Yozlaşma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yozlaşma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2026 Cumartesi

YALAN! 240126

Dinimiz İslam'da büyük günahlardan sayılan yalan, sözlükte 1. aldatmak ereğiyle ve gerçeğe aykırı olarak söylenen söz. 2. doğru, gerçek olmayan, uydurma, asılsız (söz, haber vb.) şeklinde tanımlanmıştır.(TDK).

Yalan; genelde herkesçe nefret edildiği söylenen şey olmasına rağmen, maalesef gündelik hayatta özellikle yozlaşma dönemlerinde sıkça karşılaşılan bir haldir.

Ülkelere baktığımızda, genellikle emperyalist ülkelerin tarihte ve halen yalana sıkça başvurdukları görülmektedir. Irak işgalinde ABD nükleer silah yalanına başvurmuş, soykırımcı İsrail 7 Ekim'de 40 bebeğin başı kesildi yalanına başvurmuştur. 

Tarih kitapları ise pek çok yalanı barındırmaktadır. 

Yalan; siyasette, özellikle muhalefette sıkça karşılaşılan bir şeydir.

Gerçeğe aykırı algı oluşturmak isteyen manipülatörler ve spekülatörlerce sıkça yalana başvurmaktadır.

Huzur bulmak isteyen yalanı tek etmelidir.

"Doğruluk iyiliğe, iyilikte cennete götürür. Yalan ise günahkarlığa, günahkarlık da cehenneme götürür" (Hadisi Şerif).

Şaka da olsa yalan söylemeyelim, yalan söylemek gaflettir.

"Bir kimse şaka niyetiyle de olsa yalanı bırakmadıkça iman etmiş olmaz." (Ahmed, İbnu 1729 Ebid-Dünya).

Esasında; 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"un 23.05.2007 günlü Resmi Gazetede, keza  yanlış, yalan, yanıltıcı enformasyonla mücadeleyi amaçlayan, 7418 sayılı "Basın Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" 18 Ekim 2022 günlü Resmi Gazetede yayınlandığını unutmamak gerekir. 

Yine TCK da yalan ile ilgili bazı cezai hükümler de düzenlenmiştir, bunlar; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (md 206)halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (md.217/A), fiyatları etkileme maksadıyla yalan haber (md 237), yalan tanıklık (md. 272)yalan yere yemin (md.275), savaşta yalan haber yayma (md 323) maddeleridir.
...

Aşağıda yalan ile ilgili olarak giriş mahiyetindeki uyarıcı notlarımıza, devamında ise son yıllarda alınan notlarımıza yer verilmiştir. Bu notlar hangi alanlarda, hangi konularda, hangi araçlarla ve kimler tarafından yalana başvurulduğu konusunda da fikir verecektir:

A.GİRİŞ NOTLARI:
-Yalan eleştiri değildir.
-Hasetten gıybet ve yalan doğar.
-Yalan söyleyip, karşısındakini yalancılıkla suçlamak çifte yalancılıktır.
-Yalan söyleyerek kurnazlık yapanlar sadece kendini aldatır.
-Yalanlar ve gerçek dışı algılar üzerinden yapılan yönlendirmelere kanılmamalıdır.
-Alış-verişte yalan kul hakkıdır.
-Münafıklar cimri, yalancı ve kibirlidirler (et-Tevbe 9/67; el-Münâfikūn 63/1, 5).
-Bir hadiste münafıklık alâmetleri yalan söylemek, sözünde durmamak ve emanete hıyanet etmek şeklinde özetlenmiştir (Buhârî, “Îmân”, 24; Müslim, “Îmân”, 107-108).
-"Kimde dört sıfat bulunursa o tam bir münafıktır. Bu sıfatlar; yalan söylemek, yerine getirmeyeceği sözü vermek, barıştıktan sonra intikam almak, kavga ederken sınır tanımamaktır." (Müttefekun aleyh). (İhya).
-"Yalan söylemek, münafıklık huylarından bir huydur." (Müttefekun aleyh). 
-"Yalancılıktan uzak durun. Çünkü o diğer günahlara da vesiledir. Ve bunların hepsinin yeri cehennemdir. (İhya).
-"Dilde yalan iki türlüdür. Birincisi gerçeği çarpıtmak, ikincisi ise diliyle söylediği gerçeği kalbiyle tasdik etmemektir. Bu ikinci yalan, aynı zamanda münafıklıktır."(İhya).
-Yalan (konuşmak, yemin, yere söz vermek) dilin afetlerindendir. (İhya).
-Yalancı, ahmak, cimri, korkak ile arkadaşlık edilmesi önerilmez.
-Konuştuklarımızı muhasebe edelim yalan konuşmayalım.
-Batı her zaman top yekûn yalan haber ve algılarla Dünya kamuoyunu yanıltma ve istediğini elde etme derdinde olmuştur.
-Ama artık dünya halkları İsrail, ABD ve Batının yalanlarına inanmıyor! 
-Yalan söyleyen uyarılmalıdır! (Emri bil maruf nehyi anil münker).
-Algı ve yalan Ülke, siyaset, toplum gündeminden çıkarılmalıdır!
-Darp, şiddet, taciz, teşhircilik, gayriahlaki davranışlar, yalan, iftira ve HIRSIZLIK gibi suçlara caydırıcı tedbirler gerekiyor!
-Tarih kitapları yalandan arındırılmalıdır.
-TV dizileri, yapımları; cerbezeyi, yalanı, hileyi vb olumsuzlukları sevimli göstermemelidir. 
-Hal ilmini, ilmihali bilen; yalan söylemez.
-Depremde çokça yalan paylaşım yapıldı. Bunun vebali var!
-Yalan, algı ve batı ağzıyla muhalefet ve siyaset yapılmamalıdır.
-Ülke manevi olarak kalkınınca yalan ve algı siyaseti itibar görmeyecektir.
-İnternet paketiniz bitti yalanı vb ile olmadık zamandaki aramalardan bıktık!
-Münafığın üç belirtisi vardır: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde yerine getirmez, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder” (Müslim, “Îmân”, 107-109).
-Kişinin onurunu aşındıran kötülüklerin başında yalan gelir. Kur'an ve hadislere göre yalan bir münafıklık alametidir.
-Fitne, fesat, algı, yalan, koğuculuk, iftira vb davranış sergileyenlerin; cehalet (itikat, ahlâk, vb) problemi vardır! İlimle tedavisi gerekir!
-Fitne, fesat, algı, yalan, dezenformasyon peşinde koşmak KIT AKILLILIKTIR!
-İsrail Filistin ve Gazze konusunda her zaman MANİPİLASYON, YANILTMA, YALAN VE dezenformasyona başvurmuştur.
-Sosyal medyadaki İsrail yalanları konusunda sesimiz yükselsin!
-TOGG Türkiye'de üretilmiyor yalanı trafiğe çıkınca çürütülmüştür.
-Türkiye-Çin İpek Demiryolu İpek Demiryolu yok yalanı canlı yayınla çürütülmüştür.
-Bir fikri müzâkere ederken karşındakine, 'Yalan söylüyorsun; sapmışsın.’ gibi kırıcı sözler söyleme. (İbnu Ebi Leyla ra)
-Yalan söyleyen insanın inandırıcılığı gider.
-Algı, yalan, bir suç işleyen Atatürk, Cumhuriyet, laiklik, çağdaşlık gibi kavramların arkasına sığınmamalıdır.

B. YALAN KONUSUNDA SON YILLARDAKİ NOTLARIMIZ: 

2025:
1.Sosyal medyada, fitne-fesat kokan başlıklar ve gerçek dışı algı paylaşımları gırla! Bunlar hakkında gereği lütfen!

Yoldan çıkmışlara itibar etmeyelim! Hucurat suresi 6'ıncı ayeti hatırlayalayım.

2.Yalan, algı ve fitne üretenlere itibar edilmemelidir!

İletişim Başkanı: "7 Ekim'den bu yana İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına dair 100'ün üzerinde kasıtlı yalan haberi ifşa ettik. Bu süreçte 5 farklı 'Filistin Özel Bülteni' yayımladık."

Trump yalan söylüyor! ABD destekli İsrail 20 bin Hamas askerini değil, 70 bin Filistinli bebek, çocuk, kadın, sivili öldürdü!

3.İmam hatiplilerin başarılı olması birilerini niçin rahatsız ediyor? Hiç kimse çeşitli yalanlarla İslam düşmanlığı yapmamalıdır! Yalan ve algı ile fitneye sebep olanlar hakkında adli ve idari işlem yapılmalıdır!

4.Kalkınma rejim değişikliği ile olmaz. Kalkınma, çalışma, gayret, üretim ile olur! Yalan söyleyen (ler) (tarih) utansın!

5.6 Şubat 2023 depreminin yıl dönümü vesilesiyle;
-ölenlere bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum.
-arama, kurtarma, imar işi yapanlardan Allah razı olsun.
-her türlü yalan, algı, dezenformasyon paylaşımı yapanları da Allah'a havale ediyorum.

6.Heybelerinde bir tek proje bile yok! Ama yalan, algı, iftira, tehdit, yolsuzluk usulsüzlük, hizmetsizlik, iş bilmezlik gibi olumsuzluklar...gırla! (ana muhalefet)

7.Yalan söylemek, gerçeği gizlemek, gerçek beyanda bulunmamak,...hepsi var! Bunların bir de harcamalarına bakın lütfen!

"Maliye’ye kendi verdikleri beyana göre, …Türkiye’deki kadın kuaförleri aylık ortalama 4 bin 729 TL para kazanıyor." (basın).

8.Yine algı, yine tehdit!
Rabbim;
-kimseyi yolsuzluk, hile vb ile bunların odağında olanları savunacak durumda bırakmasın!
-tüm liyakatsiz siyasetçileri siyaset sahnesinden bertaraf etsin!
-çalışkan proje üreten ülkeye hizmet eden liyakatlı siyasetçileri çoğaltsın! (amin).

9.İttihatçılardan beri sürdürülen yalan, algı siyaseti terk edilmelidir! 

10.Belediye seçimleri öncesi algı üretenler ile algıya kananlar, seçim sonrası tabii ki hizmetle tanışmadılar! Aksine yolsuzluk usulsüzlük rüşvet iddialarıyla muhatap oldular!

11.İşte yalan ve algı çalışmasına çok güzel bir örnek! Dün (24 Nisan 2025) X'te "Ankara'da işkence var, kadını soydular" gibi kıyameti kopardıkları kişi erkek çıktı!" (basın).

2024:
12.'ALLAH Rasûlü’ne nisbet edilen bir sözde şöyle denilmiştir: 

"Beş şey orucu bozar. Bunlar; yalan söylemek, gıybet etmek, koğuculuk yapmak, yalan yemin etmek ve şehvetle bakmaktır." '(ihya).

13.İnsan algı ve yalanı niçin tercih eder? Şaşırmamak mümkün değil! İnsanoğlu bir garip! İnsan bile bile kendine zarar da verir, kötülük de yaparmış!

14.Beş yıl sonra aynı taktik! Jakuzi yalanı! Taksim mitinginde manipüle edilmiş yalan sloganlar! Van olayı! Her alanda ciddi istihbarat ve dezenformasyonla mücadele edilmesi gerekiyor!

15.İsrailin işi gücü, algı ve yalan değilmidir!

16.Dezenformasyon, yalan, algı ve itibarsızlaştırma makbul muhalefet yapma şekli değildir, artık son bulmalıdır!

17.Netanyahu, İsrail'in yasaklı fosfor bombaları ve ABD menşeli bombalar ile REFAH'ta yaptığı katliam sonucu, daha önceki soykırım ve katliamlar sonucu yaptığına benzer algı, yalan ve manipülasyon yöntemlerine başvurdu!

18.Film önerisi :Çırağın Arayışı (2022)
Çalışmak, işini sevmek, işini iyi yapmak, başarı, dürüstlük, yalan söylememek vb!

19.Millet, sosyal karnesi "sıfır" olan bu tiplere prim verdiği sürece, bunlar milleti sömürmeye devam eder! 

Ki etiketi ne olursa olsun bunlarda; algı, yalan, sözünü tutmama, hizmet ve iş üretmeme, milletin parası ile keyf yapma, kalkınmaya takoz olma vb her türlü menfilik vardır!

2023:
20."Kişiye, yalan olarak, her duyduğunu anlatması yeter!"(Müslim, Mukaddime 5).

Dolayısıyla araştırmadan, bilmeden, özellikle şüpheli olan şeyleri SM'da paylaşmamak lazım! Şüphe varsa belirtmek lazım!

İnternette paylaşılan ayet numaralarını kontrol etmek lazım!

21.Eleştiri ve iftira farklıdır!
-iftira eleştiri değildir,
-yalan eleştiri değildir,
-kaos çağrısı eleştiri değildir,
-terör desteği eleştiri değildir,
-Ülkenin faydasına yapılan her iyi şeyi kötüleme eleştiri değildir,
eleştiri ötesidir suçtur, ceza gerektirir!

22.Emperyalist güçler ve onlara hizmet eden gafil sözcüleri, Ülkede algı ve yalan muhalefeti yürütüyorlar! Kendilerinin proje olmasından başka projeleri yok! Bomboşlar!

23.Nuri Killigil, Vecihi Hürkuş, Şakir Zümre, Nuri Demirağ vb üretimleri ve engelleyenleri gösteren bir MÜZE açılsın.

ÜRETİM DÜŞMANLARI sergilensin. Aynı akibetler yaşanmasın.

Yeni nesiller unutmasın her şeyi görsün. YALAN ve ALGIYA prim vermesin!

24.İŞ AHLAKI;
-işi savsaklamayı değil çözümü,
-iş yaparken muhatabın etiketine göre değil, işin gerektirdiği şekilde iş yapmayı,
-yalan ve oyalamalar değil, sözünde durarak vaktinde yapmayı,
-bildiği işi yapmayı,
-yapamayacağı taahhütlerin altına girmemeyi,
gerektirir!

25.Yalan: "İsrail 40 bebeğin başını kestiler ortaya yalanını attı, Biden dillendirdi! İntikam dediler!" 
Gerçek: "İsrail 700 den fazla çocuğu öldürdü! Tıs yok!"

26.El-Ehli Baptist Hastanesi'ne Mark 84 (MK-84) bombasını İsrail attığı halde (zira uzmanlara göre ABD yapımı ve İsrail'e onlarcasını yollamış ve ancak büyük uçaklarla atılabiliyor), Netanyahu ve Biden niçin yalan söyledi?

27.Batı'nın yalan siyaseti çöküyor!
İsrail ABD İngiltere gibi batılı liderlerin sonunu halkları getirecek!

28.Yalan söylüyorlar!
İsrail Filistinlilere karşı soykırım uyguladığı halde Filistinlileri saldırgan olduğunu söylüyorlar! İletişimin bu kadar şeffaf olduğu bir dönemde bunu yapanlar tarihte neler yapmamıştır?
Batının kirli-yalan yüzü!

29.ABD, İsrael, AB Ülkeleri, İngiltere gibi ülkelerin sosyal medyadaki yalanlarından bıktık! Bunlara alet olan batılı medyadan da!
Yalan haberler bu kadar kolay paylaşılamamalı!

30.Belediye başkanı dediğin, başkanlığın farkında olur, başkanın görev ve vazifelerini bilir ve gereğini yapar! Oysa, Zübük, Zübüklük, Algı, Yalan, Talan gırla!

31.Şu sıralar 5 kol üzerinden medya ve sosyal medya kullanılarak Ülke aleyhine tam bir PSİKOLOJİK HARP yürütülmektedir!

İlgili kurum kuruluşlar gereğini yapmalı ve vatandaşlar da YALAN ve ALGI paylaşım ve haberlerine itibar etmemelidir!

32.İsrail 70 yıldır aynı şeyi yapıyor, yani kan dökerek sınırlarını genişletiyor! ABD'nin yaptığı tam da iki yüzlülük! İsrail'i aklamak için söyledikleri de tam bir YALAN!

2022:

33.Munafıklığın tüm şartlarını (yalan, sözünde durmamak, emanete hıyanet) bi hakkın yerine getirenler;

Ya neyin şartlarını yerine getirdiklerini bilmiyorlar, ya da umursamıyorlar!

Oysa ikisinin de sonu hüsran!

34.Yanlış, yalan, yanıltıcı enformasyonla mücadeleyi amaçlayan, 7418 sayılı Kanun 18 Ekim 2022 günlü RG'de yayınlandı.

2021:
35.Şayet biri yalan söylüyorsa; sadece muhatabını değil kendisini de aldatıyor demektir. Yalanın/Aldatmanın/Hilenin sonu hüsrandır! Çare doğrularda ve doğruluktadır.

36.Yalan söyleyerek kurnazlık yapanlar, kendini akıllı zannetmesin! Akıllılar sadece yalan ve kurnazlığa tenezzül etmiyorlar. Bilin istedim. Durum aynen böyle!

37.Kızdığım bazı davranışlar;
-Algı oluşturmak,
-Yalan söylemek,
-Sözünde durmamak,
-Milletin aklıyla dalga geçmek,
-Üretmeden üretiyor gözükmek,
-Söylediğinin tersini yapmak,
-Halkın değerlerine saygısızlık,
-Özgüvensiz olmak,
-Aklından yararlanmamak,
-...

38.Fitne fesatçı, yalancı, algı oluşturan, toplumun inançlarıyla, değerleriyle dalga geçen, hiçbir şey üretmeyen, sadece eleştiren, fırsat bulunca toplumdan çalan, etiketi veya bir şeylerin arkasına sığınan, çağdaşlık edebiyatı yapan, topluma bir değer katmayanlar var!

2020:
39.Bu ülkede, muhalif siyasetçilerin sürekli yalan söylemeleri ve yalanla gündem olmaları ne kadar acı! Yalansız siyaset isteriz.

40.Bunları yapıp yapmadığımızı, ciddi olarak, kendimize soralım, yapıyor isek terk edelim ve güzel ahlakı tercih edelim.
- yalan söylüyor muyuz?
- dedi kodu yapıyor muyuz?
- koğuculuk yapıyor muyuz?
- gıybet yapıyor muyuz?

2019:
41.Yalanların dünyası, algı dünyası.
Kim bilir, BATI, kendi ve dünya kamuoyunu hangi yalan ve algılarıyla yanıltıyorlar!

42.Maalesef son yıllarda, neredeyse her yerde ve her konuda algı operasyonları hakim. Oluşturulan bu algı veya gerçek dışı söylemlerin, bir araya hiç gelmemesi gereken parti ve/veya gruplarca ağız birliği edilmişçesine, kullanmaları da dikkat çekici!

Kaldı ki, algı oluşturulacak konuda gerçek dışı haberlerin/malzemenin (resim, foto şu, bu vb) tek merkezden üretilip, muhtemel tüm muhaliflere!/paydaşlara! ulaştırıldığı ve bunların da, mal bulmuş mağribi gibi, şevkle sahiplendiğini söylemek mümkündür.

43.Sosyal medyadaki bilgi kirliliğini (yalan haber yapanları, inanmadığı halde sırf bağnazlığı yüzünden tekrar paylaşanları ve beğenenleri, bizi teyit orga mahkum edenleri) protesto ediyorum!

44.Bu aralar gündem olan konular; covid19 tedbirleri, covid19 tedbirlerine uymayanlar, maske takmayanlar, yalan (özellikle siyasette), hırsızlık (işyeri ve ev), ekonomi savaşları (faiz, kur), faiz baskısı ve artışı, siyasette ihraç ve istifalar.

2018:
45.Hemen hemen her alanda güveni zedeleme çabası çok yoğun, toplum olarak temkinli olunmalı. Münafıklara, fitnecilere, fesatlara prim verilmemeli. Yalan haberler, paylaşımlar, gırla. Lütfen her gördüğünüzü araştırmadan paylaşmayınız.

46.Enformatik cehalate dikkat..., olgu ve algıya dikkat.
"Kişiye, yalan olarak, her duyduğunu anlatması yeter!" (Müslim, Mukaddime 5)
Zira, sosyal medyadaki algı operasyonları, iyi insanları kötü, kötü insanları iyi gösterebilir.

2017:
47."Allah'ın bildiğini kuldan niye saklayayım" sözü külliyen yalan, çünkü kuldan sakladığı, ama Allah'ın bildiği o kadar şeyi var ki..!

2016:
48.İnsanoğlunun garipliklerindendir, kendine yalan söylemek; söylenene değil de, duymak istediğine inanmak!

2015:
49.Yalan Dünya işte, birde bakmışsın yokmuşsun... Tüm âhirete göçenlere Rabbim rahmet eylesin.

Rabbim, “İslam'a ve toplumun değerlerine saldıranlara, Ülkenin ve toplumun kalkınmasını istemeyenlere, yalancı, takiyeci, algıcı, samimiyetsiz, fitneci, fesat, münafık ve liyakatsizlere, hiç bir yetki, erk, güç ve fırsat vermesin!” (amin).

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilen ve ilgili diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir:
1.Analizler-IV (çevre, bilgi, şikayet, şükür, yalan, ipekyolu, erk, reform, obezite vb) 151221.
2.BIKTIK(LARIMIZ)! 220925
3.Bir İsrail yalanı; 07 Ekim 2023! 100825
4.İsrail'in Filistin/Gazze Suçları! 170725
5.ÜLKE'DEKİ BAZI TEMEL PROBLEMLER 250425
6.TV Yayınları-II: 180425
7.Terk edilmeli! 120225
8.TARTIŞMA ADABI 151024
9.Filistin'de İsrail Zulmü Hep Vardı! 160124
10.Fitnecilik, Fesatçılık, Psikolojik Harp! 090923
11.Ahlâk 120723
12.Münafık!(lık!)(lar!) (Nifak ehli!)110222








22 Eylül 2025 Pazartesi

BIKTIK(LARIMIZ)! 220925

Daha önce "gına geldi artık" (2017) başlıklı bir yazı yazmıştık. Maalesef daha önce bıkkınlık veren bazı şeyler aynen devam ettiği gibi, yenileri eklenmiştir.

Ülkedeki ana muhalefet açığından, kendi gündeminden ülke gündemine gelememesinden, daha seçim biter bitmez adayın kim olacağı tartışmalarından, algılardan, patinajlardan, çatışmalardan, belediyelerindeki yolsuzluk ve usulsüzlüklerden, liyakatin gözetilmemesinden bıktık!

Cumhurbaşkanının gayret ve çalışkanlığını görüp, yeterince gayret göstermeyen siyasi ve atanmışların gayretsizlik, üretimsizlik ve koltuk işgallerinden bıktık!

Magandalıklar ve şımarıklıklardan, daire, site, sokak, mahallelerdeki, trafikteki, düğün vb eğlencelerdeki ses kirliliğinden ve sair şekildeki taşkınlıklardan, drift yapan şımarık magandalardan bıktık.

Filistin ve Gazze konusunda duyarsızlıklardan, bu konuda boykotlu ürün ve markaları reklam eden, alan satan tüketen başta muhafazakar kişi ve kanallar olmak üzere sergilenen gafletten bıktık!

Besmelesiz, abdestsiz, namazsız Tv programları, yapım, dizi ve filmlerden, her hal ve şartta İslam'ı çağrıştıran İslami olan her şeye düşmanlık yapılmasından bıktık.

Tv ekranlarda yeteneği sınırlı veya liyakatsiz topçular ve popçuları görmekten bıktık.

Aynı hareket kendisine yapılsa idi küplere binecek iken, onu başkasına yapan empatisiz ve düşüncesiz insanlardan bıktık.

Çapsızlardan, görgüsüzlerden, nezaketsizlerden, magandalardan, zorbalardan, yalancılardan, iftiracılardan, aklını kullanmayanlardan, ilmini kullanmayanlardan, ilmini ahlakla süslemeyenlerden, korkaklardan, yüzsüzlerden, arsızlardan, hırsızlardan, katillerden, hak, hukuk, adalet tanımazlardan bıktık.

Padişahlık kötü diye Osmanlı İmparatorluğu hakkında demediğini bırakmayanların İngiliz kral veya kraliçelerini överek yere göğe sığdıramamalarından ve sürekli haberlere konu yapılmasından, İngiliz kraliyetinin gereksiz magazin haberlerinden, dün İngiliz elçisinin arabasına koşulanların fikir torunlarının bu gün medya ile gönüllü köleliklerini sürdürmelerinden bıktık!

Algı, yalan, pişkinlikten, bir suç işleyenin Atatürk, Cumhuriyet, laiklik, çağdaşlık gibi kavramların arkasına sığınmasından bıktık.

Telefon üzerinden yerli yersiz, zamanlı zamansız otomatik aramalardan, internet paketiniz bitti, internet aboneliğiniz bitti gibi yalanlardan, telefon dolandırıcılarından bıktık!

Soykırımcı İsrail ve destekçisi ABD, İngiltere ve bazı AB ülkelerinin ülkelerin yalanlarından, çifte standartlarından, bunlara gönüllü kölelik yapanlardan, bunlardan fonlananlardan bıktık!

X, meta ürünü Instagram ve Facebook'un soykırımcı İsrail'in bu yalanlara alet olmasından, soykırımcının yaptıklarını değil de soykırımcının yaptığı vahşetin paylaşılmasına kısıtlama getirmelerinden, Gazze'deki katliamları görmezden gelmelerinden bıktık!

Her alanda, siyasette, bürokraside herhangi bir başarısı olmayan seçilmiş ve atanmış liyakatsizlerin tekrar tekrar pazarlanmasından bıktık.

Ekranlardaki sabun köpüğü programlardan, kötülüğü yayan gündüz kuşağı programlarından, kalitesiz ve erdemsiz tüm programlardan bıktık.

Liyakatsizliklerden, yalanlardan, algılardan, teşhircilikten, hırsızlıklardan, pişkinliklerden, kurnazlıklardan, şımarıklıklardan, kibirlenenlerden,  ve her türlü erdemsizlik, ahlaksızlık ve yozlaşmışlıklardan bıktık!

Geliniz toplum olarak bunların hiç birine prim vermeyelim! 

Geliniz bunlardan ve benzer rahatsız eden durumlardan tamamen kurtulmak için anne, baba, aile ve toplum olarak en büyük çabayı ve gayreti; ahlaklı, merhametli, empati yapan, çalışkan, gayretli, imanlı çocuklar ve insanlar yetiştirmek için gösterelim! En büyük yatırımımızı bu yönde yapalım!

Konuya ilişkin aşağıdaki yazılarımız ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.
1.Gına Gelen Şeyler 240517
2.Muhalefet ve muhaliflik 151121
3.Değerler ekonomisi modeli! (öneridir) 071221
4.Ekonomide zam terörü 020422
5.Çözüm, çözüm odaklı olmak 131122
6.Gayret... Haydi!!! 071222
7.BOŞ! DOLU! 060623
8.Fitnecilik, Fesatçılık, Psikolojik Harp! 090923
9.Büyük Filistin Mitingi 281023
10.Artık 130424
11.TV Yayınları-II: 180425



25 Nisan 2025 Cuma

ÜLKEMİZİN BAZI TEMEL PROBLEMLERİ 250425:

Türkiye kalkınmanın kulvarına girmiş ve epeyce yol almış iken, kalkınmanın tamamlanmaması için, geçmişte olduğu gibi yine birileri ve/veya bir takım görünmeyen eller devreye girmektedir. 

Geçmişteki kalkınma hamleleri; kimi zaman kalkınma yolunda ilerleme sağlanan sektörler/alanlar sekteye uğratılarak, kimi zaman girişimciler engellenerek, kimi zaman itibarsızlaştırılarak, kimiz zaman ticaret yasağı getirilerek, kimi zaman kaos ve anarşi ortamları oluşturularak, kimi zaman darbe yapılarak engellenmiştir. 

Bu engellemelere zemin oluşturmak için önce YALAN ve ALGILARA başvurulmakta akabinde ise fırsat bulunan her uygun ortam kaosa çevrilmek istenilmektedir. 

Şimdilerde de aynı yöntemler denenmektedir.

Peki ne yapmak gerekir

Devlet, kurumlar, halk ve vatandaşların bu durumların da farkında olmalıdır. 

Dünya siyaseti iyi izlenmeli, istihbarat, bilgi sahibi olma, ona göre tedbirler alma, yozlaşma hastalığına kapılmadan ilk günkü gibi işini şevkle yapma önceliklenmelidir. 

Kurum ve sistemde aksayan veya hastalıklı alanlar tedavi edilmelidir. 

Birlik şuuru ile hareket edilmeli, algı ve yalanlara, fısıltı haberlerine itibar edilmemelidir. 

İstihbarat yoluyla etki ajanlığı alanlarının oluşması engellenmelidir. 

Doğru haber kanalları rehavete kapılmadan, sürekli yenilenerek üstlerine düşeni yapmalıdırlar. 

Bazıları kamuoyunda da gündem olan ve dikkatimizi çeken, tekrar eden ve önemli gördüğümüz konulardan bazılarına dikkat çekmek isteriz:

1.Yalan! Algı! Dezenformasyon! Tarihte okuduk! Yalan haberler fısıltı gazetesi denen söylenti yoluyla çok çabuk yayılmakta algılar gerçeğin önüne geçebilmekte, pek çok hizmet ve başarıyı gölgeleyebilmektedir. 

Bu gölgeleme olduğu sürece, ne yapılırsa yapılsın bırak takdir etmeyi ağzıyla kuş tutanlar dahi eleştirilmektedir. 

Yalan ve algının gerçeğin önüne geçmesi üzüntü vericidir ve zarar vericidir. 

Özellikle yalan ve algı siyaseti boşa düşürülmelidir. 

Aksi takdirde ülke hatta İmparatorlukların felaketiyle sonuçlanabilmektedir. 

Yalan, algı ve dezenformasyonla etkili olarak mücadele edilmelidir. 

Bu mücadele yöntemlerinden bazıları; sağlıklı haber kanallarının oluşturulması, üretmektir, başarıya başarı katmaktır, özellikle belli merkezlerden yayılan yalan haberleri önleyecek istihbarat ve buna göre tedbirler almaktır!

2.Cezasızlık algısı! Yapanın yanına kalıyor algısı! Bu algılar, yasaların mutlak suretle uygulanması, cezalara indirim veya af getirileceği beklentisinin yıkılması, yani infaz ve uygulamanın tam yapılması ile  yok edilebilir.

3.Tedbirsizlik! Gelişmiş ülkelerde olmayan kazaların çokça olması! Tabii ki bunun sebebi yasal bir düzenleme varsa bunlara uyulmaması ve/veya tedbirsizliktir! 

Tedbir almayıp "nasılsa bir şey olmaz, bize bir şey olmaz" söylem ve düşünceleriyle hareket edip, bir kaza olduğunda da "ya böyle olacağını düşünmemiştik", "daha önce hiç olmamıştı" gibi tamamen boş bahane ve söylemler çare değildir

Çare olan; yasalara uyulması, yasaların uygulanması ve tedbirsiz iş yapmayacak bir zihniyetin oluşturulmasıdır.

4.Uzun Dava Süreçleri! Mahkemelerde dava süreçlerinin çok uzun sürmesi! Süre uzadıkça dosyalar kabarmakta, savcı ve/veya hakim değişmekte, süreçler tekrar yaşanmaktadır. 

Adaletin gecikmeden tesis edilmesi için tedbirler alınmalıdır. 

Davaları azaltacak ve davaların kısa sürede adil bir şekilde karara bağlanması için tedbirler alınmalıdır. 

Belki de bu tedbirlerden biri de "adalet şurası" yapıp esaslı bir "yargı reformu" yapılmasıdır.

5.Vergi Adaletsizliği! Tüketim ile gelir beyanı arasındaki muazzam orantısızlık çok açık olduğu halde, vergi denetimleri ve uygulamaları ile bu konular yeterince ortaya çıkmamakta vergi olarak kamuya dönmemektedir. 

Bu orantısızlık mali denetim tarafından dikkate alınmalıdır. Ticari işletmelerde "biri gerçek biri resmi iki adet muhasebe sistemi işliyor" konusu olgu ise gereği yapılmalı, algı ise bu algı kırılmalıdır. 

Vergi reformu bir ihtiyaçtır. 

Bu reform yaygın ve gönüllü ödemeyi teşvik edecek düşük vergi oranları, vergi mükellefi ile birlikte muhasebecisinin müteselsilen sorumlu tutulması, risk analizi bazlı denetim gibi konuları da içermelidir. 

6.Liyakatsizlik! Liyakati olmayan kişilerin belli görevlilere seçilmesi veya atanması! Bunda seçenin ve atayanlar kadar, seçilenin ve atananın da vebali vardır! O halde çeşitli görev ve vazifelere talip olanlar ehliyetlerine göre talepte bulunmalı, bu talepleri değerlendirenler de bu hususu gözetmelidirler. 

Liyakat denince genelde bürokrasi akla gelse de siyaset ve her alanda söz konusudur. Sicillerinde hiç bir başarı olmayan kişilere bürokrasi, siyaset vb hiç bir alanda prim verilmemelidir. 

Bu kişiler de kendilerine beş on beden büyük elbise giymeye kalkmamalıdırlar. Yapamayacakları makamlara talip olmamalıdırlar. Önce olumlu yaptıkları işlerle kendilerini ispatlamalıdırlar.

Liyakatsizliklerini lobi faaliyetleri, sloganlarla vb bir şekilde kapatma, çeşitli kavram veya sloganları kendine kalkan yapma çabası güdenlere itibar edilmemelidir.

7.Gizli işsizlik! Maalesef çalışıyorum veya işe gidiyorum deyip çalıştığı kurum veya şirkete hiçbir katkısı olmayan sadece maliyet yükleyen kişiler az değildir. 

Bunlar mutlaka üretken hale getirilmelidir. 

Bunun için kişilerin vicdani muhasebe ve denetim yapmalarını sağlayacak farkındalık eğitimleri yapılabileceği gibi performans esaslı ücret verme gibi konular da düşünülmelidir.

8.Verimsizlik! Verimlilik konusu imalat, sanayi, tarım, bürokrasi (askeri, yargı, sivil), siyaset, gibi hayatın her alanında hayatımıza girmelidir. 

Şayet bir fabrika ise üretmek yetmez, sürdürülebilir olması için; üretim verimli mi, verimsiz mi ona bakmak gerekir. Siyaset te öyledir. 

Bürokrasi ise yapılan işler, vizyona ve çıktısına, tarım ise harcanan ile elde edilen ürüne, keza hayvancılık, keza sulama yatırımları her alanda maliyet fayda analizi mutlaka yapılmalıdır. 

Bunun için ölçülemeyenleri de ölçülebilir hale getirerek maliyet çıktı hesabı mutlaka yapılmalı ve verimliliği arttıracak adımlar atılmalıdır.

9.Ahlaki Yozlaşma! Maalesef eğitimsizlikten veya sorumsuzluktan veya yozlaşmadan veya şımarıklıktan veya şükürsüzlükten veya hasetten veya kıskançlıktan veya hırstan veya kibirden veya tamahtan veya bilmediğimiz bir şeyden kaynaklanan bir ahlak zafiyeti var! 

Bu zafiyet bireysel, aile, toplumsal, ticari, eğitim, siyasal vb hemen hemen her alanda bir şekilde tezahür ediyor. Ahlaki yozlaşma israfı, sorumsuzluğu, farkındasızlığı kısaca her alanda yozlaşmayı getirmektedir! 

Misal enflasyonist ortamı körükleyerek bundan rant elde etme çabasında olmak, keyfi zam yapmak, stokçuluk, fırsatçılık ticari ahlak zafiyetidir.

Keza Batının aparatı olan veya batının aparatlarının hamiliğini yapan siyasi partilerin veya siyasetçilerin ortaya çıkması yozlaşmanın işaretidir.

Her şeyden şikayetlenme ve şikayet döngüsü ahlaki yozlaşma belirtisidir.

Tekeri çevirmediği halde çeviriyormuş gibi yapmak üretmediği halde üretiyormuş gibi yapmak ahlaki yozlaşmanın tezahürüdür.

Ahlaki değerlerin tesisi aile, okul, çevre alanlarında ve bireysel anlamda ihmal edilmemelidir.

10.Öz güvensizlik! Yıllarca toplumun özgüveni; "biz yapamayız", "biz üretemeyiz", "biz başaramayız", "bizden bir şey olmaz" gibi algılar ile törpülenmiştir.
 
Oysa bir şey icat etmek, yapmak, üretmek, başarmak ve bir şey olmak kimsenin, hiçbir ülkenin, hiçbir devletin tekelinde değildir. 

Bir şey icat edenler, yapanlar, başaranlar, bir şey olanlar; çalışanlardır, çabalayanlardır, gayret gösterenlerdir. 

O halde ihtiyacımız olan her türlü akıl ve beden tembelliğini terk edip çalışmak, gayret etmek, çabalamaktır. Elde edilecek başarılar öz güveni yeniden getirecektir. Tarihi misyonu tekrar kazandıracaktır. 

Bütün bu olumsuzluklar maddi ve manevi kalkınma ile aşılacaktır. Kalkınma bu tür olumsuzlukları tümden yok etmese dahi minimuma indirecektir.

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1.Terk edilmeli! 120225
2.Zamlara "Standart Oran" Önerisi! 170125
3.Sessiz Reformlar ve İtibarsızlaştırma Söylemleri 140824
4.Tasarruf tedbirleri 180524
5.SADELİK 031223
6.Fitnecilik, Fesatçılık, Psikolojik Harp! 090923
7.Çünkü KALKINMA gibi bir beklentimiz var 240723
8.Ahlâk 120723
9.Avrupa Birliği (AB)! 210423
10.Sanayide üretimleri engellenenler! 170323
11.Çözüm, çözüm odaklı olmak 131122
12.Adalet 041122
13.Kalkınma-II 271022
14.Liyakat (yine, yeniden, her zaman) 181022
15.Üretim! Üretim! Üretim! 061022
16.İstihbarat! 090822
17.Ekonomide zam terörü 020422
18.Değerlere yabancılaşma, yabancılaştırma! 110322
19.“Efendim Yukarısı İstemiyor! (mu?)” 250222
20.Zihinsel Dönüşüm 280122
21.Vergi reformu 271221
22.Verimlilik 231221
23.Kurum ve Liyakat (Yükselme, Duraklama, Gerileme) 121021
24.Yönlendirme ve Algılara Dikkat! 051021






3 Haziran 2024 Pazartesi

Temizlik ve çöp 030624:

Çöp her türlü atıktır. Çöp ait olmadığı yere bırakılır veya atılırsa kirlilik oluşur. Aslında kirlilik deyince çöpün yanında ses, gürültü kirliliği de kapsama girer ancak bu yazıda o kısma yani ses ve gürültü kirliliği konusuna girmeyeceğiz. 

Çöp kültürü kalkınmanın göstergesi midir derseniz evet ederim. Pek çok şey gibi çöp kültürü de kalkınmanın bir göstergesidir. Esasında daha önceleri bu konuya ilişkin "çöp kültürsüzlüğü" ile ilgili bir yazı kaleme almıştık. O tarihten itibaren aldığımız notlar da birikti. Tekrar kaleme alma ihtiyacı doğdu. 

Bu kültürsüzlük, çöpü özellikle yanı başındaki çöp kutusuna atmamak şeklinde tezahür edebildiği gibi, araçtan çöp atmak, mesire yerlerini, deniz kıyılarını, ormanları çöpe boğmak şeklinde veya molozları yol kenarlarına dökme şeklinde veya camdan bir şeyler silkeleme yada deniz, göl veya akarsulara çöp atmak gibi türlü şekillerde tezahür edebilmektedir. 

Hatta basında, bazı ülkelerin çöp yüzünden Everest'e tırmanışı kapattığı, keza uzayda başta uydular olmak üzere çöp problemi başladığı yazılmaktadır. 

Çöp kapsamına her türlü artık ve atık girmekle beraber, çevresel anlamda büyük çoğunluğu plastiktir, poşettir, plastik şişe veya plastik eşyalardır. Bununla birlikte apartmanlarda sigara izmaritleri veya camdan yapılan silkelemeler, sokaklara bırakılan her atık bir problemdir.

İnancımız temiz olmayı emreder, ama kendini, aracını, işyerini veya evini temizlerken çevreyi kirletmemeyi, çevreye saygılı olmayı ve temiz tutmayı da emreder.

Esasında batılı ülkeler çöp olayını bir şekilde çözmüşler, en azından öyle gözüküyor. Belki kurdukları sistem yüzünden, ama biz niçin ahlaken bu problemi çözemeyelim. Tabii ki sistem de kurulsun ancak öncelikle inancımızın gereğini yapalım. Çöpü, yani artık ve atıkları her yere değil ait olduğu yere atalım, koyalım. İsraftan veya bilinçsiz tüketimden kaynaklanan atık ve artıklar, çöpler üretmeyelim. Asgari çöp üretmeye bakalım, sıfır atık projesine uyalım, katkı sağlayalım. Temizlik, çevre ve çöp konularında ilmihali okuyalım, empati yapalım, o zaman bu problem yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlayacaktır. Yok ben bunlara bakmam istediğim yere çöpümü atarım diyen olursa sistem, merkezi ve yerel otorite, tüm sorumlular yani devlet onlar hakkında da gereğini yapmalıdır.

(“Sıfır Atık”; döngüselliğe dayalı bir kaynak ve atık yönetimi yaklaşımıdır. Sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıklarını teşvik eder ve kaynakların verimli kullanılmasını destekler. Sıfır atık, israftan kaçınmayı ve atığın önlenmesini, azaltılmasını, yeniden kullanılmasını ve geri dönüştürülmesini savunur.)

Aşağıda konuya ilişkin bazı notlarımıza yer verilmiştir.

2024:
1.Çöp atma ve temizlemede şahit olduğumuz iki yanlış! İlk yanlış: Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde oturakların birisine içilmiş ayran şişesi bırakılmış. İkinci yanlış: Temizlik görevlisi bir bayan anda geldi söylenerek ayran kutusunu aldı ama dökülen ayranı silmedi. (Sosyal medyadan yaptığımız bu paylaşım sonrası hastaneden arayarak ilgilendiler).

2.Teravih için camiye gelen bayanların cami ve cami bahçesini temiz bırakmaları ve gürültü için uyarıldığı bir ülkedeyiz! Oysa Müslüman temizdir çevresini temiz tutar! Ses kirliliğine sebebiyet vermez. Kur'an ayetlerini ve Peygamberimiz (sav) sünnetlerini hayatımıza niçin tatbik etmiyoruz! İlmihal'den başlayalım lütfen!

2023:
3."Temizlik imandandır." (HŞ). Ama, pencereden, balkondan; çarşaf, battaniye, vb silkeleyerek çevreyi kirletmek, komşu ve insanları rahatsız etmek, kul hakkına girmek temizlik olmasa gerek! İlmihalin "islam ahlâkı" kısmını tekrar okuyup uygulamakta yarar var.

4.Pencere veya balkondan bir şey silkelemeyi Din işleri Yüksek Kuruluna sorduk; "... başkasına zarar veriyorsa doğru değildir, hak ihlali varsa kul hakkına girer, kurallar belirlenmiş ise riayet etmek gerekir, ...".

5."Su, kaynağından temiz akarsa, bulanıklık çok sürmez, çabuk temizlenir" (La edri). 

Akan bir suyu temizlemek için kaynağı yerine, farklı noktalardan müdahale boşa çaba olacaktır. İşin kaynağı, işin can alıcı noktasıdır!

2022:
6.Ailelere duyurular yapılmalı ve evlilik öncesi adaylara iki şey öğretilmeli: 

a)Ekmeklerin dondurucuda muhafaza edilip, ihtiyaç kadar çıkarılarak tüketilmesi. Bu uygulama ekmek israfını önler! (zira sokaklar oraya buraya asılmış bayat ekmek poşetiyleriyle dolu).

b)Ev pencere ve balkonlarından hiç bir silkeleme yapılmaması, çöp (izmarit vb) atılmaması. Zira dışarıya silkelenen her toz ve çöpler, komşular ve sokaktaki her insan için zararlıdır, potansiyel tehlikedir, aynı zamanda kul hakkına girer. (Kaldı ki her evde en az bir elektrik süpürgesi vardır).

7.Beni de en çok rahatsız eden konulardan biri, gittiğimiz her yerdeki karşılaştığımız çöpler. Atanlara iade etmek gerekir. İnsana çöp eğitimi şart!

“Rize'nin deniz seviyesinden 3 bin 480 metre yükseklikteki zorlu tırmanış rotasına sahip Altıparmak Dağı'na çıkan dağcı Ömer Aydınoğlu (51), zirvede çöplerle karşılaştı. Çöpleri toplayan Aydınoğlu, "Bunları buraya bırakan insanlara ben dağcı demiyorum" dedi. (basından)

2021:
8.Daha az çöp üret! Çöpleri çöp kutusuna at! Geri dönüşümle değerlendir! Çöple tabiata, çevreye, canlılara zarar verme!

9.Çevre temizliğine katkısı olabilir!

1 Ocak 2022 itibarıyla uygulanmaya başlayacak depozito sistemi ile içecekler öncelikli olmak üzere belirlenecek diğer ambalajlı ürünler depozito yönetim sistemi kapsamına alınacak.” (basından).

10.İlginç! İnsana yarayacak sebzeler, çöp kamyonuna atılıyor! İnsanlara yaramayacak çöpler çöp kutusu, çöp konteynırına değil oraya buraya atılıyor!

11.Bu gün (070621) bir göl ve ormanda rastladığımız çöplere üzüldük. Üstelik çevrede onca çöp konteynırı varken! Marmara denizi; deniz salyası/müsilaj ile kaplandı, deniz canlıları öldü, deniz ise can çekişiyor! Ormanlara da aynı akıbeti yaşatmayalım. Çöpleri ait olduğu yere atalım.

2020:
12."Van Gölü sahillerinde 100 ton çöp topladı.” (Basından). 
Acilen manevi olarak ta kalkınmak şart.

13.Bütün yasak ve uyarılara rağmen, pencereden çarşafını silkelemekte ısrar eden bayan. Evini temizlediğini zannediyor ama çöpünü çevreye saçıyor. O çöpü, belki de kiminin camından içeri giriyor, kiminin kahvesine, saçına bulaşıyor, kim bilir?

14.Pencerelerden halı, kilim, çarşaf vb silkelemek, sarkıtmak komşuya ve topluma hakarettir, kültürsüzlüktür, veballi, kötü iştir. Tozunu çöpünü başkasına yönlendirmedir. Birazcık tefekkür.

2019:
15.Şişli'de neler oluyor?.... Şişli'nin sokaklarında çöp tepeleri oluştu! Gereği lütfen.

16.Aracından yola çöp atanın çöplerini misliyle iade etmek gerek. Yollar ve ortak alanlar kimsenin çöplüğü değildir!

17.Çöp yüzünden kapatılmış, sporcusu da, dağcısı da bunu yaparsa, çevreye duyarsız olursa!

“Çin, Everest Dağı'nı kapattı” (basından).

18.Olaylara; makro açıdan analitik yaklaşarak, araçtan çöp atmayarak, piknik yerlerini çöpe boğmayarak, çöpleri çöp kutusuna atarak, kalkınma yönünde; çalışarak, maddi, manevi, fikri vb her alanda üreterek, hoşgörü yanında nezaketi koruyarak, Ülkeye Bir Katkım Olsun.

2018:
19.Ülkenin neresine giderseniz gidin, genele açık her yer çöpten geçilmiyor. Ülke çapında çöp toplama seferberliği yapılmasını ve uygulanmasını öneriyorum.

“3 günde 30 ton çöp toplandı. “Kastamonu’muzu temizliyoruz” projesiyle yüzlerce vatandaş, doğadaki çöplerin toplanmasına yardım etti.”(Basından).

20.Çöpleri çöp kutularına atmaya başladığımızda, kalkınmaya başladık demektir. Anne-babalar lütfen çocuklarınıza çöplerini çöp kutusuna atmayı öğretiniz.

21.Çöp üretmede tasarruf ve çöp konusunda bilinç şart! Çöpün layık olduğu yer çöp kutusudur.

22.Taksiciler; şoför davranışlarının oto kontrolünü yapmalı, araçlarını temizlik, model, koku vb iyileştirmeli, mesafeyi değil hizmete öncelik vermeli, kaliteyi yükseltmeli, rekabete açık olmalıdırlar. Yapmazlarsa müşterileri azalır, hatta bitebilir.

23.Eymir gölü etrafında özellikle içki şişeleri olmak üzere etrafa atılmış çöpler çok fazla. Tabiatı kirletmemek, temiz tutmak gerek.

2017:
24."Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez." (A'raf/31).

2016:
25.Tokat-Almus orman işletmesinin piknik alanı, inanılmaz derecede çok çöp atılmış ve çok ağır ve kötü bir koku yayıyor.

26.Aracından çöp atanların çöplerini, misliyle araçlarına iade ediyorum.

2015:
27.Araç küllüğündeki tüm izmaritleri, kaldırımın kenarına boşaltan, yanına boş pet şişesi bırakan insan; temizlik yaptığını zannediyor! Oysa yaşadığı DÜNYAYI kirlettiğinin farkında değil. Ayrıca gizlice yapılan bu iş, anılan kişinin kimse görmediğinde her olumsuzluğu yapabilecek tıynette olduğunu gösterir. Rabbim ıslah eylesin.

2014:
28..İnsan Dünya'yı, en az evini temiz tuttuğu kadar temiz tutmalı.
...
Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/
blog adresindedir.

1.Dışarıya bir şey silkelemek 150123
2.İnsana yatırım 030122
3.Analizler-IV (çevre, tavır) 151221
4.Sosyal ahlâk! 300921
5.Çöp Kültürsüzlüğünden, Çöp Kültürüne 140919




18 Mayıs 2024 Cumartesi

Tasarruf tedbirleri 180524

Ne zamanki piyasada istikrar, kamuda gelir-gider dengesi iyice bozulur, enflasyon yani fiyat artışları halkı bezdirir, fırsatçılar yani stokçular ve istifçiler artar, maaş ve ücret zamları piyasa zamlarının altında kalır, ücret artışı ve fiyat artışı kısır döngüsü başlar, tasarruf tedbirleri devreye sokulur. 
.
Kamuda yurtiçi ve yurtdışı harcamalar ile taşınır ve taşınmazların kullanımına ilişkin tasarruf tedbirleri öngören 2024/7 sayılı 17.05.2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlandı.

Genelgeye göre özetle; 3 yıl süre ile hizmet binası, lojman, sosyal tesis alım ve kiralamaları, yeni taşıt alımları yapılmayacak, haberleşme ve seyahatlerde tasarruf gözetilecek, boşalan kadrolara alım yapılabilecek, basın, kırtasiyede tasarruf gözetilecek, personel servisi sonlandırılacak, genelgenin uygulanması izlenecek, denetlenecektir. 

Genelge 2021/24 sayılı genelgeyi, o genelge de 2007/3 sayılı genelgeyi yürürlükten kaldırmıştır. Kaldırılan genelgelere bakılınca benzer hükümler içerdiği görülecektir. Son genelge için farklılığı izleme, denetleme ve sorumluluk olduğu ifade edilmiştir. 
.
Peki Ülkede denetlenmeyen bir şey var mı? Mali denetim, gümrük denetimi, trafik denetimi, yapı denetimi, araç denetimi gibi her şeyin denetimi vardır. Ancak vergi kaçakları, gümrük kaçakları, trafik kazaları (2023 yılında trafik kazalarından 6500 kişi vefat etmiştir), çöken binalar, freni tutmayan araçlar, zift yakıyormuş gibi duman çıkaran araçlar, trafiği tehlikeye sokan sürücüler yok mudur? Durum bu genelge için de geçerlidir!
.
Bu genelgelerde işlenen konular, yani iktisatlı, tasarruflu davranış, lüks ve şatafattan uzak durma, verimlilik gibi konular her zaman sergilenmesi gereken davranışlardır. Kamuda sadelik esas olmalıdır ki 2016 da kaleme aldık. Tasarrufu da 2018 de kaleme aldık.
.
Kamudaki yöneticiler kamu gelir-gider dengesizliğini gösteren cetveli masalarına koysalar muhtemelen daha tasarruflu davranırlar!
.
Kamu, piyasa istikrarının bozulduğu dönemlerde zam yapmamalıdır. Kamu gelir-gider dengesizliğini gidermenin esas yolu zam değil giderlerin kısılması, verimlilik ve fonksiyonelliktir. Zira havuzun kapağı açık ise istediğiniz kadar zam yapın havuzu dolduramazsınız!

Örnek bir kaç yıl önce elektriğe yüzde yüzleri aşan bir zam yapıldı, tüm piyasada zamlar için tetikleyici rol oynadı. Zam yerine kaçak elektrik kullanımı engellenmesi, enerjinin verimli kullanımı ve üretimine ağırlık verilse ve bunlar gerçekleştirilse daha faydalı olmaz mıydı? Her yıl başında hayata geçirilen yeniden değerleme oranında maktu vergi zamları uygulaması da benzer etkileri olan bir uygulamadır. Sadece muhasebe tekniği açısından kullanılması yeterlidir.
.
Kamuda zam herkesin yapabileceği bir şeydir, marifet değildir, son çare olmalıdır ve zamdan önce tüm yollar tüketilmelidir.
.
Kamuda dört konuda ki bunlar bina, taşıt, personel ve mevzuat düzenlemelerinde israf bir türlü önlenememektedir. Bu konuda yani sadelik, verimlilik, fonksiyonellik yönünde zihinsel bir dönüşüm/değişim gereklidir.
.
Personel yönetiminde; işe gidip hiç bir iş yapmayan, bir kişinin yapacağı işi üç kişi yapan, işe gitmeyip maaş alan, yönetim kurulu üyeliği vb çeşitli adlarla hiçbir katkı sağlamadan maaş alanlar başta olmak üzere tüm gizli işsizler mutlaka aktif hale getirilmeli, verimli kılınmalı fonksiyonel işler yapmaları sağlanmalıdır. Fonksiyonsuz birimler lağvedilmelidir! 

Personel ihtiyacına ilişkin yaşanmış bir örnek: Bir bölge müdürü personel ihtiyacı olduğunu bildirmişti, iş hacmine bakınca bırakın personel ihtiyacı olmasını personel fazlalığı olduğunu gördük ve kendisine bildirince cevabı; "ama onlardan yararlanamıyorum, iş üretmiyorlar, verimli değiller" yani özetle gizli işsizler cevabını aldık. Problem personel sayısında değil niteliğinde ve zihniyetinde idi. Oysa bunlara iş verilmeli, yetersizlikleri varsa meslek içi eğitimle telafi edilmedir. Bunu hayata geçirdik. 
.
Genelge tabikî olumludur. Ancak genelgede kurulan sistemle birlikte hayata geçirilmesi gerektiğine inandığım benim tasarruf tedbirleri önerilerim
-verimlilik, 
-fonksiyonellik, 
-sadelik yönünde bir zihinsel dönüşüm, 
-ahlakla benzenmiş liyakat, 
-kişisel çıkarlarını değil toplum çıkarlarını öncelikleyen ahlak, 
-kamuya ait mal araç veya bina veya eşya benim şahsi malım olsa nasıl kullanırdım? sorusunu soran sorumluluk sahibi çalışan ve yöneticilerdir.

Bunun için tabiki insana yatırım şart! Bu eğitimler duruma göre ailede, okulda, toplumda, iş yerinde, çevrede alınmalı ve verilmelidir!

Aşağıda tasarruf, verimlilik, fonksiyonellik, sadelik, zihinsel dönüşümü de içeren tasarrufa ilişkin muhtelif yıllarda alınan bazı notlarımıza yer verilmiştir:
  
2024;
1.Her bir işte LİYAKAT ve SORUMLULUK sahibi olmak TEDBİR demektir. O halde, gereği lütfen!

2.Geliyorum demiş 2017 de tekrara uyarmışız! Kamu özel her alanda tasarruf ve sadelik şart! Kamu kurumlarının kocaman sosyal tesisleri ve toplantı odaları var! Ama bakıyorsun tasarruf toplantısını bilmem neredeki turistik otelde yapıyorlar! 040524

3.Ülkenin gündemine verimlilik kavramı mutlaka girmeli ve gizli işsizler mutlaka üretim sürecine katılmalıdır. Çalışan sayısı belli, yapılması gereken işler de ölçülür hale getirilip personel sayısı ona göre belirlenmelidir.

4.Geçmiş yıllarda da uygulanan tasarruf tedbirlerinden sonuç alabilmek için, kamu kurumlarının tasarruf tedbirlerine yaklaşımı; bu tedbirleri nasıl delerim değil, nasıl uyarım şeklinde olmalıdır! Yani benimsenmeli ve denetlenmelidir!130524

2023:
5.Ekonomi yönetimindeki atanmış ve seçilmişler sağlıklı politika üretmede daha gayretli olmalıdırlar. Bu konuda politika değişikliğine gerek var; kısa dönemde kamuda tasarruf, orta ve uzun vadede insana yatırım, üretim, yargı ve vergi konularda yapısal ve zihinsel değişimi sağlayacak reformlara ihtiyaç var.

2022:
6.Kurumlarda (kamu, özel, banka, KİT, İDT vb), "fonksiyonel olmayan", "yönetim kurulu üyelikleri" ve "üyeleri" gözden geçirilmelidir. Fonksiyonel olmayan, üyelikler lağvedilmelidir. Kuruma hiç bir katkısı olmayan, konu ile ilgili liyakati olmayan üyeler de üyeliklerden alınmalıdır.

7.Ekonomi ve ticaret çevreleri, TOKİ'nin sosyal konut projesi gibi, tasarrufu, sermayeyi doğrudan üretime sevk edecek bir model üzerinde çalışılmalıdırlar! Böyle bir proje, belki de, yatırımlar için ihtiyaç duyulan tüm kaynağı ortaya çıkaracaktır!

8.Tasarrufların reel üretimde değerlendirilmesini sağlayacak bir model geliştirilmesine, varsa tanıtılmasına ihtiyaç var. Bu konuya üniversitelerimiz de (iktisat, ekonomi, yatırım, işletme vb fakülte ve bölümleri), ekonomi STK'ları (TOBB ve üyeleri, KESK ve üyeleri gibi), düşünce kuruluşları da katkı sağlayabilirler.

9.Birden çok para kazanmak beklentisi olanın, bu beklentisi gerçekleşmeyince ürünlerini çöpe dökmesi israftır, doğru değildir ve sorumludur. Azar azar kazanma, biriktirme, tasarruf kültürü tekrar kazanılmalı/kazandırılmalıdır

2021:
10. Mevzuatta sadelik israfı önler, verimliliği arttırır. Ekonomi reform paketini hızlıca inceledim! Peki vergi, yargı reformu gibi reformlar gelecek mi! Daha yapısal reformlar! Reform için formül belli; mevzuatta sadelik ve basitlik, uygulamada kolaylık, uygulayıcıda da aynı yönde davranış.

2019:
11.Kamuda ve özel sektörde sadelik, "her alanda" sadelik; kamu imkanları ile yemek, festival, makam aracı, lojman vb harcamalar yapılırken kul hakkı gözetilmeli ve tedbir alınmalıdır. Örneğin yararlanıcıdan ücreti alınmalıdır.

12.Sendika yöneticilerine bakın; pek çoğu, lüks araçlar, lüks seyahatler, lüks misafirhaneler, lüks rezidanslarda... Sendika yöneticileri, yani işçinin, emekçinin temsilcilerinden; lüks yaşantıyı seçenler bunu terk etmeli ve işçi ile hemhal olmalıdırlar.

13.Ülke lüks otomobil/araç çöplüğü gibi, her yer tıka-basa lüks otomobil doldu, ihtiyaç ötesi araç sayısına ve lüks araçlara gereksiz para ödeniyor... bu paraların yatırıma/üretime gitmesi için tedbir gerek!

14. e-faturaya geçtik ve faturalarımızın e-ortamda gönderilmesi seçeneğini seçtik. Ancak e-postayla ve aynı zamanda SMS olarak elektronik ortamda gönderilen faturalar, kağıt ortamında bir kez daha niçin gönderiliyor? e-işlemlerde fonksiyonellik artmalı ve bu kağıt tasarrufu sağlar.

15.Lojman satışlarına ilişkin 2017 de yasa çıkarıldı. Ama Ankara karayolları lojmanlarına bir kapı daha açılıyor. Bir aydır ne mesai! Hafriyat, asfalt, kaldırım, peyzaj, çiçek, çizgi, kulübe vb. Kamu parası ile ise yazıktır. Kamuda sadelik lütfen, Devlet aklı verimli işlemeli.

16. İsrafı Önleme Vakfı'na göre Türkiye'de milli gelirin %15 kadar bir değeri israf ediliyor. İsraf ise bir davranış bozukluğudur. Başlıca israf kalemleri; ekmek, su, elektrik/enerji, araç, zaman, kıyafet! İsrafa son vermek gerekiyor.

2018:
17.Kamuda ve sendikalar dahil tüm STK'larda hadsiz israfa son vermeli, tasarruf ve sadelik konusunda topluma örnek davranış sergilemelidirler. Makam aracı savurganlığı önlenmelidir.

18.Üretmeyen, gizli işsiz olan kişinin; maaşı yanında iş yerine gitmesi sebebiyle kullandığı büro, elektrik, demirbaş, kırtasiye vb harcamaları ilave maliyetlerdir. Gizli işsizin işe gitmemesi dahi tasarruftur. Ancak doğru olanı bunlardan aktif olarak yararlanmaktır. Kamuda ve özel sektörde verimliliğin arttırılması şarttır.

19.İl ve ilçelerde tek yönetici olsa; Belediye başkanlıkları ile valiliklerin/kaymakamlıkların birleştirilmesi yönünde bir çalışma yapılsa. Kritik yerlere atama diğer yerlerde seçimle iş başına gelseler. Her anlamda tasarruf ve tek elden etkin yönetim olmaz mı? Üzerinde çalışılabilir!

20.Her alanda ve her kesimde tasarruf ve verimlilik şart; kamuda, özel sektörde, futbolda, tüketimde, altın alımında, araç alımında, telefon alımında, KİT'lerde, STK'larda, sendikalarda.

21.Orta gelir tuzağından kurtulmak için her alanda; tasarruf, verimlilik, liyakat, analiz, gibi kavramlar hayat bulmalı.

22.Zihinsel dönüşümle, kamu başta olmak üzere her alanda sadelik tesis edilmesi, herkesin yararınadır.

23.Erken kalkmanın güzelliği bir yana, yaz saati uygulaması enerji tasarrufu açısından da isabetli bir uygulama, çünkü kışın hava çok erken kararıyor.

24.Lojmanlar satılır mı diye soruluyor? 30-40 yıllık geçmişe baktığımızda ekonomik göstergelerde bir olumsuzluğun olduğu her dönemde, kamu araçlarında tasarrufun yanında lojmanların satışı gündeme gelmiş, ancak bu satışlar tam anlamıyla bir türlü gerçekleştirilememiştir. Gerçekleşmesi dileğimizdir.

25.Orta Vadeli Programdaki kamu kesimi cetvelleri, her kamu yöneticisinin gözünün önünde olursa, o zaman ne kadar daha çok harcayabilirim değil, nerelerden tasarruf edebilirim bilinci oluşması umulur. Göz görünce vicdanda gereksiz harcamaya müsaade etmeyebilir.

Eksi olan kamu dengesinin artıya dönmesi için KAMUNUN gerek harcamalar, gerekse yapısal olarak gereksiz her türlü yükten kurtulması şarttır.

2017:
26.Türkiye'de tasarruf oranı %14 imiş, peki tüketim oranı, israf oranı nedir? 

27.Kamu başta olmak üzere tasarruf ihtiyacı var; lojmanlar, makam araçları, hizmet binaları, eleman sayıları vb bunların hepsi ilave vergi demek.

28.Belediyelerde ve kamuda resmi araç kullanımında sadelik, hizmette ise gayret lütfen! Özel sektör için de geçerli!

29.Tasarruflar; otomobil ve eve değil, üretim sağlayan alanlara daha kolay gidebilmeli.

2016:
30.Zarar eden Kit'ler, kamu ve stk'larda lojman, araç, sosyal tesis saltanatı sona erdirilmelidir. İsraftır

2015:
31.Bir zihinsel dönüşüme ihtiyaç var; tasarrufa, yatırıma, üretime, liyakata, güzel ahlaka, samimiyete, sadeliğe,... doğru.

2014:
Tüketim tuzağına dikkat, özellikle olmayan para ile yapılan tüketime! Daha fazla tasarruf.

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir:
1.SADELİK 031223
2.ENFLASYON, KUR, PİYASALAR, İSTİKRAR 160723
3.Ticaret 221022
4.Liyakat (yine, yeniden, her zaman) 181022
5.Zihinsel Dönüşüm 280122
6.Yönetici ve yöneticilik 250122
7.Üretim 251221
8.Verimlilik 231221
9.Değerler ekonomisi modeli! (öneridir) 071221
10.Enflasyon, Vergi, Reform, 010421
11.Üretim alanında (doğrudan) nasıl yatırım yapılabilir?241120
12.Tasarruf, Üretim, Verimlilik, Ahilik 160918
13.Hayatımız ve Sadelik 121117
14.Kamuda Sadelik 040916



İSLAMDA (KADINLARIN) MİRAS (HAKKI) 020626

Bu yazımızın amacı İslam'da miras paylaşımının önemine, özellikle kadınların ve kızların miras haklarının olduğuna ve bunlara riayet ed...