17 Eylül 2022 Cumartesi

Sevgi ve saygı 170922:

1.Sevgi, saygı, nezaket, teşekkür, özür, merhamet, adalet vb insani davranışlar en güzel hediyelerdir. Peki, hak eden insanlara, bu hediyeleri vermekten alıkoyan nedir? Unutmayalım! hakkı teslim etmemek zulümdür.

2. İnsan ne ister? İnsan; biraz medeniyet, biraz sevgi, biraz saygı, biraz paylaşım, biraz huzur, muhabbet barındıran, içten, samimi, dürüst, istikamet üzre olan bir hayat ister!

Bunlar insanın kendisinde ve muhataplarında da bulunursa âlâ olur, huzurun, hatta mutluluğun yolu açılır!

3.Asgarileri dahi, evlilikte huzuru arttırır; tebessüm, yumuşak başlılık, tatlı dillilik, sevgi-saygı, içtenlik, samimiyet, merhamet, hoşgörü ve empati, yerini bilmek, mesafeyi korumak, hak ve görevleri gözetmek.

4.İnsanlar hayallerini bağdaştırdıkları kişi ile evleniyor, peki niçin mutlu olamıyorlar? Çünkü mutluluğun reçetesi; sadece hayalleri değil, mantık, kültür, denklik, beklenti, sevgi, saygı, gerçekçi olmak gibi pek çok faktörü de içerir.

5. Bir işi sevgiyle mi, bir çıkar için mi ya da korku ile mi yapıyoruz? "Sevgi ile çıkar veya korku arasındaki sınır kalplerde gizlidir" Onun için niyete bakar Rabbimiz. "Ameller niyetlere göredir..."(HŞ).

6."Bir şahıs hakkında hüküm verirken; akrabasını gözetmesini, öfkesini yenmesine, komşularına, dul ve yetimlere karşı muamelesine, din kardeşlerine ve arkadaşlarına davranışlarına, sevgi ve saygısına bakın" (Fudayl bin İyaz).

7.Sevgi, sevginin kaynağına, yani Allah rızasına dayandırılırsa, çok daha asil, anlamlı ve değerli bir hale gelir. İki cihanlık olur.

8.Birbirinizin ömrünü tüketmeyin, törpülemeyin! Aksine sevgi ile, muhabbet ile, hoşgörü ile, tebessüm ile, anlayış ile, paylaşarak ömrüne ömür katın.

9."Benim için çok iyi biri, onu seviyorum" ifadesinde, bencillik, çıkar yok mudur? Makbul sevgi, Allah (cc) için, kardeşlik hukuku içinde sevmek değil midir?

10.Huzur vermek ve huzur bulmak için; çatışma, rahatsız etme, huzursuz etme, iğneleme dilini terk edelim! Sevgi, muhabbet ve samimiyet dilini kullanalım!

11.Muhatabına zülüm yerine, sevgi, huzur ve muhabbeti sun.

12.Sevgi, maddi olanı sevmekle başlar, manevi olanı sevmekle kemale ulaşır.

13.Maliyeti ölçülemeyen değerler de vardır; sevgi gibi, can gibi, mutluluk gibi. İktisat bu alanlarda; yetersizdir, geliştirilmelidir.

14.Selâmlaşmanın asıl amacı; karşılıklı sevgi, dostluk, iyi niyet ve güzel dileklerin açıklanmasıdır.

15.İnsan kin ve nefret dolu olmamalı! Bunları kalbinden, sözlerinden, hayatından söküp atmalı! Çünkü kin ve nefret huzur ve mutluluğa engeldir. Sözünde, kalbinde ve hayatında sevgi olan huzur ve mutluluğu bulur.

16.İnsan; samimiyetle kullandığı; sevgi dili, yapıcı dil, toparlayıcı dilin, kendisini ve çevresini mutlu ve huzurlu kılacağını unutmamalıdır.

17.Samimi, muhabbetli ve sevgi dolu söz ve davranışlar sergilemeliyiz! Kendimizi ve muhatabımızı mutlu kılar.

18.Bir üniversite hastane kliniğindeyiz, dr hanım çağırdı, koridorda bekliyoruz, koridorun ucunda üç hemşire telveli üç kahve fincanı, koyu muhabbet. En kıdemlisi; "dışarıda bekleyin". "dr hanım çağırdı", "olsun dışarda bekleyin". Nezaket, mantık, saygı hiç yok, üstelik buyurgan.

Fesuphanallah çekiyoruz. İşini iyi yapan, işini seven, nazik, kibar, saygılı tüm çalışanları seviyoruz.

19.Saygı, hoşgörü, nezaket kalkınmışlık göstergelerindendir, İslam'ın emirlerindendir, Danimarka'nın da maddi ve manevi alanda kalkınması şart! (Danimarkalı siyasetçi polis korumasında Kur'an'ı ayağının altına aldı, ülke karıştı http://bit.ly/2Zi29eb).

20.Seçimlerde fayda, maliyet analizi yapılırken pay kısmına; referans (yapılan işler), projeler (planlanan işler), samimi çabalar, liyakat, dürüstlük, inanç ve değerlere saygı gibi hususlar konulmalıdır.

Siyaset; proje fakiri birine en çok projesi olan, keza başörtüsüne bir metrelik bez diyene değerlere saygılı dedirtebiliyor ve gerçekdışı söylem, algı ve rol çalana methiye dizdirebiliyorsa bırakın kalsın, inanın değmez!

21.“Antalya’da bir otelin ahşap bandı, 60 caretta caretta'yı öldürdü.” (Basından-2021). Çok üzüldüm! Rahat bırakın şu kaplumbağaları! Çevreye doğal hayata saygı lütfen! O kumsallar insanlara kapatılsın.

22.Maddi olmayan ürünlere de, ürün sahibine de saygı duymalı, kullanınca kaynak belirtmeli değil mi? Hak, hukuk bunu gerektirir.

23.İnsan kaynaklı pek çok kazalar yaşanıyor. lütfen ama lütfen herkes işini iyi yapsın, işine gereken ihtimamı göstersin, işine saygı duysun ve sadece işini yapsın.

24."Mü'minun Suresi'nde, müminlerin sayılan bazı özellikleri; “namazı derin saygı ile yaşarlar” (2), “anlamsız ve yararsız şeylerden uzak dururlar” (3), “zekatı verirler” (4), “iffetlerini korurlar” (5), “eşleri ile yetinir” (6).

25.Bir çorba yapıp ikram edin, eminim ki çorbanız eleştirildiğinde çok üzüleceksiniz. O halde sürekli çorba yapanları düşünün, empati yapın. Emeğe, çabaya, iyi niyete saygı gösterin lütfen.

26.Çocuklarımıza sevgi ve saygıyı da öğretelim. Sevgi ve saygı acizlik değildir, sevgisizlik ve saygısızlık da öz güven veya kahramanlık değildir.

27.Bu futbol ve taraftarlığı çok abartılıyor. Bu işi yapanlar daha profesyonel olmalı, rakip taraftarlar ise birbirlerine nazik ve saygılı davranış sergilemeliler.

28. Yalnız fertler ve yalnız ve kuru kalabalıklar yerine, biri yek diğerine karşı; samimi, saygılı ve dürüst bir toplum özlemi.

29.Tabiata saygılı olmazsanız, #mütekabiliyet kuralı çerçevesinde size karşılık verir! (deniz salyası, müsilaj-2021).

30. Etiketi ne olursa olsun her bir birey, toplumun inanç ve değerlerine saygı duymak zorundadır. Kalkınmışlık bunu gerektirir.

Selam, sevgi ve saygı ile...

(Not Muhtelif tarihlerde sevgi ve saygı konusunda alınmış notlarımızdan derlemedir).



11 Eylül 2022 Pazar

Rol kapanlar 110922:

İnsanlar vardır, başkalarının yaptıklarını kendileri yapmış algısı oluştururlar. Bunlar, siyasetçi, bürokrat, danışman, iş insanı, çalışan vb herhangi bir etiket taşıyabilirler. Hatta etiketsiz de olabilirler.

Aslında etkinlikleri olmadığı halde etkiliymiş gibi davranırlar! Sanki bu eksikliklerini de, giyim-kuşamları, gösterişli ve süslü veya farklı tarzları ile giderdiklerini zannederler.

Toplumda ön planda olan siyasi, sanatçı, iş insanı pek çokları ile fotoğrafları da vardır.

Kendilerini geniş bir çevresi olan, iş kotarıcı, iş bitirici, iş halledici birisi olarak pazarlayan bu kişiler aslında genelde etkisiz kimselerdir, ama rol kaparlar!
...
Örneklendirelim:

Diyelim taşradan bir ilden yatırım programına alınması gereken, veya alınmış ama gecikmiş veya bir şekilde ilerleme kaydedilememiş bir okul, baraj, köprü vs gibi bir yatırım işinin halledilmesi veya bir memur tayini, bir atama, tedavi işi vb çok değişik konular olabilir.

Hemen yukarıda tanımladığımız kişilere ulaşılır. Zira o kişi yeterince piar çalışmaları vardır. Tatlı dillidirler, insanların duymak istediklerini söylerler ve söylediklerinin doğru olması kaygıları yoktur.

Bu kişiler öncelikle hiçbir şeyin kolay olmadığını, ilgili kişilerle görüşmenin veya ikna etmenin vs zorluğundan dem vururlar ama genelde olmaz demezler, karşı tarafın ısrarcı olacağını hissederlerse onu da derler.

Bu şekilde kendisine ulaşan veya haberdar olduğu konuları fırsat bulurlarsa ilgililere de iletmeye çalışırlar ama genelde yaptıkları sadece gelişmeleri takip etmektir. Bu takip, ziyaretlerle veya kurum gerçekleşmelerini öğrenmekle yapılır.

Bunların önemli bir meziyetleri, diyelim bu taleplerden herhangi biri, tamamen kendi mecrasında gerçekleşse ve kendisinin hiçbir dahli olmasa dahi, gelişmeyi öğrendiği an kendisine konuyu ileteni arayıp adeta “hallettim“hallettirdim” havasında bilgilendirme yapmalarıdır. Doğru değildir. Doğrusu ne ise o söylenmelidir.
...
Bu günlerde hükümetin yapacağı iyileştirmeleri önceden bir şekilde öğrenip kendi fikriymiş gibi pazarlayanlar var. Birileri de buna inanabiliyor; “O söyledi de iyileştirme oldu, o söyledi de maaşımız arttı, o söyledi de ikramiye verildi” diyebiliyor. TV ekranlarında bakanlık yapmış bir yorumcu da “bak o söylediği için hükümet yaptı” açıklamasını yapınca yanındaki diğer yorumcular gibi ben de “pes” dedim.

Güya iyi (!) bir tezgah açılmış, ama yatsıya kadar sürer bu!
...
Doğru olan; dürüst davranmaktır, bir şeyler üretmektir, üreteni takdir etmektir, başkasının ürününe, fikrine, projesine sahiplenmeye kalkmamaktır!



23 Ağustos 2022 Salı

Trafik, kazalar, tedbir 230822:

İşini iyi yapmak tedbirdir!

Gaziantep ve Mardin'de yaşanan trafik kazaları, birilerinin işini iyi yapmadığını gösteriyor, bunlar:
-ya şoförler!
-ya araç bakımını yaptırmayan veya eksik yapanlar!
-ya denetleyenler!
-ya kaza mahallerinde gerekli tedbiri almayanlar!
-ya kurallara uymayanlar!
-ya ...!
...
Gaziantep'teki kazada, kaza yapıp emniyet şeridinde duran ve uyarıcı işaretler koyan, kazazedeler, yardıma gelen sağlık ve teknik ekip ve araçlara çarpan bir otobüs söz konusu.

Bundan otuz beş yıl kadar önce ehliyet için gittiğimiz trafik kursunda, hiç unutmam, üzerinde ısrarla durulan şey, “yolda bir kaza arıza olursa mutlaka uyarıcı tedbirler alınız, asıl ölümlü kazalar kaza sebebiyle duran araçlara çarpma şeklinde oluyor” uyarısı olmuştu. Bu uyarı muhtemelen tüm kursiyerlere yapılıyordur!

Bu kazada uyarıcı tedbirler alınmış! Ama kazayı önlemeye yetmemiş! Çünkü sizin tedbirli olmanız yetmiyor!

Bakınız “emniyet şeridi”; "otoban veya duble yollarda acil durumlarda kullanılmak üzere ayrılmış olan, yol eksenine paralel bir şekilde sürekli çizgi ile çizilmiş yolun en sağında kalan bölüm" olarak, “acil durumlar” ise, "kanunlarda belirtilmiş olup trafik kazası, arıza halleri, acil yardım, kurtarma veya kaza incelemesi" olarak tanımlanmıştır.

Emniyet şeridinde gerekli tedbirleri almış insan ve araçlara çarpmak kaza değil, çok büyük bir kural tanımazlık, çok büyük suistimal ve hatta kasıtlı bir hareket şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü emniyet şeridi normal yol değildir. Girilmesi kısıtlamıştır. Ama bu şeridi maalesef normal şerit gibi kullananlar var!
...
Tanıdığımız bir Erol eniştemiz vardı. Yurtdışından emekli, çocukları yoktu, malını ve evlerini hayır işlerine bağışlamıştı. İşte o Erol enişte de, yıllar önce, emniyet şeridinde aracının patlamış lastiğini değiştirirken gelen bir aracın çarpması ile vefat etmişti!

Yine bir komşumuzun oğlu. Ankara’da, yine yıllar önce, düğün öncesi bakım için aracını servise verip dönmek için otobüs durağında, otobüs bekler iken, yarışan iki toplu taşıma (belediye-halk) otobüsünden birinin çarpması ile durakta bekleyen diğer iki kişi ile birlikte vefat ettiler. Çok acı bir olaydı!

Bu iki örneği kazalardaki insan faktörünün çok fazla olduğunu belirtmek için verdim. Emniyet şeritlerinin, hatta durakların, kural tanımazlar sebebiyle güvenli olmadığını belirtmek için verdim.

Trafikte sizin dikkatli olmanız, gerekli tedbirleri almanız yetmiyor! Trafikte herkesin dikkatli olması, kurallara uyması gerekiyor.

Kaza olunca; “her şey bir saniyede oldu!”, “nasıl olduğunu anlamadım!” gibi ifadelere sığınılır. Çevreden de failleri korur şekilde "olan olmuş" denir. Geçiniz! Kaza zaten saniyeler içinde olur biter! Trafik dikkat ister! Trafik sorumluluk ister!
...
Diğer taraftan Mardin’deki kazada freni patlayan TIR kalabalığa dalıyor. Burada da birilerinin işini iyi yapmadığı kesin. Bu araçların bakım ve muayene periyodları var. Yapılmamış ise ihmal vardır. Yapılmış ise gereği gibi yapılmamış, ihmal var demektir.

Bizler, daha yeni bir otomobilin muayenesi ve egzoz kontrolünde karşılaştığımız titizlik, acaba kaza yapan bu araçlara gösteriliyor mu? Şehir içinde veya şehirlerarası yollarda öyle araçlar görüyorsunuz veya öyle bir egzoz salınımları var ki, hayret ediyorsunuz, bunlar nasıl muayeneden geçebiliyor veya trafikte nasıl olabiliyorlar diye!

Hakikaten herkesin işini iyi yapması gerekiyor.

Hakikaten kurallara uyulması gerekiyor.
...
Trafik denetimlerinin, kazaları önlemeye yönelik, daha fonksiyonel olması hususu değerlendirilebilir, mutlaka çalışılıyordur. 

Mesela bütçede öngörülen trafik cezası tutarını tutturmak için para cezası kesmek yerine, örneğin trafik ekiplerinin bölgelerinde zaman zaman tur atmaları kazaları önleme de daha etkili olur gibi geliyor. 

Denetleyen ve denetlenen zıtlaşmadan daha yakın işbirliği içinde, kazalar konusunda farkındalık oluşturulabilir.
...
Tabii ki en önemli unsur insan, sürücüler: “görmedim”, “dalmışım”, “fark etmedim”, “fazla hız yapmışım”, “uykusuzdum”, “çalışma şartları ağır” gibi söylemlere sığınmamak gerekir. Zira bu söylemlerin hiç biri ölenleri geri getirmemektedir.

Keza trafik kurallarını hiçe sayan, kırmızı ışıkta geçen, alkollü veya benzer madde alarak araç kullanan, makas atan, yarışan, drift yapan, tek teker sürüş yapan, hele hele emniyet şeridini emniyetsiz hale getiren kişilere de kuralların çok katı bir şekilde uygulanması gerekir ki kazalara ve ölümlere sebebiyet vermesinler! 

Gece yarısı keyfi korna çalan kamyon sürücülerini, gereksiz egzoz öttürenleri, gece yarısı driftle çevreyi rahatsız edenleri saymıyorum bile.
...
En güzeli, ideali, trafik kurallarına gönüllü olarak uymaktır. Kazaların yıkıcı etkisi göz önüne alındığında ve empatinin yolu açıldığında bu gönüllülük artacaktır.

Burada insana yatırım ile manen, fikren ve zihnen kalkınması ile verilen eğitimlerin algılanması ve uygulanması çok önemli.

Kazalarda ölenlere, Rabbimden rahmet, yaralılara şifa diliyorum.

İşini iyi yapmak tedbirdir.

Herkes işini iyi yaparak tedbir alsın lütfen!

Kazasız günler dileklerimle...




19 Ağustos 2022 Cuma

Merhamet 190822:

Merhamet kelimesi sözlükte, “bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma” şeklinde bir anlam daralması ile tanımlansa da, merhamet, rahmet kelimesinden türetilmiş bir kelime olup, sadece acımaya değil, vefalı ve fedakar olmayı, adaleti, dürüstlüğü, empati kurmayı, hoşgörüyü, paylaşmayı, onurlu olmayı, ne pahasına olursa olsun hakkı savunmayı ve daima haklının yanında olmayı ifade eder.

Bir rahmet eseri olan Dünyaya şöyle bir bakalım! Sanki merhametin, yani vefanın, hoşgörünün, empatinin, paylaşmanın, sevginin ve acımanın olmadığı, hak, adalet ve dürüstlüğün eksik olduğu bir hayat yaşıyoruz gibi.

Bakınız trafiğe, acele ve tahammülsüzlük had safhada, pek çok insan ateş topu gibi ve birbiriyle kavga etmeye hazır.

Ya sosyal medya, çok iyi niyetle yazılmış bir mesaj bile yanlış anlama ile taarruza ve hakaretlere maruz kalabiliyor!

Pek çok insan bütün enerjisini iğneleme kelimelerini geliştirmekle harcıyor gibi.

Ailelere bakın, sanki eşler arasındaki merhamet azalmış sabır, sevgi ve saygının yerini, hemen tepki göstermek, öfke göstermek, sözle veya psikolojik ya da fiziki şiddet göstermek yer almış!

Dostlar, akrabalar, arkadaşlar birbirlerinden şikayetlenir, herkes birbirini vefasızlıkla suçlar olmuş. Merhametin yerini kin, haset, kıskançlık, koğuculuk, vefasızlık, kızgınlık, hiddet alır olmuş.

Oysa merhametin bir anlamı da empatidir, empati yapan yani merhametli olan biri bu şiddet faaliyetlerde nasıl bulunabilir ki?

Üstelik merhametli davranmak hem dünyada hem de ahirette kazandırır. Bakınız alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimizin (sav); “Merhamet etmeyene, merhamet edilmeyeceği” hadisi, bu durumu açıklıyor.

Ayrıca, merhametli olmak için, merhametle davranmak için önümüzde nice sayısız fırsatlar var!

Hiçbir şey yapmasak bile insanları merhametle dinleyebilir, söz ile de olsa onlara moral verebiliriz.

Anlaşılmadığından kimsenin kendisini anlamadığından yakınan insanın problemlerini dinlemek bile onlara ilaç gibi gelir.

Kaldı ki, merhametli olmak ve iyilik yapmak için illa paramızın olması da gerekmez. İyilik yapmak için pek çok yol ve vesile var; tebessüm etmek, çevremize merhametle nazar etmek, merhametle bakmak, bir ağaca, bir çiçeğe, bir bitkiye, bir hayvana incitmeden, kırmadan, dökmeden sevgiyle, bakmak merhamettir, iyiliktir.

Merhamet görmeyen insan yalnızlaşır, katılaşır, betonlaşır ve mutsuz olur!

Nitekim, merhamet ve sevgi eksikliği, insanları duygusuz duyarsız bir meta haline getirir. Bu da insanların manen çöküşü, çürümesi yok olması anlamına gelir. Bu gün Batı da olduğu gibi merhametten yoksun olan toplumlarda, iyilik ve kötülük kavramı, menfaatler ve beklentilere göre şekillenir.

Hatta böyle bir toplumda insanlar merhamete yabancılaştığı için, kendisine gösterilen merhamete bile şüpheyle bakacak hale gelir. Sevgi ve merhamet maneviyattan beslenir. Bir toplumda maneviyat zayıfladığında, kimsenin kimseye karşı sevgi saygı ve merhamet duygularını taşıması için bir neden kalmaz.

Neticede, merhamet etmeye ve merhamet edilmeye hepimiz her zaman muhtacız. Çünkü merhamet ilaçtır, şifadır.

Ve merhametin öyle bir tedavi etme özelliği vardır ki, bazen onun sağladığı sağlık ve iç huzurunu hiçbir ilaç veremez.

Merhamet eden de, edilen de bu şifadan yararlanır.

Bu sebeple zengin, amir, memur, patron, işçi, anne, baba, karı, koca,, evlat, abi, kardeş, dost, komşu yani her bir fert ve her canlının muhatabına merhamet etmesi; kendisi başta olmak üzere herkesin yararınadır.

Merhametli bir ömür dileklerimle...
...

Merhamete ilişkin bir kıssa:

Merhamet sahibi bir ayakkabıcı yeni getirdiği ayakkabıları vitrine dizerken, dışarıda vitrin önünde, bir ayağa olmayan, koltuk değnekli bir çocuk görür. Çocuğa biraz dikkatli bakınca onun ayakkabıları imrenerek seyrettiğini ve iç çektiğini fark eder. Bir süre daha çocuğu süzmeye devam eder, derken göz göze gelir, çocuk utanır ve boynunu bükerek ayrılmak için yürümeye başlar. Ayakkabıcı dışarı çıkar:

- “Bakar mısın yakışıklı” diye seslenir.

Çocuk durup döner ve:

- “Buyur amca” der.

Adam:

- “Çok güzel ayakkabılarım var, bu seneki modeller de bir harika almak istemez misin?”

deyince çocuk üzgün bir yüz ifadesiyle:

- “Ama benim bir ayağım yok” diye cevap verir. Ayakkabıcı:

- “Bu dünyada herkesin bir şeyleri eksik, tam olan insan yok ki, zaten kiminin eli, kiminin bacağı, kiminin aklı ya da vicdanı eksik, ama anladığım kadarıyla sen herhalde çok şanslı birine benziyorsun” der. Çocuk:

- “Nasıl yani” diye sorunca, adam:

- “Keşke vicdanımız eksik olacağına ayaklarımız eksik olsaydı” şeklinde cevap verince, çocuk şaşırarak,

- “Anlamadım” deyince, adam:

- “Çok basit evlat, bunu anlamayacak bir şey yok, eğer vicdanımız yoksa cennete giremeyiz ama ayaklarımız yoksa o kadar da problem değil, zaten orada bütün eksiklikler tamamlanacaktır.” şeklinde cevap verir. Çocuk buna çok sevinir, ayağını falan unutur, adam vitrini işaret eder:

- “Malımı övmek için söylemiyorum, ama şu biraz önce baktığın ayakkabılar, çok güzel duruyor, sana da çok yakışır, satın almak ister misin?” deyince, çocuk,

- “Evet, gerçekten güzeller, fakat herhalde benim param yetmez, üzerinde 30 lira yazıyor, benim bu kadar param yok” diye cevap verir. Adam:

- “İndirim sezonunu senin için biraz öne alırım, bu durumda ayakkabının fiyatı 20 liraya düşer, zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder” deyince, çocuk:

- “Ayakkabının diğer tekini ne yapacaksınız, onu kim alacak ki?” der. Adam:

- “Amma da yaptın ha, delikanlı, onu da sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım” der. Bu cevap küçük çocuğun aklına yatar. Adam devam ederek,

- “Üstelik de öğrencisin değil mi?” diye sorar.

- “Evet” deyince, adam:

- “Tamam işte, 5 lira da öğrenci indirimi yaparsak geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur, bu durumda ayakkabıyı alabilirsin herhalde?” der ve çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girer içerideki raflar onun beğendiği ayakkabılarla dolu olmasına rağmen, adam vitrinde olanı çıkarır. Bir tabure alıp döndükten sonra çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirir. Çocuk şaşkın bir vaziyette tebessüm eder. Adam çocuğun çıkardığı eski ayakkabıyı göstererek:

- “Ben satışımı yaptım sen de bana bunu satar mısın?” diye sorar, çocuk:

- “Amcacığım sen şaka mı yapıyorsun, bunu sen ne yapacaksın ki, eski bir ayakkabı para eder mi?” diye şaşkın bir eda ile sorar. Adam da:

- “Sen de çok cahil kalmışsın be arkadaş antika eşyalarından haberin yok galiba. Bir antika ne kadar eskiyse o kadar pahalı olur. Ayakkabın 40 lira eder ama ben sana ancak 30 verebilirim, daha fazla veremem, senin de bana ikramın olsun” der. Adam çocuğun avucuna 30 lira sıkıştırır. Çocuk hayatının şokunu yaşamıştır. Avucundaki paraya bakar ve biraz düşündükten sonra 10 liralık banknotu geri vererek:

- “Bana 20 lira yeterlidir, indirim sezonunu başlattınız ya” der. Adam onu kırmayıp 10 lirayı geri alır. Çocuk gitmek için kalkar, sıcak bir eda ile teşekkür ederek:

- “Babam haklıymış sakat olduğum için üzülmeme hiç de gerek yokmuş” der ve sevinçten uçarak oradan ayrılır. Adam da onun arkasından öyle mutlu bir şekilde çocuğu seyreder ki, onun sevincini dünya malı ile kazanabilecek ve dünya dili ile ifade edebilecek bir mutluluk yoktur. İşte hiçbir menfaat gözetmeden, sevabını sadece Allah'tan bekleyerek gösterilen merhamet sahnesi, ancak bu kadar saf temiz, zarif ve asil olabilir.

(Not: “Allah'ı Bilmek ve Tanımak” isimli kitaptan yararlanılmıştır.)



9 Ağustos 2022 Salı

İstihbarat! 090822:

İstihbarat, bilgi, veri, analiz eşittir (=) güçtür, tedbirdir, caydırıcılıktır.

İstihbarat yeni öğrenilen bilgiler, haberler, bilgi toplama, haber alma anlamlarına gelir.

İstihbarat, sadece istihbarat örgütlerinin topladıkları gizli bilgiler değildir. Her bir kişi kurum birimin kendi işiyle ilgili topladığı bilgiler istihbarattır. İstihbarat bilgidir, veridir ve bazen gözümüzün önündedir ve bilginin/verinin pek çok kaynağı vardır. O kaynaklardan yararlanmak gerekir. Sonraki aşama analizdir ve bilgi doğru analize muhtaçtır. 

İstihbarat tedbirdir! İstihbarat zafiyeti tedbirsizliktir! Her daim güçlü istihbarat ve iyi analiz şarttır.

Devletlerin ve insanların yaşadıkları olumsuzlukların büyük çoğunluğu, istihbarat zafiyeti kaynaklıdır. İstihbaratsızlık, yanlış istihbarat, gereksiz bilgi, yanlış analiz vb durumları yaşanmamalıdır. Vaktinde yapılan doğru istihbarat ve analizler pek çok felaketi önler. İhmal edilmemelidir.

Doğru istihbarat kadar, istihbaratın doğru yerde/ellerde olması, istenmeyenlerin eline geçmemesi de önemlidir! 

Birileri ile yarışacaksanız o kulvara girmeniz gerekir. Yoksa sadece seyredersiniz! Bilgi, istihbarat, analiz, strateji, üretim; şart.

Konuya ilişkin muhtelif tarihlerdeki bazı notlarımız:

2022:
1.İstihbarat, sağlıklı analiz ve tedbir önemlidir! Bir daha, fitne ve fesatçılar ile Batı ve sair ülkelerin casuslarına karşı istihbaratsız, analizsiz ve tedbirsiz kalınmaması dileklerimle...(150722).

2.Ekonomiye ve piyasaya, istikrarı bozacak saldırılar varsa, (ki var), ekonomi alanında istihbarata ve analize önem verilerek, bunlar da bertaraf edilmelidir. 

3.İslam ülkeleri arasında, terör eylemlerini önleyecek, güçlü bir istihbarat ve bilgi paylaşımı ağı kurulmalıdır!

"Pakistan Peşaver'de bir camiye yapılan bombalı saldırıda 56 kişi hayatını kaybetti, 194 kişi de yaralandı."(Basından).

İstihbarat, tedbir almak için önemlidir ve Pakistan da muhtemelen istihbarat zafiyeti yaşandı.

4.Hiç bir alanda "istihbarat ve tedbir" zafiyeti yaşanmamalıdır!
-Kazakistan'da,
-Selçuklu'da (haşhaşiler),
-15 temmuzda,
-Darbelerde,
-Spekülatif saldırılarda,
olan ve yaşanan tam da budur!

Her alanda, daha fonksiyonel; bilgi/istihbarat/veri, analiz ve tedbir lütfen! 

2021:
5.NATO a dikkat! Türkiye Nato'ya çok destek verdi, Kore'de bedel ödedi. Nato'nun darbe yaptırdığı da yazılıp çizildi! Ama Nato, yakın geçmişte dahi gerekli desteği vermedi! Nato'nun muhtemel talepleri konusunda iyi bir istihbarat ve elde edilecek veriler iyi analiz edilmeli!

6.Aldanmamak için, daha çok yapılması gerekenler; “tefekkür, istihbarat, muhakeme, sorgulama, analiz”.

7.Üniversitede okurken bırakın üniversite rektörünü, fakülte dekanının ismini dahi bilmedik. Bilmek ihtiyacı dahi hissetmedik. Buna ne zaman ihtiyaç duyulur?

Kaldı ki Boğaziçi Üniversitesi'ne Amerikalı rektör atarsa problem yok, ama yerli ve milli atanırsa eylem yapılıyor. Konu istihbarata ve araştırmaya muhtaçtır.

8.Küçük istihbarat ve analizlerle pek çok hile ve algıyı boşa çıkarmak mümkündür.

Misal; rektör-öğrenci ilişkisi, Atina ve diğer ülkelerdeki destek gösterileri ve bazı ülkelerin tutumları, analiz edilince Boğaziçi olaylarının bir kurgu olduğu kolaylıkla anlaşılabilir.

9.Kaç yıldır Spekülatif Saldırılar yapılıyor! Sürekli ekonomik istihbarat diyoruz! Keyfi döviz kuru artışı ve zam yapan ve yaptıranlara ilişkin hiç mi bir veri yok! Mutlaka bir işaret bırakıyorlardır! Gayret lütfen! 

10.Büyük Selçuklu dizisinde, istihbarat noksanlığı, Hasan Sabbah ve diğer fitne işleriyle uğraşanların, Devlete ve topluma verdikleri zararı göz önüne seriyor. Senaryo daha vizyoner olabilir!

Yaşananlardan ders alınması ve günümüzde de benzer durumların yaşanmaması için istihbarat zafiyeti yaşanmamalıdır! 

11.Muhalefeti, Fetö'cüsü, düşmanca tavır takınan ülkeler ve onların istihbarat örgütleri, terör örgütleri, Ülkenin kalkınmasını yavaşlatma ve engelleme çabasında olan herkes bir olmuş! Ama Anadolu insanı irfanlıdır! Tüm bu saldırıları savuşturacaktır inşallah!

12.Unvanı ve görevi ne olursa olsun, terör örgütlerine destek mesajları atan, fitne, fesat ve ucuz kurnazlıklarla talebeleri bunlara ortak etmeye çalışanlar hakkında gereği yapılmalıdır.

2020:
13.Rahmetli Yazıcıoğlu'nun Helikopterinin düşmesi/düşürülmesi ve düştüğü yerin bulunamaması vb hususlar dahil olayın aydınlatılamamış olması üzüntü vericidir. Güçlü istihbarat, eğitimli müdahale ekiplerine, olayları çözecek analitik bakışlara ihtiyaç var.

14.Kirli tezgahlar kuran istihbarat örgütlerinin, kirli tezgahlarını, hayata geçmeden önleyecek ve deşifre edecek, bir istihbarat örgütümüz olmalıdır.

15.Suriye'de, masa başında ve sahada, bilgi, istihbarat ve analizle harekat ve azami tedbirli olmak lazım. Bu tedbirler muhtemel her saldırıyı bertaraf edebilmeli.

16.Doğru istihbarat kadar, istihbaratın doğru yerde olması, istenmeyenlerin eline geçmemesi de önemlidir!

Uzmanlar 'hayati öneme sahip' dedi ve uyardı: Türkiye çok ciddi istihbarat harbi içinde http://bit.ly/2vshJJH

2019:
17.Ülkede algı operasyonları gırla. Ve bunu, tabiri caizse herkes ABD, Batı, Rusya vb ile uzantıları ve hatta terör örgütleri yapıyor. İstihbarat birimleri yapanları deşifre etmeli ve ilgili birimler de gerekli tedbirleri almalıdır.

18.İki yıl önce de yazmışız, artık gereği yapılmalı... “Spekülatif hareket olup olmadığına ilişkin istihbarat verilerine ağırlık verilmelidir.”

2017:
14. Terör örgütleri ve bu örgütleri destekleyenler konusunda istihbarat zafiyeti yok mudur? İstihbarat tedbirdir! İstihbarat zafiyeti tedbirsizliktir! Her daim güçlü istihbarat ve iyi analiz şarttır.
...
Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir:
1.Ticari ve ahlaki yozlaşma ve piyasa istikrarının sağlanması 270322
2.Fonlayan ve Fonlananlar 141021
3.Orman Yangınları Nasıl Önlenir? 290721
4.Rektör, Öğrenciler ve Bir Kurgu 040221
5.Spekülatif saldırılar 100117



31 Temmuz 2022 Pazar

Dil 310722:

Dil, sözlükte "İnsanlar arasında anlaşmayı sağlayan, uzlaşmaya dayalı olarak oluşturulmuş sesli veya görsel işaretler sistemi; lisan, zeban", "Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi", "Belli mesleklere özgü söz dağarcığı", "Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı" ve "Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri" gibi çeşitli anlamlara gelmektedir. Hatta son yıllarda "vucut dili"nden de çokça bahsedilmektedir. 

Bizim burada "dil"den kastımız insanlar arasında anlaşmayı, konuşmayı, iletişimi sağlayan konuşma dilidir. Aşağıda notlarda yer aldığı üzere dünya üzerinde 7500 civarında dil olduğu ve bunlardan 2500 ünün yok olma tehlikesi altında olduğu ifade edilmektedir. 

Anadil ise insan ve toplumun duygu ve düşüncesini en iyi ifade eden dildir. Hatta bazı kelime veya söz dizinlerini başka bir dile çevirirseniz aynı anlamı aynı vurguyu aynı etkiyi sağlamayabilmektedir.

Dil zenginliktir, kültürel zenginliktir. Dilin korunması için o dili konuşanların olması gerekir, onun için evlilikler, çocuk ihmal edilmemelidir. Çocukların olması da yetmez baskın kültürlerin dillerine rağmen kendi anadillerini konuşacak ortamlar da oluşturmak gerekir.

Dil üzerine bazı notlar:

2022:
1.Huzur vermek ve huzur bulmak için; çatışma, rahatsız etme, huzursuz etme, iğneleme dilini terk edelim! Sevgi, muhabbet ve samimiyet dilini kullanalım!

2.İnsanlara ana dillerini yasaklayıp, bazı Batı dillerini (İng, Alm, Fr vb) dayatmak, dillerin, kültürlerin yok olmasını tetiklemiştir. İhtiyaç duyan zaten öğrenecektir.

3.Erdoğanın unutulmaz "Türkçe konuşacağım" yanıtı, Türk Dil Bayramında gündem oldu. Erdoğan, 1998 yılında 32.gün programında bir Türk öğrencinin İngilizce sorduğu "Merak ediyorum Başbakan olunca siz diğer ülkelerin başbakanlarıyla hangi dilde konuşacaksınız?" sorusuna "Türkçe konuşacağım" yanıtını vermişti. Diline sahip çıkmak gerek!

4."Herkes, kendine/ağzına yakışanı söyler, kimi doğru, kimi yalan söyler, kimi kötü, kimi güzel söyler, kim ne söylerse, kendine söyler".

2021:
5.Bir insanın bir toplumun duygularını en iyi kendi anadili ifade eder. Dil zenginliktir.

6.Dünyada yaşayan ve konuşulan dil sayısı 7 bin civarında. 2.500 dil tehlikede! Dil Hakları İzleme Belgeleme ve Raporlama Ağı'nın (DHİBRA), Türkiye’nin farklı dillerinden oluşan şarkıların yer aldığı bir de müzik listesi paylaştı.

7.Şu üç uzvuzumuzu haramdan koruyalım: “Mide, ferc ve dil.” (İhya).

8.Göz ve dile dikkat etmek gerekir. Müminin; konuşması zikir, bakışı ibret ve sukûtu tefekkür olmalıdır. İnsan baktığından ve dediğinden hesap verecektir. (İhya).

9."Kazanca dil uzatan sünnete dil uzatır. Kazancı terk edene dil uzatan da tevhide dil uzatır." (İhya).

10.Mutlu körlük içinde olanlar, yani beceri ve başarı eksikliği olan, ama bunu başarı gibi görenler, niçin Atatürk isminin arkasına sığınır ve sığınırken de niçin İslami değerlere dil uzatmaya kalkar? Hedef saptırmak, bir şeyleri örtbas etmek için mi?

2020:
11.Anadil emanet midir? Bir dili veya anadilini sonraki nesillere taşıyamamanın, unutmanın, unutturmanın, unutulmasının hükmü nedir?

12.“Ümmetimin içinde câhiliye döneminden kalma, tamamen terk edemeyecekleri dört âdet vardır: Asâletleri ile övünmek, başkalarının soyuna dil uzatmak, yıldızları vesile edinerek yağmur beklemek, ölünün arkasından yüksek sesle ağlamak” (Hadis, Müslim, “Cenâʾiz”, 29). 

2019:
13.UNESCO'nun tahminlerine göre, dünyada toplam 6 bin dil var. Bu rakamın neredeyse yarısı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

14.Ağzınızla kuş tutsanız; yok ağzını şöyle açtı, yok kuşu şurasından tuttu, diyenleri boş verin. Rabbim; gören göz, hisseden kalp, takdir edebilen dil sahiplerinin sayısını arttırsın.

2017:
15.Ana ve baba farklı dil konuşuyorlar ise; çocuklar ana dili mi, baba dili mi konuşur?

16.“Kulak ol, dil olma!”!

2016:
17.Herkesin anladığı bir dil vardır. Batı'nın çıkarına dokununca tutuşur, bundan anlar. Buna göre strateji geliştirilmeli.

2015:
18.Ey dil, ey kalp, sakin olun. Düşünerek iş yapın!

19.Evlilik biterse çocuk biter, çocuk biterse; dil de biter, xabze de biter, toplumda biter!

2014:
19.“OECD verilerine göre, Dünya'da her on beş günde bir dil yok oluyormuş.” Dünya İngilizce'ye kalmamalı. 

(Not: Muhtelif tarihlerde dil ile ilgili alınan notlarımızdan derlemedir).




29 Temmuz 2022 Cuma

Ev hanımları, sigorta, emeklilik ...290722:

Ev hanımları, profesyonel hayatta, piyasada, sigortalı ve ücret karşılığı pek çok değişik kişi tarafından yapılan pek çok işi tek başlarına yapıyorlar.

Üstelik ev hanımları, ekonomiye, işe gidip iş üretmeyen veya gizli işsizlerden çok daha fazla katkı sağlıyorlar.

Aslında kreş parası, bakım parası, yardımlar gibi bir takım destekler, doğrudan ev hanımlarına sigorta kazanımı olarak değerlendirilebilir.

Ev hanımlarını sigorta kapsamına alacak ve emekliliğini sağlayacak çeşitli projeler üretilebilir.

İlgili bakanlıklar, kurumlar ve iktidar, ev hanımlarını sigorta kapsamına alacak ve emekliliklerini sağlayacak araştırmaları gündemlerine almalı ve çözüm üretmelidirler.

Bu çalışmalar ve ulaşılacak çözüm aile kurumunu da güçlendirecektir.



19 Haziran 2022 Pazar

Huzur 190622:

Huzur; sözlükte dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, makam anlamlarına gelir. İnsan başta olmak üzere tüm canlılar huzuru sever, huzursuzluktan rahatsız olurlar. 

Huzur bazen içilen bir tas suda, bölüşülen yemekte, paylaşılan malda, yapılan iyilikte, bir ağaç gölgesinde, bazen bir yeşillikte, bazen bir serinlikte, bazen yalnızlıkta, bazen kalabalıkta belki de en çok da paylaşmakta olabilmektedir. 

Dünya huzur yanında ahiret huzurunu kazanmak için gayret göstermek gerekmektedir. Huzur ile ilgili muhtelif zamanlardaki bazı notlarımız aşağıdadır:

2022: 
1.Gönül huzura nasıl kavuşur?... "...Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur." (Ra'd:28﴿ 

2.Biri suç işlediyse cezasını çekmelidir! Teşhircilik yapan kınanmalıdır! Yalan söyleyen uyarılmalıdır! Toplumunun huzur ve ahlakını bozan her türlü davranış ve söze tepki konulmalıdır! (Emri bil maruf nehyi anil münker).

3.Geçmişte şimdiki refah, huzur, bolluk, sosyal devlet uygulaması, altyapı, ulaşım kolaylığı, iş yapma kolaylığı, şeffaflık, dışa açılmışlık, üretim, belirleyici ülke olma vb.nin hiç biri yoktu! Geçmişte, terör, vesayet, bol sıfırlı TL, borç arama, ... vb vardı!

4.Huzur vermek ve huzur bulmak için; çatışma, rahatsız etme, huzursuz etme, iğneleme dilini terk edelim! Sevgi, muhabbet ve samimiyet dilini kullanalım!

5.Batı; Ukrayna savaşı ile huzuru bozulunca, bir şeyler yapma derdine düştü! Bosna, Filistin, Afganistan, Suriye, Libya vb umurlarında olmadı! Olmayacak da! Unutmayalım "Huzur sadece Avrupa'ya değil bütün Dünya'ya gerekli". Kalkınamayan ülkeler risk potasındadır. Onun için kalkınmak gerek!

2021:
6.Yeşil yollarda, yeşil dağlarda yolculuk yapmak insana huzur veriyor. Elhamdülillah.

7."Değerler Eğitimi" almamış insanı; stokçuluk, fahiş zamlar, istismar, hile ve suistimal, cinayet, kavga, trafikte kural ihlali gibi her alandaki huzur bozucu vukuatlarıyla akşam haberlerinde, görüyoruz!

8.Fitne, fesat, terör, anarşi vb işlerle ülkenin huzurunu bozmakla uğraşanlar ve bunları destekleyenler huzur bulmasın!

9.İngiltere, ABD, Fransa, Almanya, Hollanda, Rusya... yani Batı ve emperyalistler, "diğer Dünya toplumlarından, servet, huzur ve benzeri çaldıkları her şeyi", o toplumlara iade etmeli, özür dilemeli ve tazminat ödemelidirler!

2020:
10."İnkâra sapmış olanlar o zaman kalplerini o gurura, câhiliye dönemine ait büyüklenme duygusuna kaptırmışlardı, Allah da resulünün ve müminlerin gönüllerine huzur ve güven duygusu verdi, ..." (Feth/26).

11.İnsan kin ve nefret dolu olmamalı! Varsa söküp atmalı, kalbinden, sözlerinden, hayatından. Aksi takdirde ne huzur bulur ne mutluluk! İnsanın sözlerinde, kalbinde, hayatında sevgi olmalı, çünkü sevgi ile bulur huzur ve mutluluğu!

12.Asgarileri dahi, evlilikte huzuru arttırır; tebessüm, yumuşak başlılık, tatlı dillilik, sevgi-saygı, içtenlik, samimiyet, merhamet, hoşgörü ve empati, yerini bilmek, mesafeyi korumak, -hak ve görevleri gözetmek.

13.Kimbilir, İngiltere'de/Britanya'da Krallığı sonlandırıp, cumhuriyet ilan etmek gerekir. Böylece belki Dünya huzur bulur.

2019:
14.İfrat ve tefrite kaçmadan, her şeyi kararınca ve helal dairesinde yaşamak, stresten korur, hastalıklardan korur, huzur sağlar.

15.Ömrü/vakti hiçbir fayda sağlamayacak detaylarla öldürmemek gerekir. Hayatı, yaşananların üzerinden vakit geçip hatırlayınca dahi, insanda bir tebessüm ve huzur hissettirecek şekilde yaşamak gerekir. 

16.Merhume Şule Yüksel Şenler” Huzur Sokağı” romanı pek çok hayatı olumlu yönde, iyi yönde değiştirmiştir.

17.Ey Batı! Huzur sadece size (İngiltere, Almanya, Fransa, ABD, Hollanda vb) değil, doğuya da, Afrikaya da, Uzakdoğuya da, Orta Doğuya da, kısaca tüm Dünyaya da gerekli!

18.Ve bu gidişle; Dünyaya huzur, Batıdan değil Doğudan gelecek... Birileri kral çıplak/batı çıplak diyecek/diyor... Herkes bunun farkına varacak... Batıya uşaklık edenler uşaklığı terk edecek... iş bitecek!

2018:
19.Bir yanda projeler, çalışanlar, üretenler, bağımsız ve cesur dış politika, terörü bitirenler, refah ve huzur

Diğer yanda; projesizler, yıkım ekibi, dışa bağımlılık, terörü destekleyenler, gezi, 28 şubat! Akılla, ferasetle karar vermek lazım!

20.İnşallah "Taa uzaktaki ülkeler"in (ABD) ve "bölge işbirlikçileri"nin (İsrail) "fitne ve fesat politikaları" son bulacak, terör bitecek, huzur gelecektir!

2017:
21.Dini alanda, siyasette, bürokraside ve hayatımızdaki tüm fitne ve fesatçılar! İnsanlarda huzur bırakmıyorlar. Dikkat etmek gerekir!

22.Myanmar, Ortadoğu, Orta Afrika, Libya, Yemen gibi İslam Coğrafyası başta olmak üzere tüm Dünyaya huzur diliyorum.

2016:
23."İnsanlar; arasınlar, çare diye bulduklarını da denesinler, ama seccade de ki huzur gibisini bulamazlar".

2015:
24.Kanaatkarlık ve elindeki imkanlardan en iyi şekilde yararlanmak, huzur getirir.

25.Batı Medeniyeti ve bu medeniyetin Dünya'nın diğer bölgelerinde yaşayan insanlara, empoze ettiği sistem, o insanlara barış, huzur sunmuyor ve hatta, hayat hakkı tanımıyor!

26.Ah batı ah...terörün kimi vuracağı belli olmuyor. "Huzur" sadece Batı'ya değil, tüm Dünya'ya lazım!

27.Fransa'da 17 kişi öldü, 50 devlet lideri ve 2-3 milyonla yürüyüş yapıldı. Huzur sadece Avrupa'ya değil tüm Dünya'ya gerekli!

28.Kafkasya'da ekonomik entegrasyonlar kurulmalı, Dünyanın diğer ülkeleriyle ticaret artmalı, ticaret; refah, huzur, barış getirir.

29.Konuşmak, diplomasi, huzur varken, silah niye, kan niye, terör niye?

30.Terörle huzuru bozanlar, huzuru bozduranlar, huzur bulmasınlar. Veballeri var.

2014:
31.Muhatabına zulüm yerine, sevgi, huzur ve muhabbeti sun!

2013:
32.Huzurdan kaçmak, huzurlu olmamak için, nasıl da elinden geleni yapıyor insan… oysa bu çaba aksine olmalı, huzur için olmalı!

Diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.



12 Haziran 2022 Pazar

Kara İpek Yolu Hayata Geçirilmelidir! 120622:

1.Kara ipek yolu ile ilgili İran'ın tutumu ile ilgili bir örnek vereceğim. Bahsettiğimiz “kara ipek yolu”, “demir ipek yolu”ndan ayrıdır.

2.Hatırlarsanz bundan 10-15 yıl önce AB ülkeleri Türk tırlarına geçiş kısıtı getirdi. Ülkenin hatırı sayılır bir TIR filosu var. “Bu filo alternatif olarak nasıl değerlendirilir?” derken, tarihi kara ipek yolunu canlandırılması, TIR ların Çine kadar gönderilmesi gündeme geldi.

3.Fikir, projeye dönüştü ve güzergah ülkeleri dahil 18 ülkenin gümrük başkan ve yetkililerinin katılımı ile bir toplantı yapıldı. Büyük teveccüh gördü. Japonya ve G.Kore dahi katıldı.

4.Düşünün tüm güzergah emniyet, güvenlik ve imara kavuşacak. Zira ulaşım ve ticaret, güvenliği şart koşar, ya temin eder ya da terk eder. Güzergah ve bölge ülkeleri için güvenlik tesis olunacak, “kazan kazan” bir proje.

5.Güzergah üzerindeki ülkelerin gümrük kapıları, Ülkemizde yapıldığı gibi yap-işlet-devret ile yapılacak. Sponsor hazır. O ülkelere standart gümrük uygulamaları ve yazılımları kurulacak. Yazılım ihracatı, kurulum, ilgili ülke çalışanlarının eğitimi vb her anlamda güzel katma değeri yüksek bir proje.

6.Çalışmalar başladı. İran hayır dedi. O da ilk anda bir hayır değil, her türlü oyalamadan sonra. Oysa kendisinin de yararına olan bir proje!

7.Peki niçin hayır? Haritayı açın, en kestirme kara yoluyla doğuya gitmeniz gerekiyorsa o ülkeden geçmek gerektiği çok açıktır! Ama gelen bilgilere göre güya bu proje gerçekleşirse Türkiye’nin güzergah ve bölge ülkeleri üzerinde nüfuz ve etkinliği artacakmış o yüzden istemiyorlarmış!

8.Peki sen de projenin bir ucundan tut senin de nüfuzun artsın! Ya da Türkiye'nin nüfuzunun artması bölge ülkelerinin aleyhine olan bir durum mu? Hayır. İslam Dünyasının zararına bir şey mi? Hayır? O zaman engelleme çabası niçin? Niçin bölge ve güzergah ülkelerin, müslüman olan bu ülkelerin kalkınmasına taş koyuyorsun? İnsan bir müslüman kardeşine, kardeş müslüman halklarına bunu reva görür mü?

9.Şimdi sıkı durun. O projeyi başka kim istemiyor? İran’ın büyük şeytan dediği ABD istemiyor! Çünkü her şeyi, her kargoyu, her yükü, her taşımayı kendi kontrolünde olsun istiyor.

10.Şimdi muvaazalı veya değil İran, bu tavrı ile ABD’yi desteklemiş olmuyor mu? Ona hizmet etmiş olmuyor mu? Bazen her şey göründüğü gibi değildir! İran bölge ve islam coğrafyasının hayrına olan projeleri yavaşlatma tavırları takınmamalı tam aksine destek vermelidir!

11.Tabi proje durmadı, Güzergahı değiştirilerek devam ettirildi. Gürcistan, Azerbaycan, Hazar denizi ve Türkmenistan üzerinden... tabi henüz sonuçlanmış değil! İlk başladığı heyecan ile devam etmedi. Halan yürüyor ama ağır!

12.Proje sonuçlansa idi şu anda deniz taşımacılığı navlun ücretlerinin çok arttığı dikkate alındığında pek çok avantaj sağlayacağı açık. Kaldı ki o tarihlerde yapılan ön çalışmalarda bu güzergahta, Çin'den bırakın Türkiye ve Avrupa'yı ABD nin doğusuna daha ucuza taşıma yapılabilecek!

13.İlgili bakanlık ve kurumlardan beklentimiz (ki yazdık) kara ipek yolunun, en kısa sürede hayata geçirilmesidir. Zira bu proje tüm bölge ve güzergah ülkelerinin de yararınadır.

Kara ipek yolu bir an önce ve mutlaka hayata geçirilmesi dileğiyle...!



27 Mayıs 2022 Cuma

Sürgün-1864 (Özür, Tazminat ve Hakların İadesi) 270522:

Rus Çarlığı'nın, Kafkas halklarına orantısız bir güçle, yüzyıllarca süren (1567), son yüzyılda yoğunlaşan (1762-1864), sonu gelmez saldırılarına karşı, Kafkas Halkları ve özellikle Çerkesler olağan üstü savunma savaşları yapmalarına karşı, nihayetinde yenilmeleri üzerine, büyük bir soykırım ve sürgüne uğratıldılar (21Mayıs1864)!
...
Rusya Federasyonunun yapması gereken; 
1) “özür” dilemesi, 
2) “tazminat” ödemesi ve, 
3) “tüm haklarını iade etmesi”dir.
...
Gerek Kafkasya'da gerekse Kafkasya dışında yaşayan tüm Kafkas hakları ve Çerkesler ise yaşadıkları bu trajediyi unutmamalı, dersler çıkarmalı, haklarını aramalı, çok çalışmalı, üretmeli, kalkınmalı ve “mutlaka birlik ve dayanışma halinde hareket etmeli"dirler.
...
Kafkas Halkları ve Çerkesler geçmişte çokça ortaya koyduğu "bireysel kahramanlıklar"ın yerini artık “toplumsal başarılar” ile doldurmalıdırlar. Faaliyet, örgütlenme ve gayretleri “toplumsal başarı” amacına yönelik olmalıdır.
...
"Geçmişi unutmadan! Mazeret üretmeden! Geleceğimizi inşa etmeliyiz!"
...
"Zulme uğradıktan sonra Allah uğrunda göç edenleri muhakkak ki biz bu dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz;..." (Nahl/41).
...
Göçmenleri göçmen haline getiren herkes, vebaliniz var!
...
Ruslarla yaklaşık 300 yıl süren savaşlar sonrası, soykırım ve sürgünün sonuçlarını, aşağıdaki haritalar özetliyor! Rusya (RF)'dan; özür, tazmin ve tüm hakların iadesini bekliyoruz! 21 Mayıs 1864

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir:
1.Göç, göçmen, sürgün, mülteci, muhacir...230423.
2.Thamade, Thamadelikler, Örnek olaylar 250322
3.Adıyeler 041222.
4.Adıye Kültürü" 270721.
5.Var Olmak İçin, Güçlü Olmak İçin 100619.
6.Sürgün Sonrası Neler Yapabiliriz? 150516.
7.Rusya Federasyonu Dağılır mı? 260516
8.Birlik olmak (Kendi Tarafında Olmak) Çok mu Zor? 081215
9.Sürgünün (1864) Analizi 100715.

Kafkasya (1762-1864)












İSLAMDA (KADINLARIN) MİRAS (HAKKI) 020626

Bu yazımızın amacı İslam'da miras paylaşımının önemine, özellikle kadınların ve kızların miras haklarının olduğuna ve bunlara riayet ed...