13 Şubat 2024 Salı

Olumlu, müspet, pozitif olmak 130224

Olumlu kelimesi; “gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı; müspet, pozitif”, “İyiye ve doğruya yönelten; yapıcı”, “Onaylayan, kabul eden, lehte olan”, “Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan; müspet, pozitif”, “Davranışları beğenilen, yararlı düşünceleri olan (kimse)” anlamlarına gelmektedir (TDK).

Olumlu kelimesinin sözlük anlamlarını okumak dahi olumlu olmak için yeterlidir sanırım! Zira güzellik, iyilik, müspet ve pozitiflik içeriyor.

Olumsuz bakış ise, menfi yani olumsuz enerji ortaya çıkarmakta, güzellikleri, iyilik, müspet ve pozitifliği alıp götürmekte, insanın kendisini, çevresini, muhatabını yormakta, yeni problemler ortaya çıkarmakta, olan problemlerin çözümünü zorlaştırmaktadır.

Bu konuyu bir elma ağacı ve meyveleri üzerinden açıklamaya çalışalım:

Bir elma ağacı düşünelim bütün dalları elma dolu, baktığınızda en tepelerinde kırmızı, dolgun, albenisi yüksek elmaların yanında doğal ve organik, dolayısıyla doğal beslenicileri olan kuş ve böceklerin de tercih etmesi sebebiyle bazı elmalar da kurtlu, gagalanmış, tam gelişmemiş elmacıklar da olabilecektir. Oranladığınız zaman albenisi olan elma miktarı sepetler dolusu olacak iken kusurlu elmaların sayısı bir sepeti dahi doldurmayacaktır.

Bu elma ağacına olumlu bakan insan ağaçtaki sağlam ve güzel elmaları görecektir, organik olduğu için de ayrıca memnundur. Bu kişi hasat elmaları hasat ettiğinde, sağlam elmaları sağlıklı bir şekilde tüketmek veya satmak ya da eşe dosta dağıtmak suretiyle en iyi bir şekilde değerlendirebilecektir. Diğer kurtlu veya gagalanmış ya da özürlenmiş elmaları da, ya ayıklayarak kurutabilecek veya sirke yapacak ya da hayvan yemi veyahut ta gübre olarak kullanabilecektir.

Bu elma ağacına olumsuz bakan insan ise bu elma ağacının elmaları kurtlu diyerek sağlam olan tüm elmaları da yok sayarak onlara haksızlık edecek, kurtlu olmasının onların ilaçsız ve organik olduğunu hesaba katmadan, sağlam elmalar dahil tümünden elmaların sağlayacağı faydalardan mahrum kalacaktır.

Bu elma ağacına olumlu ya da olumsuz bakanlardan hangisi fayda sağladı? Tabii ki olumlu pozitif ve müspet bakan fayda sağladı.

Bu örnek hemen hemen her konuda velev ki bu bir kitap, bir araştırma, bir eser olsun için de geçerlidir. Tümden reddetme yerine onlardan nasıl istifade edebiliriz, nasıl faydalanabiliriz ona bakmalıyız. Bu husus bir alimi, yazarı ve eserini değerlendirirken aynı bakış açısıyla hareket etmeliyiz ki faydalanabilelim. Misal, Gazali’nin İhya’sını, “efendim zayıf hadisler de var” gerkeçesiyle reddetmek veya okumamak ya da itibarsızlaştırmak doğru olmadığı gibi İhya’da yer alan o kadar bilgiden istifade etmemek büyük bir kayıptır. Zira o eserde zayıf hadis var ise dahi oranı nedir veya biliniyor ise onlar saklı tutulabilir! İstifade edilebilecek onca bilgiden yararlanmak gerekir.

Netice itibariyle her zaman olumlu olmak, olumlu düşünmek, olumlu düşünmek ve olumlu bakış açısı, insana katkı sağlar, kendisini ve çevresini pozitif kılar, insanın kalkınmasını, gelişmesini ve ilerlemesini sağlar. Ayrıca hayata değer katanlar, sevilenler, çözüm üretenler, huzur ve mutluluk verenler; hayatta olumlu ve pozitif bakanlardır. Bu sebeple kullandığımız olumlu kelimelerin ve cümlelerin sayısını arttıralım. Pozitif olalım ve hayata tebessüm edelim, o da bize tebessüm edecektir. Olaylara çözüm odaklı ve müspet yaklaşalım, Zira bu bakış ve yaklaşım, ilave çabaya ihtiyaç bırakmadan pek çok olumsuzlukları yok edecek, hayatımızı daha kaliteli kılacaktır.

Olumlu kelimesi ile ilgili bazı notlarımız:

2024:
1.ABD'de Teksas eyaleti ile merkezi hükümet arasında ortaya çıkan krizin Ortadoğu'da Filistin'e Gazze'ye olumlu yansır mı? İsrail kendine çeki düzen vermek zorunda hisseder mi?

2.Ankara Valiliğince 15 TL olarak belirlenen simit fiyatının 10 TL'ye düşürülmesi, piyasa istikrarı için son derece yerinde olumlu bir karar!

2023:
3.Bir kalkınsak! Herkes birbiriyle değil işiyle uğraşacak, işini daha mükemmel, daha verimli yapmaya bakacak! Hileler, yalan algı dezenformasyon bitecek/azalacak! Sosyal karnesi sıfır olan liyakatsiz insanlar gündem olmayacak! Gündem olumlu ve pozitif yönde değişecek!

4.Birileri Devletin; afete hızlı bir şekilde müdahale etmesine, hızlıca yaraları saracak tedbirler almasına, ekonomik gücünün olmasına, özellikle İslam ülkelerinden çokça yardım gelmesine, kısaca olumlu yapılan her şeye kızgınlar! Kızsınlar! Birlikte başaracağız.

2022:
5.Pek çok akademisyen ekonomistin paylaşımına bakıyorum, çözüm ve ülkenin önünü açacak bir öneri içermediği gibi, olumlu da değil! Klasik ezber tekrarı; faizi yükselt gibi! Oysa hepimizin derdi kalkınmayı tamamlamak için bir katkı sunmak olmalıdır!

6.Cumhurbaşkanı Sn Erdoğan’ın, dünyanın neredeyse tamamında işgaller yapmış, sömürmüş ve geride huzursuzluklar bırakmış İngilizlerin kraliçesinin, cenaze törenine katılmamasını olumlu buluyorum.

2021:
7.Birbirine zıt durumlar dahil, "her duruma uygun" yani hem nalına hem mıhına” vuran güzel ve olumlu atasözleri, veciz sözler söylenmiş, halen söyleniyor, yazılıyor. Yapılan ise, işine geleni veya duruma uygun olanı seçip kullanmak. (Diğerlerini göz ardı etmek)!

8.İcraat makamında oturup, olumlu bir icraat yap(a)mayanlar! Mesûlsunuz!

2020:
9.Macron dünya barışını dinamitliyor. Çok zarar verdi ve veriyor. Özür dileyip istifa etmelidir. Zira Fransız halkı için de olumlu bir şey yapmamıştır. Avrupa Birliği ve Dünya bu durumu görmelidir. https://on.rt.com/atmt

2019:
10.Çalışan, üreten, çabalayan, eser ortaya koyanlara bir kulp bulanlar; Lütfen siz de bir şeyler üretin, bir çabanız, bir faydanız, kalkınmaya olumlu bir katkınız olsun.

11."Seçim ve fayda/maliyet analizi 280319" başlıklı yazımızda; "...Hangisi (aday, grup, ittifak vb) pozitif yani sıfırdan büyük veri sağlıyor ise o tercih edilir. Aksi takdirde maliyetine herkes katlanır." demiştik. İstanbul’un hali! Kendi düşen ağlamaz!

2018:
12.Peki; tüm göstergeler olumlu iken dolar neden yükseliyor? Anlamsız/spekülatif bir yükseliş mi? Herkesin anlayacağı bir dille açıklayan var mı? ııh... https://paraborsa.net/etiket/dolar-ne-kadar-yukselir/

2017:
13.Kariyer bir meslekte çalışmaya başlayan kişi, ünvanı ile tanınır, kişi tanınmak için bu ünvanından da yararlanır. Ancak, en geç on yıl sonra, -olumlu yönde- ismi ünvanın önüne geçmemiş ise ve ismi sadece ünvanına bağlı kalmış ise o kişinin başarılı olduğunu söylemek zordur.

14.En azından Kur'anı Kerim'in mealini okumalı İNSAN. Daha sonra zaten tefsirini okumak isteyecektir. Anlayacak, düşünecek, yaşantısında pek çok olumlu değişimler olacaktır.

2016:
15.İnsan istediği şeyin olumlu yönlerini, elde edince ise olumsuz yönlerini görürmüş.

16.Çevrenizdeki olumsuz olaylara; yapıcı ve çözüme katkı sunanlara olumlu tepkiler verin. Çevrenizdeki olumlu olaylara destek tepkileri verin. Böylece olumlu davranışlar ve olumsuz davranışlardan fazla olsun.

17.Alanya; kalesi, surları, limanı, mağarası ve turları olumlu. Ama şehir içi araç ve trafik rahatsız edici.

2015:
18.Güzel ve olumlu nitelemeleri tercih ederim. Fikir-zikir olayı. Aksi de mümkün. Bu durumlar, insanın; fikri,... heybesindeki,.. ruh hali... ne ise, o değil midir?

2014:
19.Sohbetlere dikkat; olumluyu konuşmak müspet enerji, olumsuzu konuşmak menfi enerji yükler.

2013:
20.Müspet, olumlu, pozitif olalım, menfi, olumsuz, negatif değil! Gelişme zaten hangisiyle olur ki! İşe müspet düşünce ile başlayalım.
...
Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir. 
1.Ahlâk 120723
2.Mutluluk 091222
3.Çözüm, çözüm odaklı olmak 131122
4.Huzur 190622
5.Zihinsel Dönüşüm 280122
6.Evliliği Olumlu Etkileyen Davranışlar 100316



16 Ocak 2024 Salı

Filistin'de İsrail Zulmü Hep Vardı! 160124:

İsrailliler, Filistinlilere, sadece bu gün değil, geçmişten itibaren ilk kuruluşundan itibaren ve özellikle 1947 yılından itibaren zulmediyorlar, evlerini yıkıyorlar, topraklarını işgal ediyorlar, tutukluyorlar, işkence ediyorlar, göçe zorluyorlar, sürgün ediyorlar, soykırım uyguluyorlar, öldürüyorlar!

Filistin ve Ortadoğu en huzurlu dönemini Osmanlı zamanında yaşadı. 1917 yılında Osmanlının elinden çıkması ve İngilizlerin işgali sonrası, Avrupa’da istenmeyen Yahudilerin Filistin'e göçü teşvik edildi. İkinci dünya savaşı sonrası göçler arttı. Filistinliler gelen Yahudileri dostane şekilde karşıladı. Ama karşılığı öldürme, işgal ve yıkım oldu.

Yahudiler yaptıklarını İslam dinine göre tahrif edilmiş Tevrat'a dayandırırlar. Örneğin Mısırdaki nehirden Fırat nehrine değin toprakların kendilerine vadedildiği (Genesis 12-7) ve kendi hakları olduğu iddiasında bulunurlar. Ancak on emri unutarak buranın yerli halkı Filistinlileri öldürürler, hem de çocuk, kadın, yaşlı demeden tüm sivil halkı! İsrail türlü bahanelerle sınırlarını genişletmektedir. Güya İsrailliler ne kadar isterse o kadar da genişleteceklerdir!

İsrailli siyonist Yahudiler kurdu. Siyonizm, tarihî İsrail Toprakları olarak tanımlanan topraklarda bir Yahudi devletinin asırlar sonra yeniden kurulmasını destekleyen, savunan ve Yahudi ırkçılığını temel alan ideolojik fikir hareketidir. Bütün Yahudiler siyonist değildir.

İsrail'in en büyük destekçisi 1917 sonrası İngiltere, 1947 sonrası ise ABD olmuştur. Almanya, Fransa, Çekoslovakya gibi ülkeler de silah ve savaş eğitimleri vermişler ve İsrail zulmünü görmezden gelmişlerdir.

İsrail ABD nin desteği ile her türlü aşırılık ve şımarıklığı yapmış ve yapmaktadır. ABD önceleri İsrail ile ilgili BM oylamalarında, kimi ülkeleri tehdit ederek, kimi ülke temsilcilerini değiştirterek ve türlü hileler ile kararlar aldırırken, zamanla mızrak çuvala sığmaz olup, aleyhine kararlar çıkış ise de hiç birisine uymamıştır. ABD, İsrail devletinin kuruluşunu 11 dk sonra onaylamıştır. Ama aynı kararla Filistin devletinin kurulması konusu es geçilmiştir.

İsrail BM den çıkan kararlarla ilgili BM çalışanlarını ve kendi zulmü aleyhine olan ülkeleri hep tehdit etmiş ve etmektedir. Bu gün Gazze’de uyguladığı soykırıma tavır alan ülke ve BM kararları hakkında aynı tutumunu sürdürmektedir. Bunun için sosyal medya da İsrailli yöneticilerin paylaşıma bakmak yeterlidir.
...

7 eylül 2023 sonrası Gazze’de İsrail'in yaptığı zulüm aslında de yaşananlar aslında 1947 yılından beri hep yaşandı.

İsrail'in kuruluşunda üç silahlı terör örgütü göze çarpıyor HAGANA, IRGUN, STERN. Bu terör örgütlerine silah sağlayan ve eğitenler tabii ki yine Batı ülkeleri.

Hagana 21 Aralık 1947 yılında 18 silahlı saldırı gerçekleştirdi, Filistin köylerine saldırıp, yakıp öldürüyorlardı.

30-31 Ocak 1947 gecesi Şeyh köyü yok edilirken, 14-15 Şubat 1948 de Sasa köyünde 20 ev tamamen yakılarak kadın çocuk dahil 60 kişiyi öldürmüşlerdir.

İsrail terör örgütleri HAGANA’nın icazeti ile IRGUN ve STERN tarafından 9 Nisan 1949’da Deir Yassin köyüne saldırır, 254 Filistinli öldürülmüş, kalan 25 Filistinli ise şayet bu toprakları terk etme iseniz sonunuz böyle olur şeklinde teşhir edildikten sonra kurşuna dizilmişlerdir.

Temmuz 1948’de Lidda’da 250 Filistinlinin öldürüldüğü yazılmaktadır. "Felaketten Sonra" isimli kitapta yazan ölü sayısı 1700’dür.

1967 yılında 6 gün savaşında, bu gün olduğu gibi yine ABD uçak savaş gemileri geldi, İsrail'e desteğini sundu. İsrail bu savaşta Ürdün Suriye ve Mısırdan toprak aldı, sınırlarını genişletti, durmadı, duracak gibi de durmuyor. Tabii ki bir duvara toslayınca duracak. Tarihte olduğu gibi belki kendileri yine sürülecek. Çünkü rahat durmuyorlar! Zulümle abad olmuş hiçbir toplum yoktur, Hak her zaman batıla üstün gelmiştir!
...

Sorularımız var? Konuya Filistin cephesinden baktığımızda, sorularımız var:
Filistinliler başlangıçta gerekli siyasi iradeyi ortaya koydukları halde niçin devlet olamadılar?
Bu gün niçin bir birlik olamıyorlar?
El-Fetih niçin Hamasın yanında değil?
İsrail'e tehditler savuran İran nerede?
Hizbullah niçin destek vermez?
İslam dünyası niçin zulme karşı ortak ve gür bir ses çıkarmıyor, irade ve cesaret göstermiyor?
Mısır'daki darbe olmasa idi, İsrail Gazze'ye saldırabilir miydi?
Dünya basını bu zulme niye kör?
Batılı devletler niçin bu soykırımı destekler?
Sağ duyulu Yahudiler soykırıma niçin engel olmaz? vb...
...
Filistin konusunda en cesur ses yine Türkiye’den çıkıyor. Katar ve bir kaç ülke daha. Ya diğerleri? Suudi Arabistan Gazze katliamı olurken niçin müzik festivali düzenler? İslam ülkeleri İsrail'in uyguladığı soykırım için niçin UCM’ne başvurmaz?
...

İsrail Afrika'da bağımsızlık isteyen hiçbir ülkeyi desteklememiştir. Bu gün Güney Afrika Cumhuriyeti, İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçu dolayısıyla Lahey'deki UCM'ne başvurmuştur. Bu adeta İsrail'in geçmişte Güney Afrika ırkçı yönetime verdiği desteğin rövanşıdır.
...

Çözüm, işgal öncesi haritaya uygun Filistin devletinin kurulmasındadır. Bölgeye barış gelmesi için işgalci İsrail ve destekçileri ABD, İngiltere ve aveneleri bu katliama, soykırıma derhal son vermelidirler. Zira beklentileri, ABD’nin Amerikan yerlilerini, İngilizlerin ise Avustralya yerlilerini yok ettikleri gibi İsraillilerin de Filistinlileri yok etmeleri yönünde, ama dünya kamuoyu buna izin vermeyecek! Aynen Bosna da olduğu gibi! Bunun için başta İslam ülkeleri olmak üzere, herkes ama herkes elinden ne geliyorsa, bir şekilde Gazze'ye destek vermelidir!
...

Aşağıda “FİLİSTİN SİYONİZM VE KUDÜS SORUNU*" isimli kitaptan çok kısa alıntılara yer verilmiştir:

"1.1492'de İspanya'dan çıkarılan Yahudiler, Osmanlı'ya sığınmışlar ve Selanik gibi şehirlere yerleşmişlerdir.

2.İsrail kurulduğunda Yahudi azınlığın elinde çok az toprak vardı. Araplar onlara toprak satmadılar toprakların çoğunu Arap köylerini basarak yerlileri öldürerek, kaçırarak ve 1948, 56, 67 ve 73 savaşlarında işgal ederek aldılar!

3.Bolfour bildirisi (02 ekim 1917) bağlayıcı, resmi ve devlet vadeden bir belge değildir.

4.Macar Yahudisi Theodor Herzl 1897'de ilk siyonist toplantısını tasarladı ve örgütün ilk başkanı oldu. İsrail'i kuranlar ırkçı siyonistlerdir.

5.Filistinli köylerini basan siyonist İsrai'in silahlı terör örgütleri Hagana, Irgun ve Stern’dir. 1949'da Deir Yasin köyü'nü basıp 254 kişiyi öldürdüler. Sağ kalan 25 kişiyi de göz dağı için teşhir edip kurşuna dizdiler.

6.İsrail terör örgütlerince, 14-15 Şubat 1948'de Sasa köyüne yapılan saldırıda 20 ev yakıldı, içindeki kadın ve çocuklar dahil 60 kişi öldü. 30-31 Ocak 1947 Şeyh köyünde, Temmuz 1948'de Lidda'da benzer olaylar yaşandı, 250 kişi öldü.

7.1967 savaşında Ürdün Suriye ve Mısır'dan büyük topraklar koparan İsrail'in hedefinde Kuzey Irak yani Dicle ve Fırat, Suudi Arabistan'ın Akabe Körfezi, BAE toprakları vardır. İstedikleri kadar!

8.İsrail 1967 yılında, sınırlarını genişletmek isteyince, Arap devletlerinin kendilerini ortadan kaldıracağı iddiasına ve oyununa baş vurmuştur. (her zaman MANİPİLASYON, YANILTMA, YALAN VE dezenformasyon! Gazze saldırısında da Hamas tarafından 40 bebeğin başı kesildi yalanını uydurdular-an).

9.İsrail'e en büyük silah yardımını İngiltere, ABD, Fransa, Almanya, Çekoslavakya gibi ülkeler yapmışlardır. Bugün de ihtiyacı olmamasına rağmen en büyük silah desteğini ABD yapmaktadır! (İsrail'in Filistin'de yaptığı katliamda bu ülkelerin payı yok mu? Elbette var!-an).

10.ABD türlü oyunlarla, kimi ülkeleri tehdit ederek, karşı çıkan kimi ülke görevlilerini değiştirterek, BM den istediği kararı çıkarttırmaktadır. Bu konuda İsrail'in en büyük destekçisidir. Aleyhe çıkan kararların uygulanmamasına da ses çıkarmamaktadır.

11.İsrail Filistin'de her türlü hukuksuzluğu yapmakta, evlerini dinamitlemekte çoluk çocuk yaşlıları sokakta bırakmaktadır. Bunlara karşı çıkanları da Yahudi düşmanlığı ile suçlamaktadırlar! Oysa antisiyonizm, antisemitizm değildir.

12.BMGK 10 Kasım 1975 tarihli 3379 sayılı kararıyla siyonizmi bir ırkçılık ve ırk ayrımcılığı biçimi olarak niteledi, ancak birkaç yıl sonra yoğun ABD baskısı sonucu geçersiz sayıldı! (ABD başkanı bu gün de J.Biden "ben de siyonistim" demedi mi?-an).

13.Yıllarca İsrail'in çölü yeşerttiği propagandası yapıldı, gerçekte ise Filistinlilerin yeşillikleri kurutuldu! (İsrail'in yalanları propagandaları ve bunu alet olanlar dikkat!-an).

14.İsrail'in suya ihtiyacı var! 6 günlük savaşın bir nedeni de kuzeydeki su kaynaklarına ulaşmak olduğu söylendi. Günümüzde İsrail'in PKK ve uzantılarını destekleyerek o yoldan Dicle ve Fırat sularıyla ilgilendiği bilinmelidir.

15.İsrail'in kuruluşundaki silahlı terör örgütleri Hagana, Irgun ve Stern'i, İngiliz, ABD, Alman vd batılı askerler eğitmişler ve silah yardımı yapmışlardır! (Bugün Irak ve Suriye'nin kuzeyine yapılan eğitim, yardım ve desteklerle bir benzerlik göstermiyor mu?-an).

16.Siyonist İsrailliler Selahattin Eyyubi zamanında yapılmış El-Aksa minberini 1969 yılında yakmışlardır.

17.İngilizler de, Caffa kapısı yakınındaki Osmanlı yapımı saat kulesini 1924 te yıktı. Keza bir Osmanlı çeşmesini de!

18.Camp-David girişiminde, Filistin halkı parçalanmakta ve her biri ayrı bir geleceğe itilmekte böylece bütünü yok edilmektedir, örneğin Batı yakası ve Gazze'de oturanlar ayrı tutulmaktadır! (aldatmaca girişimler-an)

19.Filistinlikere yönelik İsrail yönetimi(nin politikası hiç değişmedi-an) öldürme ve yıkma!
...
*(Kaynak olarak "Filistin Siyonizm ve Kudüs Sorunu” sorularla yanıtlar (Prof Dr Türkkaya Ataöv-2019" kitabından yararlanılmış ve alıntılara yer verilmiştir).
...

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.
1.GAZZE! 221123
2.İslam'da İnsan Hakları 051123
3.Büyük Filistin Mitingi 281023
4.Artık savaş ilan edilmelidir! 231023
5.Bir belgesel sahnesi ve Filistin'de (Gazze) yaşananlar! 121023
6.Kudüs, Filistin, Gazze, İsrail 081023
7.Savaş ve barış 280123
8.Filistin Sessizliği! 180521, İsrail'e Barış Gücü! 080521, Kudüs...300120, İsrail zulmü 080517
9.Filistin, Dünya ve Batı 200714






31 Aralık 2023 Pazar

Kısa Analizler ve Öneriler (2023)-311223:

Bu yazıdan önce, aynı başlıkla, ilki 2013 ila 2019 yıllarını, ikincisi 2022 yılını kapsayan iki yazı kaleme almıştık. Bu yazımız ise 2023 yılında, ayrı bir yazı konusu yapmadığımız, genellikle andaki güncele ilişkin, muhtelif konularda 34 adet ayrı başlıkta kaleme aldığımız kısa analiz ve önerileri kapsamaktadır.

1.Vicdanımızı Kullanalım! 100123:
Çünkü vicdan; kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güçtür.

Çünkü vicdan terazisi en düşük maliyetli denetim ve kontrol metodudur. İkinci denetleyene ihtiyaç yoktur.

Çünkü vicdan; davranışlarımıza, yanlış veya doğrular çerçevesinde, yargılayarak, kınayarak, onaylayarak veya onaylamayarak etki eder.

Çünkü vicdan; insana, işini sorgulatır, daha verimli ve daha kaliteli yapmasını sağlar. İstenilen de budur zaten.

2.Rahmân ve rahim 210123:
Kur’an dilinde "Rahman" sıfat-ismi Allah’a mahsustur, başka hiçbir varlık için kullanılmamıştır.

"Rahmân" “en uzak geçmişe doğru bütün yaratılmışlara sonsuz ve sınırsız lütuf, ihsan, rahmet bahşeden” demektir.

"Rahmân", rahmetiyle muamele ederken buna mazhar olan varlığın hak etmesine, lâyık olmasına bakmaz, bu sıfatın tecellisi yağmur gibi her şeyin üzerine yağar, güneş gibi her şeyi ısıtır ve aydınlatır.

"Rahîm" ise “çok merhametli, rahmeti bol” demek olup bu sıfatla kullar da nitelenebilir.
(DİB, Tefsir).

3.Mutabakat metni 010223:
6'lı masanın yani muhalefetin ortak mutabakat metnini okudum.

Böyle bir metnin paylaşılması olumlu, ancak bu metin, sanki hükümetlerin programlarını yada geçmiş hükümet eylem planlarını andıran bir çalışma gibi olmuş, onların revize edilmiş halleri gibi, yani bir teknokrat çalışması olduğu çok açık.

Metinde heyecan uyandıracak ve kalkınmayı sağlayacak, ülkeye çağ atlatacak adımlar görmedim.

Tam aksine Cumhurbaşkanlığı sisteminden parlamenter sisteme geçilmesi, Bakanlıklara rötuşlar, eski uygulamalara dönüş ve kamu kaynakları ile yapılacak harcamalara, hatta bazı kazanımları kaybettirebilecek hususlara yer verilmiş.

Bağımsız ve aktif dış politika konusunda açık hükümler yok, tam aksine batıya entegre, hatta batıya bağımlı bir dış politika ve ülke sınırlarına kapanma mesajları var, sanki vizyon daraltılmış gibi.

Hakikaten ülkeye çağ atlatacak hususları içeren daha rafine, daha vizyoner bir metin olabilirdi.
Ama hiç yoktan iyidir.

4.İyiler daha fazla! 080223:
Deprem felaketiyle ilgili olarak vicdanı olan herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor.

Kimi nakdi yardım, kimi ayni yardım göndermeye çalışıyor, depolar yardım malzemeleri ile doluyor, STK'larımız çalışıyor.

Bu gün, bir mahalle camisinde toplanan ve AFAD'a teslim edilen kolilerden şahit olduk.

İyiliğe odaklanalım!

5.Kriz, Yardım ve Maksadın hasıl olması! 090223:
Bir STK'mızdan deprem bölgesinde ihtiyaç olduğu ilan edilen, giyecek (mont, bot, içlik, bere, eldiven vb), su, soba, piknik tüpü vb malzemeler ilgili mercilere ulaştırılıyor, buralarda, ayrıştırılıyor, paketleniyor ve deprem bölgesine sevk ediliyor. 

Toplanan yardımlar kadar, yardım malzemelerinin ihtiyaç sahipleri ile buluşması da bir o kadar önemlidir!

Dolayısıyla ön araştırmalar ve koordinatör kurumlarla irtibatlı olarak hareket edilmesi, amacın gerçekleşmesini sağlayacaktır!

İyilik zamanı!

6.Bilim ve ahlâk 140223:
Deprem sonrası en çok üzüldüğüm, kızdığım şeylerden biri de yıkılan binalar ile bunların inşa sürecinde görev alıp işini layıkıyla yapmamış olan mimar, mühendis, müteahhit, denetimci, kamu/belediye görevlisi vb tüm (bilimsel, idari vb) sorumlular!

Sağlam bina yapanlara teşekkürler!

Bilimin yanında, ahlak da gerek!

Her bilim (mimar, mühendislik, iktisat vb) kendi ahlakıyla birlikte okutulmalıdır!

7.Seviyor ama neden?170223:
Seviyor ama;
-kimi korkudan,
-kimi çıkarı için,
-kimi samimiyetten,
-kimi çaresizlikten,
-kimi Allah rızası için,
artık niyetindeki neyse?
Seven ve/veya sevilen niyetine göre nasibini alır!
Zaten, her amel niyete göre sevap almıyor mu?

8.Paylaşım, dezenformasyon ve ahlâk 180223:
Beni üzen ve kızdıran bir diğer olay da dezenformasyon yani yalan ve algı haberleri ve paylaşımlarıdır.

Resimlerde, asılsız haber ve iddialara ilişkin teyit hattının bazı tespitleri yer almaktadır.

Maalesef deprem akabinde de büyük bir dezenformasyon yaşandığı anlaşılmaktadır.

Yalan, algı, kin, ayrımcılık içeren, kurtarma ekiplerini ve kamu kurumlarını gereksiz meşgul eden, yanıltan, yanlış yönlendiren, infial uyandıracak nitelikteki bütün bu paylaşımları yapan, iddiaları ortaya atanlar, araştırılıp haklarında adli ve idari takibatların yapılması elzem gözükmektedir.

Bu paylaşımlarla mücadele neredeyse afetlerle mücadele kadar önem kazanmıştır.

9.Kaos ve kalkınma...! 280223:
Gezi olayları ile oluşturulan KAOSU, futbol ile tekrarlamak isteyenler deşifre edilmeli, destekçileri hakkında gereği yapılmalıdır.

Çünkü her kaos; kalkınma ve refahı engellemedir, ötelemedir, dışa (kaosu ortaya çıkaranlara) bağımlılığı uzatmadır.

10.Eleştiri ve iftira...! 280223:
Bugünlerde, algı, yalan, iftira, hakaret gibi söylem ve/veya paylaşımlardan sonra 'vay efendim ben eleştiri hakkımı kullandım" şeklinde savunmaya geçmek moda oldu!
Hiç alakası yok!
Eleştiri ile iftira vb farklıdır!
-iftira eleştiri değildir,
-yalan eleştiri değildir,
-kaos çağrısı eleştiri değildir,
-terör desteği eleştiri değildir,
-Ülkenin faydasına yapılan her iyi şeyleri kötüleme itibarsızlaştırma eleştiri değildir,
eleştiri ötesidir suçtur, ceza gerektirir!
Çaresi gerçeklerdir, samimiyettir, hakkı teslim etmektir, adalettir!

11. Göçen beyinler, güzelleştiren beyinler 130323:
Ülkeye, Ülkenin sağladığı imkanlar ile edindiği zihni ve maddi sermayeyi alarak Ülkeyi terk edenler değil, çalışarak üreterek Ülkeyi güzelleştirme çabasında olan beyinler lazım.
Zira onların gayreti kalkınmaya gelişmeye refaha katkı sağlar, terk edenlerin değil!

12.Kalkınma ve engel 140323:
Kalkınmanın önündeki görünmeyen bazı engeller;
- tembellik yapmayı sevmek,
- girişimci düşüncelerin olmayışı,
- hazırcılık, taklitçilik, hazıra konmacılık,
- zihin olarak kalkınmaya kapalı olmak,
- benden/bizden bir şey olmaz düşüncesine hapsolmak,
- ben iyi bir şey yapamam yabancılar daha iyi yapar düşüncesinde olmak,
- üretmek yerine ithalatı tercih etmek,
- üretmeyi değil tüketmeyi sevmek,
- eleştirilmekten çekinmek,
- üreteni küçümsemek, lüks tüketeni büyütmek,
- tüketeni takdir etmek,
- üretme çabasındakileri itibarsızlaştırmak, sözle destek olmamak, sözle engellemek,
- ...
Geliniz, Ülke olarak, görünmeyen çeşitli ellerle/yollarla önümüze konulan bu engelleri el birliği ile kaldıralım, kalkınma yolundaki en önemli engeli aşalım, kalkınmamızı gerçekleştirecek ortamı oluşturalım ve kalkınmamızı gerçekleştirelim.

13.Camii adabı 220323:
Başı rahmet ortası mağfiret ve sonu kurtuluş olan Ramazan ayının ilk teravihinde Millet Camii'ndeydik.
Camii adabına uygun davranan çocuklar az değildi!
Ancak cami adabına uygun davranmayan çocuklar bütün huşuyu götürdü.
Bu çocukların anne babalarının vebali var, kul hakkına giriyorlar ve getirdikleri çocuklarına camii adabını öğretmeleri gerektiğini düşünüyorum!
Ayrıca namaz öncesi bu husus hatırlatılabilir.
Bu hususları müezzin mahallindekilere söyledim Cimeri işaret ettiler!
Lütfen, cami adabını öğrenelim öğretelim ve bu adaba uyuyalım!
İmam Gazali İHYA'sında; yeri kirleten ve cemaatin huzurunu kaçıran sarhoş, deli ve büyükleri ile olanlar hariç çocukların mescide girmelerini mescidin münkerleri arasında saymıştır.
Hayırlı Ramazanlar...

14.Geleceğe yoğunlaşmak gerek 040423:
Adıye düşünür, yazar ve STK'ları, uğraşlarının önemli bir bölümünü, toplumun geleceğine yönelik çalışmalara ayırmalıdırlar.

Misal bu konuya ilişkin, araştırmalar yapılabilir, makaleler yazılabilir, programlar, arama konferansları düzenlebilir.

Geleceği tasvir etmeyecek günlük, eğlencelik konularla çokça vakit öldürmemek ve sadece geçmişte de kalmamak gerekir.

15.Nereden başlayacağını bilmek gerek 170423:
"Su, kaynağından temiz akarsa, bulanıklık çok sürmez, çabuk temizlenir" (La edri).

Akan bir suyu temizlemek için kaynağı yerine, farklı noktalardan müdahale boşa çaba olacaktır.

Her işte de böyledir önce işin başladığı yeri, kaynağını temizlemek, düzenlemek, düzeltmek gerekir.

Bir soruşturmada dahi işin kaynağına ulaşılmaz ise olay tam anlamıyla çözülmüş olmayacaktır.

Her zaman kaynak, yani menşe, yani başlangıç yeri önemlidir, işin can alıcı noktasıdır!

16.Hakim ve hüküm 140623:
"Hakimin hükmü helali haram, haramı da helal yapmaz. Fakat adaletin ve kamu düzeninin sağlanabilmesi için zahire göre işleyen bir yargılama hukuku da gereklidir.

Toplumda adaletin gerçekleşmesinde iyi kanunlar kadar onları uygulayacak iyi hakimler de önemlidir. Hatta iyi hakimler çok daha vazgeçilmezdir. Mecelle de hakimin "hakim, fehim, müstakim, emin, mekin ve metin" olması gerektiği vurgulanmıştır (Mecelle 1792).

İnsan unsurunun taşıdığı zaafın sigortası olarak iyi bir yargılama hukukunun gelişimine de ihtiyaç vardır.

Bir hadiste; "Davacının davasını delil ile ispat etmesi, iddiayı reddedenin de yemin etmesi gerekir" (ibn Mace, Ahkam 7; Tirmizi, Ahkam, 12) buyurulmuştur.(TDV,İlmihal-II, Yargılama hukuku)".

17.Sorumluluk bilinci ve vicdan! 060723:
İnsandaki sorumluluk bilinci, kontrolü/denetimi gerektirmeyen bir haldir.

Bu bilinç yoksa, kontrol/denetim mekanizması devreye girmelidir.

İnsanın kendisine, ailesine, topluma, tabiata ve tabii ki yaradanına karşı sorumlulukları vardır. Bunları yerine getirmelidir.

İnsanda sorumluluk bilinci ve vicdan varsa ve gereklerini yapıyorsa, tabii ki yaptığı her şey güzel olacaktır.

18.İletişim ve iletişimsizlik 080723:
İletişim uzağı yakın, iletişimsizlik ise yakını uzak eder.

İletişim insanı rahatlatır, dinlendirir, iletişimsizlik ise insanı yorar, yıpratır.

Her hal şartta iletişim kurmak ve konuşabilmek lazım.

19.Olumlu düşününüz. 080723:
Kullandığınız olumlu kelimeleri ve cümleleri arttırınız.

Hayata tebessüm ediniz, o da size tebessüm edecektir.

Zira sizin olumlu bakışınız,

ilave çabaya ihtiyaç bırakmadan olumsuzlukları yok edecektir.

20.Evlilik ve huy 090723:
"Ennâne, mennâne, hannâne, haddâka, berrâka ve şeddâka olan kadınlarla evlenme." (Arap atasözü).

Bunu erkeklere de teşmil etmek mümkündür.

Ennâne; inleyen, hastalık hastası demektir.

Mennâne; minnet eden, yaptığı bir iyiliği veya hizmeti söyleyip başa vuran
demektir.

Hannâne; gönlü her gördüğüne kayan, hissiyatı zayıf olan demektir.

Haddâka; aç gözlü olan, emsalinde gördüğü her şeyi isteyen demektir.

Berrâka; süs, makyaj ve gösteriş düşkünü olandır.

Şeddâka ise, çenesi düşük,geveze ve dırdırcı demektir. (Gazzali, İhya).

21.Evlilik ve güzellik 100723:
"Fıtratta güzelliği sevmek vardır. İslâm dini fıtrat dinidir. Bu sebeple, İslâm’a göre, kadında (ve erkekte) güzellik de aranabilir.

Ancak bu güzelliği sadece fizik güzelliğine indirgemek eksik bir yaklaşımdır.

Çünkü ruh ve ahlâk güzelliğiyle desteklenmeyen suret güzelliği evlilik hayatına mutluluk getirmez.

Aksine, birçok sıkıntı ve sorun getirir. İslâm dini kadında (ve erkekte) güzelliğe yer verdiği için, nişan ve akitten önce adayların birbirlerini görmelerine izin vermiş ve hatta bunu teşvik etmiştir.

Ayrıca, erkek ve kadın adayların ahlâk ve diğer hâllerini araştırmak ve bunları bilenlere sormak da müstehabtır. Bunun sorulduğu kimselerin de bildiklerini doğru olarak anlatmaları vaciptir." (Gazzali, İhya).

22.Muhatab ve muhabbet 100723:
Muhatabı sevilmeyi ve sevmeyi bilmiyorsa,
Sevgi tek taraflı ise,
Muhatabı paylaşmayı bilmiyorsa,
Muhatabı muhabbeti bilmiyorsa,
Muhatabı kadir kıymet bilmiyor ve sürtüşme halindeyse,
Ortak hareket etmek, paylaşmak zordur, önce saygı sonra sevgi azalır, zarar verir.
Sevgi ve saygı dairesinde, muhabbetli günler dileklerimle.

23.Güzel ahlak 110723:
İmam Gazali İhya'sında bazılarının, güzel ahlâkın alâmet ve hasletlerini şu şekilde topladıklarını yazmaktadır:
-"Çok utanmak (günah ve münasebetsizliklerden mahcubiyet duymak),
-eziyeti az olmak,
-salahatı (salihlik, günahsız ve temiz oluş, dindarlıkta çok ileri olmak hali) çok olmak,
-doğru sözlü olmak,
-az konuşmak,
-çok iş ve amel yapmak,
-az yanılmak,
-fuzulî yönü (faydasız işlerle meşguliyeti) bulunmamak,
-iyilik sever olmak,
-akrabalığı gözetmek,
-haklara riâyet etmek,
-vakarlı olmak,
-şükredici olmak,
-aza kanâat etmek,
-hilim sahibi (yumuşak huylu, hoşgörülü, bağışlayıcı) olmak,
-uyumlu olmak (sebepsiz yere muhalefet etme huyunu taşımamak),
-iffetli olmak,
-şefkatli olmak,
-sövücü, lanet edici (ağzı bozuk) olmamak,
-kötü laf götürüp getirmemek,
-gıybet etmemek,
-aceleci olmamak,
-kin beslememek,
-cimrilik etmemek,
-kıskançlık yapmamak,
-güler yüzlü ve tatlı dilli olmak,
-ALLAH için sevmek,
-O'nun için buğzetmek,
-O'nun razı olduğu şeye razı olmak,
-O'nun razı olmadığı şeye razı olmamak."

24.Sivrisinek veya kamyon sesi! 030823:
Sivrisinek olan bir yerde, gece tüm tedbirler alınmış; sineklikler kapalı, ilaçlama tamam ve sinek kovucu takılı.

Ama yinede...
Gece uzanmışsınız ve kulağınıza rahatsız edici bir ses geliyor. Bu ses acaba sivri sinekten mi, yoksa epeyce uzakta seyreden ve ağır yükü dolayısıyla inlemesi gecenin sessizliğinde, kilometrelerce uzaklara giden bir kamyondan mı geliyor diye tereddüt ediyorsunuz?

Önceki tecrübeler her ikisinin de olabileceğini gösteriyor.

Ama yine de gayri ihtiyari bir hamle yapıyorsunuz. Gece karanlık, sonucu bilemiyorsunuz!

Bir süre sonra bir yerinizde kaşıntı yoksa, duyduğunuz ses ya kamyon sesidir veya sivrisinek ilgisini yitirmiş veyahut gitmiştir ya da imha işlemi gerçekleşmiştir!

25."Çocuğun nefsi terbiyesi 030823:
Çocuğun nefis terbiyesi; çocuğun akletmeye başladığı günden itibaren, ona cesaret, açıklık, kahramanlık, olgunluk, başkalarına iyilikte bulunma sevgisi, öfke anında kendine hakimiyet, ahlâk ve kişilikten yana bütün faziletlerle süslenme gibi hususlarla terbiye edip, donatmaktır."
(Kaynak:İslamda Aile Eğitimi).

26.Nikah/evlilik öncesi ön bilgilenme! 030823:
Evlenecek gençler, bekarlar; lütfen, nikah/evlilik ve aile ile ilgili ilmihal bilgilerini okuyunuz.

Çünkü, sevgi, saygı, hoşgörü, empati, sabır, sınırlar, hak ve yükümlülükler gibi daha sonra ihtiyaç duyacağınız bu kavramları orada bulacaksınız.

Bu hususları bilmek, bunlarla donanmak, davranışlara yansıtmak, muhatabında da aramak ve gerektiğinde çözüm aracı olarak kullanmak açısından gereklidir.

27.e-işlemler "kullanıcı/yaralanıcı dostu" ve "fonksiyonel" olmalı 040823:
Unutulan bir vergiyi yapılandırma kapsamında, internet vergi dairesine, internet bankacılığı aracılığıyla ödemek istedik.

Banka hesabından doğrudan aktarma/havale/ödeme imkanı tanınmadığından, tek seçenek kredi kartı ile ödemek olarak kalıyor.

Ancak, "O vergi çeşidiyle ilgili olarak tanımlı olmadığı" gerekçesiyle kredi kartı ile ödeyemedik. Tanımsız olunca komisyon talep ediliyor.

Gerek banka, gerekse vergi dairesi ile yaptığımız telefon görüşmelerinde, kendilerine gelinmesi halinde ödemenin gerçekleştirileceği söylendi.
Ve ancak bankanın bir şubesine giderek hesaptan ödeme yapabildik.

Lütfen! Gerek banka, gerek vergi daireleri gibi devlet kurumları ve gerekse özel sektör; elektronik ortama çektiğiniz hizmetleri, daha fazla "kullanıcı/yararlanıcı dostu ve fonksiyonel" olarak işlemesini sağlayacak tedbirler alınız!

Ayrıca, fiziki gidiş-gelişlere de sebebiyet vermeyeniz!

28.Vücut Dengesi 050823:
Vücut organlarımıza tutarlı davranalım.
Onlara karşı, onların dengesini bozacak veya nasıl davranacakları konusunda tereddütte bırakacak davranışlar sergilemeyelim.

Misal fiziken; fasılasız veya ihtiyaç ötesi yiyerek, atıştırarak, içerek, gereksiz yüklemeler yaparak, mide ve bağırsakların kimyasını bozmayalım.

Keza, ruhen, kalbimizle, gönlümüzle ilgili konularda tutarlı olalım, istikamette kalalım.

Unutmayalım ki tüm kainat, her şey, bir denge üzerine yaratılmıştır.
Dengeyi bozacak davranışlardan kaçınalım.

29.Davet ve icabet 060823:
Davetin samimiyetle yapılması, davete icabet edilecek ortamın oluşturulması ve davete icabet edilmesine ilişkin kıssadır.

"Kabın" yani "psı halıve"yi (bir çeşit Çerkes mantısı) sevmeyen Adıye yoktur.

Biraz da çekingen çok genç delikanlının biri, teyze veya halasına ziyarete gitmiş.

Tam o sırada sofraya kabın dolu bir sini/tepsi konulmuş, yanına da sarmısaklı yoğurt, ayran, turşu, çatal, bardak vesaire diziliyormuş.

Misafirliğe giden delikanlı sofraya buyur edilmiş ama sofrayı dolu gördüğünden, hemen reddetmiş ve gayri ihtiyari "karnım ağrıyor, sağ olun" demiş.

Demiş ama, gözü kabın sinisinde kalmış!

Yemeğin ortasında daveti yenilemişler ama genç çekinmiş ve yine reddetmiş.

Bu arada, sinideki kabinler birer birer tükeniyormuş. Bir daha davet ederlerse otururum diye de içinden geçiriyormuş.

Yemeğin sonuna doğru, ev sahibi "sofraya otursaydın, biraz bizimle yeseydin!" derken son kabının da bir çatala takıldığını gören ve kabın yeme şansı kalmayan genç ağlamaya başlamış!

"Ne oldu?" diye merakla sorulunca, delikanlı "karnımın ağrısı arttı da onun için ağlıyorum demiş"!!!

Kıssadan hisse; "davet içtenlikle olsun, icabet ortamı oluşturulsun ve davete icabet edilsin!"

Ne yapılabilirdi? Sofrada yer açılabilir veya bir tabak içinde bir kaç tane ikram edilebilirdi. Sofradakiler de birer adet eksik yemiş olurlardı.

30.Sevdiklerim 250923:
-edep,
-samimiyet,
-vefa,
-gayret,
-nezaket,
-empati,
-ikram,
-cömertlik,
-iktisatlı olmak,
-hakikat/gerçek,
-muhabbet,
-paylaşmak,
-mütevazilik,
-mesafe,
-ilke,
-güzel ahlak,
-tabiiki iman, 

31.Sevmediklerim 250923:
-iğneleyici dil,
-nezaketsizlik,
-hadsizlik,
-şımarıklık,
-uyanıklık,
-şürekli şikayetlenme,
-şükürsüzlük,
-vefasızlık,
-nankörlük,
-tembellik,
-ukalalık,
-kibir,
-aşırı hırs,
-haset,
-dedikodu,
-kovuculuk,
-tabiki yalancılık, ...

32. Hediyeleşme 260923:
En güzel hediyeler; sevgi, saygı, nezaket, tebessüm, teşekkür, tekdir, merhamet, adalet, samimiyet, dürüstlük, özür dilemek gibi insani davranışlardır.

Konuya ilişkin bazı hadisler:

"Hediyeleşin, çünkü hediye, aradaki muhabbeti artırır." (Beyheki).

"Hediyeleşin, çünkü hediye, dostluğu artırır, kini, düşmanlığı giderir." (Taberani, Ebu Nuaym).

"Talep etmeden verilen hediyeyi kabul edin!" (Hakim).

"İstemeden verileni alın! O, Allahü teâlânın gönderdiği rızktır." (Beyheki).

"Hediyeyi reddeden, Allahü teâlânın verdiğini reddetmiş olur." (Ramuz).

"Davete icabet edin, hediyeyi reddetmeyin!" (Buhari).

"Hediye, Allahü teâlânın gönderdiği güzel bir rızktır. Hediyeyi kabul edin ve karşılığında daha güzelini verin!" (H.Tirmizi).

"Hediye verene, siz de hediye verin! Eğer verecek bir şey bulamaz iseniz, onun için dua edin ki hediye karşılıksız kalmasın!" (Nesai).

33.Türkiye’de Vizyon değişimi 211023: 
Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra senelerce dışa kapalı kaldı, ekonomisi kapalı, bilgilere kapalı! Sadece parfüm, saç stili, kıyafet vs ithal ediliyorken, 80'lerde açılım başladı ama yeterli değil! Zira Bayır bucak Türkmenlerinden belki Suriye savaşı olmasa haberdar olmayacaktık, Kavala'dan İpsala'ya kadar Anadolu köyleri gibi, görmesek bilmeyecektik. Okullarda bahsedilmedi. Halen bilinmeyenler çok gibi. Türkiye Dünyanın bildiği ama kendi vatandaşlarının bilmediği bilgilerle en kısa zamanda tanışmalıdır.(2016).

34.Bütçe (özel bütçe, ortak bütçe) harcamaları 291223:
İnsanlar kendi bütçesinden yani cebinden harcama yaparken gösterdikleri titizliği, ortak veya başkasının veya milletin bütçesini harcarken gösteriyorlar mı, yoksa daha mı cömert davranıyorlar? Bu konuda bir örnek vereceğim!

Bir fotoğraf çektim, bir caminin bir köşesindeki 4 adet hoparlörü gösteriyor! Aynı katta toplam 11 adet, bir üst katta 14 adet, ara katta da 6'dan fazla olmak üzere toplam hoparlör sayısı 30'u geçiyor! Kanaatimce ihtiyaç olan hoparlör sayısı 5-6'yı geçmez! Cami derneği yöneticileri bu hoparlörlerin bedelini kendi ceplerinden karşılasalar veya kendi evlerine taktırsalar aynı şekilde mi davranırlardı?

Bu sadece bir örnek, bina cami değil herhangi bir okul veya hastane yada fabrika olabilir. Bütçe de; her hangi bir bina veya site yönetimi, köy, okul, kent, kooperatif, dernek, kamu veya şirket bütçesi olabilir.

Bu örnekle, dikkat çekmeye çalıştığım husus, insanların kendi bütçelerinden harcama yaparlarken gösterdikleri titizliği ortak bir bütçeden harcama yaparlarken göstermeleri gerektiğidir!

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1.Kısa analizler ve öneriler (2021-2022)
2.Kısa analizler ve öneriler (2013-2019) 



3 Aralık 2023 Pazar

SADELİK 031223:

Sadelik; her alanda ve her anlamda, birey, kurum, devlet veya özel sektörde, abartı, lüks, gösteriş, israf ve şatafattan uzak olmaktır.  

Sadelik, kalkınmışlığın, olgunluğun, kemâlatın, güzel ahlakın göstergesidir. 

Sadelik, insanın yüklerini azaltır, özgürleştirir, odaklanma ve fark etme imkanı sunar, insanın hayatına huzur katar. 

Her şeyin sadesi faydalıdır. Misal kahvenin sadesi kahve tadının alınması sağladığı gibi hayatın sadesi de hayatın tadını almayı sağlar. 

Yemede, içmede, uyumada, ziyarette, giyimde, kıyafette, davranışta, tavırda ve her bir şeyde sadelik makbul değil midir? Yalın hal güzel değil midir? Süslü hal aldatma kabilinden değil midir? 

Sadelikte her şey kıymetlidir, değerlidir, sahiplenme daha gerçekçidir, şatafatta ise her şey kolaylıkla terk edilebilir, kolaylıkla feda edilebilir, kolaylıkla israf edilebilir, üstelik aldatıcıdır

Sade, gerçekçi ve huzurlu hayat dileklerimle...

Aşağıda sadelik ile ilgili muhtelif tarihlerde alınan bazı notlar, tespit, gözlem analiz ve önerilerimize yer verilmiştir.

2023:
1.Kaynağı belirsiz gelir veya gelirin çok üstünde israf, şatafat gibi harcama yapanlar hakkında gereği lütfen!

Ve bunları sosyal medyada paylaşarak yaptıkları görgüsüzlükler de cabası! 

İnsana yatırım şart, zira kalkınmış insan bu tür basitlikleri aşmıştır ve sadeliği tercih eder. 

2.Önce etrafının kalabalık olmasını isteyen ve bundan hoşlanan insan, bir süre sonra kalabalıktan kurtulmaya çalışır ve sadelik arar, nitelik arar, kalite arar!

Çünkü...!

3.Doğu ve güneydoğuda bu saçmalığa son verilse artık!

'Sade bir düğün yaptık' dediler: 10 bin kişi katıldı, damada 10 milyon TL, geline kilolarca altın! (Basından-2023).

4."ÖTV (özel tüketim vergisi) sadece LÜKS tüketim mallarından alınsın." Vergide adalet için bir ÖNERİDİR!

2022:
5.Lüks konut ve lüks site yapımından vazgeçilmeli. Çünkü buralara konulan pek çok özellikten oturanların çoğunluğu zaten yararlanmıyor!

“Vatandaş sitelerden kaçmaya çalışıyor! 8 bin TL'ye kendi evlerinde kiracı oldular” (Basından-2022)

2021:
6.Çok yemek yemenin insana bir faydası yoktur! Aksine, sadece insanı ve metabolizmayı yoruyor!

2020:
7.Sade hayat, ihtiyacının ne olduğunu bilmek ve ihtiyacı kadar tercihte bulunmaktır, israf etmemektir:

“Türkiye yılda 214 milyar liralık gıda israf ediyor” (Basından-2019)

“Türkiye, yıllık 18,1 milyon tonla Birleşmiş Milletler Çevre (UNEP 2021) Raporuna göre gıda israfının en fazla yaşandığı 214 ülke arasında 15. sırada yer alıyor.” (Basından-2022).

8.Evliliklerde, sade düğünler tercih edilmelidir.

9.COVID-19 salgını; Asıl hayatı ve sadeliği, azgınlık ve şımarıklık yapmamak gerektiğini,... pek çok şeyi hatırlatıyor.

10.Sosyal medya paylaşımlarında da sadelik gerekir!

2019:
11.“Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.” (A’râf Suresi 31. Ayet).

12.“Siz işitmiyor musunuz, siz işitmiyor musunuz? Sâde yaşamak îmandandır; sâde yaşamak îmandandır.” (Ebû Dâvûd, Tereccül, 1/4161; İbn-i Mâce, Zühd, 4).

Kanâat, bitmez tükenmez bir hazînedir.” (Deylemî, Müsned, 4699).

13.Ailede, evde, iş'te sadelik:

İşinize yaramayacak, kullanmayacağınız, fonksiyonel olmayan düşünce, , eşya ve boş uğraşlardan kurtularak kendinize özel, eşinize ve ailenize ise ortak bir yaşam alanı oluşturun, rahat eder huzur bulursunuz.

14.Kamuda ve özel sektörde sadelik, "her alanda" sadelik; Kamu imkanları ile yemek, festival, makam aracı, lojman vb harcamalar yapılırken kul hakkı gözetilmeli ve tedbir alınmalıdır. Örneğin yararlanıcıdan ücreti alınmalıdır.

15.Sendika yöneticilerine bakın; pek çoğu, lüks araçlar, lüks seyahatler, lüks misafirhaneler, lüks rezidanslarda...

Sendika yöneticileri, yani işçinin, emekçinin temsilcilerinden; lüks yaşantıyı seçenler bunu terk etmeli ve işçi ile hemhal olmalıdırlar. 

16.Ülke lüks otomobil/araç çöplüğü gibi, her yer tıka-basa lüks otomobil doldu, ihtiyaç ötesi araç sayısına ve lüks araçlara gereksiz para ödeniyor... bu paraların yatırıma/üretime gitmesi için tedbir gerek!

2018:
17.Kamuda ve sendikalar dahil tüm STK'larda hadsiz israfa son vermeli, tasarruf ve sadelik konusunda topluma örnek davranış sergilemelidirler. Makam aracı savurganlığı önlenmelidir.

2017:
18.“Sade pirinç zerde olmaz, bal gerektir kazana; baba malı tez tükenir evlat gerek kazana” (Atasözü). (2017).

19.Bunlar kötü emsaller, terk edilmeli ve düğünlerde sadelik tercih edilmeli!!!!

“Banka değil, aşiret düğünü, 11 milyon 500 bin TL para toplandı!”(Basından-2022).

20. Sadelik; niteliktir, kalitedir, yakışandır, sevimli olandır, bıktırmayandır.

21.Çokça gözlemlemek, çokça dinlemek, az ve öz konuşmak gerekir. Belki de, iki göz, iki kulak, bir ağza sahip olmanın bir hikmeti de budur.

2016:
22."Ya evlenin ya da oruç tutun". Evlenmeyen kamera önündeki pek çok insan veya sade vatandaş, nefislerini köreltmek için oruç mu tutuyorlar?

23.Üst akılların yaşadığı ülkelerden gelen tüm lüks ürünleri (araç, kozmetik, mobilya vb) terk ederek azaltarak ekonomik darbe planını bozalım. 

2015:
24.İnsan; daha net, daha sade ve daha odaklı olmalı.

25. “Tweettirda 140 Karakter Yetmezmiş” Az, öz, sade, kelime enflasyonu yapmadan yazmak için çok bile!

26.Düğünler, tüketim tuzağı olmaktan çıkarılmalı. Sadelik benimsenmeli.

2014:
27.Tüketim çılgınlığı yerine, her anlamda sadelik tercih edilmelidir.

28.İnsana yapılacak yatırımla; (kamu ve özel sektörde) saltanat biter, sadelik yaşanır.

29.Hayatın her alanında sadelik olmalı, yakışanı da, sevimli olanı da, bıktırmayanı da budur.

30.İnsanın görünüşündeki sadelik, insanın üzerinden iş/yük alıcı demektir. Aksi durum, ilave yük demektir.

31.Sık sık sorulması gereken bir soru; "acaba (lüks) tüketim tuzağın damıyım?"

(Not: muhtelif tarihlerdeki notlarımızdan derlenmiştir).

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir:

1.Ticari ve ahlaki yozlaşma ve piyasa istikrarının sağlanması 270322
2.Zihinsel dönüşüm 280122
3.İnsana yatırım! 030122
4.Analizler-III (kalkınma) 111221
5.Analizler-II (ahlak, etik) 091221
6.Değerler ekonomisi modeli! (öneridir) 071221
7.Virüs 220320
8.Hayatımız ve Sadelik 121117
(Ayrıca; Sunum/Konferans: Şimali Kafkas Derneği/2017).
9.Kamuda Sadelik 040916:
10.Sosyal Medya Paylaşımları 270814




İSLAMDA (KADINLARIN) MİRAS (HAKKI) 020626

Bu yazımızın amacı İslam'da miras paylaşımının önemine, özellikle kadınların ve kızların miras haklarının olduğuna ve bunlara riayet ed...