İnsan bazen büyük mücadele ve fedakarlıklar yapar, kazanımlar elde eder, insanlara, topluma faydalı işler yapar, ancak bundan kendisi değil de başkaları yararlanır. Bu durum insan hayatının her alanında görülebilir, aile hayatında, iş hayatında, bürokraside, milletlerin hayatında! Yani kimi çalışır, didinir, işiyle vazifesiyle ilgilenir, cefa çeker, kimi hesap peşindedir hesap yapar, rol kapar, hazıra konar, sefada yer edinir!
Kurtuluş Savaşının kazanılmasında, savaş öncesi ve savaş sırasında Ethem Bey dahil pek çok Çerkes kökenli insanın büyük katkıları olmuştur. Bunların hiç biri etnik kökeni ile anılmaz iken sadece Ethem bey, Çerkes Ethem olarak anılmıştır!
Aşağıda savaşın kazanılmasında emeği geçen Çerkesler ile ilgili bilgiler ve Ethem Bey ile ilgili bazı tarihçilerin tespit ve görüşleri yer almaktadır!
Tarih ve özellikle yakın tarih, yaşandığı gibi yazılır ve okutulursa muhtemelen pek çok hak da hak sahiplerine teslim edilmiş olacaktır.
A.Kurtuluş Savaşında Milli Mücadeleye destek vermiş Çerkes kökenlilerin ünlülerinden bazıları1:
1.Erzurum kongresine katılan Çerkesler; Hüseyin Rauf ORBAY (Abaza), Bekir Sami KUNDUK (Oset), İbrahim Süreyya YİĞİT (Abaza), Muzaffer KILIÇ (Abaza), Rize delegesi Av.Hakkı bey (Abaza), Şuşehri delegesi İ.Hakkı Bey (Çeçen), Bekir KUBAT (Oset), Süleyman ÖĞÜN (Oset).
2.Sivas kongresine katılan Çerkesler; Hüseyin Rauf Bey (Abhaz), Bekir Sami Bey (Asetin), Hakkı Behiç Bey (Adıge), İbrahim Süreyya Bey (Abhaz), Emir Marşan Paşa (Abhaz), Hikmet Bey (Abhaz), Ömer Mümtaz Tanbiy (Adıge), Muzaffer Kılıç Bey (Abhaz), Rize Delegesi Osman Bey, Manyas delegesi Yusuf Bey (Adıge), Uzunyaylalı Kamil Polat (Adıge).
3.Heyeti Temsiliyedeki Çerkesler;Hüseyin Rauf Bey, Bekir Sami Bey, Hakkı Behiç Bey, Ömer Mümtaz Bey, İ.Sürayya Bey (üye değildir ama tüm toplantılara katılır).
4.Heyeti Temsiliye Ankara geldiği sıradaki Çerkes komutanlar: Yusuf İzzet paşa (14.Kolordu Komutanı), Miralay Bekir Sami Bey (56.Tümen Kumandanı), Mahmut Hendek Bey (20.Tümen Kumandanı), Cemil Cahit Toydemir (5.Kafkas Tümeni K.), Deli Halit Bey (9.Kafkas Tümeni K.), Aşir Bey (23.Tümen Komutanı), Ethem Bey (Kuvayi Seyyare K.).
5.İlk Meclisteki Çerkesler: Hüseyin Rauf Orbay (İstanbul), Aslan Toğuzatı (Maraş), Rüstü Bozkurt (Maraş), Mahmut Hendek (Menteşe-Muğla), Hakkı Behiç (Denizli), Ö.Mümtaz Tanbiy (Ankara), Bekir Sami Kunduk (Sivas), Emir Marşan (Sivas), Fuad Carım (Adapazarı), İbrahim Süreyya (Saruhan), Reşit Bey (Saruhan), Şeyh Servet Akdağ (Bursa), Mehmet Hulusi Akyol (Yozgat), Hakkı Hami Bey (Sinop9, Yusuf İzzet Paşa (Yozgat), Ahmet Şükrü Oğuz (İstanbul).
B.Ethem Bey’in anılarından kısa bir alıntı vee yakın tarih yazarlarının "Çerkes Ethem'le ilgili görüşleri2:
1)."Suçlular affedilmeyi kabul eder, ben suçlu değilim. Aziz vatan için herkesten önce yola çıktım, mevki ve şeref düşünmedim. Herkesin beni hain bildiği memleketime af yoluyla dönmem, ihaneti kabul etmem demektir, hakkımdaki gerçeği umuyorum ki, tarihçiler yazacaktır. Bu durumda dönmektense iftiraya uğramış bir mağdur olarak ölmeyi tercih ederim. Bugün dahi sebeplerini bilmediğim için izahtan mahrum olduğum sebeplerle memleketim, vatandaşlarım ve tarih huzurunda ihanetle tescil edilmiş durumdayım. Kesinlikle ithamların ağır mesuliyetine layık bir günahkar değilim; fakat gerçekleri tarafsız bir mahkeme huzurunda izah edebilecek miyim? Hayır. O halde gurbette devam edecek ve gurbette öleceğim. Ta ki akıbetim günün birinde o ilk günlerin tarihini yazmak isteyen kimselerin dikkatini çeksin ve meseleyi baştan sona ele alsınlar. Belki çok hatalarım olduğunu, fakat asla vatan haini olmadığımı tespit etsinler." ÇERKES ETHEM.
2)."TBMM daha Ankara da çalışmaya başlamadan önce, Salihli cephesinde Yunan ilerlemesinin durdurulması ve iç ayaklanmaların bastırılmasında fevkalade önemli hizmetleri vardır. Hatta hiç abartmadan şunu söyleyebiliriz ki, Eğer Çerkes Ethem ve onun kuvvetleri olmasa idi, Ulusal Kurtuluş mücadelesi başlamadan ortadan kaldırılabilirdi. " PROF. DR. TOKTAMIŞ ATEŞ.
3)."Çerkes Ethem’in yok edilmesine karar verilmişti de, formül aranıyordu aslında. Çerkes Ethem’de kendini feda etmemek için direniyordu. Burada Çerkes Ethem'in davranışını, hıyanetle değil olsa olsa, bir büyük fedakarlık, kendi varlığını feda eden bir oluşum olarak değerlendirmek olduğuna inanıyorum." YAVUZ BAHADIROĞLU - TARİHÇİ.
4). "Çerkes Ethem çok büyük bir vatansever, kurtuluş savaşının ilk günlerini düşünün, bir tek kişiye ihtiyaç duyulduğu günlerde, bu adam Yunanlıları sahillere çakılı bırakıyor, Anadolu ya bırakmıyor." MUHİTTİN NALBANTOĞLU.
5)."Nerede bir yangın varsa oraya yetişen bir Çerkes Ethem kuvvetleri vardı. Batı cephesi komutanlığına atanan İsmet İnönü'nün ilk işi Çerkes Ethem'in unvanını değiştirmek olmuştur." İSMET BOZDAĞ - TARİHÇİ.
6)."Mondros mütarekesinden sonra ta meclisin kurulmasına kadar, ne Erzurum kongresinde, ne Balıkesir kongresinde, ne Alaşehir, ne Sivas kongresinde bulunmamış insanlar, İstanbul un işgalinden sonra sığınacak yerleri kalmadığı için, mecbur kaldılar Anadolu ya geldiler. Mücadele bunun mücadelesidir. Milli mücadelede öncekiler ve sonrakiler mücadelesidir.
Ethem iki şık arasında tercihe mecbur bırakılmıştır; Ya üzerine sevk edilen askerlere karşı koyacak kardeş kanı dökülecektir, veyahut ta bırakıp gidecektir. Nereye gidebilir? Yunana. Hayır en büyük tarihi hakikat şimdi size söyleyeceklerimdir. Ethem Yunan'a iltica etmemiştir. Ethem geçiş hattı istemiştir. İnsanlara Hain demek kolay, kaldı ki kendini müdafaa etme hakkından mahrumsun, kahraman demekte kolay, çünkü kimse kendisine kahraman denilmesini tekzip etmez.
Bizim milli mücadelemiz kronolojisi sıhhatle yazılmamış olan bir buhran dönemidir. Ethem yanına kimseyi almadan gitmiştir ve yanındakiler gelelim diye dayatmışlardır, dövüşelim demişlerdir, ikisini de reddetmiştir. Bir kulübesi bile olmayan bir nehir kıyısında kalbi duran bir adamın, layık olmadığı halde hain damgasıyla damgalanması vicdanları rahatsız etmektedir." CEMAL KUTAY - TARİHÇİ.
7). "Merkezi otoritenin Çerkes Ethem'den sıkıntı duyması kaçınılmazdı, çünkü Anadolu da sadece bir milli direniş, sadece bir Kuvayi milliye hareketi değil, bunun yanı sıra bir liderlik döğüşü de veriliyordu. İşte bu çerçevede Çerkes Ethem in büyümesi halk arasında muazzam bir kahraman olarak her girdiği yerde alkışlarla karşılanması, bazı kişileri tedirginliğe sevk etmiştir. İsmet İnönü'nün her zamanki tavrıyla Çerkes Ethem ve ağabeyleri aleyhinde bazı propagandalarda bulunduğunu da söyleyebiliriz…
İşte bu çerçeve içinde Çerkes Ethem arkadaşları ile, Yunan ordusu ve Türk Ordusu arasında kalır İşte orada o önemli kavşakta, bir ikilem içindedir. Ne yapacaktır? İşte bu Yiğit Adam saflarında dövüştüğü Anadolu insanıyla kılıç kılıca gelmekten çekinerek, Yunanlılarla görüşerek sadece bir çıkış noktası istemiştir. Anadolu'daki mücadeleyi akamete uğratmamak ve bir savaşa dönüştürmemek için yurtdışına gitmek için bir geçit noktası istemiştir. Hatta arkadaşlarına döner derki; Siz silahlarınızı bırakıp Kuvayi Milliye'ye döneceksiniz, onlarla birlikte savaşacaksınız." PROF DR. MİM KEMAL ÖKE.
8). "Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında Çerkes Ethem’in payını kimse inkâr edemez. Öyleyse bir borcu yerine getirmeli; tarihimizle barışmak adına bu adamın itibarını iade etmeliyiz. Tıpkı Enver Paşa’nın mezarının İstanbul’a nakledilmesi gibi, Çerkes Ethem’den kalanlar da Amman’dan Türkiye’ye getirilmeli ve Bandırma’da bir anıtmezara defnedilmelidir. Bu eski yaranın sarılması da, Çerkes Ethem’in şahsında Millî Mücadele’nin ateşten günlerinde son vatanı savunanlara, sonrasında yolları ayrı düşmüş olsa da itibarlarının iade edilmesiyle mümkündür." PROF DR. MÜMTAZER TÜRKÖNE.
9). "Çerkes Ethem, “Elinin altında hayli maddi kaynak olmasına rağmen Yunanlılara teslim olma kararını verdiğinde cebindeki üç-beş kuruş dışında yanına bir şey almadı. Nitekim Atina'ya götürülüp tedavisine Almanya'da devam edilmesi kararı üzerine oradan ayrıldığında günlerce pekmeze ekmek banarak karnını doyurmaya çalıştığını da biliyoruz.” Şurası kesindir ki, Ethem'e 'Çerkes' lakabını takan İsmet Paşa'dır. Kendisine sorulduğunda bunu 'övgü' olarak kullandığını söyler; ama Ethem öyle anılmaktan rahatsızdır: "Hepimiz Osmanlı'ydık... Eğer milliyet ve ırk tefriki yapılmaya kalkışılsaydı bu vatanda şeceresi karışmamış kim kalırdı."
Ethem'in Yozgat isyanlarını büyük bir maharet ve süratle bastırması da onu aynı yerde daha önce başarısız olmuş bazı kumandanların kıskançlık ve rekabet hislerine hedef haline getirdi. Ancak Milli Mücadele şekillenmeye başladığında bir gelişme oldu ve Mustafa Kemal'in yakın çevresinde değişiklik yaşandı. Lider yola birlikte çıktığı kişilerden ayrıldı, mücadeleye sonradan hatta bir bakıma fazlaca inanmadan- katılan 'emir/kumanda adamları' ön plana geçti." AVNİ ÖZGÜREL RADİKAL GAZETESİ
1Kaynak: “Kurtuluş Savaşında Çerkeslerin Rolü”- Muhittin ÜNAL Ankara, 2. Baskı, 2000).
Yozgat İsyanı’nı bastırmak üzere görevlendirilen Ethem bey ve adamları İstasyon’daki karargah binası önünde Mustafa Kemal Atatürk’le (Haziran 1920-Ankara).
.jpg)
Ethem bey ve mücadelesini ana hatlarıyla ortaya koyan ve toplum nazarında oluşturulmak istenen olumsuz algıları ber taraf edecek güzel bilgileri derlemişsiniz. Elinize sağlık.
YanıtlaSilYanlış yerde duranlar, her daima yanlış anlaşılır. Güce ve Kuvvete güvenenler, siyasilerin karşısında hep taklaya gelirler. Osmanlı'nın yıkılışı ile var edilen T.C. nin Kuruluş felsefesi; Lozan'da oluşturuldu ise, Çerkes Ethem beyin kurtuluş mücadelesi İsmet İnönü'nün imzaladığı formata uygun olmaması sebebi ile Kurdurulan T.C. Devletinin sınırları dışına atılması gayet normaldir / gerekmektedir. Çerkes olarak bizler hala bunu anlamak istememekteyiz. İsmet sağına baksa Çerkes, soluna baksa Çerkes, aşağı baksa Çerkes, yukarı göğe baksa her yer Çerkes. Çerkesleri ekarte etmese, İsmet nasıl boş meydanda at koşturacak? İsmet, Çerkes Ethem beyi hain ilan ettirdi, meydanda ona kaldı. Takii ölesiye kadar. Ölünce meydan boşaldı mı? Nerde...
YanıtlaSil