20 Haziran 2025 Cuma

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu 200625

Peyami Safa'nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu romanını tekrar okudum! Okuduğum baskısı Ötüken yayınlarının 2000 yılı basımı ve bu kitap 33. kez basılmış. Üzüldüm!

Çünkü; romanda İslami hiçbir şey yok. Sanki romana konu ettiği bu ülke insanlarının İslami hiç bir yaşantıları yok, İslam'dan uzaklar, ne bir selamlaşma (selamünaleyküm) var, ne besmele var, ne abdest var, ne namaz var, yani İslamı çağrıştıracak hiç bir iz, hiç bir işaret yok. Veya bunlardan bahsetmek sanki yasak! Sanki İslamı hayatımızdan çıkarmak için verilen çabanın bir örneği! Kitaplardan da çıkarmışlar! 

Ama roman kahramanı, sözlenme aşamasındaki akrabasının/yengesinin kızı ile odasında hatta yatağında yalnız kalıp tekrar tekrar öpüşebiliyor. Ve yazar bu sahneleri maalesef detaylıca betimliyor. Daha ileriye de gidebilirmiş ama bunu yapmıyor güya dürüstlük sergiliyor. Ve bu durum Romanda bu durum çok normalmiş gibi işleniyor. Masum bir aşk diye de pazarlanıyor!

Yazarın Fransızca bildiğini romanına serpiştirdiği Fransızca sağlık terimlerinden anlaşılıyor. Ayrıca yazarın batıdan/Fransa'dan etkilendiği çok açık ve batı/Fransız hayat tarzını Türk usulü hayat tarzı gibi kitabına konu etmiş. 

Ve bu kitap Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ortaöğretim öğrencilerine tavsiye edilen 100 temel eser listesinde yer alıyor. 

Peki bu romanı okuyan "orta öğretim öğrencileri" etkilenmez mi? Elbette etkilenir! Hele hele ilmihal bilgileri yoksa, o tavırları normal zanneder ve belki de hayatına tatbik etmek ister. Daha gencecik insanlara nikahsız birliktelikler aşılamanın bir anlamı var mı?

Kitabın ahlaken vereceği tahribatı koskoca milli eğitim camiasından fark eden kimse olmamış mı? Talim Terbiye Kurulu, danışmanlar, bürokratlar eğitim ordusu bunları dikkate almaz mı? Bu tür kitapların okullarda okuyun diye önerilmemesi gerekir! Hatta bu kitabın Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ortaöğretim öğrencilerine tavsiye edilen 100 temel eser listesinden çıkarılması önerilir.

Aynı hisleri Sebahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sında bu kez Alman versiyonu olarak, yine nikahsız birlikteliklerin hikaye edildiğini görmüştüm ve aynı eleştirel durumu o kitap için de tekrarladığımı belirtmek isterim.

Öğrencilere milli ve manevi değerleri işleyen, çalışmayı, araştırmayı, üretmeyi, analiz etmeyi, sorgulamayı aşılayan, öğreten kitapların önerilmesi gerekir!

Değerlerimize uygun kitapların (roman, hikaye vb)  çokça yazılması gerektiğini bir kez daha anladım. Necip Fazıl gibi yazarların ne kadar değerli olduklarını da anladım!

Maddi ve manevi kalkınma dileklerimle...

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1.ÜLKE'DEKİ BAZI TEMEL PROBLEMLER 250425
2.Evlilik ve Aile 240425
3.TV Yayınları-II: 180425
4.Sessiz Reformlar ve İtibarsızlaştırma Söylemleri 140824
5.Ön Yargılı ve Müzmin Muhaliflik Tavırları 301023
6.Rejimler; Krallıklar, Cumhuriyetler ve Türkiye Yüzyılı 291023
7.ABD ve Batı 111023
8.AKIL 140923
9.Fitnecilik, Fesatçılık, Psikolojik Harp! 090923
10.Değer, Kıymet 061122
11.Evlilik üzerine 111022
12.İlim Pazarından Alışveriş 220422
13.Değerlerimize yabancılaşanlar, yabancılaştıranlar! 110322
14.İnsana yatırım 030122
15.Değerler ekonomisi modeli! (öneridir) 071221
16.ABD ve Batı’nın Emelleri! 250521










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İSLAMDA (KADINLARIN) MİRAS (HAKKI) 020626

Bu yazımızın amacı İslam'da miras paylaşımının önemine, özellikle kadınların ve kızların miras haklarının olduğuna ve bunlara riayet ed...