siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2026 Cumartesi

YALAN! 240126

Dinimiz İslam'da büyük günahlardan sayılan yalan, sözlükte 1. aldatmak ereğiyle ve gerçeğe aykırı olarak söylenen söz. 2. doğru, gerçek olmayan, uydurma, asılsız (söz, haber vb.) şeklinde tanımlanmıştır.(TDK).

Yalan; genelde herkesçe nefret edildiği söylenen şey olmasına rağmen, maalesef gündelik hayatta özellikle yozlaşma dönemlerinde sıkça karşılaşılan bir haldir.

Ülkelere baktığımızda, genellikle emperyalist ülkelerin tarihte ve halen yalana sıkça başvurdukları görülmektedir. Irak işgalinde ABD nükleer silah yalanına başvurmuş, soykırımcı İsrail 7 Ekim'de 40 bebeğin başı kesildi yalanına başvurmuştur. 

Tarih kitapları ise pek çok yalanı barındırmaktadır. 

Yalan; siyasette, özellikle muhalefette sıkça karşılaşılan bir şeydir.

Gerçeğe aykırı algı oluşturmak isteyen manipülatörler ve spekülatörlerce sıkça yalana başvurmaktadır.

Huzur bulmak isteyen yalanı tek etmelidir.

"Doğruluk iyiliğe, iyilikte cennete götürür. Yalan ise günahkarlığa, günahkarlık da cehenneme götürür" (Hadisi Şerif).

Şaka da olsa yalan söylemeyelim, yalan söylemek gaflettir.

"Bir kimse şaka niyetiyle de olsa yalanı bırakmadıkça iman etmiş olmaz." (Ahmed, İbnu 1729 Ebid-Dünya).

Esasında; 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"un 23.05.2007 günlü Resmi Gazetede, keza  yanlış, yalan, yanıltıcı enformasyonla mücadeleyi amaçlayan, 7418 sayılı "Basın Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" 18 Ekim 2022 günlü Resmi Gazetede yayınlandığını unutmamak gerekir. 

Yine TCK da yalan ile ilgili bazı cezai hükümler de düzenlenmiştir, bunlar; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (md 206)halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (md.217/A), fiyatları etkileme maksadıyla yalan haber (md 237), yalan tanıklık (md. 272)yalan yere yemin (md.275), savaşta yalan haber yayma (md 323) maddeleridir.
...

Aşağıda yalan ile ilgili olarak giriş mahiyetindeki uyarıcı notlarımıza, devamında ise son yıllarda alınan notlarımıza yer verilmiştir. Bu notlar hangi alanlarda, hangi konularda, hangi araçlarla ve kimler tarafından yalana başvurulduğu konusunda da fikir verecektir:

A.GİRİŞ NOTLARI:
-Yalan eleştiri değildir.
-Hasetten gıybet ve yalan doğar.
-Yalan söyleyip, karşısındakini yalancılıkla suçlamak çifte yalancılıktır.
-Yalan söyleyerek kurnazlık yapanlar sadece kendini aldatır.
-Yalanlar ve gerçek dışı algılar üzerinden yapılan yönlendirmelere kanılmamalıdır.
-Alış-verişte yalan kul hakkıdır.
-Münafıklar cimri, yalancı ve kibirlidirler (et-Tevbe 9/67; el-Münâfikūn 63/1, 5).
-Bir hadiste münafıklık alâmetleri yalan söylemek, sözünde durmamak ve emanete hıyanet etmek şeklinde özetlenmiştir (Buhârî, “Îmân”, 24; Müslim, “Îmân”, 107-108).
-"Kimde dört sıfat bulunursa o tam bir münafıktır. Bu sıfatlar; yalan söylemek, yerine getirmeyeceği sözü vermek, barıştıktan sonra intikam almak, kavga ederken sınır tanımamaktır." (Müttefekun aleyh). (İhya).
-"Yalan söylemek, münafıklık huylarından bir huydur." (Müttefekun aleyh). 
-"Yalancılıktan uzak durun. Çünkü o diğer günahlara da vesiledir. Ve bunların hepsinin yeri cehennemdir. (İhya).
-"Dilde yalan iki türlüdür. Birincisi gerçeği çarpıtmak, ikincisi ise diliyle söylediği gerçeği kalbiyle tasdik etmemektir. Bu ikinci yalan, aynı zamanda münafıklıktır."(İhya).
-Yalan (konuşmak, yemin, yere söz vermek) dilin afetlerindendir. (İhya).
-Yalancı, ahmak, cimri, korkak ile arkadaşlık edilmesi önerilmez.
-Konuştuklarımızı muhasebe edelim yalan konuşmayalım.
-Batı her zaman top yekûn yalan haber ve algılarla Dünya kamuoyunu yanıltma ve istediğini elde etme derdinde olmuştur.
-Ama artık dünya halkları İsrail, ABD ve Batının yalanlarına inanmıyor! 
-Yalan söyleyen uyarılmalıdır! (Emri bil maruf nehyi anil münker).
-Algı ve yalan Ülke, siyaset, toplum gündeminden çıkarılmalıdır!
-Darp, şiddet, taciz, teşhircilik, gayriahlaki davranışlar, yalan, iftira ve HIRSIZLIK gibi suçlara caydırıcı tedbirler gerekiyor!
-Tarih kitapları yalandan arındırılmalıdır.
-TV dizileri, yapımları; cerbezeyi, yalanı, hileyi vb olumsuzlukları sevimli göstermemelidir. 
-Hal ilmini, ilmihali bilen; yalan söylemez.
-Depremde çokça yalan paylaşım yapıldı. Bunun vebali var!
-Yalan, algı ve batı ağzıyla muhalefet ve siyaset yapılmamalıdır.
-Ülke manevi olarak kalkınınca yalan ve algı siyaseti itibar görmeyecektir.
-İnternet paketiniz bitti yalanı vb ile olmadık zamandaki aramalardan bıktık!
-Münafığın üç belirtisi vardır: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde yerine getirmez, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder” (Müslim, “Îmân”, 107-109).
-Kişinin onurunu aşındıran kötülüklerin başında yalan gelir. Kur'an ve hadislere göre yalan bir münafıklık alametidir.
-Fitne, fesat, algı, yalan, koğuculuk, iftira vb davranış sergileyenlerin; cehalet (itikat, ahlâk, vb) problemi vardır! İlimle tedavisi gerekir!
-Fitne, fesat, algı, yalan, dezenformasyon peşinde koşmak KIT AKILLILIKTIR!
-İsrail Filistin ve Gazze konusunda her zaman MANİPİLASYON, YANILTMA, YALAN VE dezenformasyona başvurmuştur.
-Sosyal medyadaki İsrail yalanları konusunda sesimiz yükselsin!
-TOGG Türkiye'de üretilmiyor yalanı trafiğe çıkınca çürütülmüştür.
-Türkiye-Çin İpek Demiryolu İpek Demiryolu yok yalanı canlı yayınla çürütülmüştür.
-Bir fikri müzâkere ederken karşındakine, 'Yalan söylüyorsun; sapmışsın.’ gibi kırıcı sözler söyleme. (İbnu Ebi Leyla ra)
-Yalan söyleyen insanın inandırıcılığı gider.
-Algı, yalan, bir suç işleyen Atatürk, Cumhuriyet, laiklik, çağdaşlık gibi kavramların arkasına sığınmamalıdır.

B. YALAN KONUSUNDA SON YILLARDAKİ NOTLARIMIZ: 

2025:
1.Sosyal medyada, fitne-fesat kokan başlıklar ve gerçek dışı algı paylaşımları gırla! Bunlar hakkında gereği lütfen!

Yoldan çıkmışlara itibar etmeyelim! Hucurat suresi 6'ıncı ayeti hatırlayalayım.

2.Yalan, algı ve fitne üretenlere itibar edilmemelidir!

İletişim Başkanı: "7 Ekim'den bu yana İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına dair 100'ün üzerinde kasıtlı yalan haberi ifşa ettik. Bu süreçte 5 farklı 'Filistin Özel Bülteni' yayımladık."

Trump yalan söylüyor! ABD destekli İsrail 20 bin Hamas askerini değil, 70 bin Filistinli bebek, çocuk, kadın, sivili öldürdü!

3.İmam hatiplilerin başarılı olması birilerini niçin rahatsız ediyor? Hiç kimse çeşitli yalanlarla İslam düşmanlığı yapmamalıdır! Yalan ve algı ile fitneye sebep olanlar hakkında adli ve idari işlem yapılmalıdır!

4.Kalkınma rejim değişikliği ile olmaz. Kalkınma, çalışma, gayret, üretim ile olur! Yalan söyleyen (ler) (tarih) utansın!

5.6 Şubat 2023 depreminin yıl dönümü vesilesiyle;
-ölenlere bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum.
-arama, kurtarma, imar işi yapanlardan Allah razı olsun.
-her türlü yalan, algı, dezenformasyon paylaşımı yapanları da Allah'a havale ediyorum.

6.Heybelerinde bir tek proje bile yok! Ama yalan, algı, iftira, tehdit, yolsuzluk usulsüzlük, hizmetsizlik, iş bilmezlik gibi olumsuzluklar...gırla! (ana muhalefet)

7.Yalan söylemek, gerçeği gizlemek, gerçek beyanda bulunmamak,...hepsi var! Bunların bir de harcamalarına bakın lütfen!

"Maliye’ye kendi verdikleri beyana göre, …Türkiye’deki kadın kuaförleri aylık ortalama 4 bin 729 TL para kazanıyor." (basın).

8.Yine algı, yine tehdit!
Rabbim;
-kimseyi yolsuzluk, hile vb ile bunların odağında olanları savunacak durumda bırakmasın!
-tüm liyakatsiz siyasetçileri siyaset sahnesinden bertaraf etsin!
-çalışkan proje üreten ülkeye hizmet eden liyakatlı siyasetçileri çoğaltsın! (amin).

9.İttihatçılardan beri sürdürülen yalan, algı siyaseti terk edilmelidir! 

10.Belediye seçimleri öncesi algı üretenler ile algıya kananlar, seçim sonrası tabii ki hizmetle tanışmadılar! Aksine yolsuzluk usulsüzlük rüşvet iddialarıyla muhatap oldular!

11.İşte yalan ve algı çalışmasına çok güzel bir örnek! Dün (24 Nisan 2025) X'te "Ankara'da işkence var, kadını soydular" gibi kıyameti kopardıkları kişi erkek çıktı!" (basın).

2024:
12.'ALLAH Rasûlü’ne nisbet edilen bir sözde şöyle denilmiştir: 

"Beş şey orucu bozar. Bunlar; yalan söylemek, gıybet etmek, koğuculuk yapmak, yalan yemin etmek ve şehvetle bakmaktır." '(ihya).

13.İnsan algı ve yalanı niçin tercih eder? Şaşırmamak mümkün değil! İnsanoğlu bir garip! İnsan bile bile kendine zarar da verir, kötülük de yaparmış!

14.Beş yıl sonra aynı taktik! Jakuzi yalanı! Taksim mitinginde manipüle edilmiş yalan sloganlar! Van olayı! Her alanda ciddi istihbarat ve dezenformasyonla mücadele edilmesi gerekiyor!

15.İsrailin işi gücü, algı ve yalan değilmidir!

16.Dezenformasyon, yalan, algı ve itibarsızlaştırma makbul muhalefet yapma şekli değildir, artık son bulmalıdır!

17.Netanyahu, İsrail'in yasaklı fosfor bombaları ve ABD menşeli bombalar ile REFAH'ta yaptığı katliam sonucu, daha önceki soykırım ve katliamlar sonucu yaptığına benzer algı, yalan ve manipülasyon yöntemlerine başvurdu!

18.Film önerisi :Çırağın Arayışı (2022)
Çalışmak, işini sevmek, işini iyi yapmak, başarı, dürüstlük, yalan söylememek vb!

19.Millet, sosyal karnesi "sıfır" olan bu tiplere prim verdiği sürece, bunlar milleti sömürmeye devam eder! 

Ki etiketi ne olursa olsun bunlarda; algı, yalan, sözünü tutmama, hizmet ve iş üretmeme, milletin parası ile keyf yapma, kalkınmaya takoz olma vb her türlü menfilik vardır!

2023:
20."Kişiye, yalan olarak, her duyduğunu anlatması yeter!"(Müslim, Mukaddime 5).

Dolayısıyla araştırmadan, bilmeden, özellikle şüpheli olan şeyleri SM'da paylaşmamak lazım! Şüphe varsa belirtmek lazım!

İnternette paylaşılan ayet numaralarını kontrol etmek lazım!

21.Eleştiri ve iftira farklıdır!
-iftira eleştiri değildir,
-yalan eleştiri değildir,
-kaos çağrısı eleştiri değildir,
-terör desteği eleştiri değildir,
-Ülkenin faydasına yapılan her iyi şeyi kötüleme eleştiri değildir,
eleştiri ötesidir suçtur, ceza gerektirir!

22.Emperyalist güçler ve onlara hizmet eden gafil sözcüleri, Ülkede algı ve yalan muhalefeti yürütüyorlar! Kendilerinin proje olmasından başka projeleri yok! Bomboşlar!

23.Nuri Killigil, Vecihi Hürkuş, Şakir Zümre, Nuri Demirağ vb üretimleri ve engelleyenleri gösteren bir MÜZE açılsın.

ÜRETİM DÜŞMANLARI sergilensin. Aynı akibetler yaşanmasın.

Yeni nesiller unutmasın her şeyi görsün. YALAN ve ALGIYA prim vermesin!

24.İŞ AHLAKI;
-işi savsaklamayı değil çözümü,
-iş yaparken muhatabın etiketine göre değil, işin gerektirdiği şekilde iş yapmayı,
-yalan ve oyalamalar değil, sözünde durarak vaktinde yapmayı,
-bildiği işi yapmayı,
-yapamayacağı taahhütlerin altına girmemeyi,
gerektirir!

25.Yalan: "İsrail 40 bebeğin başını kestiler ortaya yalanını attı, Biden dillendirdi! İntikam dediler!" 
Gerçek: "İsrail 700 den fazla çocuğu öldürdü! Tıs yok!"

26.El-Ehli Baptist Hastanesi'ne Mark 84 (MK-84) bombasını İsrail attığı halde (zira uzmanlara göre ABD yapımı ve İsrail'e onlarcasını yollamış ve ancak büyük uçaklarla atılabiliyor), Netanyahu ve Biden niçin yalan söyledi?

27.Batı'nın yalan siyaseti çöküyor!
İsrail ABD İngiltere gibi batılı liderlerin sonunu halkları getirecek!

28.Yalan söylüyorlar!
İsrail Filistinlilere karşı soykırım uyguladığı halde Filistinlileri saldırgan olduğunu söylüyorlar! İletişimin bu kadar şeffaf olduğu bir dönemde bunu yapanlar tarihte neler yapmamıştır?
Batının kirli-yalan yüzü!

29.ABD, İsrael, AB Ülkeleri, İngiltere gibi ülkelerin sosyal medyadaki yalanlarından bıktık! Bunlara alet olan batılı medyadan da!
Yalan haberler bu kadar kolay paylaşılamamalı!

30.Belediye başkanı dediğin, başkanlığın farkında olur, başkanın görev ve vazifelerini bilir ve gereğini yapar! Oysa, Zübük, Zübüklük, Algı, Yalan, Talan gırla!

31.Şu sıralar 5 kol üzerinden medya ve sosyal medya kullanılarak Ülke aleyhine tam bir PSİKOLOJİK HARP yürütülmektedir!

İlgili kurum kuruluşlar gereğini yapmalı ve vatandaşlar da YALAN ve ALGI paylaşım ve haberlerine itibar etmemelidir!

32.İsrail 70 yıldır aynı şeyi yapıyor, yani kan dökerek sınırlarını genişletiyor! ABD'nin yaptığı tam da iki yüzlülük! İsrail'i aklamak için söyledikleri de tam bir YALAN!

2022:

33.Munafıklığın tüm şartlarını (yalan, sözünde durmamak, emanete hıyanet) bi hakkın yerine getirenler;

Ya neyin şartlarını yerine getirdiklerini bilmiyorlar, ya da umursamıyorlar!

Oysa ikisinin de sonu hüsran!

34.Yanlış, yalan, yanıltıcı enformasyonla mücadeleyi amaçlayan, 7418 sayılı Kanun 18 Ekim 2022 günlü RG'de yayınlandı.

2021:
35.Şayet biri yalan söylüyorsa; sadece muhatabını değil kendisini de aldatıyor demektir. Yalanın/Aldatmanın/Hilenin sonu hüsrandır! Çare doğrularda ve doğruluktadır.

36.Yalan söyleyerek kurnazlık yapanlar, kendini akıllı zannetmesin! Akıllılar sadece yalan ve kurnazlığa tenezzül etmiyorlar. Bilin istedim. Durum aynen böyle!

37.Kızdığım bazı davranışlar;
-Algı oluşturmak,
-Yalan söylemek,
-Sözünde durmamak,
-Milletin aklıyla dalga geçmek,
-Üretmeden üretiyor gözükmek,
-Söylediğinin tersini yapmak,
-Halkın değerlerine saygısızlık,
-Özgüvensiz olmak,
-Aklından yararlanmamak,
-...

38.Fitne fesatçı, yalancı, algı oluşturan, toplumun inançlarıyla, değerleriyle dalga geçen, hiçbir şey üretmeyen, sadece eleştiren, fırsat bulunca toplumdan çalan, etiketi veya bir şeylerin arkasına sığınan, çağdaşlık edebiyatı yapan, topluma bir değer katmayanlar var!

2020:
39.Bu ülkede, muhalif siyasetçilerin sürekli yalan söylemeleri ve yalanla gündem olmaları ne kadar acı! Yalansız siyaset isteriz.

40.Bunları yapıp yapmadığımızı, ciddi olarak, kendimize soralım, yapıyor isek terk edelim ve güzel ahlakı tercih edelim.
- yalan söylüyor muyuz?
- dedi kodu yapıyor muyuz?
- koğuculuk yapıyor muyuz?
- gıybet yapıyor muyuz?

2019:
41.Yalanların dünyası, algı dünyası.
Kim bilir, BATI, kendi ve dünya kamuoyunu hangi yalan ve algılarıyla yanıltıyorlar!

42.Maalesef son yıllarda, neredeyse her yerde ve her konuda algı operasyonları hakim. Oluşturulan bu algı veya gerçek dışı söylemlerin, bir araya hiç gelmemesi gereken parti ve/veya gruplarca ağız birliği edilmişçesine, kullanmaları da dikkat çekici!

Kaldı ki, algı oluşturulacak konuda gerçek dışı haberlerin/malzemenin (resim, foto şu, bu vb) tek merkezden üretilip, muhtemel tüm muhaliflere!/paydaşlara! ulaştırıldığı ve bunların da, mal bulmuş mağribi gibi, şevkle sahiplendiğini söylemek mümkündür.

43.Sosyal medyadaki bilgi kirliliğini (yalan haber yapanları, inanmadığı halde sırf bağnazlığı yüzünden tekrar paylaşanları ve beğenenleri, bizi teyit orga mahkum edenleri) protesto ediyorum!

44.Bu aralar gündem olan konular; covid19 tedbirleri, covid19 tedbirlerine uymayanlar, maske takmayanlar, yalan (özellikle siyasette), hırsızlık (işyeri ve ev), ekonomi savaşları (faiz, kur), faiz baskısı ve artışı, siyasette ihraç ve istifalar.

2018:
45.Hemen hemen her alanda güveni zedeleme çabası çok yoğun, toplum olarak temkinli olunmalı. Münafıklara, fitnecilere, fesatlara prim verilmemeli. Yalan haberler, paylaşımlar, gırla. Lütfen her gördüğünüzü araştırmadan paylaşmayınız.

46.Enformatik cehalate dikkat..., olgu ve algıya dikkat.
"Kişiye, yalan olarak, her duyduğunu anlatması yeter!" (Müslim, Mukaddime 5)
Zira, sosyal medyadaki algı operasyonları, iyi insanları kötü, kötü insanları iyi gösterebilir.

2017:
47."Allah'ın bildiğini kuldan niye saklayayım" sözü külliyen yalan, çünkü kuldan sakladığı, ama Allah'ın bildiği o kadar şeyi var ki..!

2016:
48.İnsanoğlunun garipliklerindendir, kendine yalan söylemek; söylenene değil de, duymak istediğine inanmak!

2015:
49.Yalan Dünya işte, birde bakmışsın yokmuşsun... Tüm âhirete göçenlere Rabbim rahmet eylesin.

Rabbim, “İslam'a ve toplumun değerlerine saldıranlara, Ülkenin ve toplumun kalkınmasını istemeyenlere, yalancı, takiyeci, algıcı, samimiyetsiz, fitneci, fesat, münafık ve liyakatsizlere, hiç bir yetki, erk, güç ve fırsat vermesin!” (amin).

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilen ve ilgili diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir:
1.Analizler-IV (çevre, bilgi, şikayet, şükür, yalan, ipekyolu, erk, reform, obezite vb) 151221.
2.BIKTIK(LARIMIZ)! 220925
3.Bir İsrail yalanı; 07 Ekim 2023! 100825
4.İsrail'in Filistin/Gazze Suçları! 170725
5.ÜLKE'DEKİ BAZI TEMEL PROBLEMLER 250425
6.TV Yayınları-II: 180425
7.Terk edilmeli! 120225
8.TARTIŞMA ADABI 151024
9.Filistin'de İsrail Zulmü Hep Vardı! 160124
10.Fitnecilik, Fesatçılık, Psikolojik Harp! 090923
11.Ahlâk 120723
12.Münafık!(lık!)(lar!) (Nifak ehli!)110222








22 Haziran 2025 Pazar

Darbeler 220625

Bu yazımızda "Darbe" kelimesini sözlükteki anlamlarından "Ülkede bir grup tarafından örgütlü bir biçimde silah zoruyla baskı kurularak veya seçim dışındaki demokratik usuller kötüye kullanılarak mevcut hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi" şeklinde olanı konu ettik.

Daha önce kaleme aldığımız* "Darbeler niçin yapılır, nasıl önlenir?" yazımızda ele alındığından darbe ile ilgili yapılan analizler burada tekrar edilmeyecektir.

Bu yazımızda Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde yapılan darbeler ve muhtıralara tarih sırasına göre özetlenmiş, akabinde önceki yazılarımızda yer almayan notlarımıza yer verilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğunda darbeler genellikle silahlı gücü elinde bulunduran Yeniçeriler, daha sonraki dönemlerde ise İttihatçı-Ordu işbirliği ile yapılmıştır. Saray darbesi veya sivil darbe olarak adlandırılanlar da vardır. 

Türkiye Cumhuriyeti dönemindeki darbeler, Osmanlı döneminde olduğu gibi yine ordu eliyle yapılmış bazen siyasiler veya siyasi partiler de aynen ittihatçı-ordu işbirliği ile yapılan darbelere benzer yöntemlerle darbe yapılmıştır.

Gerek Osmanlı gerekse Cumhuriyet döneminde yapılan darbeleri hatırlamak, çoğu birbirine benzer darbelerin önlenmesi için tedbir yollarını da gösterecektir. 

Dış kaynaklı yönlendirmeler, darbe ortamı oluşturulması vb konularda istihbarat ve ona göre tedbir almak son derece önemlidir. 

Ancak asıl önleyici tedbir ülkenin maddi ve manevi olarak kalkınması olacaktır.

A. Osmanlı İmparatorluğunda darbeler: 

Osmanlı'da "askeri darbe" modern anlamda olmasa da, özellikle Yeniçeriler aracılığıyla birçok kez padişahların tahttan indirildiği olaylar yaşanmıştır:

1. 1622 yılında, yeniçeri ocağının kaldırılacağı gerekçesi ile Yeniçeri Ocağı tarafından II. Osman (Genç Osman) tahttan indirilerek öldürülmüştür.

2. 1687 yılında askeri başarısızlıklar ve ekonomik sebeplerle IV. Mehmet’in tahttan indirilmiştir.

3. 1807 yılında Nizam-ı Cedid reformları sebebiyle Yeniçeriler (Kabakçı Mustafa İsyanı) III. Selimi tahttan indirerek öldürmüşlerdir.

4. 1826 yılında karşı darbe ile II. Mahmud Yeniçeri Ocağını kaldırmıştır (Vaka-i Hayriye). Bu olay doğrudan bir darbe değil, tersine askeri güce (Yeniçerilere) karşı devlet darbesidir.

5. 1876'da Abdülaziz'in tahttan indirilmesi ve yerine V. Murat'ın geçirilmesi bir saray darbesi olarak değerlendirilir.

6. 1908 yılı II. Meşrutiyet’in İlanı (İttihatçı Müdahalesi): İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC), II. Abdülhamid'e karşı bir tür darbe niteliğinde hareket etmiştir. İttihat ve Terakki Cemiyeti, Meşrutiyet rejiminin yeniden ilanı için baskı kurdu. Makedonya’da bulunan subaylar (özellikle Enver) dağa çıkarak isyan başlattı. II. Abdülhamid, baskılara dayanamayarak 23 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet’i ilan etti. Bu olay modern anlamda bir "askeri darbe" olmasa da, dönemin koşullarında siyasi bir rejim değişikliği yarattığı için bu şekilde değerlendirilebilir. Bu olay, asker-sivil bürokrasi içindeki örgütlü bir yapının, padişaha siyasi bir sistem değişikliği dayatmasıdır. Rejimin otokratik yapısı kırılmış, parlamenter sistem yeniden canlandırılmıştır.

7. 1909 yılı, 31 Mart Vakası ve Abdülhamid’in Tahttan İndirilmesi: II. Abdülhamid’in Meşrutiyet’i ilan etmesine rağmen muhafazakâr çevreler (özellikle asker içindeki "alaylılar") bu sisteme karşı ayaklandı. Bu isyanın bastırılması için Selanik’ten gelen Hareket Ordusu, isyanı bastırdı. Ardından, II. Abdülhamid tahttan indirildi (27 Nisan 1909). Hareket Ordusu Komutanı Mahmud Şevket Paşa ve üyeleri arasında Mustafa Kemal (Atatürk) de yer alıyordu. İttihat ve Terakki Cemiyetinin desteğiyle yapılmıştır. Bu da dolaylı bir askerî müdahaledir. Tahttan indirme doğrudan bir rejim dayatmasıdır. Sonrasında İttihat ve Terakki devlete tamamen hâkim oldu; 1913 Bab-ı Âli Baskını ile tek parti yönetimine geçildi.

8. 1913 yılı, Bab-ı Âli Baskını (Gerçek Bir Darbe). 23 Ocak 1913'te Enver Bey ve Talat Paşa öncülüğündeki İttihatçılar, silahlı olarak Bab-ı Âli’yi bastı. Sadrazam Kamil Paşa silahla tehdit edildi ve istifa etti. Hükümet zorla İttihatçılar tarafından ele geçirildi. Bu olay, tam anlamıyla bir askerî darbe olarak kabul edilir. Osmanlı tarihinde meşru hükümete karşı yapılmış ilk doğrudan silahlı baskın ve iktidar devridir.

B. Türkiye Cumhuriyeti'nde darbeler ve muhtıralar, genellikle ordu merkezli siyasi müdahaleler olarak gerçekleşmiştir:

1.27 Mayıs 1960 Darbesi: Türk Silahlı Kuvvetleri, Demokrat Parti hükümetini devirerek yönetimi ele aldı. Başbakan Adnan Menderes ve bazı bakanlar idam edildi. Yeni bir anayasa hazırlandı (1961 Anayasası).

2.12 Mart 1971 Muhtırası: Ordu, Süleyman Demirel hükümetine muhtıra vererek istifa ettirdi. Siyasi kaos ve sol-sağ çatışmalarına müdahale amacıyla yapıldı, ancak doğrudan yönetim ele geçirilmedi.

3.12 Eylül 1980 Darbesi: Kenan Evren liderliğindeki ordu, siyasi istikrarsızlığı ve terörü gerekçe göstererek yönetimi ele aldı. Siyasi partiler kapatıldı, 1982 Anayasası kabul edildi.

4.28 Şubat 1997 Postmodern Darbe: Refah-Yol hükümetine karşı ordu, medya ve sivil toplumun desteğiyle baskı uyguladı. Necmettin Erbakan istifa etti, ancak doğrudan askeri yönetim kurulmadı.

5.27 Nisan 2007 E-Muhtıra: Genelkurmay, Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale ederek bir bildiri yayımladı. Hükümet bu muhtırayı tanımadı ve süreç sivil irade lehine sonuçlandı.

6.15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi: FETÖ bağlantılı bir grup asker, hükümeti devirmek için darbe girişiminde bulundu. Halkın ve hükümetin direnişiyle başarısız oldu, yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

C. Darbe ile ilgili bazı notlarımız.

2016:
1.Şimdi sıra, istihbaratı, bilgi ve belgeleriyle darbe girişimini planlayan üst akılı köşeye sıkıştırma zamanıdır.

2.Bazı emekli askerlerin söylemleri İttihatçıları hatırlatıyor ve öngörülerinin de ne kadar kıt olduğunu da gösteriyor. Sadece bir kızgınlıkla söylenmiş sözler gibi. Ya bunlar karar merciinde olsalardı. Mazallah!  

"HDP ye bakanlık verilebilir" (17 May 2021), "Onları iktidardan indirin bakın biz onları nasıl yargılıyoruz" diyen başsavcılar var (14.09.2018), "Genelkurmay’daki bu yüzde 10’luk yapı, darbe yapabilir mi? "Ben buna güler geçerim". (23 Mart 2016)!


2018:
4.İnsanımız (bürokrat, siyasetçi, tüccar, yargıç, asker, çiftçi, öğrenci vb) eyyamcılığı terk edip, üretime yöneldikçe Ülke hızla kalkınacak, darbelere fırsat doğmayacaktır.

2019:
5.Kendi işi olmayan işleri, birilerinin yapmaya kalkışmasıdır 27 Mayıs. Bu sebeple sonuçları da acı olmuştur. Asker askerliğini, siyasetçi siyasetini, hülasa herkes kendi işini yapmalı ve bunu en iyi bir şekilde yapma gayreti içinde olmalıdır.

6.Türkiye'de 15 temmuz 2016 darbe girişiminin önlenmesi Bolivya'ya da örnek olmuş! Batının (ABD) darbe politikaları ters tepiyor gibi. Ülkeler bilinçlendikçe Batı'nın kandırmaca (fitne-fesat) politikaları da sökmeyecektir.

2021:
7.Yiğit bir Hacer ana, Diyarbakır HDP il binasına varıp evladını PKK nın elinden kurtarmış, Diyarbakır anneleri de aynı yerde nöbette iken, Ordu'dan emekli birileri, HDP ye bakanlık verileceğini nasıl dillendirir? İktidara gelmek için her şey mübah, yaklaşımı mı bu! Ya sonrası!

2022:
8.Burkino Faso da darbe girişiminde Fransa'nın adı geçiyor. Sömürge bitince darbe!

2023:
9.İttihatçılar Devleti askeri eksene çektiler, devletin ekseni tekrar adalet olmalıdır! Asker; askerlik işiyle uğraşmalı, siyasetten uzak durmalıdır. Kimse ABD ve batının fitnelerine alet olmamalıdır! Ülke olarak güçlü olmak zorundayız!

10.ABD yardım kozunu kullanarak, çeşitli yaptırım konularıyla tehdit ederek, darbe vb şekillerde ülkeleri zorla kendi tarafına mı çekiyor?

2024:
11.İttihatçıların ASKERİ eksene çektiği Devlet, tekrar ADALET eksenine çekilmelidir. Teğmenler dahil, rütbesi ne olursa olsun her asker ve herkes, kendi asli işiyle uğraşmalı ve işini geliştirmek için çalışmalıdır!

12.Darbeciler her zaman ağa babalarının döşediği raydan gittiler! Ağa babaları darbecileri koruyor/şemsiye oluyorlar. Bunlardan öne çıkan iki ülke; ABD ve Almanya'dır. Batı Türkiye'nin dostu değildir! Hiç de olmamıştır!

13.ABD elçisi Jeff Flake'in 15 temmuz 2016 ile ilgili açıklamaları samimiyetten uzaktır! Adete toplumun aklıyla dalga geçmektedir. Haber kanallarının bunu ballandırarak vermelerini doğru bulmuyorum, kale alınacak bir yönü yoktur! ABD Türkiye'nin dostu değildir!

14.ABD destekli 15 temmuz 2016 başarısız darbe girişiminden sonra, muhalefeti bir masa etrafında bir araya getirerek, güdümlü yönetim oluşturmak isteyen Biden, artık aday değil, hatta Biden'li ABD yönetimi SOS veriyor!

15.O teğmenler hakkında gereği yapılmalıdır! Darbe çağrışımı yapan hiçbir şeye müsamaha gösterilmemelidir! Herkes işiyle uğraşmalı, işinde başarı ve ürünleriyle gündeme gelmelidirler. Ülkenin ekseni asker değil ADALET olmalıdır.

2025:
16.27 Nisan 2007'de Genel Kurmayca verilen e-muhtıra demokrasi tarihinde kara bir lekedir, hükümet 28 Nisan'da cesur bir karşılık vermiştir. Vesayetçi tüm askeri ve sivil darbeleri unutmamak ve tedbir almak gerekir.

17.Ülkemizin yakaladığı kalkınma hamlesini, artık darbeler ile engelleyemeyen Batı, bunu ALGI MUHALEFETİ ile engellemeyi denemektedir. İstihbarat ve tedbir gerek!
...

*Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.
1.Darbe! Niçin Yapılmak İstenir? Nasıl Önlenir? 220716*
2.Darbeyi Önleyen Halkın Mesajları 090816
3.104 Emekli, Bildiri ve Analizi 050421
4.ABD ve Batı’nın Emelleri! 250521
5.İttihatçılar (İTC, İTF) 121221
6.Osmanlıda ve Türkiye Cumhuriyetinde Anayasalar 291221
7.Osmanlı İmparatorluğunda Seçimler ve Meclisler 290821
8.İstihbarat! 090822
9.Toplum, halk, millet 011222
10.ABD ve Batı 111023




25 Nisan 2025 Cuma

ÜLKEMİZİN BAZI TEMEL PROBLEMLERİ 250425:

Türkiye kalkınmanın kulvarına girmiş ve epeyce yol almış iken, kalkınmanın tamamlanmaması için, geçmişte olduğu gibi yine birileri ve/veya bir takım görünmeyen eller devreye girmektedir. 

Geçmişteki kalkınma hamleleri; kimi zaman kalkınma yolunda ilerleme sağlanan sektörler/alanlar sekteye uğratılarak, kimi zaman girişimciler engellenerek, kimi zaman itibarsızlaştırılarak, kimiz zaman ticaret yasağı getirilerek, kimi zaman kaos ve anarşi ortamları oluşturularak, kimi zaman darbe yapılarak engellenmiştir. 

Bu engellemelere zemin oluşturmak için önce YALAN ve ALGILARA başvurulmakta akabinde ise fırsat bulunan her uygun ortam kaosa çevrilmek istenilmektedir. 

Şimdilerde de aynı yöntemler denenmektedir.

Peki ne yapmak gerekir

Devlet, kurumlar, halk ve vatandaşların bu durumların da farkında olmalıdır. 

Dünya siyaseti iyi izlenmeli, istihbarat, bilgi sahibi olma, ona göre tedbirler alma, yozlaşma hastalığına kapılmadan ilk günkü gibi işini şevkle yapma önceliklenmelidir. 

Kurum ve sistemde aksayan veya hastalıklı alanlar tedavi edilmelidir. 

Birlik şuuru ile hareket edilmeli, algı ve yalanlara, fısıltı haberlerine itibar edilmemelidir. 

İstihbarat yoluyla etki ajanlığı alanlarının oluşması engellenmelidir. 

Doğru haber kanalları rehavete kapılmadan, sürekli yenilenerek üstlerine düşeni yapmalıdırlar. 

Bazıları kamuoyunda da gündem olan ve dikkatimizi çeken, tekrar eden ve önemli gördüğümüz konulardan bazılarına dikkat çekmek isteriz:

1.Yalan! Algı! Dezenformasyon! Tarihte okuduk! Yalan haberler fısıltı gazetesi denen söylenti yoluyla çok çabuk yayılmakta algılar gerçeğin önüne geçebilmekte, pek çok hizmet ve başarıyı gölgeleyebilmektedir. 

Bu gölgeleme olduğu sürece, ne yapılırsa yapılsın bırak takdir etmeyi ağzıyla kuş tutanlar dahi eleştirilmektedir. 

Yalan ve algının gerçeğin önüne geçmesi üzüntü vericidir ve zarar vericidir. 

Özellikle yalan ve algı siyaseti boşa düşürülmelidir. 

Aksi takdirde ülke hatta İmparatorlukların felaketiyle sonuçlanabilmektedir. 

Yalan, algı ve dezenformasyonla etkili olarak mücadele edilmelidir. 

Bu mücadele yöntemlerinden bazıları; sağlıklı haber kanallarının oluşturulması, üretmektir, başarıya başarı katmaktır, özellikle belli merkezlerden yayılan yalan haberleri önleyecek istihbarat ve buna göre tedbirler almaktır!

2.Cezasızlık algısı! Yapanın yanına kalıyor algısı! Bu algılar, yasaların mutlak suretle uygulanması, cezalara indirim veya af getirileceği beklentisinin yıkılması, yani infaz ve uygulamanın tam yapılması ile  yok edilebilir.

3.Tedbirsizlik! Gelişmiş ülkelerde olmayan kazaların çokça olması! Tabii ki bunun sebebi yasal bir düzenleme varsa bunlara uyulmaması ve/veya tedbirsizliktir! 

Tedbir almayıp "nasılsa bir şey olmaz, bize bir şey olmaz" söylem ve düşünceleriyle hareket edip, bir kaza olduğunda da "ya böyle olacağını düşünmemiştik", "daha önce hiç olmamıştı" gibi tamamen boş bahane ve söylemler çare değildir

Çare olan; yasalara uyulması, yasaların uygulanması ve tedbirsiz iş yapmayacak bir zihniyetin oluşturulmasıdır.

4.Uzun Dava Süreçleri! Mahkemelerde dava süreçlerinin çok uzun sürmesi! Süre uzadıkça dosyalar kabarmakta, savcı ve/veya hakim değişmekte, süreçler tekrar yaşanmaktadır. 

Adaletin gecikmeden tesis edilmesi için tedbirler alınmalıdır. 

Davaları azaltacak ve davaların kısa sürede adil bir şekilde karara bağlanması için tedbirler alınmalıdır. 

Belki de bu tedbirlerden biri de "adalet şurası" yapıp esaslı bir "yargı reformu" yapılmasıdır.

5.Vergi Adaletsizliği! Tüketim ile gelir beyanı arasındaki muazzam orantısızlık çok açık olduğu halde, vergi denetimleri ve uygulamaları ile bu konular yeterince ortaya çıkmamakta vergi olarak kamuya dönmemektedir. 

Bu orantısızlık mali denetim tarafından dikkate alınmalıdır. Ticari işletmelerde "biri gerçek biri resmi iki adet muhasebe sistemi işliyor" konusu olgu ise gereği yapılmalı, algı ise bu algı kırılmalıdır. 

Vergi reformu bir ihtiyaçtır. 

Bu reform yaygın ve gönüllü ödemeyi teşvik edecek düşük vergi oranları, vergi mükellefi ile birlikte muhasebecisinin müteselsilen sorumlu tutulması, risk analizi bazlı denetim gibi konuları da içermelidir. 

6.Liyakatsizlik! Liyakati olmayan kişilerin belli görevlilere seçilmesi veya atanması! Bunda seçenin ve atayanlar kadar, seçilenin ve atananın da vebali vardır! O halde çeşitli görev ve vazifelere talip olanlar ehliyetlerine göre talepte bulunmalı, bu talepleri değerlendirenler de bu hususu gözetmelidirler. 

Liyakat denince genelde bürokrasi akla gelse de siyaset ve her alanda söz konusudur. Sicillerinde hiç bir başarı olmayan kişilere bürokrasi, siyaset vb hiç bir alanda prim verilmemelidir. 

Bu kişiler de kendilerine beş on beden büyük elbise giymeye kalkmamalıdırlar. Yapamayacakları makamlara talip olmamalıdırlar. Önce olumlu yaptıkları işlerle kendilerini ispatlamalıdırlar.

Liyakatsizliklerini lobi faaliyetleri, sloganlarla vb bir şekilde kapatma, çeşitli kavram veya sloganları kendine kalkan yapma çabası güdenlere itibar edilmemelidir.

7.Gizli işsizlik! Maalesef çalışıyorum veya işe gidiyorum deyip çalıştığı kurum veya şirkete hiçbir katkısı olmayan sadece maliyet yükleyen kişiler az değildir. 

Bunlar mutlaka üretken hale getirilmelidir. 

Bunun için kişilerin vicdani muhasebe ve denetim yapmalarını sağlayacak farkındalık eğitimleri yapılabileceği gibi performans esaslı ücret verme gibi konular da düşünülmelidir.

8.Verimsizlik! Verimlilik konusu imalat, sanayi, tarım, bürokrasi (askeri, yargı, sivil), siyaset, gibi hayatın her alanında hayatımıza girmelidir. 

Şayet bir fabrika ise üretmek yetmez, sürdürülebilir olması için; üretim verimli mi, verimsiz mi ona bakmak gerekir. Siyaset te öyledir. 

Bürokrasi ise yapılan işler, vizyona ve çıktısına, tarım ise harcanan ile elde edilen ürüne, keza hayvancılık, keza sulama yatırımları her alanda maliyet fayda analizi mutlaka yapılmalıdır. 

Bunun için ölçülemeyenleri de ölçülebilir hale getirerek maliyet çıktı hesabı mutlaka yapılmalı ve verimliliği arttıracak adımlar atılmalıdır.

9.Ahlaki Yozlaşma! Maalesef eğitimsizlikten veya sorumsuzluktan veya yozlaşmadan veya şımarıklıktan veya şükürsüzlükten veya hasetten veya kıskançlıktan veya hırstan veya kibirden veya tamahtan veya bilmediğimiz bir şeyden kaynaklanan bir ahlak zafiyeti var! 

Bu zafiyet bireysel, aile, toplumsal, ticari, eğitim, siyasal vb hemen hemen her alanda bir şekilde tezahür ediyor. Ahlaki yozlaşma israfı, sorumsuzluğu, farkındasızlığı kısaca her alanda yozlaşmayı getirmektedir! 

Misal enflasyonist ortamı körükleyerek bundan rant elde etme çabasında olmak, keyfi zam yapmak, stokçuluk, fırsatçılık ticari ahlak zafiyetidir.

Keza Batının aparatı olan veya batının aparatlarının hamiliğini yapan siyasi partilerin veya siyasetçilerin ortaya çıkması yozlaşmanın işaretidir.

Her şeyden şikayetlenme ve şikayet döngüsü ahlaki yozlaşma belirtisidir.

Tekeri çevirmediği halde çeviriyormuş gibi yapmak üretmediği halde üretiyormuş gibi yapmak ahlaki yozlaşmanın tezahürüdür.

Ahlaki değerlerin tesisi aile, okul, çevre alanlarında ve bireysel anlamda ihmal edilmemelidir.

10.Öz güvensizlik! Yıllarca toplumun özgüveni; "biz yapamayız", "biz üretemeyiz", "biz başaramayız", "bizden bir şey olmaz" gibi algılar ile törpülenmiştir.
 
Oysa bir şey icat etmek, yapmak, üretmek, başarmak ve bir şey olmak kimsenin, hiçbir ülkenin, hiçbir devletin tekelinde değildir. 

Bir şey icat edenler, yapanlar, başaranlar, bir şey olanlar; çalışanlardır, çabalayanlardır, gayret gösterenlerdir. 

O halde ihtiyacımız olan her türlü akıl ve beden tembelliğini terk edip çalışmak, gayret etmek, çabalamaktır. Elde edilecek başarılar öz güveni yeniden getirecektir. Tarihi misyonu tekrar kazandıracaktır. 

Bütün bu olumsuzluklar maddi ve manevi kalkınma ile aşılacaktır. Kalkınma bu tür olumsuzlukları tümden yok etmese dahi minimuma indirecektir.

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1.Terk edilmeli! 120225
2.Zamlara "Standart Oran" Önerisi! 170125
3.Sessiz Reformlar ve İtibarsızlaştırma Söylemleri 140824
4.Tasarruf tedbirleri 180524
5.SADELİK 031223
6.Fitnecilik, Fesatçılık, Psikolojik Harp! 090923
7.Çünkü KALKINMA gibi bir beklentimiz var 240723
8.Ahlâk 120723
9.Avrupa Birliği (AB)! 210423
10.Sanayide üretimleri engellenenler! 170323
11.Çözüm, çözüm odaklı olmak 131122
12.Adalet 041122
13.Kalkınma-II 271022
14.Liyakat (yine, yeniden, her zaman) 181022
15.Üretim! Üretim! Üretim! 061022
16.İstihbarat! 090822
17.Ekonomide zam terörü 020422
18.Değerlere yabancılaşma, yabancılaştırma! 110322
19.“Efendim Yukarısı İstemiyor! (mu?)” 250222
20.Zihinsel Dönüşüm 280122
21.Vergi reformu 271221
22.Verimlilik 231221
23.Kurum ve Liyakat (Yükselme, Duraklama, Gerileme) 121021
24.Yönlendirme ve Algılara Dikkat! 051021






10 Kasım 2024 Pazar

KATKI 101124:

Hayata olumlu bir katkımız olsun diye, "katkı" ile ilgi bazı notlarımız, gözlem, tespit ve önerilerimizi bu yazımıza konu ettik. Yazıda "katkı"  kelimesini "bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma; yardım, pay" anlamında kullandık. Olumlu yöndeki tüm çabalar ile olumsuz olan hal tavır ve davranışları önleyecek çabaları da kastettik. Toplum olarak genelde şikayet eden ama, çözüme katkı sunmaktan imtina eden bir toplumuz! Bunu tersine çevirmek herkesin yararınadır. Bunun için de "katkı" sunmak istedik.

2024:
1.İnsanlık ve savaş suçu işleyen İsrail'e karşı Güney Afrika Cumhuriyetinin cesur ve onurlu çıkışını takdir ediyorum. Desteklenmelidir, katkı verilmelidir, insanlık ve savaş suçu işleyenler mutlaka cezalarını çekmelidirler.

2.Olaylara; makro açıdan analitik yaklaşarak, araçtan çöp atmayarak, piknik yerlerini çöpe boğmayarak, çöpleri çöp kutusuna atarak, kalkınma yönünde; çalışarak, maddi, manevi, fikri vb her alanda üreterek, hoşgörü yanında nezaketi koruyarak, Ülkeye Bir Katkım Olsun.

3.Olumlu olmak, olumlu düşünmek ve olumlu bakış açısının, insana katkı sağladığını, kendisini ve çevresini pozitif kıldığını, insanın kalkınmasını, gelişmesini ve ilerlemesini sağladığını unutmayalım.

4.Çalışan, üreten, çabalayan, eser ortaya koyanlara bir kulp bulanlar; lütfen siz de bir şeyler üretin, bir çabanız, bir faydanız, kalkınmaya olumlu bir katkınız olsun.

5.Çevrenizdeki olaylara; yapıcı ve çözüme katkı sunan tepkiler verin. Çevrenizdeki olumlu olaylara destek tepkileri verin. Böylece olumlu davranışlar ve olumsuz davranışlardan fazla olsun.

6.Belediyeler; güvenli, kaliteli ve konforlu toplu taşımacılığa öncelik vermelidirler. Bu tercih trafik ve park problemine de katkı sağlar. Ancak maalesef normal zamanda arıza veren, kaza yapan, yanan; yağmurda ilk aksayan toplu taşıma araçları olmaktadır.

2023:
7.İnsan muhasebesini yapmalıdır; işgal ettiği her koltuk ve her makama veya taşıdığı her unvan ya da etikete KATKI mı sunuyor, yoksa MALİYET mi yüklüyor? Katkı sunmalıdır.

8.Mazlumun yanında, zalimin karşısındayız! Orantısız savaşa hayır! Savaşa değil çözüme katkı sunmak gerekir!

9.Hal, tavır, söylem, eylem ve davranışlarımız; Ülkeye, topluma, dünyaya, insanlığa "bir KATKI sunsun".

10.Rabbim, çalışan, üreten ve kalkınmaya katkı sunanların yâr ve yardımcısı olsun, yalan, algı ve mandacı zihniyete fırsat vermesin!

11.Ülke akademisyenlerden; keşif, icat, katkı bekler! "2022'de akademisyen sayısı:184.702. Bunların 32.185'i profesör, 20.144'ü doçent, 41.484'ü doktor öğretim üyesi, 38.392'si öğretim görevlisi, 52.497'si araştırma görevlisi olarak çalışıyor." (Kynk:YÖK).

12.Ülkeye, Ülkenin sağladığı imkanlar ile edindiği zihni ve maddi sermayeyi alarak Ülkeyi terk edenler değil, çalışarak üreterek Ülkeyi güzelleştirme çabasında olan beyinler lazım. Zira onların gayreti kalkınmaya gelişmeye refaha katkı sağlar, terk edenlerin değil!

13.Suriye iç savaşında çokça eleştirdiğim Türkiye'nin TV'lerini Gazze konusunda tebrik etmem gerekir, gerçeklerin ortaya çıkasında katkıları vardır.

14.İş hayatında; çalışmak, üretmek, katkı sunmak, ortaya ürün çıkarmak amaç olmalı, istihdam olmak, bir iş, şirket sahibi olmak, bir etiket almak vb... ise araç olmalıdır!

15.İş sahibi olan herkes, "ben, bu gün ne ürettim, ne katkı sundum, ne fayda sağladım, kazancımı hakkettim mi?" gibi soruları kendisine sormalı ve cevaplar olumsuz ise olumluya çevirmeye bakmalıdır!

Misal; üretmeyen iş sahipleri, gizli işsizler, çalıştıkları (!), yönettikleri (!), kuruma katkı değil sadece maliyet yüklerler,

İşe gidip, bir işin ucundan tutar gibi yapıp hiç iş üretmeyenlerin katkıları sıfırdır, aslında gerçek manada hak edişleri de sıfırdır!

16.Maalesef deprem felaketinde de; katkı sunmayanlar, yalan söyleyenler, algı oluşturanlar, ihmali olanlar, suçlular da aynı şeyi yapıyorlar, yani sadece suçluyorlar!

17.Özlemimdir; "kalkınmış insan", "kalkınmış toplum", "kalkınmış devlet" ve buna herkes katkı sunabilir, sunmalıdır da!

18.İnsan öncelikle kendisini, kendi varlığına katkıda bulunan şeyleri sever.

19.Din sadece akıl ve zihin ile anlaşılmaz. Onun anlaşılmasında kalbin de büyük katkısı ve payı vardır (İhya).

20.Sivas'ta iki üniversite bulunmaktadır; Cumhuriyet Üniversitesi ile Bilim ve Teknoloji Üniversitesi. Özellikle saha çalışmaları ile ülkeye ve Sivas'a katkı sunmaları beklenir.

21.Maddi ve manevi kalkınmayı tamamladığımızda, emperyalistlerin, ABD'nin, Batı'nın bu tür oyunları artık işlemeyecek, terör örgütleri de kalmayacak herkes aklıselim dairesinde işiyle uğraşacak kalkınma ve refaha katkı sağlayacaktır.

22.AB’nin oyalayıcı tutumunun ülkenin kalkınmasına olumlu ve tetikleyici katkısı olmasını dilerim.

23."Mülteci istemiyoruz!" diye bağıran bu konuda Akdeniz'i mezarlık haline sokan AB ülkelerinin de katkı sunmaları beklenir!

24.Ülkeye hiç bir katkısı olmayacağı çok açık olan insanları, sürekli gündemde tutan ve alternatif gibi sunan güçlere, "her halde dalga geçiyorlar" diyerek kızıyorum! Ama bu dayatmaya inanan kitleyi görünce de üzülüyorum!

25.40 yıldır devam eden terörün bitirilmesinde önemli katkısı olan İHA SİHA"lar ile JÖH ve PÖH'ün bağlı olduğu kurumların hedef seçilmesi manidardır!

26.Altılı muhalefetin yapmak istediği, 2018 de yaptığının aynısı! Yani plan ve proje vb ile yarışarak değil de, rakibine kaybettirerek kazanmak derdinde! Bu tavır doğru değil! Ülkeye ve topluma bir katkısı olmaz! Doğrusu aday, proje, programla, yapacaklarınla yarışmaktır!

27.Hazırlık (proje) olmayınca kimin aday olduğu da çok önemli değil, çünkü önce sağlam temel lazım. Kaldı ki, kazansalar dahi, korkarım sadece sermayeden yiyecekler, ülkeyi kalkındıracak refaha götürecek katkı sunacak çabaları görülmeyecek! Aynı bazı belediyeleri gibi!

28.Muhalefet proje üretemiyor, çoğu zaman toplumun değerleriyle çatışıyor, kalkınmaya katkı sağlayacak ciddi bir çıkışları olmuyor, vizyon yok. Böyle giderse belki iflas! hatta konkordato! Olabilir!

29.Kendi çabası, gayreti, vizyonu, liyakati ile değil de, rakibinin bir şekilde devreden çıkması ile ipi göğüsleyen, yarışı başarılı bir şekilde kazanmış sayılmaz, kazansa dahi kalkınmaya bir katkısı olmaz. İnanarak, proje üretmek, çalışmak, yorulmak gerek.

30.Sürekli algı oluşturmak ve bunun gerçek olmadığı ilgililerce ispatlanınca, yeni algılarla bunu sürekli tekrarlamak, siyaset yapmak değildir, doğru da değildir! Bezdiricidir! Algıların kimsenin refah artışına da bir katkısı yoktur!

31.Dün aynı kapı aparatı için üç ayrı satıcının verdiği fiyatlar; 75 tl, 30 tl ve 150 tl. Bu kadar fark olmaz, fiyatlarda keyfilik devam ediyor! Piyasa istikrarı için satıcılar da katkı sunmalı! Kimse kendi ayağına sıkmamalı!

32.Piyasanın istikrara kavuşmasına katkısı olan ticaret erbabına ödül, plaket ve yatırım, vergi ve işlemlerinde kolaylıklar getirilerek vb şekillerde teşvik edilmesi piyasayı düzeltici ve istikrarı sağlayıcı etkiler sağlayacaktır.

33.Ülkeye pek çok eser kazandıran ilmi siyaset dehası Sultan Abdülhamid'i kim sevmez? Biz üretenleri, ülkeye katkı sunanları severiz.

2022:
34.İlk milli firkateyn suya indi. Katkısı olan herkesten Allah razı olsun. Bu güne kadar niçin üretilmedi? Oysa ürettikçe kalkınırız.

35.Ülke kalkınırsa, bu gün gündem olan ve topluma katkı sağlamayan pek çok konu (slogan, dizi, film, parti, STK, vb) kendiliğinden ortadan kalkacaktır. O halde geliniz gayretimiz, maddi ve manevi alanda kalkınmayı tamamlamak yönünde olsun.

36.İyi bir eğitim alan çocuk hayatı boyunca topluma faydalı, katkı sağlayan, yük bindirmeyen ve kalkınmayı sağlayan bir fert olurken, eğitilmeyen veya iyi eğitilmeden yetiştirilen çocuğun ise hayat boyunca topluma yük bindiren, zarar veren bir fert olma ihtimali yüksektir.

37.Kafkas cumhuriyetleri kendi aralarındaki sosyal, ekonomik ve kültürel ilişkileri en ileri düzeye taşımalıdırlar. Tüm Kafkas kökenliler de bu ilişkilerin kurulmasını engelleyecek, kurulmuş ilişkileri zedeleyecek söylemlerden kaçınmalıdırlar. Tam aksine bu ilişkileri arttırmaya katkı sunmalıdırlar.

38.Ev hanımları, ekonomiye, işe gidip iş üretmeyen veya gizli işsizlerden çok daha fazla katkı sağlıyorlar.

39.Ailede huzursuzluk söz konusu olduğunda eşler veya aile üyeleri tepki veya yaptırım yada ilgiyi başka şeylere yöneltme cinsinden bazı davranışlar sergilerler. Bu davranışlar huzura katkı sağlamadığı gibi huzursuzluğun artmasına da sebebiyet verir.

40.İnsanlar yapabileceklerini değil, yetki ve erki başkasında olan konuları, yani kendilerinin yapamayacakları konuları konuşuyorlar! Kalk bir ağaç dik! İki bitki yetiştir! İş üret! Bir katkı sun!

41.Her üretim, yatırım ve kalkınma hamlesine, muhalefet veya muhaliflik yapanların şunu anlaması lazım; Ülkenin birinci önceliği (maddi ve manevi olarak) kalkınmadır. Ona katkı verelim, herkesin yararınadır!

42.Sadece Cumhurbaşkanı ve bir kaç bakan değil, tüm bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar ve muhalefet ülkenin kalkınması için çalışmalı, üretmeli, katkı sunmalı! İktidar ve muhalefette de; eyyamcı, çalışmayan, ehil olmayan ve üretmeyenler ise liyakat ehli ile değiştirilmeli!

Topluma sadece maliyet yükleyen ve herhangi bir katkı sunmayan, hayatın her alanındaki (sanat, siyaset, bilim, akademi, spor, bürokrasi vb)   eyyamcı (günü gün eden, üretmeyen) insanlara prim verilmemesi, dolaylı da olsa kalkınmaya bir katkıdır.

43.Kurumlarda (kamu, özel, banka, KİT, İDT vb), "fonksiyonel olmayan", "yönetim kurulu üyelikleri" ve "üyeleri" gözden geçirilmelidir. Fonksiyonel olmayan, üyelikler lağvedilmelidir. Kuruma hiç bir katkısı olmayan, konu ile ilgili liyakati olmayan üyeler de üyeliklerden alınmalıdır.

44.Tüm ekonomi aktörleri (tacir, tüccar, üretici, tüketici vb), ekonomi ile ilgili tüm çevreler (bakan, bürokrat, akademisyen vb), enflasyonun düşürülmesi için çaba göstermeli ve çözüme katkı sunmalıdırlar!

45.İyi insan, suya sabuna dokunan ve adaleti tesis edenlerdir, hakkı gözetenlerdir, işini iyi yapanlardır, işleri iyi yaptıranlardır, ülkenin ve toplumun kalkınmasına katkı sağlayanlardır, işin bir ucundan tutanlardır.

46.Pek çok akademisyenin, ekonomistin paylaşımına bakıyorum, çözüm ve ülkenin önünü açacak bir öneri içermediği gibi, olumlu da değil! Klasik ezber tekrarı; faizi yükselt gibi! Oysa hepimizin derdi kalkınmayı tamamlamak için bir katkı sunmak olmalıdır!

47.Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, milli mücadelede önemli katkıları olmuş bir cemiyettir. Karar Defteri 1919 da tutulmaya başlanmıştır. İşgal aleyhinde mitingler düzenlemiş protestolar çekmişlerdir.

48.Gerçek tarihi bırakıp algı üzerinden, "dar anlamda paslaşma ve sataşmalar" topluma katkısı olmayan kısır bir döngüdür, mutlu körlüktür, “kendi çalar kendi oynar” cinsinden.

49.Kendisine, ailesine ve topluma katkısı sınırlı ve hatta sıfıra yakın olan insanların; ülkeyi, İslam'ı, insanlığı, dünyayı vb kurtarmaya dair fikir ve paylaşımları hayret verici! 

Oysa iktisat bilimi “Kişi Kalkınırsa Ülke Kalkınır” diyerek bu konuda uyarı yapmış!

50."Adıye Kültürü" isimli kitabımızın tanıtımını yapan KAFFED'e, çalışmayı yapan Yemuz Nevzat Tarakçı'ya, imza günü düzenleyen "Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı"na, "Şimali Kafkas Derneği"ne, okuyuculara, katkı sunan herkese çok teşekkür ediyorum. Kitabın faydalı olması ve yazacaklara vesile olması dileğiyle.

51.Biri bir şey yapsın da eleştireyim anlayışını terk et! Sen de bir şey üret, bir katkı sun.

52.Macron sen kendi ülkenle ilgilen, mesela; Fransızların refahını arttıracak projeler geliştir. Avrupa Birliğinin gelişmesine katkı sun. Savaş ekonomisine değil, barışa ve dünya ticaretini arttırmaya kafa yor.

53.Üniversitelerimizi iyileştirmeyi öneririm, böylece, biz talebe göndereceğimize dışarıdan binlerce talebe gelir. Zira Tanzimat'tan beri dışarıya talebe gönderiliyor ve kalkınmaya katkısı konusunda fayda/maliyet analizi yapılmalı!

54.Her bir şeyi bahane ederek, İslam'a ve Müslümanlara saldıran Ülkenin diğer insanları, siz neye inanıyorsunuz? Yanlış hedef seçiyor ve konuları saptırıyorsunuz! Şikayetiniz hangi işle ilgili ise ona yönelin, çözümüne bir katkı sunun!

55.Maalesef, bürokraside ve siyasetteki bazı insanlar, gündüz yanan lambalar gibidir. Topluma hiç bir katkı sağlamazlar sadece enerji(nizi) tüketirler. Şayet arıza var mı, işe yarar mı diye deneniyorsa süreyi kısa tutmak gerekir!

56.Türkiye, Pakistan ve Afganistan üçlü toplantısı, başta Afganistan olmak üzere bölgedeki barışı temin etmeye katkı sağlayacaktır. Çünkü BM etkisiz kalıyor.

57.Barış, kardeşlik ve dostlukların geliştirilmesi, insanlığın huzuruna katkı sağlar. Dürüst ve samimi yönetimlerle dünya barışının temini zor değildir. "Dünya Barış Günü."

58.Sosyal medyada bazı kıt akıllıların yapacağı en doğru şey "ya olumlu bir katkı sunmaları, ya da susmalarıdır." Aksi halde zarar veriyorlar.

2021:
59.İşimizi en iyi şekilde yaparsak kalkınmaya katkı sağlamış oluruz.

60.Coğrafi keşiflerde bulunan ülkeler keşfettikleri yerlere insanlık adına bir katkıları olmamıştır. Tam aksine keşfettikleri topraklar üzerinde yaşayan insanlara huzursuzluk ve zulüm götürmüşler, yağmalamışlar, altınlarını almışlar, insanları katletmişler ve köleleştirmişlerdir.

61.Muhalefet proje üretmiyor! Toplumun değerleriyle çatışıyor, kalkınmaya katkı sağlayacak ciddi bir çıkışları yok, vizyon geniş değil!

62.Hayatımızdaki boş işleri, boş konuşmaları terk edelim! Zira bize, hiç kimseye ve hiç bir şeye bir katkısı yoktur!

63.Sadece şikayet etme, katkı sun! Hayatını ona, buna, devlete, yöneticilere, kurumlara, amire, memura, eşe, dosta, komşuya, çocuğa, ebeveyne vb kızmakla geçirenler; bırakın bunları, şikayetlerinizi bitirmek istiyorsanız bir işin ucundan tutun, mesela iyi bir çocuk yetiştirmeye bakın, iyi bir insan olmaya bakın!

64.İşe giden herkes; mesainin kaç saatini işle uğraşarak geçirdim? Bunun çıktısı ne oldu? Ne ürettim? Benim işe gelmemin üretme bir katkısı var mı? Yoksa sadece maliyet mi yüklüyorum? Gibi soruları kendisine sormalıdır.

65.Piyasadaki olumlu gelişmelere rağmen, haberlerde veya tartışma programlarında (çoğu ekonomist) negatif yorum yapanların, bu tavırlarını ahlâki, etik bulmuyorum! Söylediklerinin vebali var! Piyasa bozucu etkisi var! Susmak veya katkı sunmak varken!

66.Merhum Necmettin Erbakan, dönemdaşlarına göre çok daha fazla bilgi, proje yüklüydü. Maalesef onun üretim faaliyetleri de, ülkede yerli üretimi her zaman engelleyen ama görünmeyen lobilerce, laiklik bahane edilerek engellendi. Yine de yerli üretime çok katkısı oldu, Rabbim rahmet eylesin.

67.Bazı paylaşımlar sürekli başkalarına endeksli, kendisinden bir katkı yok. Tıpkı, hiç vergi ödemeden tümünü yansıtan tüccar gibi.

68.İş hayatında; ne kadar rahat olduğu, ne kadar az iş yaptığı vs gibi üretimsizliklerle değil, ne kadar iş, katkı, fayda sağladığıyla övünmeli insan.

Aldığını hak etmeli, hak etmediğini almamalı. Esasında alınan ve alınmaması gerekip alınan her bir ücretin, keza yapılan ve yapılması gerekip yapılmayan her bir işin sorumluluğu var! Sorumluluk ateşten gömlektir! Hesabı var! Vebali var!

2020:
69.Ben yine bir hatırlatma yapayım, siz, siz olun bir iş yapacağınız zaman önce Allah (cc)’a sonra kendinize güvenin, katkı sağlayan olursa ne ala!

70.Bir insana iyi diyebilmek için onun insanlara, insanlığa ve topluma olumlu katkısına ... bakmak gerekir.

71.Senelerce ülke kalkınmasına hiç bir katkısı olmayacak şekilcilikle uğraşıldı, ürünler hatta davranışlar sadece ya batıdan ithal edildi veya batı taklit edildi.

72.İlgili tüm taraflara tasarrufun, kaynağın üretime gitmesini sağlayacak bir model, yapı oluşturmaları içim çağrı yapıyorum: “Bu konuda ÜNİVERSİTELERİMİZ'İN (iktisat, ekonomi, yatırım, işletme vb fakülte ve bölümleri), İKTİSADİ STK'larının (TOBB ve üyeleri, KESK ve üyeleri gibi), DÜŞÜNCE KURULUŞLARI'nın da katkı sağlaması beklenir.”

73.Kalkınmaya katkı sunan, hizmetleri ile ön plana çıkan belediye başkanları tercihimdir.

74.Otuz yıldır çözülemeyen Karabağ sorunu çözülünce, Macron niye ortaya çıkmaya çalışıyor? Ayrıca Minsk grubu Karabağ konusunda şimdiye kadar ne yaptı, çözüme ne katkı sundu?

75.Üniversiteler daha fazla sahaya inmeli ve toplumun hayatına, gelişmesine, kalkınmasına daha fazla katkı sunmalıdırlar. Çok şey tekrar ve güncel olmayan teorik bilgiler veriliyor gibi. Durağan değil, araştırmacı ve dinamik üniversiteler kalkınmaya katkı sağlar.

2019:
76.Yapımcılar, senaristler, oyuncular vb yanı sıra, seyirciler ve izleyiciler de tv yapımları konusunda sorumlu davranmalı, maddi ve manevi kalkınmaya katkı sağlamalıdırlar.

2017:
77.Çevre ve ailelerin yapıcı katkı sunmaları evlilikleri kolaylaştıracaktır.

78.Fazladan alınan her evin, her dairenin betonlaşmaya katkı sağladığını unutmayın!

2016:
79.
Hızlı kalkınma ve gelişme için bırakabilme kültürünü yerleştirmeliyiz! STK başkanları, siyasiler vb. işgal ettikleri koltuklara artık bir katkı sunmuyorlar ise bırakabilmeli, usandırmamalı. Bıraka(bile)nlar ise bilgileriyle ağabeylik yapmalı, tecrübeleriyle katkı sunmalıdırlar.

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ 
blog adresindedir:

1.İŞ HAYATI, 200823
2.Analizler-III (kalkınma) 111221
3.Sağlıklı Aile Kampanyamız (Bir Sosyal Deney) 270520






İSLAMDA (KADINLARIN) MİRAS (HAKKI) 020626

Bu yazımızın amacı İslam'da miras paylaşımının önemine, özellikle kadınların ve kızların miras haklarının olduğuna ve bunlara riayet ed...