), ekonomi ile ilgili tüm çevreler (bakan, bürokrat, akademisyen vb), enflasyonun düşürülmesi için çaba göstermeli ve çözüme katkı sunmalıdırlar!

45.İyi insan, suya sabuna dokunan ve adaleti tesis edenlerdir, hakkı gözetenlerdir, işini iyi yapanlardır, işleri iyi yaptıranlardır, ülkenin ve toplumun kalkınmasına katkı sağlayanlardır, işin bir ucundan tutanlardır.

46.Pek çok akademisyenin, ekonomistin paylaşımına bakıyorum, çözüm ve ülkenin önünü açacak bir öneri içermediği gibi, olumlu da değil! Klasik ezber tekrarı; faizi yükselt gibi! Oysa hepimizin derdi kalkınmayı tamamlamak için bir katkı sunmak olmalıdır!

47.Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, milli mücadelede önemli katkıları olmuş bir cemiyettir. Karar Defteri 1919 da tutulmaya başlanmıştır. İşgal aleyhinde mitingler düzenlemiş protestolar çekmişlerdir.

48.Gerçek tarihi bırakıp algı üzerinden, "dar anlamda paslaşma ve sataşmalar" topluma katkısı olmayan kısır bir döngüdür, mutlu körlüktür, “kendi çalar kendi oynar” cinsinden.

49.Kendisine, ailesine ve topluma katkısı sınırlı ve hatta sıfıra yakın olan insanların; ülkeyi, İslam'ı, insanlığı, dünyayı vb kurtarmaya dair fikir ve paylaşımları hayret verici! 

Oysa iktisat bilimi “Kişi Kalkınırsa Ülke Kalkınır” diyerek bu konuda uyarı yapmış!

50."Adıye Kültürü" isimli kitabımızın tanıtımını yapan KAFFED'e, çalışmayı yapan Yemuz Nevzat Tarakçı'ya, imza günü düzenleyen "Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı"na, "Şimali Kafkas Derneği"ne, okuyuculara, katkı sunan herkese çok teşekkür ediyorum. Kitabın faydalı olması ve yazacaklara vesile olması dileğiyle.

51.Biri bir şey yapsın da eleştireyim anlayışını terk et! Sen de bir şey üret, bir katkı sun.

52.Macron sen kendi ülkenle ilgilen, mesela; Fransızların refahını arttıracak projeler geliştir. Avrupa Birliğinin gelişmesine katkı sun. Savaş ekonomisine değil, barışa ve dünya ticaretini arttırmaya kafa yor.

53.Üniversitelerimizi iyileştirmeyi öneririm, böylece, biz talebe göndereceğimize dışarıdan binlerce talebe gelir. Zira Tanzimat'tan beri dışarıya talebe gönderiliyor ve kalkınmaya katkısı konusunda fayda/maliyet analizi yapılmalı!

54.Her bir şeyi bahane ederek, İslam'a ve Müslümanlara saldıran Ülkenin diğer insanları, siz neye inanıyorsunuz? Yanlış hedef seçiyor ve konuları saptırıyorsunuz! Şikayetiniz hangi işle ilgili ise ona yönelin, çözümüne bir katkı sunun!

55.Maalesef, bürokraside ve siyasetteki bazı insanlar, gündüz yanan lambalar gibidir. Topluma hiç bir katkı sağlamazlar sadece enerji(nizi) tüketirler. Şayet arıza var mı, işe yarar mı diye deneniyorsa süreyi kısa tutmak gerekir!

56.Türkiye, Pakistan ve Afganistan üçlü toplantısı, başta Afganistan olmak üzere bölgedeki barışı temin etmeye katkı sağlayacaktır. Çünkü BM etkisiz kalıyor.

57.Barış, kardeşlik ve dostlukların geliştirilmesi, insanlığın huzuruna katkı sağlar. Dürüst ve samimi yönetimlerle dünya barışının temini zor değildir. "Dünya Barış Günü."

58.Sosyal medyada bazı kıt akıllıların yapacağı en doğru şey "ya olumlu bir katkı sunmaları, ya da susmalarıdır." Aksi halde zarar veriyorlar.

2021:
59.İşimizi en iyi şekilde yaparsak kalkınmaya katkı sağlamış oluruz.

60.Coğrafi keşiflerde bulunan ülkeler keşfettikleri yerlere insanlık adına bir katkıları olmamıştır. Tam aksine keşfettikleri topraklar üzerinde yaşayan insanlara huzursuzluk ve zulüm götürmüşler, yağmalamışlar, altınlarını almışlar, insanları katletmişler ve köleleştirmişlerdir.

61.Muhalefet proje üretmiyor! Toplumun değerleriyle çatışıyor, kalkınmaya katkı sağlayacak ciddi bir çıkışları yok, vizyon geniş değil!

62.Hayatımızdaki boş işleri, boş konuşmaları terk edelim! Zira bize, hiç kimseye ve hiç bir şeye bir katkısı yoktur!

63.Sadece şikayet etme, katkı sun! Hayatını ona, buna, devlete, yöneticilere, kurumlara, amire, memura, eşe, dosta, komşuya, çocuğa, ebeveyne vb kızmakla geçirenler; bırakın bunları, şikayetlerinizi bitirmek istiyorsanız bir işin ucundan tutun, mesela iyi bir çocuk yetiştirmeye bakın, iyi bir insan olmaya bakın!

64.İşe giden herkes; mesainin kaç saatini işle uğraşarak geçirdim? Bunun çıktısı ne oldu? Ne ürettim? Benim işe gelmemin üretme bir katkısı var mı? Yoksa sadece maliyet mi yüklüyorum? Gibi soruları kendisine sormalıdır.

65.Piyasadaki olumlu gelişmelere rağmen, haberlerde veya tartışma programlarında (çoğu ekonomist) negatif yorum yapanların, bu tavırlarını ahlâki, etik bulmuyorum! Söylediklerinin vebali var! Piyasa bozucu etkisi var! Susmak veya katkı sunmak varken!

66.Merhum Necmettin Erbakan, dönemdaşlarına göre çok daha fazla bilgi, proje yüklüydü. Maalesef onun üretim faaliyetleri de, ülkede yerli üretimi her zaman engelleyen ama görünmeyen lobilerce, laiklik bahane edilerek engellendi. Yine de yerli üretime çok katkısı oldu, Rabbim rahmet eylesin.

67.Bazı paylaşımlar sürekli başkalarına endeksli, kendisinden bir katkı yok. Tıpkı, hiç vergi ödemeden tümünü yansıtan tüccar gibi.

68.İş hayatında; ne kadar rahat olduğu, ne kadar az iş yaptığı vs gibi üretimsizliklerle değil, ne kadar iş, katkı, fayda sağladığıyla övünmeli insan.

Aldığını hak etmeli, hak etmediğini almamalı. Esasında alınan ve alınmaması gerekip alınan her bir ücretin, keza yapılan ve yapılması gerekip yapılmayan her bir işin sorumluluğu var! Sorumluluk ateşten gömlektir! Hesabı var! Vebali var!

2020:
69.Ben yine bir hatırlatma yapayım, siz, siz olun bir iş yapacağınız zaman önce Allah (cc)’a sonra kendinize güvenin, katkı sağlayan olursa ne ala!

70.Bir insana iyi diyebilmek için onun insanlara, insanlığa ve topluma olumlu katkısına ... bakmak gerekir.

71.Senelerce ülke kalkınmasına hiç bir katkısı olmayacak şekilcilikle uğraşıldı, ürünler hatta davranışlar sadece ya batıdan ithal edildi veya batı taklit edildi.

72.İlgili tüm taraflara tasarrufun, kaynağın üretime gitmesini sağlayacak bir model, yapı oluşturmaları içim çağrı yapıyorum: “Bu konuda ÜNİVERSİTELERİMİZ'İN (iktisat, ekonomi, yatırım, işletme vb fakülte ve bölümleri), İKTİSADİ STK'larının (TOBB ve üyeleri, KESK ve üyeleri gibi), DÜŞÜNCE KURULUŞLARI'nın da katkı sağlaması beklenir.”

73.Kalkınmaya katkı sunan, hizmetleri ile ön plana çıkan belediye başkanları tercihimdir.

74.Otuz yıldır çözülemeyen Karabağ sorunu çözülünce, Macron niye ortaya çıkmaya çalışıyor? Ayrıca Minsk grubu Karabağ konusunda şimdiye kadar ne yaptı, çözüme ne katkı sundu?

75.Üniversiteler daha fazla sahaya inmeli ve toplumun hayatına, gelişmesine, kalkınmasına daha fazla katkı sunmalıdırlar. Çok şey tekrar ve güncel olmayan teorik bilgiler veriliyor gibi. Durağan değil, araştırmacı ve dinamik üniversiteler kalkınmaya katkı sağlar.

2019:
76.Yapımcılar, senaristler, oyuncular vb yanı sıra, seyirciler ve izleyiciler de tv yapımları konusunda sorumlu davranmalı, maddi ve manevi kalkınmaya katkı sağlamalıdırlar.

2017:
77.Çevre ve ailelerin yapıcı katkı sunmaları evlilikleri kolaylaştıracaktır.

78.Fazladan alınan her evin, her dairenin betonlaşmaya katkı sağladığını unutmayın!

2016:
79.
Hızlı kalkınma ve gelişme için bırakabilme kültürünü yerleştirmeliyiz! STK başkanları, siyasiler vb. işgal ettikleri koltuklara artık bir katkı sunmuyorlar ise bırakabilmeli, usandırmamalı. Bıraka(bile)nlar ise bilgileriyle ağabeylik yapmalı, tecrübeleriyle katkı sunmalıdırlar.

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ 
blog adresindedir:

1.İŞ HAYATI, 200823
2.Analizler-III (kalkınma) 111221
3.Sağlıklı Aile Kampanyamız (Bir Sosyal Deney) 270520






23 Ekim 2023 Pazartesi

Artık savaş ilan edilmelidir! 231023:

Dünya'nın izlediği katliamı sonlandırmak, kalıcı bir barış tesis etmek ve insanlığın değerlerini korumak için;

-7 Ekim'den itibaren bütün barış ve arabuluculuk çağrılarına kulak tıkayan, ateşkesi reddeden,
-yasaklanmış fosfor bombası kullanan,
-Filistinli bebekleri, çocukları, kadınları, yaşlıları, göçmenleri öldüren,
-Ev, cami, kilise, okul ve hastaneleri bombalayan,
-17 gündür aralıksız Gazze'ye bomba yağdıran
-Gazze halkının su, elektriğini keserek, tehcire zorlayan, tam bir abluka ile onları ölüme mahkum eden,
-...
Bunlar ve bunlar gibi tutumları ile insanlığın bütün değerlerini ayaklar altına alan İsrail'e karşı artık savaş ilan etme zamanı gelmiştir.

Bu yapılanlar karşısında İsrail'e savaş ilan etmek İslam dinin de, insanlığın da emridir!

Çünkü İsrail'e savaş ilan etmenin tüm şartları oluşmuştur.

Fetva gerekiyorsa alimler versinler!
...

Bu savaş ilanını vicdanı olan bütün devletler ve özellikle İslam ülkelerinin tümü yapmalıdır!
...

Efendim, ABD!

Ne olmuş ABD’ye!

ABD sadece tehdit ve çıkar ilişkileri ile bazı ülke yöneticilerini destek için İsrail'e gönderiyor! O kadar! ABD bütün dünya ile mi savaşacak!

Bakınız, bütün Dünya halklarına; sağduyulu Amerikalılar ve İsrailliler dahil, ABD’den Kore'ye Japonya'ya, Afrika, Avrupa, Kuzey Güney Amerika kıtalarındaki tüm halklar İsrail'e karşı ve Filistin'e destek yürüyüşü yapıyorlar!
...

Bu savaş ilanını sadece bildiğimiz uçak, top, tank, silahla yapılan savaşla sınırlı olarak anlamamak gerekir. 

Buna ilaveten; savaş ilanını; ekonomik, sosyal medya, basın yayın alanında, aklınıza gelen her alanda ilan etmek gerekir! 

Mesela İsrail mallarını boykot ederek, mesela İsrail'le yapılan bütün ticari anlaşmaları iptal ederek, mesela İsrail'e tüm uçuşları durdurarak, sosyal medyada algı ve yalan dezenformasyonlarına cevap vererek, İsrail ve özellikle Batılı basın yayın kuruluşlarının oluşturdukları enformatik cehalete karşı alternatif haberleri duyurmak suretiyle savaş ilan edilmelidir.
...

Çünkü insanlığın bütün değerleri ayaklar altına alınmıştır, bütün insanlık ayaklar altına alınmıştır, bütün barış çağrıları ayakları altında alınmaktadır.

İsrail’in bu tutumu devam ederse Dünya bütün değerlerini yitirecektir. Dünya da yaşamanın bir önemi kalmayacaktır. O halde şımarık İsrail'in anladığı dilden İsrail'e cevap vererek onu durdurmak için acilen savaş ilan etmek gerekmektedir.

Ey sağduyulu Dünya ve insanlık, gereği lütfen!!!
...

Aşağıda başlıkları verilenler ve diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.
1.Bir belgesel sahnesi ve Filistin'de (Gazze) yaşananlar! 121023
2.ABD ve Batı 111023
3.Kudüs, Filistin, Gazze, İsrail 081023
4.Suriye, 071023
5.Göç, göçmen, sürgün, mülteci, muhacir...230423
6.Savaş ve barış 280123
7.Yemen, Unutulan İç Savaş, Açlık! 041121




6 Haziran 2023 Salı

BOŞ! DOLU! 060623:

BOŞ ve DOLU kelimelerini kullandığımız bazı notlarımız!

2023:
1. 
28 Mayıs 2023 tarihli seçim sonrası da beklentim aynıdır, yani kalkınmanın tamamlanmasıdır.

2Yalancılara, algıcılara, demagoglara, lafazanlara, ahmaklara, kendince kurnazlık yapanlara, BOŞ insan ve BOŞ söylemlere itibar etmeyiniz, zira bunlar sadece zarar verir, maliyet yükler, yük yükler!

3. Sosyal karnesi sıfır olan biri, Ülke kalkınması için gece gündüz çalışan ve bunda başarılı olan kadar oy alacaksa, o zaman insanlar niçin çalışsın?

Bu zihniyet değişmeli; BOŞ insanlar ve BOŞ söylemler değil, çalışmak, üretmek, liyakatli olmak, faydalı olmak, kalkındırmak prim yapmalı! 

4. Tam, çok büyük ölçüde imkanı olan bazı; holding, şirket, bilmem kaç harfli marketler, şu bu, depremzedelere niçin yardım etmiyor diye düşünüyorum, sonra BOŞ ver, sen kendi nefsine bak, sen ne yaptığına bak diyorum! Yapanlardan Allah (cc) razı olsun.

5. Güzel konuşmak susmaktan, susmak ise, BOŞ ve kötü konuşmaktan iyidir! 

6. Ücret zamlarını aşan fiyat artışları konusunda ilgili bakanlık ve bürokratları çok gayretli olmalıdır! Zira, DOLU bir havuza, dolum borusundan daha kalın boşaltım borusu takılırsa, havuz hiç dolmaz, kısa sürede birikmiş su da boşalır.

7. Bayilerde sıfır otomobil bulunamamasından şikayet var! SM'da zula yerlere, etrafı çevrili BOŞ araziler veya depo gibi yerlere stoklanmış sıfır oto resimleri paylaşılıyor! Kaldı ki, bunların, ihbar, fiziki araştırma yanında, sektör (muhasebe/ticari kayıtların) incelenmesi ile de tespiti mümkün! İlgili bakanlıklar gereğini yapmalıdır.

2022:
8Bir şikâyetlenme kültürü/algısı oluşturuluyor! Ama bakıyorsunuz bir kesimde lüks tüketim fazla! Tatil yerleri DOLU! Lüks telefonlar için kuyruklar oluşuyor! Düğünler farklı değil! Lüksten vaz geçilmiyor! Sanki hem ağlarım, hem lüksten vazgeçmem kültürü oluşmuş gibi!

9. Algılarla, her iyi şeyi itibarsızlaştırma ve "ama" deyip bir şikayet kültürü oluşturma çabası var! Hatta mahalle baskısı var! Çevrenize bakın, birileri inanıyor ve baskı yapıyor. Oysa test ettiğim olgular; yazın oteller DOLU, YHT DOLU, restoranlar DOLU! Yani refah düzeyi iyi! Algılar!

10. Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinin fiyatları yüksek. Dile getirmeye çalıştık, zira 3 harfli marketlerin fiyatları çok daha ucuz, kooperatif marketinde bir müşteri varsa diğerleri DOLU oluyor, rekabet etmeleri için tedbir gerek! İyileştirilebilir! 

11. "Başörtülü psikolog, psikiyatrist olmaz. Danışanla empati kuramazlar." (Üstün Dökmen-basından).

Anılan şahıs, bakanlıklarca çokça program yaptırılan biri idi! İlk dinlediğinizde ilginç bilgiler veriyor gibi geliyor ama sonrası tekrar!

Başörtüsü için olumsuz ve mesnetsiz değerlendirme yapıyor; kravat, şapka, hatta giydiği ceket vb kıyafetler aynı mahiyette değil mi? Programları gibi BOŞ!

12. Gündemde, yalan, algı, tehdit, hakaret, dış sufleler, terör örgütü söylem, iğneleme ve dedikodular değil, projeler olmalı!

İktidar ve muhalefetin enerjisi, topluma faydası olmayan BOŞ konulara değil, Ülke kalkınmasına harcanmalı!

2021:
13. Düşüncelerimizi ve kastımızı, kelimelere ne kadar yansıtabiliyoruz? Dinleyen veya okuyan kastımızı anlıyor mu? Dilimize ne kadar hakimiz?

Kelimeler; konuşurken ve yazarken, açık ve net, anlam DOLU olmalı, tam yerini bulmalı, kullananı da, yararlananı da yormamalı! 

2020:
14. Çok isabetli öngörüler yapsanız dahi, dikkate alınmaz ise bir fayda sağlamıyor. Bir kez daha ifade etmek isterim ki "kıymetli fikirlerin ve analizlerin değerini, onu kim anlar ve yararlanırsa, o kazanır". Okçular Tepesi boş kalmamalı.

15. Tüm şehitlere Rabbimden rahmet diliyorum. Teröristler ve sosyal medya teröristleri, maalesef BOŞ durmuyorlar, terörü bitirmek lazım. 

16. Ankara'nın çevresinde, şehirle arasında çok geniş BOŞ arazileri var ama bir yerlerde ise, sıkışık ve çok katlı binalar. Bu şehir planlaması ne kadar doğru?

17. Asgari ücret konusunda kuyuya bir taş atan kişi, hiç bir şey üretmemiş, olumlu icraatı olmayan, sosyal karnesi sıfır olan biri! Ülkeyi BOŞ gündemlerle işgal ediyor! Bu tavırlardan yeminle bezdik! Çalışmak, üretmek, korkmadan Hakk yolunda yürümek lazım.

18. AB bir takım ekonomik imtiyazlar dışında, Dünya politikalarında son derece etkisiz, içi BOŞ bir balon! Galiba; krizlerde Avrupa Birliği (AB) Türkiye'ye değil, Türkiye AB'ye model oluyor. 

2019:
19. Daha az konuşup, daha çok üretmemiz lazım! Gereksiz ve BOŞ muhabbetleri/konuşmaları terk etmemiz lazım!

20. İstanbulun Eyüp semti inanç turizmi açısından bir cazibe merkezi haline getirilmeli... Semt elden geçmeli, özellikle metruk binalar temizlenmeli... 37 yıl öncesine göre Haliçin temizlenmesi dışında pek bir gelişme olmamış...BOŞ alanlar ise bina dolmuş.

21. Arkolojik bilgilerde, müzelerde ezber bozmak lazım... Batılıların/Almanların gerçek olmayan bilgileri ile DOLU gibi.

22. Peki ömür, sağlık, BOŞ vakit, gençlik ve zenginliğin kıymetini bilip değerlendiriyor muyuz?

“Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin; Ölüm gelmeden önce hayatın, hastalık gelmeden önce sağlığın, meşguliyet gelmeden önce boş vaktin, ihtiyarlık gelmeden önce gençliğin, fakirlik gelmeden önce zenginliğin.” (Buharî Rikak 3; Tirmizî Zühd 25)

2018:
23. Gündem başlıkları... kabak tadı veriyor... çoğu da faydası olmayan BOŞ konular... o sebeple dahi kalkınmak şart.

2017:
24. Ülke, tüm enerjisini kalkınmaya kanalize etmelidir,... BOŞ gündemlere değil.

25. 16 Nisan 2017 seçimleri sonrası beklentim; imalata dayalı büyüme, ağır sanayi yatırımları ve kalkınmanın gerçekleştirilmesidir. BOŞ gündemleri terktir.

26. BOŞ söz, BOŞ uğraş, BOŞ gündemlerden uzak, her anlamda verimliliğin zirve yaptığı, kalkınmış bir toplum özlemimiz var! 

27. Kurumlar çalışıyor görünmek veya BOŞ durmamak için değil, üretmek için, fonksiyonel olmak için çalışmalı... BOŞ işlerden kurtulmalıyız.

28. Lütfen kalkınmaya yoğunlaşalım. Özellikle SM’da kimseye fayda sağlamayan BOŞ gündemlerden gına geldi artık.

2016:
29. İşinize yaramayacak, kullanmayacağınız, fonksiyonel olmayan düşünce, iş, eşya ve BOŞ uğraşlardan kurtularak kendinize özel, eşinize ve ailenize ise ortak bir yaşam alanı oluşturun.

30. Makyajlı ama sağlıksız binayı, makyajlı ama BOŞ insanı, makyajlı ama BOŞ hayatı, makyajlı ama lezzet sunmayan yeme-içme mekanını, kısaca göründüğü gibi olmayanı sevmiyorum.

31. Rabbim; lüzumsuz soruları, gereksiz cevapları ve tüm BOŞ söz ve işleri hayatımızdan ırak eylesin.

32. Acele etmeyeceksin, DOLU yaşayacaksın her mevsimi. Hakkını vereceksin her birine. Kışa, ilkbahara, yaza ve sonbahara.

33. Elin İsveç'inin İkea mağazası, İsveç ev eşyası ve aksesuarlarıyla hıncahınç DOLU. Bizde ise kafeler. Sanki üretenler ile oturanlar yarışıyor.

34. Beyazıt meydanı....günümüzde seyyar satıcı DOLU, meğer Osmanlı zamanında da öyleymiş.

35."Emanete 'benim' diye bakarsın
BOŞ kalınca suya kazık çakarsın
Sırat köprüsünde yatar kalkarsın
Ateşe düşersin haberin olmaz."
A. Karakoç.

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1.Ailede yaşam alanını genişletmek 060816
2.Bir müzenin düşündürdükleri 170919
3.AB İçi Boş Bir Balon (mu?) 170320




29 Mayıs 2023 Pazartesi

Seçim Sonuçları (kazananlar ve kaybedenler) 290523:

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu 28 mayıs 2023 günü yapıldı. Seçimde Cumhur ittifakının adayı Sn Erdoğan ve Millet ittifakının adayı Sn Kılıçdaroğlu yarıştı. Seçimi %52,18 oy oranı ile Sn Erdoğan kazandı. Rakibinin oy oranı ise %47,82 de kaldı.

Rabbim, seçim sonuçlarını ülkemize, halkımıza, tüm İslam alemine ve tüm dünyaya hayırlı eylesin.

I.KAZANANLAR:
Cumhur ittifakının adayı Sn Recep Tayyip Erdoğan rakibini 12 nci kez yenerek kazandı.
Anadolu halkı, irfanı, basireti kazandı.
Yerli, milli ve bağımsız duruş kazandı.
Güven ve istikrar kazandı.
Yatırım, üretim, kalkınma hamleleri kazandı.
Meydanlar ve sessiz çoğunluk kazandı.
Değerler kazandı, değerlerine sahip çıkanlar kazandı.
Öz güven kazandı.
Mazlumlar kazandı, Müslüman halkların duası, umudu kazandı.
...
Kazananlardan beklentimiz; liyakatli kadrolar ile (ekonomi, piyasalar ile vergi ve yargı reformlarının gerçekleştirilmesi vb) maddi ve manevi kalkınmanın tamamlanmasıdır. Türkiye yüzyılının gerçekleştirilmesidir.

II.KAYBEDENLER:
Millet ittifakının adayı Sn Kılıçdaroğlu rakibi karşısında yine kaybetti. Skor 12-0 oldu.
6’lı, 6+1’li, 7’li masa kaybetti. 
Bu masayı kuran üst akıl kaybetti. 
Bu masanın etrafındakiler, altındakiler kaybetti.
Masada oturan, masaya oturup kalkan, masaya sonra dahil olan, masanın gizli müdahilleri dahil tüm masa kaybetti.
Kendilerine makam vadedilen ve belediyecilik yapmayan belediye başkanları kaybetti.
Yalan ve algı siyaseti kaybetti.
Gerçekleşemez vaatleri verenler kaybetti.
Tehdit edenler kaybetti.
7 düvel kaybetti.
Küreselciler, emperyalistler, ABD, Avrupa (AB) gibi 6’lı masa destekçileri ve onların yerli uzantıları kaybetti.
Terör örgütleri ve bu örgütlerin Kandil, Avrupa ve ABD deki temsilcileri kaybetti. 
Sanatıyla değil de siyasi söylemleriyle gündeme gelmeye çalışan yerli ve milli olmayan sanatçılar kaybetti.
Muhafazakar kesime, İslam'a, değerlere çemkirenler kaybetti.
LGBT savunucuları kaybetti, 
Sosyal medyadaki küfürbazlar kaybetti.
Mahalle baskısı uygulayanlar, sekülerler kaybetti.
Vatandaşın değerlerine saygı duymayanlar ve onları küçümseyenler kaybetti.
Twitter algıcıları kaybetti.
Üretim ve kalkınma düşmanları kaybetti.
...
Kaybedenlerden beklentimiz; “mutlu körlük” (mutlu körlük; insanın; yaptığı yanlışı, beceri eksikliğini, gayret eksikliğini, üretimsizliğini,... doğruymuş, normalmiş, başarıymış gibi görmesidir) sergilemeyi bırakıp, koltuklarını yenilere devretmeleridir.

III.BAHANE:
Kaybedenin bahanesi çoktur. Oysa bahane değil, sağlıklı analizlerin yapılarak sağlıklı politikalar uygulayacak doğru insanların tercih edilmesi başarıyı getirir. 

IV.TEBRİKLER:
Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan üçüncü kez seçildi. Dünya liderleri tebrik yarışına girdi. Muhalefeti destekleyen ABD başkanı Biden, AB üyesi ülke liderleri dört gözle işbirliği beklentilerini ilettiler. İngiltere Başbakanı, Rus Lideri Putin, Venezuela ve Çin liderleri, Türk Dünyası ve İslam Dünyası liderleri tebriklerini ilettiler. Ama ana muhalefet lideri tebrik etmedi! Oysa bu davranış nazik ve profesyonel bir davranış değil!

Avrupa, Balkanlar, İslam dünyası ve pek çok ülkede sevinç kutlamaları yapıldı. 

Biz de, doğrudan halk oyuyla üçüncü defa Cumhurbaşkanı seçilen Sn Recep Tayyip ERDOĞAN'ı tebrik ediyor, Ülkenin maddi ve manevi kalkınması yolunda ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşünde başarılar diliyoruz.
  






6 Kasım 2022 Pazar

Değer, Kıymet 061122:

Değer, kıymet ile ilgili bazı notlarımız, tespit analiz ve önerililerimiz:

1.Değer üretenlerden, kıymet bilenlerden, iyilik yapanlardan olmak gerek. İnsanın kendi irade ve çabasıyla elde ettiği ürünler, sergilediği davranışlar şeref ve değerini arttırır, tabi olduğu etnisite değil.

2.İnsanlar sıklıkla kendisine şu soruyu sormalı; "Benim topluma kattığım bir değer var mı?" Varsa devam etmeli, yoksa katmayı denemeli!

3.Kadirşinaslık, değer, kıymet, iyilik bilmektir. Sahip olduklarımızın ve çevremizdeki; samimi, iyi niyetli ve güzel çabaların, iyilerin kıymetini ve şükrünü bilelim! Galiba biraz ihmal ediyoruz!

4."Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir,..." Hucurât Suresi (13).

5.Sanılanın aksine, "kalite ve talep", çoğu zaman ters orantılıdır! Ancak kaliteyi talep etmekten, ürkmemek, korkmamak gerekir. Çünkü, hangi alanda olursa olsun, kaliteyi tercihin artıları her zaman fazladır ve tercih ettiğine değer.

6.Korunacak beş zaruri değer; Can, Mal, Nesil, Akıl, Din. Değerlerimizi korumamız gerekir! 

7.Toplumun değerlerine, inancına, İslami değerlere saldıran siyasetçi, sanatçı, şu veya bu etiket taşıyanların topluma kattıkları olumlu hiç bir değer yok! Ama bunların; taklitçilik, yozlaşma, fitne, birliği bozma, değerleri aşındırma çabaları çok ça!

8.Fitne fesatçı, yalancı, algı oluşturan, toplumun inançlarıyla, değerleriyle dalga geçen, hiçbir şey üretmeyen, sadece eleştiren, fırsat bulunca toplumdan çalan, etiketi veya bir şeylerin arkasına sığınan, çağdaşlık edebiyatı yapan, topluma bir değer katmayanlar var!

9.İnsanlara (sanatçı vb) birileri parlatıyor, reklamını yapıyor diye değil, kendi olduğu için, ortaya koyduğu ürün ve ederince kıymet vermek gerekir. Zarar etmezsiniz.

10.Kendi değerlerine uygun senaryo ve diziler takdir görüyor, etkiliyor ve değer aşılıyor! Oysa senelerce, taklit, aşırma, uyarlama senaryo ve diziler senelerce sadece milleti oyaladı ve hatta değerlerimize uygun olmayan pek çok davranışı aşıladı!

11.Al birini vur ötekine, komedi programlarında de işlenen konular da Toplumun değer yargılarını dinamitleyen cinsten. An itibariyle kapattım. (ÇGH-2019).

12.İslami değerlere saygı konusunda herkes haddini bilmelidir. Kibir, hırs ve şımarıklık kimseyi abat etmez!

13.Alacağınız ürünün nasıl ve ne pahasına üretildiğini de dikkate almalısınız. Kürkler, deriler, elmas, pırlanta, vb. değer mi?

14.Üretimin taltife, ürünün ise üreticide değer bulmasına ihtiyaç var!

15."Ucuz telefon almak için birbirlerini ezdiler"-(Basından). Koştukları şeyin, kendilerine ne faydası olacak? Değer mi? 

16.Bu kadar çok ülkeyi sömüren, işgal eden, işgal ettiği her yerdeki yükte hafif pahada ağır her şeyi Londra'ya taşıyan, işgal ettikleri ülkelere sınır ve değer(!) çizen, sahte tarih yazdıran, krallıkla yönetilen bir ülkeye methiyeler dizen İngiliz muhiplerine şaşıyorum!

17.Değer mi? Gerçeğe aykırı yapılan konuşmalara, söyleneni inkar etmelere, hakaretlere; insanımız, toplum, siyaset, için hakikaten üzülüyorum. Kötü örnek olunmuyor mu? Böyle adaylık olmamalı. Doğruluk eninde sonunda kazanır.

18.Kendi ülkesini güzelleştireceğine, Külliyeye, Osmanlıya laf eden, sömürgeci Avrupa Krallıklarına el pençe divan duran ve onlara hizmet (çi olmak) için yarışanlar! Kendi değer ve inancına yabancılaşanlar! Beri durun! Biz hallederiz!

19.Bazı akademisyenlerin ülke, değer ve inançlara olan düşmanlığı ve bunu (derslerde) talebelere aşılama çabaları doğru değildir! Ülke ve toplumun zararınadır! Kalkınmamızı istemeyen Batı'ya ve emperyalistlere (gönüllü) hizmettir.

20.Ülkede; Doların değer kaybetmesine, TL'nin değer kazanmasın üzülenler azaldığı/bittiği zaman, Ülke Batı'dan zihnen bağımsızlığını ilan etmiş, maddi ve manevi olarak kalkınmaya başlamış demektir!

21.Bir insan, kendi ülkesine, değerlerine ve inancına nasıl yabancılaşır, yabancılaştırılır? Bu yabancılaşma nasıl düşmanca tutumlara varabilir?

22.Yurtdışında veya yabancıların Türkiye'deki okullarında veya yabancıların verdikleri burslarla eğitim alanlar arasından niçin; bu kadar Ülke, İslam, değerler düşmanı ve aleyhtarı çıkıyor?

23.Küresel sapkınlıklar ve taklitçileri ile değerlerimizi (hal ilmi) yaşayarak mücadele eder ve kazanırız. Değerlerimizi (hal ilmini) öğrenmeyi, öğretmeyi ve yaşamayı ihmal etmeyelim! Bu mücadelede kazanan daima Hak olagelmiştir.

24.Fuat Sezgin'e Rabbim rahmetiyle muamele eylesin. Topluma şimdiye kadar tanıtılmaması büyük eksiklik. Özellikle tv'lerde ipe sapa gelmez programlar yapılacağına, bu tür değerler, faaliyetleri ve eserleri hakkında programlar yapılması beklenir.

25.İmam Gazali'nin "inanç, ahlak, değerler, sağlıklı bir toplum açısından son derece fayda sağlayacak" "İhyâ-u ulûmi’d-dîn" eserinin hayatımızın ilk safhalarında okutulmamasını bir kayıp, ama hiç okumamasını daha büyük bir kayıp görüyorum. Bu ve benzeri eserler önerilir. 

26.Bir şeye talebin çok olması, talep edilenin (her zaman) değerli olduğunu göstermez.

27.Çevrenizde düzgün insanlar vardır. Sözleri senettir, size kıymet verirler, sizi severler, size inanırlar. Onlara kıymet verin, kaybetmeyin, sizden de aynısını beklerler, yapın. Her anlamda kazananlardan olursunuz.

28.Kıymet ver; eşine, işine, çevrene, AMA bir ölçüsü olsun.

29.Neler oluyor bize? kadir-kıymet bilmez olduk, hep şikayet eder ve yavaş yavaş yozlaşır olduk!

30.Kıymet bilmek, kıymetlendirmek gerekir eldekini. Kıymet bilmezin elinde en kıymetli de olsa ne çare! Fuzuli den ders; 

"Cânâna cân olan bilmez cânının kıymetini

Cânân da bilmez cânına cân olanın kıymetini." (Fuzûlî).

31.Batı, kendi insanı dışında kimsenin canına kıymet vermez.

32.Rabbim; yaptığı işi seven, işini iyi yapan, yaptığı işe kıymet veren, işinin hakkını veren, insanların sayısını arttırsın.

33."Kudretinin üstündeki işlere ve bilmedikleri ilme müdahale edenler, kadir ve meziyetlerini kaybederler."(İmam-ı Şafii).

34.Lâedrî ne demektir? Özellikle töreye ve değer yargılarına uygun düşen mısra ve beyitler dilden dile dolaşırken atasözleri gibi yaygınlaşıp topluma mal olduğu vakit Arapça “(söyleyeni) bilmiyorum” anlamına gelen lâ edrî diye nitelenir.

35.NATO: "Türkiye, değerli bir müttefiktir ve güvenlik endişelerinin ele alınması gerekir." (2022). NATO bu söylemi ile ne kadar samimi! İhtiyatla yaklaşmak gerekir.

36."673. İnsan odaklı, doğal hayata ve tarihi mirasa saygılı, temel kentsel hizmetlerin adil ve erişilebilir bir şekilde sağlandığı, yaşam kalitesi yüksek ve değer üreten şehirler ve yerleşimler oluşturmak temel amaçtır." (11.kalkınma planı-2019).
...

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1.İhtiyaç Listesi 220422
2.Değerlere yabancılaşma, yabancılaştırma! 110322:
3.İçinde Dua Geçen Cümleler 150422
4.Duâ ve Duâ Örnekleri 180222
5.Değerler ekonomisi modeli! (öneridir) 071221
6.İhya (İhyâ-u ulûmi’d-dîn)-İmam Gazali 181021
7.Toplumun Değerlerine Algı Operasyonları 260819
8.DUA 130919






İSLAMDA (KADINLARIN) MİRAS (HAKKI) 020626

Bu yazımızın amacı İslam'da miras paylaşımının önemine, özellikle kadınların ve kızların miras haklarının olduğuna ve bunlara riayet ed...