Günümüzde evliliklerle ilgili gündemi, sağlıklı evliliklerin nasıl başlaması ve kurulması gerektiğinden ziyade, biten evlilikler ve boşanmalarda izlenecek prosedürlerin işgal ettiğini görüyorum. Önceliğin sağlıklı evlilik kurmaya verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sağlıklı evlilikler ne kadar artarsa boşanmalar da o kadar azalacaktır. Zira bir iş ne kadar doğru başlarsa o kadar doğru neticelenir, keza ne kadar yanlış başlarsa yanlış neticelenme ihtimali yüksektir.
Bu sebeple evlilik öncesi yapılan iki hatadan bahsedip, akabinde evliliğin hal-ilmi çerçevesinde hareket edilmesi önerisini getireceğim.
Bu hatalardan ilki, evlilik öncesi yapılan abartılı maddi talepler ve/veya harcamalar, ikincisi ise eş adaylarından sadece birinin mutluluğunun aileyi mutlu edeceği beklentisidir.
İlk hata; evlilik öncesi veya sırasında yapılan abartılı maddi harcamalardır. Evlilikte “harcama kadar söz söyleme hakkım var.” düşüncesinin hayat bulması ve bu düşüncenin evlilikte eşlerin ilişkilerini olumsuz etkilemesi ihtimal dahilindedir.
Bu olumsuzluğun önüne geçmek akla gelen ilk tedbir, evlilik öncesi eş adaylarının istekleri yada istek olmasa da yapılan gönüllü harcamaların makul düzeyde tutulmasıdır.
Kaldı ki “Evlenmenin en hayırlısı, en kolay ve külfetsiz olandır” hadisi de bunu işaret etmektedir.
İkinci hata; eş adaylarının ikisinin ve dolayısıyla ailenin değil de eş adaylarından birinin genellikle bayanların isteklerinin karşılanması halinde evlilikte huzurun yakalanacağı algısının oluşturulmasıdır.
Harcama ve tüketmeyi teşvik eden bu materyalist yaklaşımda talepler; 1)beni eğlendirsin, güldürsün, espritüel olsun, 2)beni gezdirsin, havalı mekanlara götürsün, 3)pahalı hediyeler ve bir iki üç .. taşlar alsın, 4)sürekli sürprizler yapsın, 5)şusu busu, makamı, havası, etiketi, gücü vb olsun, 6)... 100)... 1000)...ne istediğimi bilmiyorum ama bilmediğim isteğimi de karşılasın... vesaire vesaire şeklinde sıralanır.
Sonu gelmez bu isteklerin tümünün yerine getirilmesi mümkün ve sürdürülebilir değildir. Yerine getirilenler de istenilen huzuru getirmez. Çünkü bu yaklaşımda, bir taraf ihmal edildiği gibi, evliliğin manevi yönü neredeyse tamamen ihmal edilmektedir, eksiktir.
Evliliğin hal-ilmi/ilmihali: Bu ve benzer pek çok hata, evliliğin hal-ilmi, yani evliliğin ilmihali çerçevesinde engellenebilir. Evlilik öncesi evliliğin hal ilmini bilmek ve ona göre hareket etmek bir avantajdır, bilinçli ve dolayısıyla sağlıklı bir evlilik yapma ihtimali artacaktır.
Zira evliliğin hal ilmi, makul olmayı, dengeyi ve sadece maddeyi değil manayı gözetmeyi, daha yetişme çağında bu konularda donanımlı olmayı, gönlü akılla kontrol etmeyi, evlilik çağında sağlıklı tercihte bulunmayı, evliliğin sadece maddi olarak değil ve manevi olarak inşa etmek gerektiğini, evlilikteki sınırları, hak ve yükümlülükleri, sorumlulukları ve evlilik hayatının nasıl sürdürüleceğini öğretir.
"Nasıl iyi bir eş olunur"un öğretilmesi ve öğrenilmesi evliliğin geleceğinin güvencesidir. Hatta bunlara nasıl iyi bir anne, nasıl iyi bir baba, nasıl iyi bir aile olunurun, nasıl iyi bir komşu olunurun vb nin ilave edilmesi, bunların da öğretilmesi ve öğrenilmesi fevkalade olur.

Bu güzel tespitler ve öneriler için teşekkürler.Temeli sevgi ve muhabbet olmayan ,maddi çıkarlar üzerine kurulan tüm evlilikler hep hüsran ile sonuçlanmıştır.
YanıtlaSilhttps://www.instagram.com/reel/CTw1R3nDI5Y/?utm_source=ig_web_button_share_sheet