14 Ağustos 2024 Çarşamba

Sessiz Reformlar ve İtibarsızlaştırma Söylemleri 140824:


Bu yazımızda Ülkede son yirmi yıldır gerçekleştirilen sessiz reformlardan bazılarından bahsedip, bunlar için yapılan haksız söylemleri örneklendirip son başlıkta da yapılması gerekli bazı reformlara değineceğiz.

Son yirmi yıldır yapılanları kimileri takdir etti, kimileri itibarsızlaştırma gayretinde oldu, kimileri görmezden gelmeyi seçti.

Üreten, ürün ortaya koyan herkes (insan, kurum, hükümet, devlet vb) eleştirilir. Ürünleri ve yaptıkları eleştirilmeyenler hirç bir şey üretmeyenler, hiçbir şey yapmayanlardır. Bunların sadece tembellikleri, üretimsizlikleri, vizyonsuzlukları eleştirilebilir.

Haklı eleştirilere kimsenin bir diyeceği olmaz. Ancak her şeyi olumlu ve çok iyi olan uygulamaları, ürünleri eleştirmek vicdana sığmaz, haksızlık olur, zulüm olur. Ki bu durum insan oğluna “Ağzınla kuş tutsan yine eleştirirler” sözünü dahi söyletmiştir. 
...

1.Sessiz reform ve üretimlerin bazıları:

-Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildi. Geçmişte birbirleriyle didişen kurumlar artık daha fazla eşgüdüm içinde çalışır oldu. İstikrar geldi. Ülke insanına özgüven geldi.

-Darbe girişimleri önlendi. Vesayetçi sisteme, darbe yaptıranlara ve yapanlara artık yeter, dur denildi. Ordu asli işlerine döndü.

-Ülke içinde terör bitirildi. Hatırlayın her gün onlarca şehit haberini duyardık, çok şükür artık bu haberleri duymadığımız gibi, kaynağında kurutulmaya çalışılıyor. Terör olaylarının yaşandığı bölgeler artık güvenli üretim alanları oldu, petrol dahi çıkarılıyor, turizm faaliyetleri arttı, artık güvenlik problemi kalmadı.

-Başörtüsü, anadil serbestliği geldi, değerler ve inançlarımızla tekrar buluşma çabaları arttı, Ayasofya camisi tekrar açıldı, Taksim camisi yapıldı.

-Otomobil (togg), tank (altay), iha, siha (bayraktar vb), uçak (hürkuş, kızılelma), helikopter (atak), çeşitli silahlar, gemiler, denizaltılar, lokomotif gibi yerli ve milli ürünler üretildi.

Kim ne derse desin İha ve Siha'lar savaşların kaderini değiştirmiştir. Terörün bitirilmesinde katkıları, Karabağ'ın işgalden kurtarılması, Ukraynalıların SİHA şarkısı yapması, Ülkelerin envanterine almak için sıraya girmeleri gibi hususlar görmezden gelinmesine imkan vermemektedir. Bu üretimler havacılık ve uzay alanında geçmişte yapılmayanların veya üretimleri engellenenlerin rövanşıdır. 

Havacılık alanında üretilenlerin bazıları: Atak, Gökbey, Hürkuş, Kaan, Hürjet, Kızılelma, Türksat (3A-4A-4B-5A) Göktürk (1-2), İmece, Gözcü, Akıllı bomba, Bayraktar, Anka, Füzeler (som, umtas, kasırga, trg-300, hisar, cenk),

Kara kuvvetleri için üretilen bazı ürünler: Altay tankı, Arma, Kirpi, Kobra, Pars, Toplar (fırtına obüsü, MPT (milli piyade tüfeği), Bora (keskin nişancı tüfeği), Karaok.

Denizcilik alanında bazı üretimler: Milgem, TCG Anadolu, Atmaca (gemisavar), İDA, Meltem, Akya (torpido).

-Sosyal devlet alanında önemli adımlar atıldı. Hatırlayın geçmişte yaşlı ve özürlü vatandaşlar sokaklarda dilendirilir, aileleri ilgilenmez, sokaklara atılırdı. Evde bakım parası, dul, yaşlılık, yetim aylıkları bu problemi temelden çözdü. Sadece bu uygulama bile tek başına uygulamaya sokanlara sevap olarak yeter!

-Sosyal güvenlik alanında emekli sandığı, ssk ve bağ-kur SGK adı altında tek çatı altında toplandı. Bu birleşme ile özellikle sağlık alanına; özellikle randevu, muayene ve hastane hizmetleri alanına olumlu yansıdı ve çok büyük iyileşmeler yaşandı.

-Çeşitli unvanlardaki denetim birimleri birleştirildi. Bu alandaki yetki ve görev sürtüşmeleri bitirildi.

-Ulaşım alanında büyük adımlar atıldı. Bölünmüş yollar, otoyollar, köprüler, Marmaray gibi geçitler yapıldı, havalimanı sayıları arttırıldı, YHT seferleri başlatıldı.

-Baraj ve sulama alnında önemli ilerlemeler sağlandı. Gidin Anadolu'yu gezin neredeyse ekilmeyen tarla yok gibi. Tarım ve hayvancılık alanında teşvik ve destekler arttırıldı. Üretim arttı.

-Petrol ve doğalgaz keşifleri arttı. Karadeniz'den doğalgaz çıkarıldı ve kullanıma sunuldu. Akdeniz'de mavi vatanda doğalgaz arama çalışmaları devam ediyor.

-Eğitimde ücretsiz kitap dağıtımı başlı başına bir reformdur. Yine her ile açılan üniversiteler yüksek eğitimde daha fazla fırsat eşitliği sağlayacak olan uygulamalardır.

-Konut alanında TOKİ’nin uygulamaları konut ihtiyacının özellikle sosyal konut ihtiyacının karşılanmasında önemli katkı sağlamıştır. Son depremlerde TOKİ nin yaptığı konutların yıkılmaması da kaliteyi göstermektedir.

-Dış politikada bağımsız ve önemli başarılara imza atılmıştır. Karabağ meselesi çözülmüş, Magosa konusunda adım atılmış, Filistin ve Gazze konusu başta olmak üzere dış politika da dik duruş sergilenmiştir.

-Batıya tabi, batı endeksli dış politika terk edilmiştir. Rusya-Ukrayna savaşında barış diyen nadir ülkelerden biri Türkiye olmuştur. Hatta barışı tesis etmiş ama yine batı İngilizler tarafından bu barış bozulmuştur. Dikkat edilirse İngiltere ve ABD bu savaşın devam etmesi konusunda ellerinden geleni yapmaktadır.

-Türkiye, Gazze konusunda dik ve kararlı bir tutum sergilemektedir. Diplomatik çabaları üst seviyededir. BM den ateşkes kararı çıkmasına rağmen ABD ve batı ülkeleri bu konuya sessiz kalmaktadır. Türkiye İslam ülkelerine daha aktif olmaları konusunda çağrılarını sürekli tekrarlamasına rağmen yeterli karşılık bulmuş değildir. Oysa ABD ve Batıya rağmen kararlı bir İslam birliği, Gazze’deki soykırımı bitirebilir.
...

2.Sessiz reformlara getirilen haksız eleştirilerin bazıları:

Bu haksız eleştirilerde, yurt içinde hatta birbirine zıt kişi, grup, siyasi oluşum vb.nin adeta tek kaynaktan sufle alıyormuş gibi aynı sözcük ve cümleleri kullanmaları dikkat çekicidir. Hatta zaman zaman yurtdışından bazı ülke sözcü ve yetkililerinin de aynı söylemleri kullanması işi daha da ilginçleştirmektedir.

Bu eleştirilerin bazıları:

- “Parlamenter sistem daha iyiydi”. Oysa bu sistemde siyasi istikrar yoktu, olan zamanlarda da darbe ile sonlandırıldı. Ülkede siyasi istikrar isteniyorsa Cumhurbaşkanlığı sistemi bunu sağlamıştır.

- “Askerler bu işten rahatsız” söylemleri. Vesayetçi bir söylemdir. Demokrasi hazımsızlığıdır. Oysa asker asli işiyle uğraşmalıdır.

- “Terörle böyle mücadele olmaz”. Oysa ABD ve Batı desteğine rağmen profesyonel asker, JÖH ve PÖH, İha ve Siha ile Obüslerle terör bitirilmiştir.

- “Başörtüsü siyasi bir simgedir, bir metrelik bezdir, kamusal alanda olmamalıdır, laikliğe aykırıdır” söylem ve uygulamaları ise din, inanç ve vicdan hürriyetine aykırıdır. Kaldı ki geçmişteki baş örtüsü yasağı gereksiz acılara sebebiyet vermiş, baş örtüsü serbestisi inanç hürriyeti gereği yapılmış ve bu alanda barış oluşmuştur.

- “Anadile serbestlik verilirse Ülke bölünür”. Böyle bir durum yaşanmamış aksine ülke kültürüne zenginlik katmıştır.

- “Ayasofya müze kalmalı, Taksime cami yapılamaz”. Ayasofya tekrar cami hüviyetine kavuşturulmuş, Taksime cami yapılarak bu bölgedeki önemli bir eksiklik giderilmiştir.

- “TOGG Türkiye’de üretilmiyor, fabrikası yok” söylemlerinin tamamen yalan olduğu, TOGG otomobillerinin trafiğe çıkmasıyla ortaya çıkmıştır.

- “İha kalorifer peteği gibi, oyuncak” gibi itibarsızlaştırma söylemlerini, savaşların kaderini değiştirmesi, terörün bitirilmesindeki rolü, yabancı ülkelerin ithal talepleri çürütmüştür. İha’da israil ve abd bağımlılığını bitirmiş tamamen bağımsız üretimler yapılmıştır.

- “Silahlar yerli değil” gibi söylemler ise yukarıda isimlerini verdiğimiz üretimler ile çürütülmüş, Türkiye’ye uygulanan ambargolar yerli ve milli üretimleri arttırmıştır.

- “Paradan altı sıfır atılısın Taksimde ...”, “SSK, Emekli Sandığı, Bağ-Kur tek çatı altında toplanırsa ...” şeklinde, adeta bu işlerin yapılamayacağı imasında bulunanlar, bunların gerçekleştirilmesine rağmen iddialarının gereğini yapmamışlardır.

- “Türkiye-Çin Demir İpek yolu treni yalan” söylemi, her istasyondan canlı yayın yapılarak çürütülmüştür.

- “Yolmu yieceğiz?” itibarsızlaştırma söylemi, lojistik, taşıma ve ulaşımda sağlanan konfor ile hava da kalmıştır.

- “Türkiye Karadenizde doğalgaz bulmadı, konutlara verilen gaz Rus doğalgazı” söylemleri, batı esiri zihniyetin kötü niyetli söylemi değilse, özgüvensizliğin zirve halidir, kendi güç, kaynak ve imkanlarının farkında olmama halidir.

- “Türkiye, Ukrayna-Rusya savaşında batının yanında yer almalıdır” söylemi ise kendine güvenmemenin, Ülkesine güvenmemenin tezahürü olabilir. Çünkü Türkiye dengeli bir dış siyaset uygulayarak ülke çıkarlarını maksimize etmiş ve bu konuda Dünya barışına Birleşmiş Milletlerden çok daha fazla katkı sağlamıştır.

- “Filistinliler toprak sattı, Hamas terör örgütüdür” söylemleri ise, siyonist israil kaynaklı söylemlerdir. Asıl terörist; 40.000 sivili öldüren, katleden, şehit edenlerdir, okul, cami ve evleri bombalayanlardır, Gazzelilere düzenli soykırım uygulayanlardır, BM’in ateşkes dahil hiçbir kararına uymayanlardır.
...

3.Acil atılması gereken bazı adımlar ve yine acil yapılması gereken bazı reformlar:

Öncelikle rölantide çalışan tüm bakan, bakan yardımcıları ve atamayla gelen bürokratlar ile siyasi parti teşkilatları gözden geçirilmelidir. Liyakat, adalet ve performans önceliklendirilmelidir. Lobi ile bir yerlere gelen varsa gereği yapılmalı ve bu tür girişimlere prim verilmemelidir. 

Kalkınma süreci; belki ekonomik saldırılarla, belki ilgililerce zamanında gerekli adımların atılmaması, gerekli tedbirlerin alınmaması sebebiyle yine baltalanmak isteniyor! Oysa Ülke kalkınma sürecini tamamlamak zorundadır. Ülkenin son şansı olabilir. 

Bunun için Vergi ve Yargı reformları mutlaka yapılmalı, insana yatırım ve üretimle büyüme ayakları da ihmal edilmemelidir. Yapısal reformlar ihmal edilmemelidir. Bu konuda muhtelif zamanlarda yazdık, tekrar etmeyeceğiz. Aşağıda başlıklarını vermekle iktifa edeceğiz.
...

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1.TERÖR!!! 271123
2.Ön Yargılı ve Müzmin Muhaliflik Tavırları 301023
3.Çünkü KALKINMA gibi bir beklentimiz var 240723
4.Kalkınma-II 271022
5.Liyakat (yine, yeniden, her zaman) 181022
6.Üretim! Üretim! Üretim! 061022
7.Kalkınmak bağımsızlıktır? 190422
8.İnsana yatırım 030122
9.Yargı reformu 010122
10.Vergi reformu 271221
11.Üretim 251221
12.Verimlilik 231221
13.Muhalefet ve muhaliflik 151121
14.Enflasyon, Vergi, Reform, 010421
15.Üretim düşmanları 010121
16.Ön Yargılar (Ezber, kalıplaşmış, kopya yaklaşımlar) 201020
17.Yapısal değişimler gerçekleşti mi? 091020
18.Acil Yatırım ve Reform Önerileri 091115




3 Haziran 2024 Pazartesi

Temizlik ve çöp 030624:

Çöp her türlü atıktır. Çöp ait olmadığı yere bırakılır veya atılırsa kirlilik oluşur. Aslında kirlilik deyince çöpün yanında ses, gürültü kirliliği de kapsama girer ancak bu yazıda o kısma yani ses ve gürültü kirliliği konusuna girmeyeceğiz. 

Çöp kültürü kalkınmanın göstergesi midir derseniz evet ederim. Pek çok şey gibi çöp kültürü de kalkınmanın bir göstergesidir. Esasında daha önceleri bu konuya ilişkin "çöp kültürsüzlüğü" ile ilgili bir yazı kaleme almıştık. O tarihten itibaren aldığımız notlar da birikti. Tekrar kaleme alma ihtiyacı doğdu. 

Bu kültürsüzlük, çöpü özellikle yanı başındaki çöp kutusuna atmamak şeklinde tezahür edebildiği gibi, araçtan çöp atmak, mesire yerlerini, deniz kıyılarını, ormanları çöpe boğmak şeklinde veya molozları yol kenarlarına dökme şeklinde veya camdan bir şeyler silkeleme yada deniz, göl veya akarsulara çöp atmak gibi türlü şekillerde tezahür edebilmektedir. 

Hatta basında, bazı ülkelerin çöp yüzünden Everest'e tırmanışı kapattığı, keza uzayda başta uydular olmak üzere çöp problemi başladığı yazılmaktadır. 

Çöp kapsamına her türlü artık ve atık girmekle beraber, çevresel anlamda büyük çoğunluğu plastiktir, poşettir, plastik şişe veya plastik eşyalardır. Bununla birlikte apartmanlarda sigara izmaritleri veya camdan yapılan silkelemeler, sokaklara bırakılan her atık bir problemdir.

İnancımız temiz olmayı emreder, ama kendini, aracını, işyerini veya evini temizlerken çevreyi kirletmemeyi, çevreye saygılı olmayı ve temiz tutmayı da emreder.

Esasında batılı ülkeler çöp olayını bir şekilde çözmüşler, en azından öyle gözüküyor. Belki kurdukları sistem yüzünden, ama biz niçin ahlaken bu problemi çözemeyelim. Tabii ki sistem de kurulsun ancak öncelikle inancımızın gereğini yapalım. Çöpü, yani artık ve atıkları her yere değil ait olduğu yere atalım, koyalım. İsraftan veya bilinçsiz tüketimden kaynaklanan atık ve artıklar, çöpler üretmeyelim. Asgari çöp üretmeye bakalım, sıfır atık projesine uyalım, katkı sağlayalım. Temizlik, çevre ve çöp konularında ilmihali okuyalım, empati yapalım, o zaman bu problem yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlayacaktır. Yok ben bunlara bakmam istediğim yere çöpümü atarım diyen olursa sistem, merkezi ve yerel otorite, tüm sorumlular yani devlet onlar hakkında da gereğini yapmalıdır.

(“Sıfır Atık”; döngüselliğe dayalı bir kaynak ve atık yönetimi yaklaşımıdır. Sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıklarını teşvik eder ve kaynakların verimli kullanılmasını destekler. Sıfır atık, israftan kaçınmayı ve atığın önlenmesini, azaltılmasını, yeniden kullanılmasını ve geri dönüştürülmesini savunur.)

Aşağıda konuya ilişkin bazı notlarımıza yer verilmiştir.

2024:
1.Çöp atma ve temizlemede şahit olduğumuz iki yanlış! İlk yanlış: Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde oturakların birisine içilmiş ayran şişesi bırakılmış. İkinci yanlış: Temizlik görevlisi bir bayan anda geldi söylenerek ayran kutusunu aldı ama dökülen ayranı silmedi. (Sosyal medyadan yaptığımız bu paylaşım sonrası hastaneden arayarak ilgilendiler).

2.Teravih için camiye gelen bayanların cami ve cami bahçesini temiz bırakmaları ve gürültü için uyarıldığı bir ülkedeyiz! Oysa Müslüman temizdir çevresini temiz tutar! Ses kirliliğine sebebiyet vermez. Kur'an ayetlerini ve Peygamberimiz (sav) sünnetlerini hayatımıza niçin tatbik etmiyoruz! İlmihal'den başlayalım lütfen!

2023:
3."Temizlik imandandır." (HŞ). Ama, pencereden, balkondan; çarşaf, battaniye, vb silkeleyerek çevreyi kirletmek, komşu ve insanları rahatsız etmek, kul hakkına girmek temizlik olmasa gerek! İlmihalin "islam ahlâkı" kısmını tekrar okuyup uygulamakta yarar var.

4.Pencere veya balkondan bir şey silkelemeyi Din işleri Yüksek Kuruluna sorduk; "... başkasına zarar veriyorsa doğru değildir, hak ihlali varsa kul hakkına girer, kurallar belirlenmiş ise riayet etmek gerekir, ...".

5."Su, kaynağından temiz akarsa, bulanıklık çok sürmez, çabuk temizlenir" (La edri). 

Akan bir suyu temizlemek için kaynağı yerine, farklı noktalardan müdahale boşa çaba olacaktır. İşin kaynağı, işin can alıcı noktasıdır!

2022:
6.Ailelere duyurular yapılmalı ve evlilik öncesi adaylara iki şey öğretilmeli: 

a)Ekmeklerin dondurucuda muhafaza edilip, ihtiyaç kadar çıkarılarak tüketilmesi. Bu uygulama ekmek israfını önler! (zira sokaklar oraya buraya asılmış bayat ekmek poşetiyleriyle dolu).

b)Ev pencere ve balkonlarından hiç bir silkeleme yapılmaması, çöp (izmarit vb) atılmaması. Zira dışarıya silkelenen her toz ve çöpler, komşular ve sokaktaki her insan için zararlıdır, potansiyel tehlikedir, aynı zamanda kul hakkına girer. (Kaldı ki her evde en az bir elektrik süpürgesi vardır).

7.Beni de en çok rahatsız eden konulardan biri, gittiğimiz her yerdeki karşılaştığımız çöpler. Atanlara iade etmek gerekir. İnsana çöp eğitimi şart!

“Rize'nin deniz seviyesinden 3 bin 480 metre yükseklikteki zorlu tırmanış rotasına sahip Altıparmak Dağı'na çıkan dağcı Ömer Aydınoğlu (51), zirvede çöplerle karşılaştı. Çöpleri toplayan Aydınoğlu, "Bunları buraya bırakan insanlara ben dağcı demiyorum" dedi. (basından)

2021:
8.Daha az çöp üret! Çöpleri çöp kutusuna at! Geri dönüşümle değerlendir! Çöple tabiata, çevreye, canlılara zarar verme!

9.Çevre temizliğine katkısı olabilir!

1 Ocak 2022 itibarıyla uygulanmaya başlayacak depozito sistemi ile içecekler öncelikli olmak üzere belirlenecek diğer ambalajlı ürünler depozito yönetim sistemi kapsamına alınacak.” (basından).

10.İlginç! İnsana yarayacak sebzeler, çöp kamyonuna atılıyor! İnsanlara yaramayacak çöpler çöp kutusu, çöp konteynırına değil oraya buraya atılıyor!

11.Bu gün (070621) bir göl ve ormanda rastladığımız çöplere üzüldük. Üstelik çevrede onca çöp konteynırı varken! Marmara denizi; deniz salyası/müsilaj ile kaplandı, deniz canlıları öldü, deniz ise can çekişiyor! Ormanlara da aynı akıbeti yaşatmayalım. Çöpleri ait olduğu yere atalım.

2020:
12."Van Gölü sahillerinde 100 ton çöp topladı.” (Basından). 
Acilen manevi olarak ta kalkınmak şart.

13.Bütün yasak ve uyarılara rağmen, pencereden çarşafını silkelemekte ısrar eden bayan. Evini temizlediğini zannediyor ama çöpünü çevreye saçıyor. O çöpü, belki de kiminin camından içeri giriyor, kiminin kahvesine, saçına bulaşıyor, kim bilir?

14.Pencerelerden halı, kilim, çarşaf vb silkelemek, sarkıtmak komşuya ve topluma hakarettir, kültürsüzlüktür, veballi, kötü iştir. Tozunu çöpünü başkasına yönlendirmedir. Birazcık tefekkür.

2019:
15.Şişli'de neler oluyor?.... Şişli'nin sokaklarında çöp tepeleri oluştu! Gereği lütfen.

16.Aracından yola çöp atanın çöplerini misliyle iade etmek gerek. Yollar ve ortak alanlar kimsenin çöplüğü değildir!

17.Çöp yüzünden kapatılmış, sporcusu da, dağcısı da bunu yaparsa, çevreye duyarsız olursa!

“Çin, Everest Dağı'nı kapattı” (basından).

18.Olaylara; makro açıdan analitik yaklaşarak, araçtan çöp atmayarak, piknik yerlerini çöpe boğmayarak, çöpleri çöp kutusuna atarak, kalkınma yönünde; çalışarak, maddi, manevi, fikri vb her alanda üreterek, hoşgörü yanında nezaketi koruyarak, Ülkeye Bir Katkım Olsun.

2018:
19.Ülkenin neresine giderseniz gidin, genele açık her yer çöpten geçilmiyor. Ülke çapında çöp toplama seferberliği yapılmasını ve uygulanmasını öneriyorum.

“3 günde 30 ton çöp toplandı. “Kastamonu’muzu temizliyoruz” projesiyle yüzlerce vatandaş, doğadaki çöplerin toplanmasına yardım etti.”(Basından).

20.Çöpleri çöp kutularına atmaya başladığımızda, kalkınmaya başladık demektir. Anne-babalar lütfen çocuklarınıza çöplerini çöp kutusuna atmayı öğretiniz.

21.Çöp üretmede tasarruf ve çöp konusunda bilinç şart! Çöpün layık olduğu yer çöp kutusudur.

22.Taksiciler; şoför davranışlarının oto kontrolünü yapmalı, araçlarını temizlik, model, koku vb iyileştirmeli, mesafeyi değil hizmete öncelik vermeli, kaliteyi yükseltmeli, rekabete açık olmalıdırlar. Yapmazlarsa müşterileri azalır, hatta bitebilir.

23.Eymir gölü etrafında özellikle içki şişeleri olmak üzere etrafa atılmış çöpler çok fazla. Tabiatı kirletmemek, temiz tutmak gerek.

2017:
24."Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez." (A'raf/31).

2016:
25.Tokat-Almus orman işletmesinin piknik alanı, inanılmaz derecede çok çöp atılmış ve çok ağır ve kötü bir koku yayıyor.

26.Aracından çöp atanların çöplerini, misliyle araçlarına iade ediyorum.

2015:
27.Araç küllüğündeki tüm izmaritleri, kaldırımın kenarına boşaltan, yanına boş pet şişesi bırakan insan; temizlik yaptığını zannediyor! Oysa yaşadığı DÜNYAYI kirlettiğinin farkında değil. Ayrıca gizlice yapılan bu iş, anılan kişinin kimse görmediğinde her olumsuzluğu yapabilecek tıynette olduğunu gösterir. Rabbim ıslah eylesin.

2014:
28..İnsan Dünya'yı, en az evini temiz tuttuğu kadar temiz tutmalı.
...
Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/
blog adresindedir.

1.Dışarıya bir şey silkelemek 150123
2.İnsana yatırım 030122
3.Analizler-IV (çevre, tavır) 151221
4.Sosyal ahlâk! 300921
5.Çöp Kültürsüzlüğünden, Çöp Kültürüne 140919




1 Haziran 2024 Cumartesi

Eğitim yolu ile kalkınmanın esasları kitabından bir kaç not 010624

Kalkınma nasıl sağlanır? Çeşitli yolları vardır ve bunlardan biri belki de en önemlisi en başat olanı eğitim yoludur. 

Aşağıda; İstanbul Üniversitesi İktisat fakültesi öğretim üyelerinden, merhume Prof Dr Amiran Kurtkan'ın, öğrenciliğimiz sırasında ders kitabı olarak okutulan  "Sosyolojik Açıdan Eğitim Yoluyla Kalkınmanın Esasları" isimli kitabını tekrar gözden geçirirken, dikkatimizi çekerek not aldığımız çarpıcı (sosyal gelişme, birlik şuuru, beyin göçü, lisan, dil, maneviyat vb) bir kaç alıntıya yer verilmiştir. 

1.Sosyal Gelişme: Sosyal gelişme bir ülkede milli gelir artışına zarar verilmeksizin, sosyal sınıf farklarının azalması sosyal tabakalar arasında mobilitenin ve çeşitli tali gruplar arasında da bütünleşmenin gerçekleşmesi olarak tanımlanabilir.

"Sosyal sınıflar arasında geçişkenlikte sadece ekonomik değil, kültürel, değerler anlamında da olmalıdır." (A.N.).

2.Birlik şuuru: “Birlik şuurunun temelinde fertlere insanlık haysiyetine yaraşır bir hayat standardı sağlandıktan sonra, fertlerin cemiyetin refahını arttırmak üzere ellerinden gelen her fedakarlığı yapacak tarzda terbiye edilmeleri esası mevcuttur. Bu terbiyenin verilmesinde okullardan başka ailenin aile içinde bilhassa kadının ve çeşitli iş yerlerindeki idarecilerin mühim fonksiyonları vardır. İş yerlerinin tamamının devletçilik esasına göre idare edilmesi bu ahlaki hizmetin başarılı bir şekilde ifa edilmesinin en esaslı şartıdır.” (Ziya Gökalp)

3.Çocuk edebiyatı: Çocuk edebiyatının hayattaki gerçeklerle ilişkisi olmayan perilerden ve sihirli değneklerden imkan nispetinde uzak tutulması, bunun yerine zor şartları yenerek muvaffak olan, iyi ahlaklı, dürüst ve çalışkan çocukların öğretici ve teşvik edici hayat hikayelerini tercih edilmesi lazımdır”.

4.Mana, manaviyat: Mevlana, manaya yönelmenin bir terbiye işi olduğunu şöyle izah eder; "Manaya yönelmek insana başlangıçta o kadar hoş gelmese de gittikçe daha çok tatlılaşır. Bu suretin/maddenin aksinedir. Suret önce hoş, lâtif görünür fakat onunla ne kadar çok beraber bulunursan ondan o kadar soğursun. Kur'an'ın sureti nerede manası nerede! İnsana da bak, nerede onun sureti ve nerede manası! Eğer insanın suretinin manası giderse cesedini evde bir an olduğu gibi bırakmazlar."

Şu halde Mevlana'nın öne sürdüğü fikir insanın hayattaki esas gayesini sadece maddeye değil fakat daha ziyade manaya yönelmek olduğu fikridir. Ancak bu fikrin temelinde yatan esasın maddeden tamamen yüz çevirme olduğu zannedilmemelidir.

5.Beyin göçü: Bilgi konusunda Cumhuriyet devrinin ilk yıllarında iki mahsur ortaya çıkmıştır.

İlki teknik ve fen dallarında Batı ilminin tekrarından başka orijinal yani ilim müstahsili durumunda olan az sayıda bilim adamı yetişmiş olmasıdır.

İkincisi Cumhuriyet devrinde doktoralı ilim adamlarımızın gelişmiş ülkelerde yerleşmeleri problemidir.

"Yani beyin göçü sadece bir dönemde değil genelde olmuştur. Ülkelerin güçlü olduğu yükselme dönemlerinde bu problem yaşanmamaktadır" (A.N)

6.Lisan, Dil: Lisandaki devamlı değişmeler ilim hayatı için esaslı bir baltalayıcı role sahiptir. Cumhuriyet devrinde müşahede edilen bu aksaklığın sadece teknik ve tabii ilimler için değil sosyal ilimler içinde bahis konusu olduğu ifade edilmelidir. Bir neslin hayatı boyunca lisanın bu derece büyük bir değişikliğe maruz kalması kültür birliğini baltalamaktan başka sosyal mirasın kısmen işe yaramaz hale gelmesi neticesini de vermiş nesiller arasındaki ve yeni nesillerle hatta en yakın mazinin yazılı eserleri arasındaki bağlantıyı koparmıştır.

7.İnsan sosyal bir varlıktır, iki örnek: İlk örnek: 1920 yılında Hindistan'da bir kurt ininde bulunan iki Hintli çocuktan küçük olanı birkaç ay sonra ölmüş. Büyük olan ve Kamala ismi diye isimlendirmiş olan kız çocuğu 1929'a kadar yaşadı. Kamala beşeri davranışlarda gördüğümüz vasıflardan hiçbirini beraberine getirmiş değildi. Ancak 4 ayak üzerinde yürüyebiliyordu. Kurtvari hırıltılarından başka hiçbir lisana sahip değildi. İnsanlardan herhangi diğer bir ehlileşmemiş hayvanın çekinmesi kadar çekiniyordu. Çocuğun beşeri benlikesi ilk bulunduğu zaman son derece noksan olup, tedricen meydana çıktı.

İkinci örnek: 1938 yılında Amerika'da gayrimeşru bir çocuk 6 aylıkken odaya bırakılıp 5 sene sonra bulununcaya kadar orada tecrid edilen Anna vakasını incelemişler, süte ilaveten pek az gıdayla beslenmiş, hiçbir normal terbiye görmemiş ve diğer varlıklarla hiçbir temas kurmamış, ilim adamına bir laboratuvar vakası temin eden bu şiddetli ve zalimane sosyal tecrit, 5 yaşındaki normal çocuğun vasıflarının bazılarından bir çoğunu eksik bıraktı Anna bulunduğu zaman yürüyemiyor konuşamıyordu tamamen duygusuzdu ve etrafındaki insanlarla alakası yoktu. Bu vaka bir kere daha gösteriyor ki insan ancak sosyal insansa ancak birçok insanların iştirak ettiği bir hayatı paylaşan kimselerden biri ise beşeri tabiat insanda teşekkül eder.

"Bu örnekler, insanın sosyal bir varlık olduğunu, eğitimle sosyal ve insani davranışlar kazandığını göstermektedir" (A.N).
...
(Kaynak: Sosyolojik Açıdan Eğitim Yolu İle Kalkınmanın Esasları-Prof Dr Amiran KURTKAN, İstanbul-1977)

(Prof Dr Âmiran Kurtkan Bilgiseven, (İstanbul, 1926-2005), sosyolog, akademisyen. Bilgiseven, ağırlıklı olarak "din sosyolojisi" alanında çalışmış, sosyolojinin teorileri ve bulgularıyla, Türk İslam kültürünü karşılaştırmıştır. Çok üretken bir sosyologdur. Sohbetlerinde "Yazıyoruz da ne oluyor? Uygulayan Kim?" haklı serzenişinde bulunduğu ifade edilmiştir. 




23 Mayıs 2024 Perşembe

Sürgünün analizi ve sonrasında yapılabilecekler


21 Mayıs 1864 Sürgününün analizi ve sürgün sonrası yapılabilecekler:





Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.
1.Göç, göçmen, sürgün, mülteci, muhacir...230423
2.Adıyeler 041222
3.Sürgün-1864 (Özür, Tazminat ve Hakların İadesi) 270522
4.Thamade, Thamadelikler, Örnek olaylar 250322
5.Birlik olmak (Kendi Tarafında Olmak) Çok mu Zor? 081215

18 Mayıs 2024 Cumartesi

Tasarruf tedbirleri 180524

Ne zamanki piyasada istikrar, kamuda gelir-gider dengesi iyice bozulur, enflasyon yani fiyat artışları halkı bezdirir, fırsatçılar yani stokçular ve istifçiler artar, maaş ve ücret zamları piyasa zamlarının altında kalır, ücret artışı ve fiyat artışı kısır döngüsü başlar, tasarruf tedbirleri devreye sokulur. 
.
Kamuda yurtiçi ve yurtdışı harcamalar ile taşınır ve taşınmazların kullanımına ilişkin tasarruf tedbirleri öngören 2024/7 sayılı 17.05.2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlandı.

Genelgeye göre özetle; 3 yıl süre ile hizmet binası, lojman, sosyal tesis alım ve kiralamaları, yeni taşıt alımları yapılmayacak, haberleşme ve seyahatlerde tasarruf gözetilecek, boşalan kadrolara alım yapılabilecek, basın, kırtasiyede tasarruf gözetilecek, personel servisi sonlandırılacak, genelgenin uygulanması izlenecek, denetlenecektir. 

Genelge 2021/24 sayılı genelgeyi, o genelge de 2007/3 sayılı genelgeyi yürürlükten kaldırmıştır. Kaldırılan genelgelere bakılınca benzer hükümler içerdiği görülecektir. Son genelge için farklılığı izleme, denetleme ve sorumluluk olduğu ifade edilmiştir. 
.
Peki Ülkede denetlenmeyen bir şey var mı? Mali denetim, gümrük denetimi, trafik denetimi, yapı denetimi, araç denetimi gibi her şeyin denetimi vardır. Ancak vergi kaçakları, gümrük kaçakları, trafik kazaları (2023 yılında trafik kazalarından 6500 kişi vefat etmiştir), çöken binalar, freni tutmayan araçlar, zift yakıyormuş gibi duman çıkaran araçlar, trafiği tehlikeye sokan sürücüler yok mudur? Durum bu genelge için de geçerlidir!
.
Bu genelgelerde işlenen konular, yani iktisatlı, tasarruflu davranış, lüks ve şatafattan uzak durma, verimlilik gibi konular her zaman sergilenmesi gereken davranışlardır. Kamuda sadelik esas olmalıdır ki 2016 da kaleme aldık. Tasarrufu da 2018 de kaleme aldık.
.
Kamudaki yöneticiler kamu gelir-gider dengesizliğini gösteren cetveli masalarına koysalar muhtemelen daha tasarruflu davranırlar!
.
Kamu, piyasa istikrarının bozulduğu dönemlerde zam yapmamalıdır. Kamu gelir-gider dengesizliğini gidermenin esas yolu zam değil giderlerin kısılması, verimlilik ve fonksiyonelliktir. Zira havuzun kapağı açık ise istediğiniz kadar zam yapın havuzu dolduramazsınız!

Örnek bir kaç yıl önce elektriğe yüzde yüzleri aşan bir zam yapıldı, tüm piyasada zamlar için tetikleyici rol oynadı. Zam yerine kaçak elektrik kullanımı engellenmesi, enerjinin verimli kullanımı ve üretimine ağırlık verilse ve bunlar gerçekleştirilse daha faydalı olmaz mıydı? Her yıl başında hayata geçirilen yeniden değerleme oranında maktu vergi zamları uygulaması da benzer etkileri olan bir uygulamadır. Sadece muhasebe tekniği açısından kullanılması yeterlidir.
.
Kamuda zam herkesin yapabileceği bir şeydir, marifet değildir, son çare olmalıdır ve zamdan önce tüm yollar tüketilmelidir.
.
Kamuda dört konuda ki bunlar bina, taşıt, personel ve mevzuat düzenlemelerinde israf bir türlü önlenememektedir. Bu konuda yani sadelik, verimlilik, fonksiyonellik yönünde zihinsel bir dönüşüm/değişim gereklidir.
.
Personel yönetiminde; işe gidip hiç bir iş yapmayan, bir kişinin yapacağı işi üç kişi yapan, işe gitmeyip maaş alan, yönetim kurulu üyeliği vb çeşitli adlarla hiçbir katkı sağlamadan maaş alanlar başta olmak üzere tüm gizli işsizler mutlaka aktif hale getirilmeli, verimli kılınmalı fonksiyonel işler yapmaları sağlanmalıdır. Fonksiyonsuz birimler lağvedilmelidir! 

Personel ihtiyacına ilişkin yaşanmış bir örnek: Bir bölge müdürü personel ihtiyacı olduğunu bildirmişti, iş hacmine bakınca bırakın personel ihtiyacı olmasını personel fazlalığı olduğunu gördük ve kendisine bildirince cevabı; "ama onlardan yararlanamıyorum, iş üretmiyorlar, verimli değiller" yani özetle gizli işsizler cevabını aldık. Problem personel sayısında değil niteliğinde ve zihniyetinde idi. Oysa bunlara iş verilmeli, yetersizlikleri varsa meslek içi eğitimle telafi edilmedir. Bunu hayata geçirdik. 
.
Genelge tabikî olumludur. Ancak genelgede kurulan sistemle birlikte hayata geçirilmesi gerektiğine inandığım benim tasarruf tedbirleri önerilerim
-verimlilik, 
-fonksiyonellik, 
-sadelik yönünde bir zihinsel dönüşüm, 
-ahlakla benzenmiş liyakat, 
-kişisel çıkarlarını değil toplum çıkarlarını öncelikleyen ahlak, 
-kamuya ait mal araç veya bina veya eşya benim şahsi malım olsa nasıl kullanırdım? sorusunu soran sorumluluk sahibi çalışan ve yöneticilerdir.

Bunun için tabiki insana yatırım şart! Bu eğitimler duruma göre ailede, okulda, toplumda, iş yerinde, çevrede alınmalı ve verilmelidir!

Aşağıda tasarruf, verimlilik, fonksiyonellik, sadelik, zihinsel dönüşümü de içeren tasarrufa ilişkin muhtelif yıllarda alınan bazı notlarımıza yer verilmiştir:
  
2024;
1.Her bir işte LİYAKAT ve SORUMLULUK sahibi olmak TEDBİR demektir. O halde, gereği lütfen!

2.Geliyorum demiş 2017 de tekrara uyarmışız! Kamu özel her alanda tasarruf ve sadelik şart! Kamu kurumlarının kocaman sosyal tesisleri ve toplantı odaları var! Ama bakıyorsun tasarruf toplantısını bilmem neredeki turistik otelde yapıyorlar! 040524

3.Ülkenin gündemine verimlilik kavramı mutlaka girmeli ve gizli işsizler mutlaka üretim sürecine katılmalıdır. Çalışan sayısı belli, yapılması gereken işler de ölçülür hale getirilip personel sayısı ona göre belirlenmelidir.

4.Geçmiş yıllarda da uygulanan tasarruf tedbirlerinden sonuç alabilmek için, kamu kurumlarının tasarruf tedbirlerine yaklaşımı; bu tedbirleri nasıl delerim değil, nasıl uyarım şeklinde olmalıdır! Yani benimsenmeli ve denetlenmelidir!130524

2023:
5.Ekonomi yönetimindeki atanmış ve seçilmişler sağlıklı politika üretmede daha gayretli olmalıdırlar. Bu konuda politika değişikliğine gerek var; kısa dönemde kamuda tasarruf, orta ve uzun vadede insana yatırım, üretim, yargı ve vergi konularda yapısal ve zihinsel değişimi sağlayacak reformlara ihtiyaç var.

2022:
6.Kurumlarda (kamu, özel, banka, KİT, İDT vb), "fonksiyonel olmayan", "yönetim kurulu üyelikleri" ve "üyeleri" gözden geçirilmelidir. Fonksiyonel olmayan, üyelikler lağvedilmelidir. Kuruma hiç bir katkısı olmayan, konu ile ilgili liyakati olmayan üyeler de üyeliklerden alınmalıdır.

7.Ekonomi ve ticaret çevreleri, TOKİ'nin sosyal konut projesi gibi, tasarrufu, sermayeyi doğrudan üretime sevk edecek bir model üzerinde çalışılmalıdırlar! Böyle bir proje, belki de, yatırımlar için ihtiyaç duyulan tüm kaynağı ortaya çıkaracaktır!

8.Tasarrufların reel üretimde değerlendirilmesini sağlayacak bir model geliştirilmesine, varsa tanıtılmasına ihtiyaç var. Bu konuya üniversitelerimiz de (iktisat, ekonomi, yatırım, işletme vb fakülte ve bölümleri), ekonomi STK'ları (TOBB ve üyeleri, KESK ve üyeleri gibi), düşünce kuruluşları da katkı sağlayabilirler.

9.Birden çok para kazanmak beklentisi olanın, bu beklentisi gerçekleşmeyince ürünlerini çöpe dökmesi israftır, doğru değildir ve sorumludur. Azar azar kazanma, biriktirme, tasarruf kültürü tekrar kazanılmalı/kazandırılmalıdır

2021:
10. Mevzuatta sadelik israfı önler, verimliliği arttırır. Ekonomi reform paketini hızlıca inceledim! Peki vergi, yargı reformu gibi reformlar gelecek mi! Daha yapısal reformlar! Reform için formül belli; mevzuatta sadelik ve basitlik, uygulamada kolaylık, uygulayıcıda da aynı yönde davranış.

2019:
11.Kamuda ve özel sektörde sadelik, "her alanda" sadelik; kamu imkanları ile yemek, festival, makam aracı, lojman vb harcamalar yapılırken kul hakkı gözetilmeli ve tedbir alınmalıdır. Örneğin yararlanıcıdan ücreti alınmalıdır.

12.Sendika yöneticilerine bakın; pek çoğu, lüks araçlar, lüks seyahatler, lüks misafirhaneler, lüks rezidanslarda... Sendika yöneticileri, yani işçinin, emekçinin temsilcilerinden; lüks yaşantıyı seçenler bunu terk etmeli ve işçi ile hemhal olmalıdırlar.

13.Ülke lüks otomobil/araç çöplüğü gibi, her yer tıka-basa lüks otomobil doldu, ihtiyaç ötesi araç sayısına ve lüks araçlara gereksiz para ödeniyor... bu paraların yatırıma/üretime gitmesi için tedbir gerek!

14. e-faturaya geçtik ve faturalarımızın e-ortamda gönderilmesi seçeneğini seçtik. Ancak e-postayla ve aynı zamanda SMS olarak elektronik ortamda gönderilen faturalar, kağıt ortamında bir kez daha niçin gönderiliyor? e-işlemlerde fonksiyonellik artmalı ve bu kağıt tasarrufu sağlar.

15.Lojman satışlarına ilişkin 2017 de yasa çıkarıldı. Ama Ankara karayolları lojmanlarına bir kapı daha açılıyor. Bir aydır ne mesai! Hafriyat, asfalt, kaldırım, peyzaj, çiçek, çizgi, kulübe vb. Kamu parası ile ise yazıktır. Kamuda sadelik lütfen, Devlet aklı verimli işlemeli.

16. İsrafı Önleme Vakfı'na göre Türkiye'de milli gelirin %15 kadar bir değeri israf ediliyor. İsraf ise bir davranış bozukluğudur. Başlıca israf kalemleri; ekmek, su, elektrik/enerji, araç, zaman, kıyafet! İsrafa son vermek gerekiyor.

2018:
17.Kamuda ve sendikalar dahil tüm STK'larda hadsiz israfa son vermeli, tasarruf ve sadelik konusunda topluma örnek davranış sergilemelidirler. Makam aracı savurganlığı önlenmelidir.

18.Üretmeyen, gizli işsiz olan kişinin; maaşı yanında iş yerine gitmesi sebebiyle kullandığı büro, elektrik, demirbaş, kırtasiye vb harcamaları ilave maliyetlerdir. Gizli işsizin işe gitmemesi dahi tasarruftur. Ancak doğru olanı bunlardan aktif olarak yararlanmaktır. Kamuda ve özel sektörde verimliliğin arttırılması şarttır.

19.İl ve ilçelerde tek yönetici olsa; Belediye başkanlıkları ile valiliklerin/kaymakamlıkların birleştirilmesi yönünde bir çalışma yapılsa. Kritik yerlere atama diğer yerlerde seçimle iş başına gelseler. Her anlamda tasarruf ve tek elden etkin yönetim olmaz mı? Üzerinde çalışılabilir!

20.Her alanda ve her kesimde tasarruf ve verimlilik şart; kamuda, özel sektörde, futbolda, tüketimde, altın alımında, araç alımında, telefon alımında, KİT'lerde, STK'larda, sendikalarda.

21.Orta gelir tuzağından kurtulmak için her alanda; tasarruf, verimlilik, liyakat, analiz, gibi kavramlar hayat bulmalı.

22.Zihinsel dönüşümle, kamu başta olmak üzere her alanda sadelik tesis edilmesi, herkesin yararınadır.

23.Erken kalkmanın güzelliği bir yana, yaz saati uygulaması enerji tasarrufu açısından da isabetli bir uygulama, çünkü kışın hava çok erken kararıyor.

24.Lojmanlar satılır mı diye soruluyor? 30-40 yıllık geçmişe baktığımızda ekonomik göstergelerde bir olumsuzluğun olduğu her dönemde, kamu araçlarında tasarrufun yanında lojmanların satışı gündeme gelmiş, ancak bu satışlar tam anlamıyla bir türlü gerçekleştirilememiştir. Gerçekleşmesi dileğimizdir.

25.Orta Vadeli Programdaki kamu kesimi cetvelleri, her kamu yöneticisinin gözünün önünde olursa, o zaman ne kadar daha çok harcayabilirim değil, nerelerden tasarruf edebilirim bilinci oluşması umulur. Göz görünce vicdanda gereksiz harcamaya müsaade etmeyebilir.

Eksi olan kamu dengesinin artıya dönmesi için KAMUNUN gerek harcamalar, gerekse yapısal olarak gereksiz her türlü yükten kurtulması şarttır.

2017:
26.Türkiye'de tasarruf oranı %14 imiş, peki tüketim oranı, israf oranı nedir? 

27.Kamu başta olmak üzere tasarruf ihtiyacı var; lojmanlar, makam araçları, hizmet binaları, eleman sayıları vb bunların hepsi ilave vergi demek.

28.Belediyelerde ve kamuda resmi araç kullanımında sadelik, hizmette ise gayret lütfen! Özel sektör için de geçerli!

29.Tasarruflar; otomobil ve eve değil, üretim sağlayan alanlara daha kolay gidebilmeli.

2016:
30.Zarar eden Kit'ler, kamu ve stk'larda lojman, araç, sosyal tesis saltanatı sona erdirilmelidir. İsraftır

2015:
31.Bir zihinsel dönüşüme ihtiyaç var; tasarrufa, yatırıma, üretime, liyakata, güzel ahlaka, samimiyete, sadeliğe,... doğru.

2014:
Tüketim tuzağına dikkat, özellikle olmayan para ile yapılan tüketime! Daha fazla tasarruf.

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir:
1.SADELİK 031223
2.ENFLASYON, KUR, PİYASALAR, İSTİKRAR 160723
3.Ticaret 221022
4.Liyakat (yine, yeniden, her zaman) 181022
5.Zihinsel Dönüşüm 280122
6.Yönetici ve yöneticilik 250122
7.Üretim 251221
8.Verimlilik 231221
9.Değerler ekonomisi modeli! (öneridir) 071221
10.Enflasyon, Vergi, Reform, 010421
11.Üretim alanında (doğrudan) nasıl yatırım yapılabilir?241120
12.Tasarruf, Üretim, Verimlilik, Ahilik 160918
13.Hayatımız ve Sadelik 121117
14.Kamuda Sadelik 040916



7 Mayıs 2024 Salı

Vakıf! Vakıflar! Fonksiyonları 070524:

"Vakıf, mal biriktirmeyi ve fazla miras yemeği hor gören ve haram telakki eden İslami prensiplerin müessesleştirilmesi olarak tanımlanabilir.

Osmanlı'nın yükselme döneminde vakıfların altı önemli hizmeti olmuştur, bunları şöyle sıralayabiliriz:

1.Vakıflar, gösteriş tüketimi yoluyla servetlerin heba olmasına mani olmuştur.

2. Alt gelir sınıflarına yardım sağlamak suretiyle sosyal adaletin sağlanmasına hizmet etmiştir.

3. Kamu hizmetlerinin görülmesinde devletin yapamayacağı kadar masraflı olan işlerde fertlerin yardımları sağlanmıştır.

4. Dini ve milli gelenekleri devam ettirme, abideleri arttırma ve koruma suretiyle tarihi ve turistik imkanları zenginleştirme vazifesi görmüşlerdir.

5. Milli iktisadi varlığın daimi suretle işletilmesini temin ederek, servetin atıl bırakılmasını veya miras yoluyla parçalanarak tüketimden başka hiçbir fonksiyon ifa etmeden yok olup gitmesini önlemiştir.

6.Milli eğitim sahasında bilginin zenginleşmesi ve nesilden nesile zenginleşerek aktarılması hususunda da önemli vazifeler yapmışlardır."
.
Vakıflar sadakayı cariye için, birikmiş serveti olanlar için, bir hayır yapmak isteyenler için çok güzel bir uygulama! 

Sürekli iyilik yapmak isteyen, sadakayı cariye isteyen para sahipleri faydalı bir vakıf kursun! Miras kavgaları da bitsin!

Vakıflar haftası vesilesi ile vakıflar üzerinde tekrar tefekkür edelim vakıfları yaşatalım ve yeni vakıflar kuralım. 

Vakıflar haftası hayırlara vesile olsun!

(Yararlanılan kaynak:Eğitim yoluyla kalkınmanın esasları-A.Kurtkan).



13 Nisan 2024 Cumartesi

Artık 130424:

"Artık" kelimesini, son yıllarda; "başlamalı veya bitirmeli veya kafi veya zamanıdır veya bıktırdı vb" hangi anlamlarda, hangi konularda, nerelerde ve kimler için kullanmışız ve neler demişiz?

2024:
1.Artık BMGK kararı uygulanmalı, siyonist İsrail hakkında gereği yapılmalıdır!

("BMGK'de Gazze'de ramazanda acilen ateşkes sağlanması talep edilen karar tasarısı kabul edildi"-Basından).

2.İsrail'in Gazze ablukası kırılmalıdır! İsrail'in bu eylemleri yaptırımsız ve cezasız kalmamalıdır. İsrail/Tel Aviv artık vurulmalıdır! Başta İslam ülkeleri olmak üzere bütün dünya ülkeleri uyanmalıdır! İsrail'e güçlü bir ders verilmelidir!

3.İslam dünyası artık kıyama kalkmalıdır! Zira bu siyonist eşkıyaların duracağı yok! Gazze'ye destek verelim

4.İslam dünyasına ve vicdanlı ülkeler çağrım şudur; birlik olun, ateşkese yanaşmayan, soykırımcı ve işgalci şu İsrail'i artık vurun! Barış için, huzur için, insanlık için!

5.İslam dünyası artık neyi bekliyor? (Bkz: Nisa:75).

6.Terör örgütlerine binlerce tırlarla yardım gönderen, soykırımcı İsrail'e her türlü mühimmatı veren ABD, Türkiye'ye satacağı F16 konusunda izlediği politika artık bıktırdı!

2023:
7.Artık, TV ekranlarda, haber programlarında, (maç anlatır gibi!) sadece İsrail'in yaptıklarını değil de, neler yapmamız gerektiğinin konuşulması, tartışılması gerekmez mi?

8.Artık, 2 milyarlık İslam ve toplamda 8 milyarlık insanlık dünyası, soykırımcı İsrail'e müdahale etmeli ve haddini bildirmelidir! Zira İİT veya BM den bir şey çıkmayacak gibi!

9.BMGK oylaması 3.kez ertelendi! Gazze'deki ABD destekli İsrail katliamı artık son bulmalı! Artık yeter ABD! ABD dur derse, İsrail durur!

10.Bütün dünyaya sesleniyorum, birileri de İsrail'in silah depolarını, havalimanlarını, komuta merkezlerini vursun illa savaş ilan etmek gerekmiyor! İsrail ABD'yi de dinlemiyor Tel Aviv'i vurabilir artık!

11.Dünya halklarında Filistin'e destek gittikçe artıyor. Artık dünya halkları İsrail, ABD ve Batının yalanlarına inanmıyor!

12.Yeter artık! Dünya İsrail'e savaş ilan etmelidir!

İsrail, Şifa Hastanesi yakınlarındaki yerleşim yerlerini böyle bombaladı.”-Basından).

13.Ey dünya, artık İsrail'in Filistin'e atom bombası atmasını mı bekliyorsunuz?

14.Dünya, artık Hanzala'nın yüzünü döndürse ya!

15.Gazze direnişi ve sosyal medya, Filistin'i, artık dünya halklarının meselesi haline getirmiştir!

16.Dünya halkları nezdinde, İsrail, ABD ve Batı artık kaybetmiştir! Çare barış ve Filistin Devleti'nin kurulmasındadır!

17.Bütün vicdanlı dünya ülkeleri, artık birlikte hareket edin, İsrail ve destekçilerinin zulmüne son verin!

18.Kalıcı bir barış tesis etmek ve insanlığın değerlerini korumak için artık israile savaş ilan edilmelidir! 

19.Batı Şeria ve Gazze birleşmeli, Başkenti Kudüs olan Filistin devleti artık kurulmalıdır!

20.Türkiye artık küresel bir güçtür! Sorumluluk makamındaki her siyasi, asker ve sivil bürokrat, amir, memur, işçi, çiftçi, tüccar her fert bunun idrakiyle hareket etmelidir!

21.Türkiye artık tüm prangalarından kurtulmalıdır. Özellikle Batı işgalindeki zihin prangası olmak üzere ülkenin maddi ve manevi kalkınmasın engelleyen tüm prangalardan!

22.İstanbula göğü delen, beton yığını binalar artık yapılmamalı! Esasında sadece İstabul’da değil hiçbir yerde yapılmamalıdır.

2022:
23.Doğalgaz da Avrupa, artık Türkiye ile muhatap olacak! İlmi siyasetin sonuçları!

24.Bu gün cumaya giderken kaldırımda bir kaplumbağaya rastladım, yeşilliğe bıraktım. Artık yaban hayat şehirde. Zarar vermeden birlikte yaşayacak tedbirler almalıyız.

25.Yol kenarında iki de keklik. Artık yaban hayatı şehirde, dikkat edelim, koruyalım!

26.Kafkas Halkları ve Çerkesler geçmişte çokça ortaya koyduğu "bireysel kahramanlıklar"ın yerini artık “toplumsal başarılar” ile doldurmalıdırlar.

27.Bu heykel işlerini artık bırakın, faydalı, hayırlı bir iş, bir hizmet yapın! En azından heykel yapmayın! Yazıktır, günahtır!

(İBB Başkanı, Esenler Dörtyol Meydanında, yapmayı planladığı Atatürk Heykeli’nin projesini inceledi.-Basından).

28.Telefon, internet, tv paketi satan şirketler, müşteri kapmak için gerçeğe aykırı (sözleşmeniz bitti vb) bilgilerle vatandaşı en olmadık zamanlarda aramayı bırakmalıdırlar. Artık zulme dönüştü! İlgili bakanlıklar ve kurumlar tüm ilgililer artık tedbir almalıdır.

29.Artık TV kanallarımızda İngiliz kraliyetinin sıradan işlerine ilişkin bir haber görmek istemiyorum! Gına geldi!

30.Artık öyle Batı'dan gelen her şeye evet demek yok! Kaldı ki terörle mücadelede NATO bize ne kadar destek verdi?

2021:
31.Selçuk Bayraktar üstüne basa basa söyledi: Artık dengeler tamamen değişti. 

(Baykar CTO'su Selçuk Bayraktar, muhabere teknolojileri alanında ihracatçı tarafa geçildiğini açıklayan Bayraktar, uçan otomobil projesi Cezeri'ye ilişkin de detayları anlattı. Bayraktar, İHA ve SİHA'ların uçaklardan çok daha karmaşık yapılara sahip olduğunu ve bir SİHA'da 100'e yakın bilgisayar bulunduğunu belirtti.”- Basından).

32.SM da; algı, kin, şükürsüzlük, timsah gözyaşları gırla ve gına geldi artık. Şükürsüzlük var, zira; her yerde (şehir, kasaba, köy) araç değil, park problemi var! Zorunlu olmayan konularda dahi, gelirinin kat katı (banka vb) borçlanıp, şikayetlenme var! Parasızlık değil, harcama ve doyumsuzluk problemi var!

33.Ülkede geçmişte olmayan bir lider diplomasi trafiği var artık! 20 yıl öncesinde ne arayan olurdu, ne soran, ne de görüşen! Ülke batıdan bağımsız inisiyatif aldıkça artık oyun kurucu rolünde! Hayr olsun inşallah!

34.Güzel şeyler! Afrika uyanıyor! Artık Batı'nın yeni sömürgecilik oyunları Afrika'da hayat bulmamalı!
(Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrikalı gençlerle buluştu. “Afrikalı gençlerle buluşmamızda, kitabımı okuyan Togolu bir gencimizle Daha Adil Bir Dünya’nın nasıl mümkün olacağını konuştuk.”-İletişim Başkanlığı).

2020:
35.Lütfen artık; bir suç işleyen, hileli bir iş yapan, üstlendikleri görevde beceriksiz ve liyakatsiz kalanlar; Atatürk, Kemalist, cumhuriyet, laiklik vb imgelerinin arkasına saklanmasın!

36.Üretmenin, kalkınmanın önünde kimse takoz olmasın. Bırakın da ülke kalkınsın artık. Kalkınacaktır da inşallah.

37.Esed pek çok eylemde bulundu. Senelerdir teröristlere kucak açtı, himaye etti. Kendi vatandaşlarını öldürdü, halen öldürüyor. Türk askerlerini şehit etti. Türkiye'ye pek çok havan topu, füze attı. Esed'in yaptığı zulüm yeter, artık bırakıp gitmeli, Rusya da artık Esed'e destek vermemelidir.

38.Hasan'a mektup-14 şiirinden;

"Derler ki: Siz susun biz söyleyelim;
Hep biz yönetelim, hep biz yiyelim.
Artık bu oyuna hayır diyelim
Biz sustukça onlar, 'korkak' diyorlar..." (A.Karakoç).

2019:
39.Gına geldi artık.... Zihinsel Dönüşümü Gerçekleştirmek Gerek.

40.Dağları, artık tünellerle geçiyoruz. Yapanlardan Allah (cc) razı olsun. 

2018:
41.Gözlemim; insanlar artık her yerdeler, sahil, yayla, köy, avm, tatil yerleri, festival vb. çılgınca geziyorlar, çılgınca tüketiyorlar ve arkalarında çöp dağları bırakıyorlar... Kalkınmak şart ama tüketerek değil, üreterek ve çöp kültürünü de öğrenerek!

42.Bu nasıl bir çöp kültürüdür? Beş çöp kutusu yanında nacak tüm çöplerini kamelyada bırakıp gidiyor. Bunu yapan bu çocuklar/gençler/insanlar, aileden, çevreden, okuldan nasıl bir eğitim alıyor? Artık çöpleri çöp kutusuna atmayı bi öğrenin/öğretin!

43.Şimdiye kadar yargılanan bir Amerikalı var mıydı? bilmiyorum, ama "Papaz Brunson" yargılandı ve ceza aldı. Hakkında verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası, yattığı süreye sayıldı. Herkes ayağını denk alır mı artık?

44.Artık Terörden Bıktık, dolayısıyla bitirmeliyiz. Geliniz Terörü bitirelim destekçisi kim olursa olsun!
(YPG genel sözcüsü Redur Xelil: Amerikalı, Alman ve İngiliz gönüllüler Afrin'e geldi-Basından).

45. “Kim milyoner olmak ister” yarışmasında soruların çoğunluğu batının masallarından ve kültüründen çıkıyor, adeta ezberletiyorlar. Kim milyoner olmak programı kültür emperyalizmini devam ettirirse artık izlemeyeceğim gibi.

2017:
46.Oyuna karşı değilim, ama, artık, Adıye gençlerimizin beyinleri, en az oyunda terledikleri kadar terlemeli.

47.Seviyor ama; kimi korkudan, kimi çıkarı için, kimi samimiyetten, kimi çaresizlikten, kimi Allah rızası için. Artık niyetindeki ve/veya nasibindeki neyse!

Seven mi, sevilen mi hangisi nasibini alıyor... mutlaka niyet devrede, zaten niyete göre sevap almıyor mu her amel?

48.Elhamdülillah, önemli bir engel aşılmıştır, artık ehil kişilerle kalkınmaya odaklanma zamanıdır. Evet seçim bitti ve zafer milletindir. Artık, kalkınmaya odaklanalım!

49.Şu terörü bitirin artık, teröristleri destekçileri ile gömün artık Şırnak.

50.Söz; ne üst aklın, ne üst aklın borazanlığını yapanlarındır. Yeter artık Söz Cumhurun olmalıdır.

51.Elli yıldır seyrettirilen Hababam filmlerinde çalışan itibarsızlaştırılıp, haylazlık yapan sevimli gösterilmiyor mu? Artık yeter! İzletmeyin artık!

2016:
52.Artık sohbetlerde, karşısındakini dinlemek yok, sadece orta yerde kalan, hedefine ulaşmayan kurgulanmış kelimeler var.

53.Başarılı bir “Dünya insan zirvesi” gerçekleştirildi. Artık katkı yapma sırası, gelişmiş ülkelerde. Umarım gereğini yaparlar!

54.Ekranlarda emperyal ülkelerin politikalarını alkışlayanları,... artık izleyemeyeceğim. 

55.TV dizilerinde özellikle tarihi dizilerde de kirli oyunlardan daha fazla stratejiler işlenmeli. Kötülük, fitne konularından gına geldi, yetti artık!

2015:
56.Artık zamanıdır. Ukrayna ve diğer komşularının, ihlal yapan uçakları düşürme zamanıdır.

57.Bir Ülkede başka ülkelere ilişkin sağlıklı değerlendirme makaleleri yazılmaya başladığında, artık o ülke Dünya devletidir.

58.Sürekli ülkede başka ülkelerin operasyonları engellenmeye çalışılıyor Kurtlar vadisi pusu artık dışarıda operasyon yapmalı. (Daha sonra Filistin ve Irak yapıldı).

59.Artık zamanıdır. İslam Dünyası, bomba patlatmaya ve katliamlara son vermeli, birlik, beraberlik ve hoşgörü sergilemelidir.

60.Elden gelen yapılıyor ve olmuyorsa, artık tevekkül zamanıdır.

2014:
61.Türkiye artık sadece batıya değil, hem doğusuna hem batısına hem kuzeyine hem de güneyine bakıyor.

62.Dünya'yı ve Dünya'da olup biteni birilerinin değil artık kendi gözümüzle görmeliyiz.

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1.Artık savas-ilan-edilmelidir-2023
2.Özür, Tazminat ve Hakların İadesi (sürgün)-2022.




1 Nisan 2024 Pazartesi

31 Mart Belediye Seçim Sonuçları (010424):

31 mart 2024 günü belediye başkanlığı, meclis üyelikleri ve muhtarlık seçimleri yapıldı, resmi olmayan sonuçlar açıklandı, hayırlı olsun! Seçim sonuçları, özellikle tercihlerde belirleyici olan etkenler açısından sosyolojik olarak incelenmelidir. Zira kazananlar da kaybedenlerde şaşırmıştır! Kısa analizim:

1.Seçimle ilgili ilk gözlemim; seçimi CHP kazanmamıştır, AK parti kaybetmiştir. Muhtemeldir ki tepkidir. Halk vizyona, sosyal karneye ve hizmete göre tercihte bulunmamıştır.
Halkın tercihidir!
Kaybedenler analizini yapıp dersini çıkarmalıdır!

2.Problem tencere ise, şimdi yapılan bu tercihle ekonomik problemler çözülmüş mü olacak? Hayır! seçimleri AK Partiye Kaybettiren Müslümanlar, Dünyadaki İslam düşmanlarının (İsrail, Gert vd) sevinç mesajlarına ne diyecek?
Halk tercihinin karşılığı olarak yeterli hizmeti alacak mı?
Mevla'm neylerse güzel eyler!

3.AK Parti adaylarının sunduğu plan ve projeleri, mitingleri ve yaptığı hizmetleri karşılığını bulmamıştır. Hiç miting yapmayan, proje sunmayan, çalışacağız demeyenler tercih edilmiştir! CHP muhtemelen bu kadar yüksek oy almasına da şaşırmıştır! 
Kazananların hizmetlerini izleyip göreceğiz!

4.Hükümet, belediyelerin yapması gereken hizmetleri (ulaşım, metro vb) tamamen onlara bırakmalı, kendisi üstlenmemelidir! 
Bu şekilde belediye başkanları gerçek anlamda test edilmiş olacaktır!
Hükümet de belediyeler de kendi asli işleriyle iştigal etmelidir!

5.Seçmen yaptığı bu tercih ile hükümete bir ders vermek istemişse, herhangi bir projesi ve hizmet sunma vaadi olmayan belediyelerden de muhtemelen bir ders alacaktır, umarım yanılırız! 
Zira hizmette rekabet vatandaşın yararınadır.

6.Üç büyük ildeki hizmetsizlik, Güneydoğu'da kayyumların yaptığı fevkalade hizmetler, seçmenin tercihini değiştirmemiştir. 
Teröre alan açacak, destek verecek adımlardan kaçınılmalıdır! Türkiye terörün palazlanmasına izin veremez! 
Bütün siyasi partiler terör örgütü ve siyasi temsilcileri ile aralarına mesafe koymak zorundadırlar!

7.Hükümet yatırım yaparken dikkate alacağı kriterleri tekrar gözden geçirmelidir! Yatırımlar bölgelere göre eşit oranda dağıtılmalı ve özellikle Orta Anadolu'da istihdamı ve refahı attıracak, göçü önleyecek yatırımlar daha çok tercih edilmelidir!

8.AK Parti başta olmak üzere tüm siyasi partiler üst ve belirleyici kadrolarını gözden geçirmelidirler! 
Gereksiz duvar ören, liyakatli ve kabiliyetlilere takoz olan, lükse kaçan hal ve tavırlılara izin verilmemelidir. 
Her alanda lobiler değil, liyakat belirleyici olmalıdır.

9.Seçime giren parti sayısı çok fazla, sadeleşmesinde fayda vardır! 
Belli bir üye sayısına ulaşılamayan partilerin seçime girememesi veya 1 veya 2 seçime girip de herhangi bir şey elde edemeyen partilerin kendilerini tasfiye etmeleri düşünülebilir. 
Üzerinde çalışılmalıdır.

10.Sonuçta, gerek iktidar ve gerekse muhalefetin; Ülke, birlik ve beraberlik içinde kalkınır ve güçlü olursa, oluşan fayda ve refahtan herkesin pay alacağını, aksi durumların, üretimsizliğin Ülkeyi geri götüreceğinin farkında olarak hareket etmeleri beklenir.
İzleyip göreceğiz!
...
Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.
1.Seçim Sonuçları (kazananlar ve kaybedenler) 290523
2.14 Mayıs 2023 seçim sonuçları 220523
3.Siyaset ve seçim 2023'e doğru-II. 160523
4.Siyaset ve seçim 2023'e doğru-I (080423)
5.Altılı (6'lı) Masa 200323
6.Liyakat (yine, yeniden, her zaman) 181022
7.Muhalefet ve muhaliflik 151121
8.Osmanlı İmparatorluğunda Seçimler ve Meclisler 290821
9.Yapısal değişimler gerçekleşti mi? 091020
10.Seçim Analizim (23 Haziran 2019, Küskünlükler ve Tepkiler) 270619
11.İnsanlar, Partiler, Seçimler 040419
12.Seçim Analizim (31 Mart 2019, Hizmet Alacaklar Kaybetti) 010419
13.Seçimde fayda/maliyet analizi yapılmalı 280319
14.Seçim Analizim (24 Haziran 2018, Herkes "Ben Kazandım" Diyor Ama Asıl Kalkınırsak Kazanacağız) 270618.



İSLAMDA (KADINLARIN) MİRAS (HAKKI) 020626

Bu yazımızın amacı İslam'da miras paylaşımının önemine, özellikle kadınların ve kızların miras haklarının olduğuna ve bunlara riayet ed...