Türkiye imkanlarını ve potansiyelini bazı konularda yavaş da olsa kullanmaya başlamıştır.
Vizyoner bakışı olanlar tarafından çeşitli konularda projeler başlatılmakta, bazıları başarıya ulaşmakta, bazıları kesintiye (bir işte bir süre için yer alan duraklama) uğramakta, bazıları ise akamete (sonuca ulaşamama durumu, sonuçsuz kalma, sonuçsuzluk) uğramaktadır.
"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi"nin işleri hızlandırdığı açıktır.
04 Aralık 2020 Demiryolu ihracat katarı "Demir İpek Yolu" ile Türkiye'den Çin'e hareket etti. Sevindiren ve heyecanlandıran bir uygulama. Devamının gelmesi ve gelişmesi beklenir.
Zira bazı ülkeler bu gelişmelere ve güzergaha pek sıcak bakmıyor. Maalesef ülke içinden birileri de bilerek veya bilmeyerek onların ekmeğine yer sürercesine yola çıkan trenin aslında hareket etmediği şeklinde haberler yaptılar. Neyse ki TCDD #ÇinTreniNerede etiketiyle konum atarak bu algı operasyonunu çürüttü. En son konumu Almatı idi. Kazasız belasız hedefine ulaşmasını dileriz.
Türkiye’nin uluslararası karayolu taşımacılığında hatırı sayılır bir TIR filosu vardır. AB üyesi ülkelerinin Türk tırlarının geçişlerine sınırlama getirdiği yıllarda, Türk Gümrük İdaresinin öncülüğünde, bu filonun alternatif güzergahlarda da taşımacılık yapabileceği konusu değerlendirilmiştir. Bu çerçevede doğu ve batı arasında karayolu taşıma güzergahı olan kara ipek yolunun tekrar canlandırılabileceği ortaya çıkmıştır.
O yıllarda Türkiye’den Çine kadar uzanan güzergahta bulunan ülke gümrük idaresi başkanları ve/veya temsilcileri ile toplantılar yapılmış, güzergah haricinden Japonya gibi ülkelerde katılım sağlamışlardır.
Türkiye-Çin arasında kara ipek yolu taşımacılığının süresi, maliyeti, güvenlik, hız, ülke geçişlerindeki işlem adet ve süreleri vb zayıf ve güçlü yönleri, deniz taşımacılığına göre avantaj veya dezavantajları, kara ipek yolunun devamı yani Amerika kıtasına uzatılması gibi pek çok husus bu kara ipek yolu tercihini etkileyecektir. Bunların her birisi ayrı bir çalışma konusudur.
Tarih boyunca ipek yolunda izlenen çeşitli güzergahlar olmuştur. Bu güzergahlar deniz ve kara bağlantılı olduğu gibi, sadece kara yolu, yada deniz yolu güzergahları şeklinde de olabilmiştir.
Bu projelerde İran kenarda durmaktadır. İran'ın katılmaması halinde;
Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Afganistan, Çin,
Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Çin,
Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Çin,
şeklinde veya başka alternatif güzergahlar söz konusu olabilir.
Türkiye-Çin arasında “Kara İpek Yolu”nun hayata geçirilmesi, güzergah üzerindeki tüm ülkelere ve ilişkili olduğu ülkelere pek çok avantajlar sağlayacağı açıktır. Bunların bir kaçı şöyle sıralanabilir:
1.Öncelikle güzergah üzerindeki güvenlik azami sağlanmış olacaktır. Bu bölgesel çatışmaları ve güvenlik problemlerini de yok edecektir.
2.Güzergah üzerinde ülkeler arası geçişlerde, pasaport ve gümrük işlemlerini kolaylaştıracak bir model geliştirilmesi zorunludur. Gümrük kapılarının standart bir yapı ve uygulamaya geçmesi önemlidir. Bu ise güzergahta imarı sağlayacaktır. Uygulamada ise “ortak gümrük kapısı modeli”, “tek mühür modeli” gibi uygulamalar mükerrer işlemleri önleyecektir. İşlemleri hızlandıracak ve rekabet için avantajlar sağlayacaktır.
3.Güzergah üzerindeki ve bağlantılı tüm ülkelerde ticaret artacaktır. Ticarete konu olan mal çeşidi artacaktır. Bu ise beraberinde refah artışını da getirecektir.
4.Ülkemizin TIR filoları ise AB dışında alternatif güzergahlara yönelme imkanına kavuşacaktır.
5.Ülkemiz gönül coğrafyasında ticaret, taşıma, bayındırlık, yol, yatırım gibi çeşitli alanlarda yatırım yapma imkanı yakalayacaktır.
Türkiye-Çin arasında "Kara İpek Yolu”nun da en kısa sürede hayata geçirilmesi dileğiyle.

















