Tv ekranlarına yansıyan her şeyde, bu ister haber, ister tartışma programı, ister yarışma, ister komedi, ister dizi, ister film hatta reklamlarda dahi bir kalite olması gerekir.
Bu durumun kalkınmışlık düzeyi ile ilgili olsa gerek. Maddi ve manevi kalkınma gerçekleştikçe kalite de artacaktır.
Diziler; son yıllarda az da olsa kaliteli diziler çekilse de, geneli tornadan çıkmış gibi tiplerle, toplumun değerleriyle çatışmakta veya dalga geçmekte yada bu değerleri görmezden gelmektedir.
Geçmişte yapılan ve izlettirilen filmlere baktığımızda ise sekülerliğin dayatıldığı, toplumun inanç ve değerlerine hiç yer verilmediği verilse dahi kötü karakterlerle canlandırıldığı görülmektedir.
Haberlerin masa başında olmasından ziyade, kaynağında yapılması gerekliliği Suriye iç savaşı sırasında kendini göstermiştir. Maalesef yanı başımızdaki Suriye'de olan biteni İngiliz haber kaynaklarından alındığını gördük. Kaynağından habercilik hususuna önem verilmelidir. Aksi takdirde yabancı haber ajansları nasıl veririlerse o şekilde servis etmek zorunda kalınır.
Tartışma programlarına katılan kişilerin konu ile ilgili hazırlık yaparak katılması gerektiği ortadadır. Sadece konuşana cevap vermek izleyiciyi usandırmakta, bir fayda da alamamaktadır.
Maalesef TV ekranlarında sabun köpüğü cinsinden çokça program var. Bunların yerine eğitici, öğretici, yol gösterici, üretimi teşvik eden, başarı üretim hikayelerinin konu edildiği faydalı programların arttırılması gerektiği ortadadır. Maddi ve manevi kalkınma arttıkça bu tür programların artacağı düşünülmektedir.
Reklamlar ise tekrarları ile bıktıran, abartılı ve tepki çeken cinsten.
Tv ekranlarına yansıyan dizi, film, program ve kişileri ilişkin bazı notlarımız:
1.Ülkenin "kalkınmışlık düzeyi" her alanda kendini gösterir. Sosyal hayatta, bürokraside, iş ahlakında, üretimde, tüketimde, sporda, eğlencede, dizilerde, filmlerde, davranışlarda,... uzar gider. Dizi ve filmlerde işlenen konular da bu düzeyi, beyinlerin nelerle iştigal ettiğini gösterir.
Kaç dizi izliyorsunuz? Sorusuna genelde verilen cevaplar; "izlemiyorum" dur. Peki bu cevap samimi ise ve izlenmiyorsa, nasıl oluyor da bunca yerli dizi tv kanallarında,... yetmiyor üstüne Hint ve Kore dizileri gibi yabancı diziler de ekleniyor.
Erdemli dizi sayısı ise bir elin parmakları kadar. Geriye kalan diziler sabun köpüğü gibi, eğitici olmayan, her türlü üç kağıtçılığı ahlaksızlığı sevimli gösteren ve senaryo itibariyle son derece kalitesiz diziler. Geliniz bu absürt dizileri izlemeyelim. Ta ki kaliteli ve faydalı diziler yapılana kadar.
Niçin, film, dizi ve tv programlarında manevi değerleri küçümseme vardır? Filmlerde Recep, Şaban, Ramazan, Rıfkı gibi İslami isimler dalga geçilen karakterlere verilmiştir. Besmele çeken, abdest alan, namaz kılan karakterleri neredeyse kurtlar vadisi dizisine kadar görmedik.
Toplumun manevi değerlerini gözetmeyen, onları işlemeyen, ön plana çıkarmayan hiç bir program, dizi, film vb yapım; toplumun büyük kesimi tarafından benimsenmeyecektir. Bu tür yapımlar başarılı olacak, diğerleri dar alanda kalacaktır.
Film, dizi, tiyatro, program vb yapımlar; toplumun kendi değerlerini işlemeli, ithal, uçuk, dayatma ve faydasız cinsinden olmamalı.
Niçin girişimci ve mucitlerin çabaları/hayatlarını değil de, karşı iki cinsin pek de ahlaki olmayan çarpık ilişkilerini konu alan onlarca dizi/filmler yapılır?
Faydasız programlar yerine, tarım, hayvancılık, gıda konularında gerek eğitici gerekse örnek uygulamaların yer aldığı dizi programlar yapılabilir.
Yine Üniversitelerin üretime yönelik faaliyetleri, icat, keşifler vb konusunda program dizileri yapılabilir.(2018).
...
2.TRT1 deki diziler: "Tövbeler olsun". Üç kağıtçılığı, cerbezeyi, yalanı, hileyi vb olumsuzlukları sevimli göstererek topluma olumsuz mesajlar veriyor.
Masumlar apartmanı dizisi topluma kötü örnek, belki psikologlar kullanabilir, ama tüm topluma izletilecek bir dizi değil! Onun yerine güzel örnekler senaryo konusu yapılabilir. Kötü örnekler yerine daha çok İYİ ÖRNEKLER senaryoya konu edilebilir.
TRT1 de "seksenler" dizisi var, güya 80'lerde bir mahalleyi anlatıyor, ama kimse besmele çekmez, selam vermez, hiç bir vakit ezan okunmaz, sekülerlik zirvede! Aynen "çocuklar duymasın" dizisi gibi. Toplum değerlerine ve gerçeklerine uygun diziler yapılsa ya! Yapımcılara dikkat!
Gönül dağı dizisi de öyle. Hikaye güya bir kasabada geçiyor. Ama henüz ezan duymadık. Müslüman bir kasabada hiç kimsenin mi abdest, namaz, oruç, kurbanla yolu kesişmez. Toplumun inanç ve değerleri bu kadar görmezden gelinmemeli. Manevi kalkınma arttıkça bunlar düzelecektir.
Gönül Dağının Gedelli'sinde; düğüncüsü, ağıtçısı, delisi, akıllısı, sarhoşu, her şeyi var da, camisi, imamı, ezanı, namaz kılanı hiç yok mu? (2022).
Hoca Ahmet Yesevi'nin konu edildiği Mavera dizisi pek çok diziden sürükleyici, etkileyici ve EĞİTİCİ idi. Senaryoda ufak rötuşlarla çok daha iyi olabilir. Tebrikler TRT. Ama dizi de, halife ve vezire biçilen roller hiç hoş değil gözden geçiriniz! Bu karakterler gelince kanal değiştiriyorum! (2021).
Tarihi dizilerde de harem konuları ve bıktıracak derecedeki fitne konuları değil vizyon işlenmeli.
II.Abdülhamid dizisi insanın içini acıtıyor. Dolayısıyla izlemek zorlaşıyor. Biraz daha siyasi dehası, vizyoner bakışı ön plana çıkarılabilir.
...
3.Dizi adları: Olumsuzluğu değil olumluyu, iyiyi, güzeli çağrıştırmalı.
"Yedi Güzel Adam" dizisi güzel bir dizi ismi bile iyi bir tavsiye mektubudur; "pis yedili" değil "temiz yedili", "ulan İstanbul" değil "Aziz İstanbul" olmalı.
Sadece iki cinsin çarpık ilişkilerini işleyen pek çok tv dizisi olduğu anlaşılıyor. "Sadakatsiz" "yasak elma" "...çapkını" "ulan İstanbul" "...aşk", kötü bir Dallas dizisi taklidi "Bir Zamanlar Çukurova gibi. Tv dizileri ahlaksızlığın meşrulaştırıldığı ve gündüz kuşağı reality programlara malzeme üreten konular işlenmemeli!
...
4.Aile kurumuna saldırı: Çoğu film, dizi ve bunlarda oynayanların yaşantıları başta olmak üzere her yönden saldırı var. Korunmak gerekir. Güzeli, iyiyi, üretmeyi, kaliteyi işleyen dizi, film ve programların artmalı, bunun için aksine olanlara rayting/prim verilmemesi beklenir.
Gaflet içinde bir hayat sürmemek için, asgari ilmihal bilgilerini öğretmek ve öğrenmek gerekiyor. Bakınız bazı TV programlarına konu olan; nikahı bilmeyen, zinayı ve her türlü gayri meşru hayatı normal zanneden, inanç ve değerlerinden bihaber insanlara!
...
5.Tanımadığımız ünlüler: Tanımadığımız ne çok ünlü sanatçı! varmış!
Bunlarla ilgili; SM daki oluşan gündemlere, bunlarla ilgili yazılan-çizilenlere, küfürlere, birbirlerini aşağılayan yorumlara, hakaretlere bakınca insana yatırım şart ve kalkınmak şart ve elzem diyoruz (2019).
Bunlardan "İsmi, olumlu icraatlarıyla taşıdığı etiketin önüne geçmeyen, kendini sürekli etiketi ile tanıtmak zorunda kalanlar, kendini sorgulamalıdır!"
Bunlardan, ülke aleyhine paylaşım yapanların paylaşımlarını rt yaparak reklamlarını yapmayın lütfen!.
Bunları ülke aleyhine kim konuşturur, kim fonlar, yazıp konuşacakları metni kimden alırlar, bunları kim gündem yapar?
...
6.Küfürsüz komedi: Ey Muhatap; küfürsüz film, küfürsüz komedi, küfürsüz maç, küfürsüz tweet, küfürsüz konuşma, kısaca KÜFÜRSÜZ BİR DÜNYA... çok zor değil...(2014).
Daha ilk başta "eşe nasıl yalan söylenir?" konusu işleniyor, yalan meşrulaştırılıyor. Yazıklar olsun "güldür güldür show"u kapattım izlemiyorum. (2019).
Al birini vur ötekine, "çok güzel hareketler"de işlenen konular da toplumun değer yargılarını dinamitleyen cinsten. An itibariyle kapattım. Seviyeli komedi isteriz. (2019).
Lütfen küfürbaz, "güya" "komedyenlerin reklamını yapıp durmayın, paylaşımlarını görmeyin, tekrar paylaşmayın, görmezden gelin, karanlıklarında kaybolup gideceklerdir.
Geçmiş yapımları topluma, insanlara güzel hiç bir şey katmayan, yoz kültürün yoz ürünü Recep İvedik filmlerine gitmediğim gibi tv'de dahi izlemiyorum!
TV ekranlarında, lüzumsuz, gereksiz, faydasız, insanlığa bir faydası olmayan programlar is-te-mi-yo-ruz.
TV ekranlarında boş, hem de bomboş programlar değil de, gerçek anlamda üreten ve üretimle ilgili programlar yapılmaya ve izleyicisi de olmaya başladığında kalkındık demektir (2018).
...
7.Yılbaşı, tatil ve teşhir: TV ekranlarında ve SM da bilinçsiz bir yılbaşı muhabbeti ve reklamı yapılıyor; yılbaşında ne yapacaksın? Yılbaşı hindisi, hindi dolması, yılbaşı kutlaması, yılbaşı çekilişi (mp), yılbaşı hediyesi, yılbaşı şusu busu! Azıcık hal-ilmi bilgisi gafletten uyanışa vesile olabilir! (2020).
Tatil sadece denize girip ve plajda yatmakmış gibi, tüm tv kanalları beynimize, beynimize kazımaya çalışıyor. Yerli değil, ithal bir kültür!
Basın, medya ve özellikle TV ekranlarında; moda, magazin, sanat, sanatçı, tatil, tatil yeri haberleri, reklam ve çeşitli programlar da adeta teşhircilik yapılması doğru değildir.
Teşhircilik yapan, çıplak resim paylaşan veya gayri ahlaki film sahnelerinde oynayanlar için cesur veya cesaret nitelemeleri yapılıyor, oysaki yapılan şeyin, cesaretle veya cesurlukla bir ilgisi yoktur yapılan düpedüz utanılacak şeylerdir, ahlaksızlıktır. Utanmayan her şeyi yapar.
...
8.Reklamlar: Aynı, tekrar reklamlar bıktırıcı, adeta taciz ediyorlar! Tv ekranlarında yeterince var, interneti açınca bıktırana kadar reklam! Telefonla reklam tacizi! Bu tür dayatma reklama konu şeylere tepki duymaya, almamaya başladım! Yeter, tadında bırakın! reklamın da bir sınırı olmalı! Pek çok reklamda cinselliğin öne çıkarılması da doğru değil!
...
9.Tartışma programları; katılımcıların pek çoğu havanda su döğüyor. Ekrana çıkan herkes dersine çalışmalı! .Tv'lerdeki tartışma programlarından beklenen; sağlıklı analizlerdir. Ama, kimi kendine, kimi fikrine yer açma derdinde! Kimisi de sadece konu mankeni pozisyonunda!
TV ekranlarındaki bazı yorumcuların Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısını (savaşı) haklı göstermek için gerekçe arayışına girmelerine üzülüyorum! Beyler bu oyun değil gerçek savaş!
Olan sivil halka oluyor! Problem varsa "savaş" şart değildir, başka yollar da vardır!
İdlib için ateşkes sağlandı. Hayırlı olsun. Olumlu bir adımdır. Lakin tv'lerde yorum yapan bazı prof, gazeteci, vb yorumcular; bu ülkenin yaptığı iyi şeylere niçin bu kadar olumsuz bakıyor ve küçümsüyorsunuz? Ve niçin bu kadar kinlisiniz? (2020).
Yine TV'lerde; bazı emekli asker, akademisyen, gazeteci gibi yorumcuların, aklını neredeyse batıya teslim etmiş gibi, batıyı kutsayan, batıcı, NATO cu yada Ruscu yorumları üzücüdür. Yerli düşünen iha, siha vb yaparken, diğerleri ithal eder. (2020).
...
10.Her Ramazanda Kudüs'te İsrail zulmü yaşanıyor. Ukrayna'yı gündemden düşürmeyen batı ve TV kanallarımız, maalesef bu zulme kör ve sağır. Dünya ve ülke medyası niçin İsrail zulmüyle ilgili programlar yapmıyor? (2022).
...
11.Hayvan avlarının gösterildiği "yaban tv" gibi tv kanallarını istemiyoruz! Yasaklanması önerilir. Tam bir vahşet! Katliam!
...
12.Dünyada her yıl en çok film çeken ülke sanılanın aksine ABD değil Nijerya imiş. Ülkedeki film endüstrisine verilen isim ise Nollywood. Ülkede haftada ortalama 50 film çekiliyor.
...
13.Fuat Sezgin'e Rabbim rahmetiyle muamele eylesin. Topluma şimdiye kadar tanıtılmaması büyük eksiklik. Özellikle tv'lerde ipe sapa gelmez programlar yapılacağına, bu tür değerler, faaliyetleri ve eserleri hakkında programlar yapılması beklenir.(2018).
...
14.Etiket; birilerine yasaları çiğneme özgürlüğü vermez! "Birileri tv’de 28 Şubat dönemini aratmayacak çağrılarda bulunabiliyor, hiç bir insan için kabul edilmeyecek ölüm şekillerini yöneticiler için dillendirebiliyor"
...
15.Haber ajanslarımız, TV'lerimizden yerinden, sağlıklı haberler bekliyoruz. Zira askeri harekat kadar, enformatik harekat da önemlidir. Cerablus (2016).
...
16.ABD Süleymani'yi öldürdü, ama cenazesinde 50 kişi ölü! İran füzeyle ABD üslerini vurdu ama "sıfır" ABD askeri öldü, (İran'dan ilk açıklama; 80 ABD askerini öldürdük!). Yanlışlıkla füzeyle uçak vurdu 176 ölü,(İran'dan ilk açıklama; Uçak teknik arızadan düştü!). İran kendini sorgulamalıdır!
Bu olayla ilgili gazeteci, analist, siyasetçi, emekli asker, yorumcu da kendini sorgulamalıdır! Dediler ki, uçağın düşürüldüğü iddiası psikolojik savaş, uçağın balistik değil omuzdan atılan füzeyle vurulabileceği, teknik arıza vs, vs. Sonuç. İran; "uçağı yanlışlıkla vurduk!" (2020).
TV Haber Kanalları da kendilerini sorgulamalıdırlar! İran'daki uçak kazasıyla ilgili, gerçek olayla ilgili olmayan gereksiz pek çok kişiye gereksiz yorumlar yaptırdıkları için. Lütfen kimse "araştırmadan, bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmasın". (2020).
17.Çok çabuk unutuyoruz! Çok acılar yaşandı, yaşatıldı. Yaşatanları ve destekçilerini unutmayalım. 15 Temmuz'da yaşanan olayları anlatan dizi ve filmler yapılabilir, kitaplar yazılabilir. Bu arada 81 ilde selalar okunuyor.(2019).
18.Türkiye'deki film endüstrisi de bu konuda galiba uzun yıllar Batı'yı taklit etti!
...Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.
2.Etiket; Hakaret ve Yasaları Çiğneme Özgürlüğü Vermez...261218
3.Fitne-Fesat Kokan Başlıklar ve Paylaşımlar 131118
4.Sosyal Medya Paylaşımları 270814
3.Fitne-Fesat Kokan Başlıklar ve Paylaşımlar 131118
4.Sosyal Medya Paylaşımları 270814




