10 Şubat 2022 Perşembe

Kafkasya Cumhuriyetleri 100222:

Kafkas cumhuriyetleri kendi aralarındaki sosyal, ekonomik ve kültürel ilişkileri en ileri düzeye taşımalıdırlar.

Tüm Kafkas kökenliler de bu ilişkilerin kurulmasını engelleyecek, kurulmuş ilişkileri zedeleyecek söylemlerden kaçınmalıdırlar.

Tam aksine bu ilişkileri arttırmaya katkı sunmalıdırlar.

Kafkasya, ekonomik olarak, maddi olarak, manevi olarak kalkınmak zorundadır.

Kafkasya'nın kendi geleceğini belirleme hakkı güçlü olmasına ve birlik olmasına bağlıdır.

Bir soru sorulacak ise; "Rusya'nın Kafkasya'da ne işi var?" sorusu sorulmalıdır. Herkes ve Rusya da bu soruyu kendisine sormalıdır.

Rusları, Kafkas halkları çağırmadı. Rusya, Kafkasya’ya ticaretle, turistik seyahatle, barışçıl yollarla gelebilirdi, ama öyle gelmedi, orantısız bir güçle, savaşla, soykırımla geldi.

Kafkas halkları ve Kafkas Cumhuriyetleri bu hususu hatırlamalı, başta söylediğimiz gibi, gelecekleri için kalkınmaya, birlik olmaya ve güçlü olmaya odaklanmalıdırlar.

#Kafkascumhuriyetleri #işbirliği #kalkınma 












4 Şubat 2022 Cuma

Üslup! Önemlidir! 040122:

Üslup! Her bir insanın, sözünde, anlatımında, davranışında, hal ve tavırlarında, bir üslubu, bir tarzı, bir edası vardır. Aslında üslup tüm sosyal yaşantımızda, arkadaşlık, aile, akrabalık, ticaret, siyaset gibi tüm alanlarda, tüm ilişkilerde belirleyicidir, düzenleyicidir.

Üslup önemlidir; tercihe sebeptir, karara sebeptir! Bakınız, üslubun önemini göstermesi açısından; ticaret, evlilik ve vaaz ile ilgili altı örnek!

1).Sümerbank yaklaşımı: Hatırlayanlar bilir, Sümerbank mağazaları vardı. Bir şey almaya gittiğinizde kimse ilgilenmezdi. Belki tekel konumundaki dönemlerinden kalan bir davranış şekliydi. O dönemlerde vatandaş o mağazalara mecburdu, zira başka mağaza yoktu veya varsa da daha pahalı idi. Ama rakipleri çoğalınca üslubunu değiştirmeyen Sümerbank mağazaları diğerleri ile rekabet edemedi. 
Yıllar önce sosyalizmden yeni kurtulmuş, bir balkan ülkesindeki devlet mağazasında de benzer intibam oluşmuştu. Mağazaya girip selam verince başını bile kaldırmadan, “nerden geldi bu şimdi?” dercesine isteksiz bir cevap vermişti. 
Yimpaş'ta da benzer bir durum sezinlemiştim. Çalışanların üsluplarını görünce bu mağazanın ömrü fazla olmaz demiştim. 
Şimdilerde Tarım Marketlerinde benzer durumu görüyorum. Hayatta kalmak ve rekabet etmek istiyorlar ise çalışanlar üsluplarını değiştirmelidirler.

2).Satış sorumlusunun tavrı: Yıllar önce otomobili değiştirmeye karar verdim. Birkaç acente gezdim, fiyatlarına, tiplerine baktım ve kafamda bir karar oluşturdum. Gittiğim bayide yönlendirildiğimiz satış görevlisi kişinin (bir bayandı), ilgisiz, bilgisiz tavırları ve üslubu sebebiyle o bayiden ayrıldım, hemen bir taksiye bindim ve kendimce ikinci en iyi tercihim olan başka bir marka aracın olduğu bayiye gittim ve bir miktarda daha fazla ödeyerek o aracı satın aldım. Satış görevlisinin üslubu tercihimizin değişmesine sebep olmuştur!

3).Sirke, bal: Anonim bir hikayedir. Bal ve sirke satılan iki dükkan yan yanadır. Bal satan dükkan sinek avlarken, sirke satanın dükkanı dolup taşıyor. Bal satan “yahu ben dünyanın en tatlı yiyeceğini satıyorum müşterim yok, komşum sirke satıyor ama müşterisi nasıl bu kadar oluyor” diye düşünür-taşınır, akil birine durumu sorunca, “mübarek sen bal satıyorsun ama yüzün sirke satıyor, sirke satanın ise dili ve yüzü “bal” satıyor” cevabını almış.

4).Çinli satıcılar: Çin seyahatimizde alış-veriş için belli noktalara götürmüşlerdi. Burada dikkatimi çeken tüm sevimliliklerini takınan tezgahtar/satıcı genç kızların neredeyse her müşteriye bir şeyler satmayı başarmaları idi. Orası da sosyalist ama piyasa ve pazarlar sosyalist değil. Çinin ticarette ki başarısında bu yaklaşımın, bu üslubun etkisi olmalı.

5).Eş olmada, evlilikte üslup: Yine Çin’de evlilikte tercih ve hal davranış ve tarzın bu tercihleri nasıl değiştirebildiğine ilişkin bir hikaye anlatmışlardı. Şöyle ki; Çin’in kuzeyinde yaşayan insanlar dolayısıyla bayanlar daha boylu boslu fizikleri düzgün, güneyinde yaşayanlar ise fiziki görünüş olarak çok albenisi olmayanlar insanlarmış. Evliliklerde kuzeyli kızlar tercih edilmeye başlayınca güneyli kızlar da; daha mütebessim, daha hamarat, daha iyi iş, daha güzel yemek yaparak, daha becerikli, daha uyumlu davranışlar sergileyerek rekabete girişmişler ve bu üslupları güneyli kızları tercih edilir hale getirmiş. Üslup, hal, tavır insanı çok daha sevimli ve tercih edilir hale getirebiliyor! 

6).Vaaz da üslup: Seneler önce, iki farklı camide, aynı konunun, yani ihlasla namaz kılma konusunun anlatımına şahit oldum, iki anlatımda da üslup farklılığına. Şöyle:

İlk hoca Kocatepe de, çok tatlı bir üslupla, tane tane bağırmadan kızmadan ara sıra tebessüm ederek, konuşan, vaaz eden, ismen bildiğimiz bir insandı. Ki vefat etti Rabbim rahmet eylesin. İnsan dinlerken yorulmuyor, sıkılmıyor, vaktin nasıl geçtiğini bilmiyor. Bu hoca namaz kılmayı anlatıyor, ihlasla kılmak gerektiğine getiriyor. İhlasla kılmak ne demek? Allah'ı görüyormuşcasına, dünyalık tüm düşünceleri elinin tersiyle geriye iterek, tamamen Rabbine yönelerek kılmak demek. Peki böyle namaz kılmak kolay mı veya herkesin kârı mı? Zor tabi. Hoca da bunun farkında. Onun için diyor ki; namazı ne olursa olsun terk etmeyin, Allah’ın emri, farz bir ibadet. Ama ben ihlasla kılamıyorum diye sakın namazı terk etmeyelim, kılmaya devam edelim. Bakarsınız ihlasla iki rekat namaz kılmak ta nasip olur. Ama ihlasla namaz kılmak için namazı kılmaya devam etmek gerekir şeklinde özetliyor.

İkinci hoca Ankara'nın en eski camilerinden birinde vaaz eden, yüzü gülmeyen, ses tonu yüksek, azarlayan tarzda konuşan bir hoca, o da namazı ihlasla kılmayı anlatıyor. İyi niyetinden şüphe yok, ama namazlarınızı ihlasla kılmıyorsanız eğilip kalkmanıza gerek yok, boşa namaz kılıyorsunuz, şeklinde özetliyor.

Bu iki üsluptan hangisi yapıcı, hangisi teşvik edici dersek, ikisinin de niyeti halis olsa dahi, ilk hocanın üslubu tercih edilir. Çünkü namaz kılan insanın ihlasla kılma şansı var, ama hiç kılmayanın böyle bir şansı var mı? Hayır. O halde dışlayıcı değil sevdirici bir üslup daha faydalıdır.

Özetle, üslup, hal, davranış, eda, tarz hayatın her alanında, her aşamasında önemlidir. İfrat ve tefrite kaçmadan orta yol üzere takınılan, içten, samimi ve sevimli bir üslup her zaman avantajdır, tercih sebebidir, faydalıdır, her alanda sürdürülebilirlik sağlar.



28 Ocak 2022 Cuma

Zihinsel Dönüşüm 280122:

Zihinsel dönüşüm; insanın prangalarından kurtulması, bağımsız ve özgür olması, taklitçiliği terk etmesi, değerleriyle barışması, çalışması, üretmesi, tembelliği terk etmesi, manen ve zihnen kalkınması, sadeliği tercih etmesi gibi her alanda olumluya dönmesi, güzel ahlaklı olması yaşam kalitesini attıracak her türlü davranışı sağlayacak olumlu düşünce yapısına kavuşması şeklinde tanımlanabilir. 

Aşağıda zihinsel dönüşüme ilişkin muhtelif tarihlerde alınan notlar, gözlem, tespit, analiz ve önerilerimiz yer almaktadır.

2021:
1.”Kasalarca kabak çöpe atıldı!” (basından). 

Çocuklarımıza öğretelim! hâl ilmini, helali-haramı, üretmenin zorluğunu, üretmeyi, iyilik yapmayı, merhameti, şefkati, israfı, doğruyu, çöpe neyin atılıp atılmayacağını, kısaca güzel ahlakı. Zihinsel dönüşüm şart!

2020:
2.Ülkenin kalkınmasına engel, batıya/dışa bağımlı tüm zihniyetler değişmelidir. Bunu kim taşırsa taşısın, zihinsel dönüşüm şart!

3.TV lerde; bazı emekli asker, akademisyen, gazeteci gibi yorumcuların, aklını neredeyse batıya teslim etmiş gibi, batıyı kutsayan, batıcı, NATO cu yada Ruscu yorumları üzücüdür. 

Yerli düşünen iha, siha vb yaparken, diğerleri ithal eder. 

Zihinsel dönüşüm şart!

4.Kadınları ağır fiziki yüklerin altına sokan zihniyet değişmeli. 

Ağır yük taşıyan (özellikle Karadeniz bölgesindeki) kadınların resimlerini görünce insanın yüreği sızlıyor. Bu yükleri, eşleri, oğulları, aileleri almalı, paylaşmalı. Eşi oğlu ailesi olmayanın yanında devlet durmalı, yol göstermeli.

5.İdlib için ateşkes sağlandı. Hayırlı olsun. Olumlu bir adımdır. 

Lakin tv lerde yorum yapan bazı prof, gazeteci, vb leri; bu ülkenin yaptığı iyi şeylere niçin bu kadar olumsuz bakıyor ve küçümsüyorsunuz? Ve niçin bu kadar kinlisiniz? 

Zihinsel dönüşüm şart! Yerli düşünce şart!

6.İzmir depremi vesilesi ile inşaatlardaki; hileler, hırsızlıklar, kağıt üstünde gerçekçi olmayan denetimler, enkaza gömülmeli, artık yeni bir zihniyetle hareket edilmelidir.

2019:
7.Bürokrasi sadece kamuda değil, her yerde, özellikle insanların beyinlerinde. Bir yetki alan, kolaylaştırayım yerine zorlaştırma derdinde. O halde önce insanların beyinlerindeki işi zorlaştıran nöronların ıslahı gerekiyor. Zihinsel dönüşüm şart!

8.Bu ülkenin kalkınmasına engel olan problemlerden birisi; Ülke insanının beyin olarak, Devletin ise sistem olarak "üretim ekonomisine" geçemeyişidir. Zihinsel dönüşüm şart!

9.Sadece siyasette (iktidar, muhalefet vb) değil toplumun tüm kesimlerinde, küçümsenemeyecek bir oranda liyakat (işini layığıyla), ihsanla yapmama problemi var. Bu husus insana yatırım ve zihinsel dönüşümle halledilmelidir.

10.Yemediğini başkasına satma, hatta üretme! Ürettiklerinden; kendisinin yemekten imtina ettiği ürünü başkasına satmayacak, hatta o tür ürünü üretmeyecek "ÜRETİCİ"lerin artması için; insana yatırım şart, zihinsel dönüşüm şart!

11.Muhalefet proje üretemiyor, toplumun değerleriyle çatışıyor, kalkınmaya katkı sağlayacak ciddi bir çıkışları yok, vizyon geniş değil, muhalefette de zihinsel dönüşüm şart.

2018:
12.Zihinsel dönüşümle, kamu başta olmak üzere her alanda sadelik tesis edilmesi, herkesin yararınadır.

13.Ülkemizde niçin üretim başarılarını değil de üretim başarısızlıklarını yazar, okur, dinleriz? Ve niçin üretimle ilgili başarılar değil de başarısızlıklar hikaye edilir? Başarı olmadığı için mi? Algı operasyonu mu? Üretim başarılarını duymak isteriz! Üretim için zihinsel dönüşüm şart!

14.Toplum ne ise tüm kurumlar da odur (onun türevidir); yasaması da, yargısı da, yürütmesi de, güvenlik güçleri de..! Niçin farklı sonuçlar bekliyoruz?

15.Bir sendikanın yurtdışı seyahatle ilgili haber, “Bu geziye katılan 19 kişiye, yarım harcırah olarak toplam 28 bin 500 dolar ödendi. Diğer tüm giderler sendika tarafından üstlenildi.”(basından). Sendika ağalığı dahil tüm stk lardaki ağalıklara son verilmeli zihinsel dönüşüm şart!

16.Hayatımızı SM'da; tartışarak ve birbirimize laf yetiştirmekle geçirmeyelim. Üreterek geçirelim.

17.“Para vermeyen vatandaşı bıçaklayan değnekçi serbest bırakıldı!” (Basından). 

Hakimler karar verirken empati/diğerğamlık da yapmalıdırlar! İhtiyaç varsa yasal değişiklik!

18.Üçüncü savaş gemisi üretildi... ve üretecek çooook şey var... övünecek iseniz üretimle övünün... üretin övünün... 

Yoksa "kimse" kılık-kıyafet içki-miçki gayri ahlaki konularla övünmeye kalkmasın. Zihinsel dönüşüm şart!

19.Devletin kurumları, ciddi konularla, faydalı icraatlarla gündeme gelmeli. Hiç bir kurum, lüzumsuz ve gereksiz konularla gündemi işgal etmemeli. Yazıktır, günahtır. Millete gereksiz maliyettir. Zihinsel dönüşüm şart!

2017:
20.Birbirini engelleyen değil destekleyen, üreten; insan ve kurumlar için zihinsel dönüşüm şart!

21.Bir medeniyetin alametleri; tüketimde, mimaride, eğitimde vb her alanda görünür. Geliniz zihinsel dönüşümü gerçekleştirelim ve medeniyetimizi tesis edelim!

22.Zihinsel dönüşümle medeniyetimizin alametlerini; ticarette ticari ahlak ile mimaride ise değerlerimize ve yaşam tarzımıza uygun bir mimari tarz ile tesis edelim.

23.Kalkınmanın göstergesi, tüketimde de ihtiyaç olan kadarı ile yetinmektir. İstiflemek değildir. Kalkınmak için zihinsel dönüşüm şart!

24.Hizmetler sektöründen ziyade, imalat, üretim, sanayi alanında yatırımların arttırılması beklenir. 

25.Tüketimde, ihtiyacı olan ile yetinen nesiller için zihinsel dönüşüm şart!

26.Tüketim merkezlerinin (avm'lerin) cazibesi kadar, üretim merkezlerinin de cazibesini arttıracak bir zihinsel dönüşüm olması beklenir.

27.Tüketmeyi, ama sadece tüketmeyi başarı zannedenler için zihinsel dönüşüm şart!

28.Zihinsel dönüşümün gerçekleştiği, boş söz, boş uğraş, boş gündemlerden uzak, her anlamda verimliliğin zirve yaptığı, kalkınmış bir toplum özlemi!

29.Zihinsel dönüşümle; "birlik, beraberlik, çalışma ve üretim" sağlandığında, toplumun pek çok problemi ortadan kalkacaktır.

30. Unutmayalım zayıf ve güçsüz bir topluma, öyle veya böyle, her güçlü toplum müdahaleye kalkışır. Zihinsel dönüşümle, çalışmak üretmek ve güçlü olmak zorundayız.

31.Güçlü bir topluma dışarıdan kimse müdahale edemez, etmeye kalkışması etkili olmaz.

32.Ayrıştırıcı noktalara değil, birleştirici noktalara yoğunlaşmak gerekir.

33.İstanbul'un nüfusunun artmaması için, İstanbul'a gitmekten feragat edilebilmeli! Sırf İstanbul'a gideceğim diye diğer illerdeki kaliteli hayatlar terk edilmemeli. Göçü önleyecek tedbirler de alınmalı! 

34.İşe girmek veya iş kurmak için 80 takla atanlar, işe girdikten veya iş kurduktan sonra vatandaşa 80 takla attırmaya kalkışıyorlar! İş ahlakında da  zihinsel dönüşüm şart!

35.Fiziki yapılar ne kadar mükemmel olursa olsun, hizmeti üreten, hızlandıran, kolaylaştıran insandır. İnsana yatırımla zihinsel dönüşüm şart!

2015:
36.Bir zihinsel dönüşüm olsun; tasarrufa, yatırıma, üretime, liyakata, güzel ahlaka, samimiyete, sadeliğe,... doğru.

2014:
37.Sanılanın aksine, düşük performansın büyük çoğunluğu, bir işi "YA-PA-MA-MAK-TAN" değil "YAP-MA-MAK-TAN" (yapamıyor izlenimi vermekten) kaynaklanır, doğru bir davranış değil! Zihinsel dönüşüm şart!(2014).
...
Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir:
1.Kalkınma 070122
2.Analizler-III (kalkınma) 111221
3.Üretim düşmanları 010121
4.Ön Yargılar (Ezber, kalıplaşmış, kopya yaklaşımlar) 201020
5.Zihinsel Dönüşüm Şart 280716: 





25 Ocak 2022 Salı

Yönetici ve yöneticilik 250122:

Yönetici, yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi; idareci, menajer olarak tanımlanır. 

Yöneticilik hayatın her alanında ve her aşamasında karşılaştığımız muhatap olduğumuz veya üstlendiğimiz bir durumdur.

Yöneticilik bir emanettir ve bu emaneti en iyi şekilde kullanmak gerekir. Yöneticinin elde ettiği erk varsa sadece bundan faydalanan değil, değer katan, üreten kişi olmalıdır. Yöneticilik bir hizmettir, en iyi şekilde yerine getirmek gerekir, ailede, okulda, köyde, kasabada, ilçede, ilde, devlet yönetiminde, temsil ettiği koltuğa bir şeyler katmalıdır yönetici! Vizyonu olmalıdır! 

Farabi'ye göre ideal bir devlet adamında bulunması gereken başlıca nitelikler; beden sağlığı ve kusursuzluğu, anlama ve kavrama üstünlüğü, güçlü hafıza, güçlü zeka, etkili hitabet öğrenme sevgisi ve yeteneği, mideye düşkün olmama, doğruluk sevgisi, cömertlik ve ikram sevgisi, gönül zenginliği ve tok gözlülük, adalet sevgisi, azim ve kararlılıktır. (Gazali-İhya).

"Bir faziletli insan öldüğü veya öldürüldüğü zaman insanlar ona ağlamasın asıl onu kaybeden ülke halkına ağlasın." (Farabi).

Yöneticiye ilişkin bazı notlarımız:

2022:
1.Krizde, yöneticilik; mümkünse krizi önlemektir, mümkün değilse kriz için tedbir almaktır, kriz kaçınılmazsa krizi en iyi şekilde yönetmektir! Bunları yapamayan bırakmalıdır! Çünkü sadece yük bindirir! 

2.Yöneticilik kriz zamanlarında test edilir! Her şey yolunda giderken değil!

3.Bazen bir krize veya felakete gerek yoktur, yöneticinin liyakatsizliği ve beceriksizliği sebebiyle, kendisi bir krizdir ya da felakettir!

2021:
4.Sıradan yöneticiler karar veremezler, karar vermekte isteksiz davranırlar, ayak sürerler, risk almamak için! Karar verdiklerinde ortada karar verilmesi gereken bir durum kalmamış olur, zaten iş olacağına varmıştır! 

5.Adil yönetici/hükümdarlar hadislerde övülmüştür. Bir hadisde; bir gün adaletle hükmetmenin bir insanın 60 yıl ibadetinden hayırlı olduğu, buyrulmuştur. Adil yönetici olmak en büyük ibadet, lakin, yöneticide ehliyet ve adalet yoksa, o kişi için yöneticilik de, o nispette tehlikelidir! 

6.Tüm seçilecek ve atanacakların (parti başkanı, bakan, milletvekili, belediye başkanı, bürokrat, vali, kaymakam, muhtar, yönetici, STK başkanı vd) geçmişteki icraatlarını (vaat-icraat) tablo haline getiren “sosyal karne” düzenlemek, atayacak ve seçecekler için daha sağlıklı değerlendirme imkanı sunacaktır! 

7.Seçilen belediye başkanları seçim vaatlerini yerine getirdiler mi? Yoksa sadece, içinde hiçbir şey olmayan süslü cümlelerle mi idare ettiler. "Yöneticilik emanettir", hatırlatırız. Belediye Başkanlığı derdi olmayan, yapamayan, bırakmalıdır.

8.Bir talebe için rektörün x,y veya z olması önemli değildir. ABD atarsa problem yok, ama TR atarsa problem öyle mi? Bakınız Boğaziçi'nin yönetici listesine! İstihbarat bu olayları başlatan yabancı ve yerli işbirlikçilerini deşifre etmelidir! 

2019:
9.Şimdilik “algı belediyeciliği” izliyoruz. Kimse; esasla ilgilenmiyor? alacağı hizmeti sorgulamıyor? verilen sözleri sormuyor? kent planı, imajı, imarı konuşulmuyor? algılara teslim olunmuş gibi. Şayet ferasetli olunmaz ise bunun herkese bir maliyeti olacaktır. 

10.Ağalar, beyler, hanımlardan, kamu da veya özel sektörde yönetici olanlar, kamunun veya özel sektörün emaneti taşıyanlar, kamu veya özel sektörün kaynaklara hükmedenler, geliniz SADELİĞİ tercih edelim. 

11.Kurum/kuruluşlarda, yönetim veya kritik/belirleyici noktalarda eyyamcılar yer bulursa herkes meşgul olur ama üretim olmaz. Vebali hem seçenin/atayanın hem de seçilenin/atananındır. (Eyyamcı: 1.Gününü dilediğince geçiren, gününü gün eden kimse 2. Günün koşullarına göre davranan kimse (tdk)).

12.Başkasının malını har vurup, harman savurmak nefsin tabiatındadır. Aman ha aman; yönetici, idareci, veli, vasi, siyasetçi, amir, memur vb, herhangi bir şekilde emanetlerine bırakılmış olan mala, kendi mallarından daha fazla titizlenmelidirler.

2018:
13.Yöneticilik bir emanettir, ateşten gömlektir, idrakinde olmak, adalet ve liyakatle yöneticilik yapmak gerekir. Emanetin de ehline teslim edilmesi gerekir.

14.İl ve ilçelerde tek yönetici olsa; belediye başkanlıkları ile valiliklerin/kaymakamlıkların birleştirilmesi yönünde bir çalışma yapılsa. Kritik yerlere atama, diğer yerlerde seçimle iş başına gelseler. Her anlamda tasarruf ve tek elden etkin yönetim olmaz mı?

15.Yönetici olmak; yeterli olmak değildir, her yaptığı doğru demek değildir, her yaptığı başarılı demek değildir. Onun için; ateşten gömlek ve liyakat şarttır. Farkındalık gerekir.

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir:

1.Analizler-II (ahlak,etik) 091221
2.Sosyal Karne (öneridir)! 051221
3.Harita 091121
4.Kurum ve Liyakat (Yükselme, Duraklama, Gerileme) 121021
5.Yönetici, Nasıl Olmalı, Nasıl Olmamalı 270318



21 Ocak 2022 Cuma

Yozlaşma 210122:

Yozlaşmanın sözlük anlamları; 
“a)Bir şey, manevi anlamda değer yargılarını, özelliklerini ve niteliklerini yitirmek, bozulmak, dejenere olmak, özünden uzaklaşmak, 
b)Dönüşen, 
c)Özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenlerle zamanla yitirmek, soysuzlaşmak, özünden uzaklaşmak, bozulmak, dejenere olmak, tereddi etmek” şeklindedir.

Üretmeyen toplumlar taklitçi olur ve çabuk yozlaşırlar. Kendi kültür ve medeniyetlerini korumak isteyen toplumlar, çalışmak, üretmek ve kalkınmak zorundadırlar.  

2021:
1. Neler oluyor bize? Çalışmadan yorulur olduk, üretmeden tüketir olduk, kullanmadan değiştirir olduk, uyanınca dinlenir olduk, kadir-kıymet bilmez olduk, hep şikayet eder OLDUK, üretmez olduk ve...çokça yozlaşır olduk!

2. Manevi kalkınma (kültür) arttıkça yozlaşma azalır. Manevi çöküş (kültürsüzlük) arttıkça yozlaşma artar. Manevi kalkınma ile yozlaşma arasında ters orantı vardır.

3. Yozlaşma ile mücadele etmek için maddi ve manevi her alanda çalışmak ve üretmek zorundayız. Zira yozlaşma sadece bir alanda olmaz, hemen hemen her alanda ve aynı zamanlarda kendini gösterir. 

4. Yüzeysel olan, vakıf olmadan yapılan işlerde yozlaşma çabuk gerçekleşir.

5. Bir toplumun kendi "medeniyeti" yoksa, her türlü yozlaşmaya açık demektir. 

6. Ülke gündemini (medya, sosyal medya, tv programları, kısaca her alanda); maddi ve manevi anlamda kalkınmasına vesile olacak konuların işgal etmesi için çare; yozlaşma ile mücadeledir.

7. Bir toplumda bir çok şey at başı gider... bir alanda başarı varsa diğer alanlarda da başarılar olur... bir alanda yozlaşma var ise diğer alanlarda da var demektir... Bakınız futbol maçlarına, dizilere, sözde sanatçılara, tanımadığımız ünlülere pek çok alanda yozlaşma var.

8. Cezalar sıkça konuşuluyorsa, yozlaşma başlamış demektir.

9. Görev ve sorumluluğun eşit paylaşıldığı, bu bilincin yoğun olduğu alanlarda yozlaşma olmaz.

10. Tv ekranlarında çokça yozlaşma var! Gündüz programlarında var! Çok marjinal olayları ve garibanları günlerce TV ekranlarında tutuyorlar ve tefrika ediyorlar! Kötülüğü yayar halleri var! Ahlak, aile ve toplumun değerlerine zararları var! 

11. Çalışalım, üretelim, maddi ve manevi alanda kalkınmayı gerçekleştirelim, taklitçiliği ve yozlaşmayı engelleyelim.

12. Kültürümüzde, aile, iş ve sosyal hayatımızda, taklitçilik ve yozlaşma ile mücadele edelim, değerlerimize uygun bir medeniyet inşa edelim.

2018:
13. Ne oldu bize; soğan ticaretini yapan stokçuluk yapıyor, taksici kısa mesafe yolcu almıyor, turistleri çarpıyor, ticaret erbabı türlü bahane ile zam yapıyor, sahi nerede ahilik! Nerede ticaret ahlakı! Ne oldu bize! Maalesef yozlaşma had safhada. (2018).

2016:
14.Her alanda yozlaşma ile mücadele etmek durumundayız. Fert olarak, aile olarak, toplum olarak, devlet olarak, stk, üniversite, belediye, iktidar, muhalefet olarak çalışmak, maddi ve manevi alanda üretmek, kalkınmak zorundayız.

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilen yazılarımız ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1.Ticari ve ahlaki yozlaşma ve piyasa istikrarının sağlanması 270322
2.Değerlere yabancılaşma, yabancılaştırma! 110322
3.Yozlaşma ile mücadele 130616

(Not: Yozlaşmaya ilişkin muhtelif tarihlerde alınan notlarımızdan derlenmiştir).






14 Ocak 2022 Cuma

Eğitim 140122:

Toplumda karşılaşılan her olumsuz davranış, genellikle eğitim eksikliğine bağlanır. Eğitim yani terbiye ailede hatta anne karnında başlar, okulda, toplumda devam eder. Öğretim ise bir ömür boyu devam eder. 

İyi bir eğitim alan çocuk, hayatı boyunca topluma faydalı, katkı sağlayan, yük bindirmeyen kalkınmayı sağlayan bir fert olurken, eğitilmeyen veya iyi eğitilmeden yetiştirilen çocuğun ise hayat boyunca topluma yük bindiren, zarar veren bir fert olma ihtimali yüksektir. Dolayısıyla eğitim yani terbiye çocuğa iyiliktir, aksi hal ise kötülüktür. Şöyle ki terbiye edilmeyen yani hakkı, hukuku, sınırlarını, helali, haramı bilmeyen çocuğun hayatı ailede, okulda, evliliğinde, iş yerinde, toplumda problemli geçer. O halde öğrenmeyi de içine aln terbiye yani eğitim ihmal edilmemelidir.

Eğitim, sözlükte, "çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme; terbiye" olarak tanımlanmıştır. 

"İslâm kültüründe ise öğretimin karşılığı olarak tâlim, eğitimin karşılığı olarak terbiye kullanılmaktadır. “Öğrenmek ve ezberlemek” anlamındaki ders kökünden türeyen tedris “öğretmek, ders vermek” demektir. Ders veren kimseye müderris, ders okutulan yere medrese adı verilir. 

Öğretim ve eğitim karşılığı olarak yaygın biçimde kullanılanlar tâlim ve terbiyedir. Öğretim bilgi kazandırma, insanlığın sahip olduğu bilgileri yetişmekte olan nesillere aktarma faaliyetidir. Eğitim ise daha ziyade davranış ve karaktere esas teşkil eden beceri ve değerler kazandırmayla ilgili çalışmaları anlatır. Tâlimden yalnız bilgi kazandırma, bunu hâfızada saklama ve yeri geldiğinde hatırlama anlaşılmaktadır. Terbiye ise insanda mevcut bütün kabiliyetlerin dikkate alınarak bunların geliştirilmesi ve yönlendirilmesidir. Buna göre terbiye kavramı tâlimden daha kapsamlı olup öğretim alanına giren bütün konuları içine almakta ve genellikle tek başına kullanıldığında öğretimi de ifade etmektedir.

Öğretim sayesinde zekâ ve bilgi gelişirken eğitim iradenin güçlü olmasını, akıl ve irade arasında denge kurulmasını sağlar. Bu sebeple kişilerin öğrenim seviyelerine paralel şekilde ahlâk ve karakter eğitiminin de yapılması gerekir." (İslam ansiklopedisi)

"İnsana kalemle yazmayı öğreten ve ona bilmediklerini belleten de O’dur" (el-Alak 96/4-5).

Aşağıda eğitime ilişkin gözlem, analiz ve önerileri içeren bazı notlarımıza yer verilmiştir:

2021:
1. Ailelerin ve eğitim kademesindeki her bir kurumun/birimin birinci vazifesi iyi insanlar yetiştirmek olmalıdır. 

2. “Çocukların, dolayısıyla geleceğin anne ve babalarının iyi eğitim almaları gerekir! Çocukların hayata bilerek başlamaları ve hayatı bilerek yaşamları için, onlara asgari bilgileri, hal-ilmini, ilmihal bilgilerini öğretmek, anne ve babaların da öğrenmesi gerekir. Helali haramı öğrenmek ve öğretmek gerekir.

3. Çocuğa aldığı eşyayı, yerine koyması kuralı öğretilirse, hayatı boyunca bunu uygulayacak, ortak kullanım alanları dahil yaşadığı her yer çok daha düzenli ve temiz olacaktır!

4. Bir kişi, bir kamelya ve oturmak için yapılmış bir bankta, oturma yerine basıyorsa, yemek yenecek yerde geziniyorsa, muhtemelen akıl devre dışı veya eğitim ve terbiye eksiktir. Hatta psikolojik bir vakadır!

5. Talebelerin önceliği; iyi bir eğitim almak ve akabinde, ülkesine, vatanına, milletine ve insanlığa faydalı işler üretmek olmalıdır. Kimse birilerinin kışkırtmasına alet olmamalıdır.

6. Boğaziçi üniversitesinde LGBT bayraklı danslı eylem!(basından). İlim yuvası olması gereken yerde ki maskaralıklar! Thamışkehar! Zavallılar! Eğitim düşmanları! Halk düşmanları! 

7. Boğaziçi üniversitesinde eğitim olmalı. Talebeler eğitim almakla, kendilerini yetiştirmekle uğraşmalı, hocasına laf atmakla sataşmakla değil. Muhtemelen bunların derdi eğitim almak değil! Size ne dekan veya rektörden sen eğitimine bak!

8. Batıya eğitim vb amaçla gönderilenler ile, Batının ülkemizdeki okullarında okuyanların pek çoğunun, Ülke ve toplumun değerlerine yabancı ve neredeyse düşman gibi yetişmesi...Normal midir? Tedbir gerek!

9. "Değerler Eğitimi" almamış insanı; huzur bozucu vukuatlarıyla akşam haberlerinde, stokçuluk da, fahiş zamlar da, istismarda, hile ve suistimallerde, cinayette, kavgada, trafikte kural ihlalinde, her alandaki olumsuzluklarda, görüyoruz! 

10. Türkmeneli TV yi izlerken, ders/tarih kitaplarında, Irak ve Suriye'deki Türkmenler den hiç bahsedilmediğini düşündüm. Maalesef geçmişte gönül coğrafyasına, dünyaya kapalı ve ürkek bir eğitim verilmiş!

2020:
11. Covid 19 için ilk aklıma gelen tedbirler; temizlik ve hijyen, dengeli beslenme, home ofis(çalışanlar), uzaktan eğitim ( öğrenciler), e-ticaret(alış-veriş).

12. Gürültü konusunda eğitim ve tedbir gerekiyor gibi zira; egzoz öttüren, lastik yakan (drift), yalnızken sessiz iken 2 kişi bir araya gelince gürültülü kelimelerle veya güm-tıslarıyla çevreyi kirletenler az değil. Bunun psikolojide bir adı olmalı!

2019:
13. Sorgulayan, analitik bakan, çalışmayı teşvik eden ve üreten bir eğitim sistemi! 

14. Üniversite Sınavı ve eğitim sistemi ilişkisi "....okuma yazma ve dört işlem öğrettikten sonra, derslerin püf noktasını veren-öğreten bir öğrenme süreci olmalı. Düşünen, kafa yoran, analiz eden, sorgulayan, öğrenciler yetişmeli”!

15. İnsanlara öğrenmeyi, düşünmeyi, sorgulamayı öğreten, çalışma ve üretmeyi sevdiren bir eğitim sistemi düşünülmekte midir? Soru muhataplarınadır.

16. Topluma yön veren; aile, eğitim, din, ekonomi, siyaset, hukuk, spor, sanat, gibi alanların, a)toplumda nasıl şekilleneceği ve b) bireylerin bu alanlarda nasıl davranacağı sorularına, yol gösterici cevaplar bulunması için sosyal bilimlere önem verilmeli.

17. Önerimdir; 
a) Bilinçli yani bilimsel tarım ve hayvancılığın nasıl yapılacağına ilişkin bölgesel eğitim merkezleri açılsa, bu merkezlerde tarım ve hayvancılık konusunda çevre köylerdeki çiftçilere eğitim verilse, zira pek çok arazi boş, ahır boş, meralar boş! 

b) Tarım il ve ilçe müdürlüğü teknik personeli sahaya inse, köylerin mera, arazi ve toprak özelliğine göre, çiftçilere tarım (hangi bitkiler ekilmeli) veya hayvancılıktan hangisinin uygun olduğu konusunda yönlendirmeler yapılsa.

18. Üniversiteler ve ODTÜ toplumun değerleriyle çatışan pankartlarla değil; yaptığı icatlarla, keşiflerle, yeni teknolojilerle, eğitimde yaptığı atılımlarla gündeme gelmeli, fayda maliyet analizi yapılmalı, ülkeye faydası mı fazla, yoksa zararı mı, ona göre gereği yapılmalıdır. ODTÜ den beklenen eğitim yuvası olmasıdır.

19. Tanzimat öncesinden başlayarak Devletin yurtdışına eğitim için gönderdiği, öğrencilerin/kişilerin ülkeye katkıları nedir? Siyaseten ülkelerine karşı tutumları nedir? Fayda/maliyet/zarar açısından analiz edilmesi gerekir!

20. "Ders sırasında sigara içen talebeler" (basından). Anne- babalar; ya çocuklarınızı eğitin, -ya da çocuklarınızı eğitenlere engel değil destek olunuz.

21. Atalarının yazdığını, İngilizceden tercüme etmek için, İngilizce öğreteceğimize, direkt kaynağından öğrenmemizi sağlayacak bir dil olan Arapçayı eğitim müfredatına almak daha sağlıklı olacak, doğru bilgiye ve bilgiye doğrudan ulaşmayı sağlayacaktır.

O zaman sadece İngilizceden tercüme ve yazanın istediği bilgilere değil, kaynağından doğru bilgilere ulaşabiliriz.

2018:
22. Ülkemizde; “öğrenmenin püf noktaları” öğretilemiyor. Misal; matematik ve yabancı dili öğrenen çok az. “Nasıl öğretebiliriz?”e yoğunlaşılmalı.

23. Çocukların dolayısıyla insanların, öğrenmek kadar eğitim almaları da önemli ve gerekli.

24. Karma eğitim şart demek kadar, karma eğitim istemiyoruz demek te bir haktır. Çözüm; isteyenler için karma eğitim, istemeyenler için karma olmayan eğitim imkanı sunulmalıdır. Dayatma doğru değildir.

25. Beş adet çöp kutusunun yanında çöplerini masada bırakıp gitmek! Bu nasıl bir kültürdür? Bunu yapan insanlar, aileden, çevreden, okuldan nasıl bir eğitim alıyor? Nedir bu çöpü kutuya atmama dienci! Çevreyi kirletme, başkasına yük bindirme kültürsüzlüğü!

2017:
26. Erkek liseleri, kız liseleri gibi erkek üniversiteleri, kız üniversiteleri açılırsa daha başarılı ve kaliteli eğitim alınabilir mi?

2016:
27. Okuma-yazma ve dört işlem sonrası düşünme, sorgulama, analiz, doğru davranışı öğreten bir eğitim modeli! 

28. Geçmişte silahlı eylem yapmış öğrencilere, methiyeler dizilmesini doğru bulmuyorum. Öğrenci öğrencilik yapmalı, eğitim almalı, faydalı bir insan olarak yetişmeli. Onlara silah yakıştıranlar, iyiliğini düşünmeyenlerdir.

(Not: Eğitim ile ilgili muhtelif tarihlerde alınan notlarımızdan derlenmiştir).

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1. İttihatçılar (İTC, İTF) 121221
2. İhya (İhyâ-u ulûmi’d-dîn)-İmam Gazali 181021
3. Sosyal ahlâk! 300921
4. Tabiata nefes aldırmak 210621
5. Rektör, Öğrenciler ve Bir Kurgu 040221
6. Eğitim 160416







7 Ocak 2022 Cuma

Kalkınma-I 070122:

Kalkınma nedir? Kalkınma, üretim ve kişi başına ulusal gelirin artırılmasıyla birlikte, ekonomik ve sosyokültürel yapısının da değiştirilmesi anlamına gelmektedir (Savaş, 1979). Bir başka ifade ile kalkınma, bir ülkenin yapısal niteliklerinin olumlu yönde değişimidir (Geray, 1991).

Kalkınma güçtür, kalkınma refahtır, kalkınma öz güvendir, kalkınma dosta güven düşmana caydırıcılıktır, kalkınma bağımsızlıktır! 

Kalkınmaya dair bazı not, gözlem analiz ve önerilerimiz;

2021:
1. Niçin kalkınamıyoruz? "Akılları, zihinleri, fikirleri işgal altındaki insanlar"(ımız)ın bu işgalden kurtulmaları, yerli ve toplumun değerleri ile tekrar buluşmaları, en büyük kalkınma hamlesi olacaktır. 

2. Niçin kalkınamıyoruz? Çünkü; "Taa uzaktaki ülkelerin", "bizim çocuklar" dedikleri veya fonladıkları (kişi, örgüt vb), yani yerli iş birlikçilerini de yanına alarak, "öyle veya böyle" Ülkenin her kalkınma hamlesini baltalamışlardır. Ama Artık Yeter! Kalkınmamız şart! 

3. Her fırsatta; övünerek ve/veya oynayarak (minikler, gençler, ikinci bahar ekipleri kurarak) kalkınmış bir toplumu tarih yazmaz! Bunlar yan etkinlikler olabilir! Kalkınma; çalışarak, üreterek gerçekleşir! Kalkınmış toplumun kültürü de kolay yaşar. 

4. Kendi inancımıza uygun bir medeniyet kurmak için; beden ve akıl tembelliğinden, taklitçilikten kurtulmamız, bağımsız olmamız, çalışmamız, üretmemiz ve kalkınmamız gerekir.

5. Kim ki, söyledikleri ve yaptıkları; Hakka, halka ve kalkınmaya hizmet etmiyor, pek de kâale almamak gerekir! 

6. Ne zaman ki, başarıya imza atan, iyi bir iş yapan, üreten bir yakınımıza veya bir başkasına, haset etmez, teşekkür ederiz. İşte o zaman manevi kalkınma başlamış demektir.

7. Kalkınınca pek çok problem kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Maalesef muhalefetin gündeminde henüz kalkınma projeleri yoktur. 

8. Kalkınma şansımız olduğu için, reformlarla prangalardan kurulmak için, kendimizle ve değerlerimizle barışmak için, vesayet rejimlerinden tamamen kurtulmak için, üretmek için, şimdiye dek yapılanlar iyi şeyler için, başka alternatif olmadığı için Cumhurbaşkanlığı sistemi ile devam edilmelidir.

9. İlk milli firkateyn bu gün suya iniyor. Katkısı olan herkesten Allah razı olsun. Bu güne kadar niçin üretilmedi? Oysa ürettikçe kalkınırız.

10. Batı taklitçiliğini ve yozlaşmayı; ona, buna kızarak değil, maddi ve manevi alanda kalkınarak yok edebiliriz.

11. Alkollü içki ile; kalkınma olmaz, bağımsızlık olmaz, gelişme olmaz! Alkollü içki; haramdır! kötülüklerin anasıdır! sadece sarhoş eder! cahiliye adetidir! Sarhoşluğu savunmanın tutar tarafı yoktur!

12. Zihinsel ve manevi kalkınma oldukça yozlaşmanın göstergesi olan yemek beğenmeme kıyafetim, kuaförüm, çarpık diziler, düzeysiz güldürüler, çarpık konuların işlendiği gündüz programları gibi sabun köpüğü ve kalitesiz programların izleyicisi olmayacaktır!

13. Her alanda yozlaşma ile mücadele etmek durumdayız! Fert, aile, toplum, devlet, stk, üniversite, belediye, iktidar, muhalefet olarak çalışmak, maddi ve manevi alanda üretmek, kalkınmak zorundayız! 

14. Batı'nın İstanbul ve Anadolu hayalleri bitmemiştir. Fırsat bulunca İngilizi, Fransızı, İtalyanı, ABD donanması korumasında Yunanı dört yandan saldırdı! Birlik ve gayretli olmak, kalkınmak ve güçlü olmak zorundayız. 

15. Şayet Dünyada söz sahibi olacak, Kudüs'e, Arakan'a, DoğuTürkistan'a ve tüm mazlumlara sahip çıkacak isek, yalan, algı, tefrika, fitne, fesat işleriyle uğraşanları bırakıp, çalışmak, üretmek, maddi ve manevi olarak kalkınmak ve güçlü olmak zorundayız! 

16. Batı'nın/Avrupa'nın bir insanlık ayıbıdır, Srebrenitsa katliamı! 8372 kişi katledildi, 67 toplu mezar ve mezarı dahi bulunamayan 3000 kişi. Benzerleri yaşanmamalıdır. Tedbir için, çalışmak, üretmek, kalkınmak ve güçlü olmak zorundayız! 

17. Terör bitmesin hatta canlansın, Dolar yükselsin, TL'den atılan altı sıfır tekrar gelsin, Ülke bağımsız dış politika izlemesin, Batı ne derse baş üstüne densin, Batı hayranlığı olsun, Ülkede üretim, kalkınma ve refah olmasın isteyenlere, yani Batı'ya bilerek veya bilmeyerek kimse hizmet etmesin! Gaflettir! 

18. Ülkede bir şeyler; düzeldikçe, üretildikçe, bağımsız oldukça, rahatsız olanlar var. Keza, bir şeyler; kötüleşince, üretmeyince, dış merkezlere bağımlı olunca sevinen bir kesim var. Anlamak mümkün değil! Oysa kalkınmak, herkesin yararınadır!

19. Vatan ve kalkınma derdi olan; dersine bakar, öğrenmeye çalışır, üretme derdinde olur, faydalı olmaya bakar! O tür soytarılıklar yapmaz! Militanlık yapmaz! Öğrencilik yapmayanları atsınlar! Nasılsa pek çoğu fonlanıyordur! 

20. Muhalefet yine şaşırtmadı! Milletin inancını, yine milletin değerini diline doluyor! İki yüz yıldır aynı terane! Var mı bir projen, bir kalkınma programın onu söyle! Kalkınınca bu tür liyakatsiz ve hadsizler siyasette yer bulamayacak! 

21. Liyakatli parti başkanları olmalı, kukla gibi değil, parti programıyla, toplumun geleceğiyle, kalkınmayla ilgili ciddi projeleri olan, kalkınma sevdası olan! 

22. Katar katar yalanlar, algılar, iddialar, isnatlar, istihbarat örgütleri, mafyalar, kasetler, istemezükçüler, halk düşmanları, üretim ve kalkınma düşmanları! Kalkınırsak bütün bunlar bitecek! 

23. Parlamenter sistemde işler yürümüyordu! Bunu savunanlar geçmişe bir kez daha baksınlar! Güçlü başkanlık sistemiyle kalkınma şansımız var. Hükümet krizindeki ülkeler ve İtalya dahi başkanlık sistemine geçerse şaşırmam!

24. Avrupa'da krallıkla (misal İngiltere), Dünya'da ise cumhuriyetle (misal Çin) yönetilen ülkelere bakınca problemin sistem değil kalkınma olduğu görülecektir. Galiba demokrasi için önce maddi ve manevi olarak kalkınmak gerekiyor!

25. Kalkınırsak darbe çağrıştıran bildiriler ve kalkışmalar bitecektir!

26. Bu ülke, öyle bir kalkınmalıdır ki, hiçbir ülke(ler topluluğu), bir daha Çanakkale Savaşı gibi bir girişime kalkış(a)mamasın.

27. Sivas Nasıl Kalkınır? "Sivas’ta Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren yapılan kamu yatırımları paralelinde özel yatırımlar olmamıştır."

2020:

28. Kalkınmanın önündeki engelleri kaldırmak ve kalkınmak lazım.

29. Üretimi engellemek isteyen görünmeyen eller, Kalkınma çabalarına takoz olanlar, Demirağı, Hürkuşu engelleyenler, Dünyaya yön vermemizi istemeyenler yine devrede. Geçmişten dersler çıkarmak ve kalkınmak gerek. Artık yeter! Bırakın da ülke kalkınsın! 

30. Yapacağı işin ilmi-halini öğrenmeyen, dolayısıyla o işi liyakatle yapmayanlar, verimli olmayanlar, çalışmadan, üretmeden fuzuli yer, iş, makam, koltuk işgal edenler kalkınmamızı geciktiriyorlar!

31. Toplum kendi değerleriyle buluştukça, özgüven artacak, çalışma ve üretme, sorgulama artacak ve elbette ki kalkınma hızlanacaktır.

32. Ülke ve insanlar kalkındıkça, analitik bakışları artacak, akıl süzgecini daha çok kullanacaklar, boş işlerle uğraşmayacaklar, kali (sözü) hale (davranışa) yansıtacaklar, daha adil bir dünya için çabaları artacaktır. 

33. Öğretenler ve öğrenenler arttıkça, kalkınma da hızlanacaktır. Gayretimiz bu yönde olmalı. 

34. İnanır, çalışır ve üretirsek kalkınırız

35. Kendi değerlerine yabancı, beyinleri Batı veya yozlaşmış kültürlere hayran yetişmiş veya yetiştirilmiş, fitne-fesat ile koğuculuk yapan insanlar az değil! Bu tür zihniyetlerden kurtulmak için daha çok çalışmalı, üretmeli, maddi ve manevi alanda kalkınmak zorundayız. 

36. Kalkınmak için, "topluma yük bindiren değil, aksine toplumun yükünü hafifleten, yöneticilerin, çalışanların, fertlerin artması dileğimizdir". 

37. Kalkınmak için, bilgiye kapalı, pek çoğunun gündemi sadece magazin, eğlence ve siyaset olan toplumlarda zihinsel dönüşüm gerçekleştirilmelidir. Zira kalkınma, bilgiye sahip olmakla, ona hükmetmekle ve ondan yararlanmakla sağlanır. 

38. Diyelim çokça insanın çok olmayan ama bir araya gelince epeyce tutara ulaşan parası var, üretim alanında yatırım yapılmak isteniyor. Nasıl yapacaklar? Faiz, arsa, ev, altın, otomobil, döviz dışında yol gösterici yatırım danışmanlığı şart.

39. Devlet kontrolünde, güvenilir, yol gösterici böyle bir modelin ortaya konulması varsa tanıtılması halinde; önemli bir kaynak sağlanması, yatırım ve dolayısıyla üretim ve kalkınma potansiyeli çok yüksektir.

40. Ağzınla kuş tutsan eleştirecek olanlar var, onlarla en iyi mücadele yöntemi; iyi işlere imza atmak, üretmek ve kalkınmaktır

41. Son olaylar bir kez daha göstermiştir ki; NATO, AB, ABD vb.lerinin destek açıklamaları sadece temenniden ibarettir. Sahada güçlü/caydırıcı olmaya, masada da müzakere kabiliyetine ihtiyacımız vardır. Mazluma umut olmak için üretmek, kalkınmak ve güçlü olmak zorundayız.

42. “Deprem sonrası Elazığ'da kiralar iki katı artmış.” (basından) 

Benzer fırsatçılıkların yaşanmaması için; insanımıza maddi ve manevi alanda yatırım şart. Maddi ve manevi alanda kalkınmak şart.

43. Rabbim her türlü; cahiliye adetinden, cahiliye davranışından, cahiliye kutlamalarından, putçuluktan korusun. Maddi ve manevi alanda kalkınmayı nasip eylesin.

44. Ülke kalkınırsa, bu gün gündem olan ve topluma katkı sağlamayan pek çok konu (slogan, dizi, film, parti, STK, vb) kendiliğinden ortadan kalkacaktır. O halde geliniz gayretimiz, maddi ve manevi alanda kalkınmayı tamamlamak yönünde olsun.

45. Tefekkür eden, manen ve zihnen kalkınmış ve aklını kullananlar için “covid 19” sonrası, hayat tarzları, öncelikleri, davranışları vb pek çok konuda olumlu değişimler beklenir. 

46. İnsanın yaşı, tecrübesi, unvanı ne olursa olsun; hayatın ve halinin ilmini (ilmihalini) bilmesi, ona göre davranması çok daha şık, çok daha güzel ve insana daha çok yakışıyor. O halde manevi alanda aklen, fikren kalkınmak gerekiyor. 

2019:
47. Bu ülkenin kalkınmasını sağlayacak olanlar; yine bu ülkenin değerlerine bağlı insanlarıdır. Ne zaman ki toplum tümüyle kendi değerlerine döner; Ülke hızla kalkınma sürecine girecektir. 

48. Teröre doğrudan ve/veya dolaylı olarak destek verenler, veballerinin yanı sıra, kalkınmayı ve dolayısıyla kendi refahlarını da engellediklerinin farkında olması gerekir. 

49. Kalkınmak ve terörü bitirmek için üç seçenek; 1). ya ekonomik büyüme ve kalkınma düzeyi yükseltilerek terör bitirilecek, 2). ya terörü bitirip kalkınma tamamlanacak, 3). ya da ikisi birlikte yürütülecek!

50. Liyakat ehli olmayan her bir insan, iyi yaptığını zannettiği; her işten, her görevden, her makamdan geriye çekilsin lütfen. Çünkü, kalkınmamız gerekiyor.

51. Sorumluluk, vebal; sadece atayanlar veya görevlendirenlerde değil, atananlar ve görevlendirilenler ile vesile olanlara da aittir. Herkes kendisini tanır, neyi ne kadar yapabileceğini, neyi yapamayacağını bilir. Kimse, millete yük olmasın

52. Kalkınmak için, en az Cumhurbaşkanı kadar tüm; siyasetçiler, muhalefet, bakanlar, bürokratlar, işadamları, üreticiler, vatandaşlar, çalışanlar da cevval olmalı. Ülkenin her zerresi kalkınma şuuruyla hareket et(tiril)meli. 

53. Kalkınmak için, Ülke olarak her alanda ortak iş yapma kültürünü geliştirmemiz şart.

54. Kalkınmak için, kalkınmış ülkeleri yakalamak ve hatta geçmek için daha fazla çalışmak gerekirken, daha az çalışarak bu nasıl başarılacak; çalışma süreleri artmalı, doğru alanlara yoğunlaşmalı, verimli çalışılmalı, çıktıları olmalı.

55. Türkiye “yerli oto” ile kalkınma kabuğunu kırma şansı yakalamıştır. İnanın, Ülke kalkınırsa, bu herkesin yararınadır. Dolayısıyla bu üretime kimse takoz olmamalıdır. 

56. On birinci kalkınma planı”nda beni heyecanlandıracak yeni projeler görememenin üzüntüsü içindeyim. Kesinlikle, kalkınmak için yeterli değil. Önceki planların veya olması gereken işlerin/eylemlerin tekrarı gibi. Tüm bakanlıkların bunda payı var. Haydi, lütfen daha fazla gayret! 

57. İktidar iyi şeyler yapıyor, iyi bir şeyler üretiyor ise muhalefete tebrik etmek düşer. Nedir bu üretim düşmanlığı? Yozlaşmamak için, kalkınmak için üretmek zorundayız. Distribütörlük ve ithalatla birileri zengin olabilir, ama ülke kalkınmaz

58. Batı her yönden; ekonomiyle, 24 Nisanla, şununla, bununla saldırıyor. Gaflete yer yok! Herkes işinin başına! Şevkle, liyakatle, bilinçle, ihlasla çalışmak, kalkınmak ve güçlü olmak zorundayız.

59. Coğrafyamıza baktığımızda, coğrafyamızla ilgili olmayan kimi ülkelerin bu coğrafyanın insanına yaptıklarına baktığımızda, kalkınmak ve güçlü olmak zorundayız.

60. Dünyada Türkiye'ye ümit bağlamış çok ülke var. Bu ümitlerin boşa çıkmaması için Türkiye Dünyada söz sahibi olacak şekilde kalkınmak zorundadır.

61. Ülkede yaşayan herkes şunun idrakinde olsun; birlik olup kalkınmak, güçlü olmak zorundayız! Yeni Zelanda da Camide katledilenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Bu katil teröristleri yetiştirenleri de kınıyorum.

62. Türkiye'nin uçuşunun; a) tekrar parlamenter sisteme dönmeyle değil (ki zaten o sistem tıkanmıştı), b) kalkınma ile gerçekleşeceğini görmek gerekir. Sistem ne olursa olsun önemli olan kalkınmak. Zira Avrupa'nın 12 ülkesinin yönetim biçimi krallık

63. 28 Şubat; Her kurumun asli işiyle uğraşması, ithal değil, bu toplumun kendi değerleriyle şahlanması, benzer olayların tekrar yaşanmaması için kurumsallaşma ve kalkınmak şart.

2018:
64. Biz gerçekten terörden bıktık. Artık kalkınmak istiyoruz. Kalkınmanın önündeki engeller kaldırılmalı. Terörün kısa sürede bitirilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.

65. Bir yanda; beynini yoranlar, terletenler, özgün ürünler üretmeye çalışanlar, kalkınmak isteyenler! Diğer yanda; sadece eleştirenler, hiç bir şey üretmeyenler, her şeyi ithal etmek isteyenler! İkincisinden sıkıldık!

66. Gelin kalkınalım diyoruz, ama kalkınmak için gerekli olan şartlar; kalkınma niyeti, liyakat, çalışmak, üretim, ticari ahlak gibi unsurlar bir araya geliyor mu, bilemiyorum?

(Not: Kalkınmaya ilişkin muhtelif tarihlerde alınan notlarımızdan derlenmiştir).

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1. 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi 180321
2. 104 Emekli, Bildiri ve Analizi 050421
3. Ön Yargılar (Ezber, kalıplaşmış, kopya yaklaşımlar) 201020
4. Yerli Otomobil, Üretim ve Kalkınma 271219
5. Kalkınmak (Güçlü Olmak) Zorundayız 170518
6. Kalkınma Şuuru 290517
7.KALKINMA (Gelin Kalkınalım, Zira Kalkınırsak Çok Şey Değişir) 100317
8. Sivas Nasıl Kalkınır? (Şehirlere Rol Model) (09.12.16)
9. 28 Şubat zulüm dönemi olmuştur 280216











İSLAMDA (KADINLARIN) MİRAS (HAKKI) 020626

Bu yazımızın amacı İslam'da miras paylaşımının önemine, özellikle kadınların ve kızların miras haklarının olduğuna ve bunlara riayet ed...