Tefekkürhane'den...!
1.Ahlak empatiyi gerektirir!
Her çalışan, kendisine, şu soruyu sormalıdır; "Acaba ben işveren olsam kendimi veya kendim gibi çalışan birini işe alır mıydım?"
Her işveren de kendisine şu soruyu sormalıdır; “Acaba ben bir çalışan olsam, kendime, çalışanlara davrandığım gibi davranılmasını ister miydim?”
2.Görünmeyen işçiliği, görünen işçilik kadar özenerek yapan insanın ticari ahlakı tekemmül etmiştir.
3.Kalkınmak için; üretmek isteyenlerin bu isteklerini destekleyen toplumsal yaklaşım olmalı. Çözüm odaklı yaklaşanlarla birlikte hareket etmek, üretmektir!
4.Yönetici, etik liderlik yapmaktan sorumludur, etik ilkelere aykırı personel davranışına duyarsız kalan amir de aynı şekilde sorumludur..
5.Etik, ahlak; vicdan terazisidir, vicdan aynasına bakmaktır, vicdanıyla yüzleşmektir. Sıkça tartmak, bakmak, yüzleşmek gerekir.
6.İktisat başta olmak üzere her bilim, kendi ahlakıyla birlikte okutulmalıdır. Çünkü; İktisat bilimine göre talep arttıkça fiyat artar ve bu artış devam eder durur, yeter ki talep olsun. Bilimin sadece maddi yönünü okuyan/okutan fiyatın artması gerektiğini savunur da savunur. Halbuki manevi/ticari ahlak boyutunu da okuyan/okutan ve farkında olan ancak fiyatın makul ölçüde artması gerektiği savunulabilir. Bu sebeple her bilim ahlakı ile birlikte okutulmadır.
7.Tüketim de kendi "tüketim ahlakı" çerçevesinde yapılmalıdır. İmkanı olan herkes sınırsız tüketim hakkına sahip değildir. Tüketimin "ihtiyacı kadar olan" çerçevede kalması, en azından üretimle orantılı olması ve abartılı olmaması beklenir.
8.Çalışarak elde edilen kazançla, çalışmadan elde edilen kazancın (rant, hava parası, ikramiye vb) aynı kefeye konulması, ikisinden de aynı oranda vergi alınması ne kadar doğru? Adalet, ahlak ne der?
9. Nüans: Kanunlar önünde herkes eşittir. Peki, herkes kanunlar önünde eşit midir? (2015)
10.Yük: Tekerleği çevirenler ile tekerleğe yapışıp, tekerlekle dönenlerin (tekerleği çevirdiğini zannedenler) farkında olunmalı.
Zira ilk gruptakiler yükü paylaşırken, ikinci gruptakiler sadece yük bindirir.(2015).
11.Kalite ve talep: Sanılanın aksine kalite ve talep çoğu zaman ters orantılıdır. Ancak buna rağmen, kaliteyi talep etmekten, ürkmemek, korkmamak gerekir (2015).
12.Liyakat, göz ardı edilmemeli. Zira kritik durumlarda çok önem kazanır... her durumda ve her alanda liyakat olmalı.
13.Kamuda ve özel sektörde, "yapılmasa da olur" cinsinden işler ayıklanıp, terk edilmelidir.
14.Çalışılması gereken öncelikli dört alan; 1)insana yatırım, 2)yargı reformu, 3)vergi reformu, 4)üretimle büyüme.
15. Kurum, şirket ve kişilerin, iletişim bilgileri, ulaşılmayı engelleyecek değil, ulaşmayı ve iletişimi ağlayacak cinsten olmalı...
16. Batı ve terör: Dünya'daki terör olaylarına bakıldığında, insan sormadan edemiyor. Sahi! Batı, terör konusunda ne kadar samimi? "Batı terörü mü istemiyor, yoksa terörü Batı'da mı istemiyor?".
Zira 2014'te terör eylemlerin yüzde 78'i; Afganistan, Irak, Nijerya, Pakistan ve Suriye'de gerçekleşmiş.... ancak terör Batıda olunca gündem oluyor.
17.İnsan ve ahlak düzelirse her şey düzelir, bunda ailenin ve öğretmenlerin payı önemlidir. Öğretmenler günü kutlu olsun.
18.Çevrenizde düzgün insanlar vardır. Sözleri senettir, size kıymet verirler, sizi severler, size inanırlar. Onları kaybetmeyin, aynısını beklerler, siz de yapın.
19.Halbuki insanın "uzun ömrü", içinde yaşadığı andır. O anı da güzel ahlakla süslemek gerekir.
20.Sözcüklerin ağızdan çıkması konuşmak değildir, dinleyen kulak olmadıktan sonra. Ve bu günümüzün önemli problemidir.
21.Bir İskandinav mağazası ki, İsveç'in tüm ev eşyası ve aksesuarlarıyla hıncahınç dolu. Bizde ise kafeler. Sanki üretenler ile oturanlar "doluluk oranında" yarışıyor.
22.Meşguliyet: Kime sorarsanız sorun, genelde cevabı; işinin yoğun olduğu yönündedir. Ancak meşguliyet, her zaman üretmek değildir. Bu sebeple, bu meşguliyetin bir çıktısı var mıdır? Ona bakmak lazım (2016).
23.Ahlak ve sürdürülebilirlik: İçinde ahlak olmayan hiç bir yapı, sağlam ve sürdürülebilir değildir (2016).
24.Kalkınma için ihtiyacımız olan; güzel ahlak ve dürüstlüğü barındıran üretimdir.
25.Sistem; sadece üretenleri denetleyen değil, üretmeyeni de sorgulamalı ve üretime katılmasını da sağlamalı.
26.Kendi fikri olmayanlar, başkaları ile oyalanır durur. Kah över, kah söver!
27.Bir işi/görevi bırakma yada devretme vakti gelmiştir, ama bazı insan bunun farkında olmaz, "mutlu körlük" içindedir.
28.Fetih; iman ve ilmin ortak eseridir. İnsanlığın gönüllerinin de fethi için, benzer samimi faaliyetleri, bu gün için de dileriz.
29.Mobbing zalimliktir. Zalimlik te mobbing! (2015)
30.Maske: Geliniz; maske takarak, hayatı sahte bir güzellikle süsleme çabası yerine, maskesiz hayatı güzelleştirelim, bu yönde gayret sarf edelim (2016).
31.İsim ve Ünvan ilişkisi: Kariyer bir meslekte çalışmaya başlayan kişi ünvanı ile tanınır, kişi tanınmak için bu ünvanından da yararlanır. Ancak en geç on yıl sonra -olumlu yönde- ismi ünvanının önüne geçmemiş ise ve ismi sadece unvanına bağlı kalmış ise o kişinin başarılı olduğunu söylemek zordur (2016).
(Not: muhtelif tarihlerde alınmış notlarımızdan derlemedir #an)
Cumhurbaşkanlığı'nın ve yine insan kaynakları biriminin web sitelerindeki iletişim telefonlarını MALASEF açan yok!
YanıtlaSilBilgi alma (staj) amaçlı tüm telefon girişimlerimiz sonuçsuz kaldı! Üzücü! (2022).
Dürüstlük; sevmediğin insana bile yanlışlarını söyleyerek onu uyarmandır
YanıtlaSil