4 Ocak 2022 Salı

Ankara Millet Bahçesi 040122:

Öncelikle belirteyim Ankara Millet Bahçesinin park problemi yok, kapalı otoparkı var. Bu büyük bir avantaj.

28.10.2021 de açılan park, çok ferah. 700 bin m2 bir alan ve 10 binin üzerinde ağaç var. Ağaç ve bitki çeşitliliği etkileyici.

Oyun alanları, koşu ve yürüyüş parkuru, bisiklet yolu, kaykay pisti, tramvay, at binme alanı gibi pek çok etkinliğin yapılabileceği bir alan.

Camisi güzel, mimari tarzını ve etrafındaki yapay göl ve havuzu ve içindeki bitkiler hoş durmuş.

Alanda yürüyüş yapmak, tramvaya ve ata binmek eğlenceliydi. Ancak at binme alanının daha uzun olmasını tercih ederdim.

Parkı gezmek ve etkinlik alanlarına uğramak ve buralarda biraz vakit geçirmek nerdeyse tam gün sürüyor. Her mevsim gidilebilecek bir yer. Çocuklar için, spor eğlence için, çok şey var.

Devam eden inşaatlar da var. Şimdilik çok temiz ve nezih. Doğayla iç içe bir sosyal yaşam alanı, park alanı olarak harika bir yer. Hakikaten yararlanmak, istifade etmek gerekir. 

İçerde kafelerde var, ama biz günün sonunda methini duyduğumuz İskitlerdeki Peçenek döneri tercih ettik. Sahibi Muttullah Peçenek bey çok mütevazi, Çamlıdere’denmiş. Etler de o yöreden geliyormuş. Mekan Cuma ve bayram günleri kapalıymış.

#millet bahçesi







3 Ocak 2022 Pazartesi

İnsana yatırım 030122:

Yıllar içinde muhtelif tarihlerde insana ilişkin bazı notlar, gözlem, analiz ve önerilerimiz:

2021:
1."Değerler Eğitimi" almamış insanı; huzur bozucu vukuatlarıyla akşam haberlerinde, stokçulukta, fahiş zamlarda, istismarda, hile ve suistimallerde, cinayette, kavgada, trafikte kural ihlalinde, her alandaki olumsuzluklarda, görüyoruz!.

2.Analar, babalar, aileler, okullar, kurumlar, bakanlıklar, kısaca tüm toplum; insana maddi ve manevi yatırım yaparak, her türlü şiddeti önlemek mümkündür..

3.Bir iş iyi yapılmıyorsa, şayet o iş devlet eliyle yapılıyorsa özel sektör eliyle, özel sektör de ise devlet eliyle yapılsın der ve tarih boyu (el) değiştiririz! Oysa her iki halde de bir süre sonra yozlaşma başlar. Çare insana yatırımdadır.

4.Dikensiz gül gibi olan insan, nasıl gülsüz diken gibi olabiliyor! (ihya).

5."Bazı insanlar bazı insanlara şifâdır. Allah şifâmızı versin. Gönlümüze iyi gelen insanları, ömrümüzden eksik etmesin" (Lâ edri).

6.İnsanlara yük bindirenlerden değil, yüklerini hafifletmeye gayret edenlerden olmak lazım.

7.Hayata iyimser bakan insan, lezzet alır, kötümser bakan, almaz! İyimser ve kötümser bakış açısına göre gördüğün şeyler değişir!.

8."Vesvâs" kelimesi hem insanlara vesvese veren görünmez şeytanı, hem de insanları yoldan çıkarmak ve onlara kötülük yaptırmak için gizlice tuzak kuran insan şeytanlarını, şeytan karakterli insanları ifade eder. (DİB Tefsir).

9.Konuşmak, neyi, ne kadar ve nasıl konuşmak? "...insan hayatının önemli bir kısmını konuşarak geçirmesi, bir hayat tarzı olmamalıdır..."

10.İş hayatında; ne kadar rahat olduğu, ne kadar az iş yaptığı vs gibi üretimsizliklerle değil, ne kadar iş, katkı, fayda sağladığıyla övünmeli insan. 

Aldığını hak etmeli, hak etmediğini almamalı. Esasında yapıl(may)an her bir iş ateşten gömlek tir! Hesabı var! Cezası var!.

11.Sağlıklı birey ve sağlıklı toplum için, lütfen, ama lütfen herkesin önceliği; iyi insan yetiştirmek olsun...!

12.Eğitilmemiş insan, hayatının her döneminde çevresine ve topluma (ailede, okulda, evlilikte, işte, sosyal hayatta vb) sadece yük ve problem bindirir! Ailesi, okul ve çevresi, lütfen dikkat! Eğitim aileden başlayıp devam eder! İhmal etmemek gerekir!

13.Kurân’ın muhtevası; iman ve esasları, ibadet ve çeşitleri, hükümler ve tâlimat, ahlâk bilgisi ve eğitimi, yaratılış ve oluş, gayb âlemi ve oradaki varlıklar, kısmen peygamberler ve kavimler tarihi, insan ve kâinatın yapısı, gelecekle ilgili bazı haber ve bilgilerden oluşur. (DİB tefsir).

14.İnsanı insan yapan geçmişi, kişilik özellikleri ve idealleridir. Bu durum millet ve toplumlar için de geçerlidir! Bir ideali olmalı, insanın da, toplumun da!

15."Bu üç alana akıllı yatırım yapan ülkeler kazanır; insan, tarım ve hayvancılık".

16.Uzaya bak, yaşadığın dünya, yıldız dahi değil. Dünyanın yaşına bak, ömrün dakika bile değil. Gelmiş, geçmiş ve yaşayan insan sayısına bak, istatistiğe dahi giremeyebilirsin. O halde, gözden geçir; hayatını, önceliklerini, amellerini, emellerini ...!

17.Etiket; birilerine yasaları çiğneme özgürlüğü vermez! "Güya sanatçı birileri tv’de 28 Şubat dönemini aratmayacak çağrılarda bulunabiliyor, hiç bir insan için kabul edilmeyecek ölüm şekillerini yöneticiler için dillendirebiliyor".

18.“Türkiye'de; 4 milyar avro/yıl gıda israfı, 3 ekmekten biri çöpe, meyve ve sebzenin 1/4 ü çöpe gidiyor” (Basından).

Oysa bir şey üreten insan israf edemez! Bir ürünün üretim sürecini bilen insan israf edemez!
Üretim sürecindeki zahmeti bilen insan israf edemez! Hal ilmini bilen ilmihali bilen insan israf edemez!

19."Kayısı ağaçlarını kesen komşu, foto kapana yakalandı" (Basından). 

Yazık! Günah! Ayıp! Anne-babalara düşen en büyük vazife hayatın hal-ilmini bilen, ilmihali bilen insan yetiştirmektir. Bu tür olaylar yaşamamak için insana yatırım şart.

20.Ağaç yetiştirmek, insan yetiştirmek gibidir! İhtimam özen bakım ilgi ister.

21.Boğaziçi üniversitesinde ilim ve insan düşmanı, terör faaliyetlerine hiç kimse alet olmamalıdır.

22.Kötü alışkanlıklar kazanmaması için de insana yatırım şart. Manevi olarak kalkınmış sağlıklı fertler; sağlıklı aile, sağlıklı toplum ve güvenli gelecek demektir.

2020:
23.Beraber yol yürünecek, iş yapılacak vb insanlar seçilirken; onlara, kontrol altında fırsatlar tanıyarak test etmek, daha sonra, daha büyük hayal kırıklıkları yaşanmasını engeller!

24. “Ahmak insan, insanın yükünü hafifletmez, aksine yük bindirir” (ihya).

25."İnsanlar bilmediğinin düşmanıdır". 
"Beden, nefsin binitidir". 
"İlim maldan hayırlıdır. 
İlim insanı korur, insan ise malı korur" (ihya).

26.Arkadaşlarının ve aile efradının kusur ve eksikliklerini söylemek gıybettir. 
Gıybeti iki şey önleyebilir; 
a) kendi halini, kusur ve eksikliklerini düşünmek. 
b) kusursuz insan olmadığını bilmek. (ihya).

27.Zihinsel ve manevi olarak kalkınmış insan; problem yaşadığı konuyu, duygularını, takdirini, eleştirilerini doğrudan muhatabıyla konuşabilendir. Muhatabı dışında herkesle konuşan çözüm bulamaz.

28.Kin ve nefret dolu olmamalı insan, söküp atmalı kalbinden, sözlerinden, hayatından. Aksi takdirde ne huzur bulur ne mutluluk! Sözlerinde, kalbinde, hayatında sevgi olmalı, çünkü sevgi ile bulur huzur ve mutluluğu.

29.İnsanın her yaptığını savunmaya geçmesi, bir hatadır. Hatadır, çünkü gelişime kapıları kapatmaktır..

30.Sadece şikayet etme, katkı sun! 
Hayatını; devlete, yöneticilere, kurumlara, amire, memura, komşusuna, eşine, çocuğuna, ebeveynine...kızmakla geçirenler, geçin bunları. 
Düzeltmek için "iyi bir çocuk", "iyi bir insan" yetiştirmeye, “iyi bir insan olmaya” bakmak gerekir.

31.Kamil, yetişkin, ağırbaşlı, kemale erişmiş, olgun insan; her ortamı güzelleştirir, sığ insan ise, en güzel ortamı dahi bozar, kavgalı hale sokar!

32.Maddi ve manevi olarak kalkınmış insan
Makam sahibi iken dahi, hiçlik makamına erendir.
Her hal ve şartta, zengin yaşayabilendir. 
Gittiği yeri, güzelleştirendir. 
İşini, ihsanla yapandır. 
Teşekkür ve takdir etmeyi, özür dilemeyi bilendir. 
İrfanlıdır, ferasetlidir. 
Aklını kullanandır. 
Gönlünü, aklıyla kontrol edendir. 
Sadeliği tercih edendir. 
Sorumluluk sahibidir. 
Azgınlık ve şımarıklık yapmayandır.

33.Hafta içi gündüz vakti, Ankara’da kafelerin olduğu bir semt. Araç park yeri bulmak nerede ise imkansız! Asıl şaşırtıcı olan kafelerin içlerinin geneli bayan olmak üzere insanla, dışlarının ise araçla dolu olması. Bu kadar insan ve araç atıl. Toplumun tüketim tuzağından çıkması gerekiyor.

34.Süt fabrikasında sütle banyo yapan insan ne yapmaz! Ekmek yapsa hamur teknesinde, yemek yapsa kazanda yıkanmayacağı ne malum! Hiçbir işine güvenemezsin! "Süt fabrikasında yıkanılmayacağını" bilecek kadar yatırım/eğitim şart. Zira insan düzelirse çok şey düzelir. 

35.İstanbul Belgrad ormanında 31 ton çöp toplanmış (TRT). Kim atmış olabilir?

36.AB ve Batı dünyası, kendilerinin dışında cereyan eden (ettirilen) terör faaliyetleri, savaş, sömürü ve insan ölümleri umurlarında mı? 
AİHM! 
Türkiye'nin huzur ve güvenliğini düşünüyor mu? 
Değil, yoksa emarelerini görürdük.

37.İnsanımızın bazısının yapmakta zorlandığı bazı davranışlar; takdir etmek, teşekkür etmek, özür dilemek, kibarlık, tevazu, samimi olmak, adil olmak, dürüst olmak çalışmak, üretmek. 

2019:
38.Çare, güzel ahlak ve iyi bir sistem, yani insana yatırım ve iyi bir sistem kurmaktadır. Zira insan düzelirse her şey düzelir.

39.İşin can/hayat/insan boyutu, ekonomik değerlerle ölçülebilecek bir konu değildir. PKK’nın ilk saldırıyı gerçekleştirdiği 1984’ten itibaren düzenlediği binlerce saldırıda, aralarında kadın ve çocukların olduğu binlerce sivil vatandaş ve asker şehit oldu. Terörü insana yatırımla bitirelim.

40.Kendisi problemin kaynağı olan bir insanın, "niçin problemleri çözmüyorsunuz?" şeklinde şikayetlenmesi, insanı ne çok yoruyor!

41.Tanımadığımız ve sanatını hiç görmediğimiz ünlü (!) sanatçılarla (!) İlgili; SM da oluşan gündemlere, bunlarla ilgili yazılan-çizilenlere, küfürlere, birbirlerini aşağılayan yorumlara, hakaretlere bakınca insana yatırımın ve kalkınmanın elzem olduğu açıktır.

42.Batı ile İslam arasında arafta kalmak; insana, topluma, devlete nasıl bir kimlik kazandırır? Kazandırmaz! İnsana taklitçilik değil değerleri kimlik kazandırır.

43.Anne öğretmendir, onu hazırlayıp yetiştirirsen, insana yatırım yapmış ve tertemiz bir toplum yetiştirmiş olursun.

44.Rabbim; yaptığı işi seven, işini iyi yapan, yaptığı işe kıymet veren, işinin hakkını veren, insanların sayısını arttırsın.

45.Reform paketlerinde; insana ve güzel ahlaka vurgu yapılmalı ve bu konudaki yatırımlara yer verilmeli, çünkü reformları başarıyla gerçekleştirecek olanlar güzel ahlaklı insanlardır.

2018:
46.Toplum ne ise tüm kurumlar da odur (onun türevidir). 
Yasaması da, yargısı da, yürütmesi de, güvenlik güçleri de... 
Niçin farklı sonuçlar bekliyoruz... 
çözüm insana yatırımdadır.

47.Her bir iş ve/veya görev yapan, (unvanı ne olursa olsun; amir, memur, işçi, işveren, vb) kendisi nasıl bir muamele görmek istiyor ise, muhatabına da aynı şekilde davranmalıdır.

2015:
48. Başlangıçta insana maddi ve manevi anlamda iyi bir yatırım yap, hangi işi seçerse seçsin verimli olur, yaptığı işi dahi denetlemeye gerek kalmaz. (2015).

49. Dört ayaklı kalkınma formülümüz; insana yatırım, yargı reformu, vergi reformu, üretimle büyüme. (2015).

(Not: İnsan ve insana yatırım gerekliliğine ilişkin muhtelif tarihlerdeki notlarımızdan derlenmiştir)

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.
1.Vesvese (İhya'dan) 231121
2.Esirgediğimiz Bazı Davranışlar101021
3.İnsan Dünyayı Nasıl Okumalı ve Meşguliyeti Nasıl Olmalı? 310321
4.Konuşmak 020321
5.Hayatın Hâl ilmi Nedir? Niçin Bilmemiz Gerekiyor? 081220
6.Her gemiye binenler 081020
7.İnsan Adları, Hayvan Adları 220919
8.İnsanlar, Partiler, Seçimler 040419
9.Etiket; Hakaret ve Yasaları Çiğneme Özgürlüğü Vermez...261218
10.İnsana Yatırım, Her Alana Yatırımdır 220914






1 Ocak 2022 Cumartesi

Yargı reformu 010122:

Herhangi bir haksızlık olduğu zaman devreye giren yargı kurumunda hak ve adalet aranır. Halk arasında daha çok mahkeme ve dava kelimeleri kullanılır. 

Davaları bir türlü sonuçlanmayanlar filmlere, şiirlere konu olmuştur. Yazının sonunda Karakoç'un meşhur "Hakim Beğ" şiirine yer verilmiştir.

Mahkemede hakkına kavuşanlar ise teşekkür ederler, adaletin tecelli ettiğinden söz ederler.

Adaletin gerçekleşmediğine ise mahşeri adalete hava ederler.

Davayı kazanmak veya kaybetmek ile adaletin tecellisi farklı şeylerdir. Bu husus veciz bir sözle ifade edilmiştir; "hakimin hükmü haramı helal, helalı da haram yapmaz". Keza yine "hakimin hükmü veya müftünün fetvası ne olursa olsun sen yine vicdanına danış" sözü de adaletin vicdanlarda tesis edilmesi gerektiğini ifade etmektedir.

Yargı; yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar; kaza olarak tanımlanır. Eleştirisel şekilde değerlendirme anlamında da kullanılır. Ama biz hukuk alanındaki tanımı esas alacağız. 

Hukuki alanda adalet, hak, hakkaniyet, mahkeme, ilk mahkeme, istinaf mahkemesi, yargıtay, anayasa mahkemesi, dava, savcı, hakim, avukat, bilirkişi, delil, ifade, iddianame, hüküm, karar,  gibi pek çok kavramı kullanırız veya duyarız. 

Bunların hepsi adaleti tesis etmek için kullanılan araçlar ve bu alanda kullanılan kavramlardır.

Adalet ise hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmedir. Adalet hak konusunda da yazacağım inşallah.

Anayasaya göre yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.

Günümüzde dava sayılarının çokluğu, davaların çok uzaması, bilirkişilik müessesesinin getirdiği ilave sorunlar, gibi pek çok hususun ancak yargı reformu ile çözüme kavuşacağına inanılmaktadır.

Aşağıda yargıya ilişkin bazı notlar gözlem analiz ve önerilere yer verilmiştir.

2021:
1.Doğrudan veya dolaylı teröre destek, terörün ömrünü uzatır. Yasama, yürütme ve yargı; etiketi ve unvanı ne olursa olsun, teröre destek olanlar hakkında gereğini yapılmalıdır ki bir an önce terörü bitirelim.

2.Bir dava vekiline güvenmek için aranacak dört şart; 1).son derece doğruluk ve gerçeği kavramak. 2).son derece bilgi. 3).son derece fesahat (net anlatım). 4).son derece şefkat. (Gazali-İhya).

3.Dördüncü “ Yargı Paketi” TBMM'de kabul edildi (Basından).

4.“Milyonlarca lira değerindeki araçlar “yediemin” otoparkında çürüyor! (Basından). 

Bir yasa değişikliği ile bu araçlardan çürümeden satılabilir ve böylece ekonomiye kazandırılır, bedelleri de emanet hesabına alınarak dava vb sonucuna göre, ya sahibine iade ya da hazineye irat kaydedilir. 

2020:
5.Reform için formül belli; mevzuatta sadelik ve basitlik, uygulamada kolaylık, uygulayıcıda da aynı yönde davranış.

6.Bu toplum kendi değerleri ile buluştukça kalkınması da hızlanacaktır. Barolar; yargı sürecinin iyileştirilmesi ile ilgili çalışsın. Birlikler, tıp alanında, mühendislik alanında çalışsın. Herkes yaptığı işi iyileştirmeye çalışsın! 

2019:
7.Sistem işlerken, çokça davalık konu üretiyorsa, sistemi gözden geçirmek gerek. Misal evlilik. Davalar da insanları çok ça mağdur ediyorsa yargı reformu gerek. Misal dava süreleri

8.Kalkınmak için dört ayaklı formülümüz; a).insana yatırım, b).yargı reformu, c).vergi reformu, ç).üretimle büyüme (2015).

9.Yargı reformunun ivedilikle yapılması dileğiyle, yargının önemli bir ayağı olan ve sadece dava kazandıran değil, adalet dağıtan avukatların günü kutlu olsun. 

10.Reform paketlerinde; insana ve güzel ahlaka vurgu yapılmalı ve bu konudaki yatırımlara yer verilmeli, çünkü reformları başarıyla gerçekleştirecek olanlar güzel ahlaklı insanlardır.

11.Dosya sayılarının fazlalığı ve dava sürelerinin uzun olması vb hususlar dikkate alınarak, "adli tatilinin kaldırılması", ne getirir ne götürür, değerlendirilmelidir.

2018:
12.Dava sayıları azalmıyor artıyor, davalar sonuçlanmıyor uzuyorsa; davaların hızlı ve hakkı teslim edecek şekilde sonuçlanması, davaları arttıran işlerin ıslah edilmesi önceliklidir.

13.Tüm kurumlar; bilimsel kurumlar kendi işine, yargı kendi işine, istihbarat kendi işine, yasama kendi işine, yürütme kendi işine yoğunlaşsa ve işlerini ülkenin faydasına olacak şekilde iyi yapsa ülke kalkınacaktır.

14.Öncelik yargı reformu olmalı! Yeterince adalet sarayı yok mu? Davaları hızlandıracak olan adalet sarayları değildir. Gerekli olan adaletin hızlı bir şekilde hakkı hakkına teslim etmesidir.

15.Ülke aleyhine terörü destekleyen tüm ülke makamlarına karşı sembolik de olsa dava açılmalıdır.
Misal; Almanya'nın bir Belediye başkanı terör yandaşlarına gösteri izni mi verdi? O kişi hakkında dava açılıp uluslar arası mahkemelere taşınmalıdır. Keza, Pentagon veya İsrail terör örgütlerine silah yardımı mı yaptı? Teröre yardımdan dava açılmalıdır.

2016:
16.Adaleti, adil ve hızlı sağlayan bir yargı sistemi için yapısal ve zihinsel reform ihtiyacı var. Sadece adaleti gözeten.

2015:
17.Yargı reformu; belki karar verme süresi getirilerek kısa zamanda adaletin temini sağlanabilir. Üzerinde çalışılmalı.

18.TBMM'de her meslekten temsilci olmalı; ev kadını, çiftçi, tarımcı, avukat, mühendis, öğretmen, emekli asker, yargı vb.

19.Abdurrahim Karakoç'un Hakim beğ” şiiri:

Gene tehir etme üç ay öteye
Bu dava dedemden kaldı hâkim beğ.
Otuz yıl da babam düştü ardına
Siz sağ olun, o da öldü hâkim beğ.

Kırk yıl önce; yani babam ölünce
Kadılıklar hâkimliğe dönünce
Mirasçılar tarla, takım bölünce
İrezillik beni buldu hâkim beğ.

Yaşım yetmiş iki, usandım gel-git
Bini buldu burda yediğim zılgıt
Eğer diyeceksen: bana ne, öl git!
Oğlumun bir oğlu oldu hâkim beğ.

Sekiz evlek tarla, bir geverlik su
Yüz yılda höküme bağlanmaz mı bu?
Kazanmasam da hu, kazansam da hu!
Canım ta burnuma geldi hâkim beğ.

Keşife-meşife, damgaya, harca
Kanımız kurudu harca da, harca..
Sayenizde avukatlar yıllarca,
Fakiri yoldu da yoldu hâkim beğ.

Mübaşir itekler, kâtip zavırlar
Değişti bizde de göya devirler
Yüz yıl önce adam yiyen gâvurlar
Tapucuyu aya saldı hâkim beğ.

Kabahat sizde mi, kanunlarda mı?
Şaşırdım billâhi yolu yordamı..
Kızma sözlerime alam kadanı
Sıkıntıdan içim doldu hâkim beğ.

Mülkün temeliydi adalet hani? ...
Bizim hak temelde saklı mı yani?
Çıkartıp ta versen kim olur mâni?
Yoksa hırsızlar mı çaldı hâkim beğ? !

Hem davacı pişman, hem de davalı..
Bu yolda tükettik çulu, çuvalı.
Sabret makamından çalma kavalı,
Sürüler ekine daldı hâkim beğ.
(Abdurrahim Karakoç)

(Not: Yargı, yargı reformu ve davalar ilgili muhtelif tarihlerde aldığımız notlardan derlenmiştir).

Acil Yatırım ve Reform Önerileri 091115







29 Aralık 2021 Çarşamba

Osmanlıda ve Türkiye Cumhuriyetinde Anayasalar 291221:

Osmanlı Devletinde 1808 yılındaki senedi ittifaktan başlayıp Cumhuriyet döneminde günümüze kadar anayasa ve temel yasa çalışmalarının özetleri aşağıdadır. Özetlerde anayasalarda ön plana çıkan hususlar görülebilmektedir. Yeni anayasalarda "öncelik verilmesi gereken konularda" da fikir verecektedir.
Misal, Osmanlı da halk hangi dine mensup olursa olsun, dininin gereklerini serbestçe yaşayabiliyordu.
Kıyafetinden hangi dine mensup olduğu da anlaşılabiliyordu.
Bir çatışma yoktu! Kendi inanç ve törelerine göre giyinebiliyordu!
Kimse inancından dolayı yadırganmıyordu!
Ta ki II Meşrutiyetin ilanına kadar! II. Meşrutiyetin ilanıyla laiklik fiilen uygulanmaya başlandı 1937 de de Anayasaya girdi.
...
Aşağıda geçmişten günümüze uygulanan anayasalara ilişkin özet bilgiler yer almaktadır (1808-2021). Bu bilgiler; anayasalarda ön plana çıkan hususlar, vesayetler ile "nasıl bir anayasa?" konusunda fikir verecektir!
...
1. Sened-i İttifak 1808:
Osmanlı Devleti ile yerelde gücü elinde bulunduran Ayanlar arasında imzalandı.
Bu anlaşma ile Ayanlar'a hukuki statü verildi ve padişahın otoritesi kısıtlandı.
Merkezi otoriteye karşı ortaya çıkan krizler karşısında Ayanlar padişahı destekleyecekti.
...
2. Mecelle (Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye): 1868-1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir komisyon tarafından derlenen İslami özel hukuk (medeni hukuk) kuralları kodeksidir. Osmanlı İmparatorluğu'nun son yarım yüzyılında şer'i mahkemelerde hukuki dayanak olarak kullanılmıştır. Bir giriş 16 bölümden oluşur ve 1851 madde içerir.
...
“1840’ta ceza alanında yasalaşmanın temini için bazı maddeleri Fransız Ceza Hukukundan alınan Ceza Kanunu kabul edildi. 1850 yılında Ticaret Kanunu çıkarıldı. “
...
3. Kanuni Esasi: 23 Aralık 1876’da Beyazıt Meydanı'nda Çorluluzade Celaleddin Paşa tarafından okunarak ilân olunan Kanun-u Esasi, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk temel yasası olması ve buna dayanarak meclisli bir dönemin başlamış olması nedenleri ile ilk anayasal dönem olarak kabul edilmektedir.
...
II. Meşrutiyet: Sultan Abdülhamit 1908’de II. Meşrutiyet’i ilan etti.
1909’da yaşanan 31 Mart Vakasının sonucunda İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) Sultan Abdülhamit’i tahtan indirdi.
Kanuni Esasi’de revizyon yapılarak padişahın yetkileri sınırlandırıldı.
İTC’nin yönetiminde ülke büyük toprak kayıpları yaşadı.
...
4. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu veya 1921 Anayasası, 1924 Anayasası'nın ilkelerini belirlemiş; 85 numaralı ve kabul tarihi 20 Kânun-ı Sani 1337 (20 Ocak 1921) olan 23 madde ve bir ayrık maddeden oluşan kısa ve "çerçeve anayasa" niteliğinde bir belgedir. 1921 anayasası, 1908'de yeniden yürülüğe girmiş Kânûn-ı Esâsî’yi geçersiz kılmamıştır.
...
5. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu veya 1924 Anayasası, 20 Nisan 1924'te yürürlüğe girdi, 1921 tarihli Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu'nu yürürlükten kaldırmıştır. Atatürk ilkeleri de denilen altı ilkenin eklenmesi, devletin dininin İslam olduğuna dair ibarenin kaldırılması (1928) ve kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi gibi birkaç önemli değişiklikle 1961'e dek yürürlükte kalmıştır. Laiklik ilkesi 5 Şubat 1937 de anayasaya girmiştir.
...
“Din dersleri 1933'te okul programlarından çıkarıldı. 1949'da ilköğretim, 1956'da ortaöğretim programlarına "seçmeli ders" olarak yeniden konuldu. Din dersleri 1982 Anayasasının 24. Maddesi ile ilk ve ortaöğrenim kurumlarında zorunlu dersler arasına girdi.”
...
6. 1961 Anayasası:
Yeni anayasa ile Parlamento ve Senato olmak üzere iki meclisli sisteme geçildi.
Yasama yetkisi hem TBMM hem de Senato'ya ait.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi kabul edildi.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kuruldu.
Anayasa Mahkemesi kuruldu.
Sendikalara toplu sözleşme ve grev izin verildi.
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) anayasal bir kurum haline getirildi.
Devlet Planlama Teşkilatı kuruldu.
Temel haklar genişletildi ve sosyal devlet ilkesi kabul edildi.
Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Uyuşmazlık Mahkemesi gibi yüksek mahkemeler tek tek düzenlendi.
...
7. 1971 darbesi sonrası anayasada bir takım değişiklikler yapılmıştır. 1971-1973 yıllarında yapılan değişiklikler ile:
Bakanlar Kuruluna, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi verilmiştir.
Temel haklara bazı sınırlandırmalar getirilmiştir.
Anayasa Mahkemesine iptal başvurusu yapacak mercilere sınırlandırma getirildi. AYM, değişiklikleri sadece şekil yönünden denetleyebilecek.
Askeri Yüksek İdari Mahkemesi kurulmuştur.
Devlet Güvenlik Mahkemeleri kuruldu.
TRT’nin özerkliği kaldırılmış ve Üniversitelerin özerkliği sınırlandırılmıştır.
Anayasada yapılan değişiklikle memurların sendika kurma hakkı kaldırılmıştır.
Askerin siyaset üzerindeki etkisi artmış ve Üniversitelerin özerkliği zayıflamıştır.
...
8. 1982 Anayasası:
Süleyman Demirel hükümeti feshedildi.
Siyasiler tutuklandı ve siyasi partiler kapatıldı.
Cumhuriyet Senatosu kaldırıldı. Tek meclisli sisteme geri dönüldü.
Cumhurbaşkanına geniş yetkiler verildi.
Bir önceki anayasaya göre insan odaklı bakış devlet merkezli bakışa kaymıştır.
Ordunun rolü güçlendirildi.
Seçmen yaşı 18’e düşürüldü.
Devlet Denetleme Kurulu kuruldu.
...
9. 1987 Anayasa referandumu ve değişiklikler:
Özal yasakların sürmesinden yana tavır sergiledi. Muhalefet ise yasakların kaldırılmasını istedi.
Anayasa değişikliği halkın yüzde 50,16’sı tarafından kabul edildi.
Geçici 4. Madde kaldırıldı. Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş ile ilgili yasaklar kalktı.
75. maddenin yeniden düzenlemesiyle 400 olan milletvekili sayısı 450'ye çıkarıldı.
Seçmen yaşı 19’a indirildi.
Anayasa'nın 67, 75. ve 175. maddeleri yeniden düzenlendi.
...
10. 1995 değişiklikleri:
1995’te TBMM’de yapılan değişiklikler şu şekildedir;
Milletvekili sayısı 450’den 550’ye çıkarıldı.
Oy kullanma yaşı 18’e düşürüldü.
Anayasanın başlangıç bölümünde değişiklik yapıldı.
Memurlara sendika kurma özgürlüğü tanındı.
İşçi ve kamu görevlilere iş sözleşmesi hakkı verildi.
Cezaevlerindeki tutukluların oy kullanmasına imkan verildi.
Yasam yılının başlangıcı Eylül yerine Ekim olarak değiştirildi.
Anayasanın 52. Maddesi yürülükten kaldırıldı.
...
11. 1997 Postmodern darbesi 28 Şubat ve vesayet mekanizması:
İrtica ve laiklik tartışmaları öne çıkarıldı.
Vesayet mekanizması güçlendi.
Meşru hükümete baskı yapılarak istifaya zorlandı.
Medya, bürokrasi ve ordu işbirliği yaptı.
1999'da yapılan anayasa değişikliği ile DGM'nin asker üyelerinin yerine sivil yargıçlar atandı.
...
12. 2000’li yılların başında gerçekleşen anayasa değişiklikleri:
1999 yılında Helsinki’de gerçekleşen zirvede AB’nin Türkiye’yi aday ülke ilan etmesi ile birlikte, içeride demokratikleşme yönünde önemli adımlar atılmaya başlandı. Türkiye, 1999 yılından itibaren AB müktesebatına uyum çalışmaları kapsamında birçok reform yaptı. Bu çerçevede;
3 Ekim 2001 tarihinde anayasada altı değişiklik yapıldı. Bu değişiklikler AB müktesebatına uyum çalışmaları çerçevesindeki en kapsamlı değişiklikler oldu.
Yapılan düzenleme ile anayasanın 13, 14, 19, 20, 21, 22, 23, 26, 28, 31, 33, 34, 36, 38, 40, 41, 46, 49, 51, 55, 65, 66, 67, 69, 74, 86, 87, 89, 94, 100, 118. ve 149. maddeler ile geçici 15. maddede değişiklik yapıldı.
AK Parti’nin iktidara gelmesinden sonra 26 Aralık 2002’de yapılan düzenleme ile anayasanın 76. ve 78. maddelerinde değişikliğe gidildi.
2004 yılında ise AB müktesebatına uyum çalışmaları çerçevesinde Anayasa’nın 10, 15, 17, 30, 38, 87, 90, 131. ve 160. maddelerinde değişiklik gidildi ve 143. Maddede yer alan DGM’ler kaldırıldı. Basın özgürlüğü konusunda yeni reformlar yapıldı. 2005’te ise Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na (RTÜK) üye seçimine ilişkin yeni bir düzenleme yapıldı. 13 Ekim 2006 tarihinde yapılan değişiklikle kapsamında ise 76. Maddede yer alan milletvekili seçilme yaşı 30’dan 25'e indirildi.
...
13. 2007 referandumu ile ne değişti?
Cumhurbaşkanının halkoyu ile seçilmesinin önü açıldı. (Cumhurbaşkanı Erdoğan 2014 yılında halkoyu ile seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu)
Cumhurbaşkanlığı seçimleri 7 yıldan 5 yıla indirdi.(Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için geçerli değildi.)
''Seçim kanunlarında yapılacak değişikliklerin 11. Cumhurbaşkanı seçiminde uygulanmasına imkan tanıyan'' Geçici 18. madde Anayasa metninden çıkarıldı.
''Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin getirilen yeni düzenlemelerin 11. Cumhurbaşkanı seçiminde de uygulanmasını'' öngören Geçici 19. madde Anayasa metninden çıkarıldı.

4 yılda bir yapılan seçimlerin süresi 5 yıla çıkarıldı.
...
14. 2010 referandumu ile ne değişti?
HSYK’nın yapısı değişti. HSYK 22 asil ve 12 yedek üyeden oluşacak, 3 daire halinde çalışacak. Adalet Bakanı Kurul’un başkanı, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurul’un doğal üyesi olarak kalacak. 4 üyeyi Cumhurbaşkanı hukukçular ve avukatlar arasından atayacak. Yargıtay’dan 3 üye, Danıştay’dan 2 üye, Türkiye Adalet Akademisi’nden 1 üye seçilecek.
AYM’ye bireysel başvurunun önü açıldı.
Memur ve diğer kamu görevlilerine toplu görüşme hakkı verildi. Memurların toplu sözleşmesinde son karar sahibi Bakanlar Kurulu değil, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu olacak.
Anayasal düzene karşı suç işleyen, darbe yapan veya darbe girişiminde bulunan askerler, sivil mahkemelerde yargılanacak.
Obdusmanlık (Kamu Denetçiliği Kurumu) kuruldu.
Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, özürlüler, şehitlerin dul ve yetimleri ile gazilere pozitif ayrımcılık getirildi.
...
15. 2017 referandumu neler getirdi?
Bu referandumla Başbakanlık kaldırılarak, halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanının olduğu Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildi. Anayasada bu değişikliğe uygun uyarlamalar ve düzenlemeler yapıldı. Önemli değişikler;
“Bağımsız olduğu zaten belirtilen mahkemeler için ayrıca "tarafsız" ibaresi eklendi.”
“Türkiye Büyük Millet Meclisindeki koltuk sayısı 550'den 600'e yükseltildi.”
“Milletvekili seçilme yaşı 25'ten 18'e indirildi”
“Meclis seçimleri süresi dört yıldan beş yıla çıkarıldı.”
“Cumhurbaşkanı adayı olacak kişiler son yapılan seçimlerde tek başına veya başka bir partiyle birlikte en az %5 oy almış partiler tarafından veya 100 bin seçmen tarafından aday gösterilebileceği belirtildi.”
“Cumhurbaşkanı hem devletin hem de hükûmetin başı ilan edilerek başbakanlık kaldırıldı.”
“Cumhurbaşkanının bir suçtan dolayı sorgulanabilmesi için meclisteki milletvekili tam sayısının beşte üçünün oyunun gerektiği şartı getirildi. Ayrıca cumhurbaşkanının Yüce Divan'a gitmesi için tam sayının üçte ikisinin sağlanması kararlaştırıldı.”
“Cumhurbaşkanına kendisine bir veya birden fazla yardımcı atama yetkisi verildi.”
“Cumhurbaşkanının kendisine ve meclisin üye tam sayısının beşte üçüne seçimleri yenileme hakkı verildi.”
“Cumhurbaşkanına olağanüstü hâl ilan etme yetkisi ve meclise bunu onaylama, süresini uzatma veya kaldırma yetkisi verildi.”
“Cumhurbaşkanın bütün işlemlerine yargı yolunun açık olduğuna yer verildi.”
“Savaş durumu olmadığı sürece disiplin mahkemeleri dışında askerî mahkeme kurulmasına son verildi.”
“Anayasa Mahkemesi'ndeki 17 olan üye sayısı 15 olarak değiştirildi.”
“Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun adı "Hâkimler ve Savcılar Kurulu" olarak değiştirildi, üye sayısı 22'den 13'e, daire sayısı üçten ikiye düşürüldü.”
“Cumhurbaşkanına bütçe kanun teklifi hazırlama ve meclise sunması gerektiği kararlaştırıldı.”
“Özellikle hükûmetin yetkilerinin cumhurbaşkanına geçmesini içeren değişiklikler olmak üzere anayasanın bazı maddelerinde yukarıda sıralanmış maddelere uyum sağlamak için değişiklikler yapıldı.” #anayasa




27 Aralık 2021 Pazartesi

Fiyat indirimine direnç ve bu konuda yapılabilecekler!271221:

Fiyatlar indirilmeli!
Kur artışı gerekçesiyle zam yapan marketler ve dahi tüm piyasalar, fiyat indiriminde gayet isteksiz!
*Tamam haksız zammı geri almayan "fırsatçılar" denetlensin!
*Ama "İyiler"de fiyat indirimi yapsın!
*Tüketici de dişini sıksın, fiyatlar düşene kadar zorunlu ihtiyaçlar dışında alışveriş yapmasın!
.
En küçük ekonomik krizde devlet desteği isteyen, açıklamalar yapan TESK, TOBB TÜSİAD gibi STK lar, üyelerinin döviz kuru yükseldiği gerekçesiyle yaptıkları zammı, kur düştüğü için indirmeleri yönünde çağrılar yapsalar ya! (MÜSİAD ve Memur-sen yaptılar, diğerleri de yapmalı!)
.
Tüm ekonomik aktörlerin işin bir ucundan tutarak, fiyatların dengesini bulması, fiyatlarda istikrarın sağlanması ve fiyatlarda güven ortamının oluşmasına katkı sağlaması herkesin yararınadır! 

Elbirliği ile çözüme gidelim! Fiyatları indirelim!




Vergi reformu 271221:

Vergi, kamu hizmetlerine harcanmak üzere hükûmetin veya yerel yönetimlerin yasalara göre herkesten doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan topladığı paraya verilen isimdir.

Vergiler doğrudan veya dolaylı vergiler olarak ikiye ayrılır. 

Vergi adaleti açısından doğrudan vergilerin yani gelire göre ödenen vergi ile dolaylı vergilerden yani o ürün veya hizmetten yararlanan herkesin eşit oranda ödediği vergilerden fazla olması beklenir.

Dolaylı vergiler toplanması kolay vergilerdir ve oturmamış sistemler daha çok bunu tercih eder.

Dolaysız vergilere baktığınızda, vergisi kaynağında kesilenlere göre, yaşantı ve harcamalarına göre çok az veya hiç vergi ödemeyen önemli bir kesim bulunmaktadır.

Vergi reformu bir ihtiyaç olup, bu reformun; vergi adaleti açısından çok kazanandan çok az kazanandan az vergi alınması, rant artışlarının vergilendirilmesi, verginin gönüllü olarak ödenmesinin sağlanması, verginin tabana yayılması, vergi oranlarının gözden geçirilmesi, vergiden kaçınmayı değil de gönüllü olarak ödemeyi teşvik edecek oranların tercih edilmesi, vergi mevzuatının sadeleştirilmesi, vergi çeşitlerinde (200'ü aşkın vergi türü) sadeleştirme yapılması, vergi muafiyet ve istisnalarının azaltılması gibi konuları kapsamalıdır. 

Bunlar sağlandığı takdirde kayıt dışılık azalacak, biri resmi diğeri özel olarak tutulan iki muhasebe sistemi bire düşecek, vergiden kaçınmak için türlü yollar terk edilecek, en az vergi ödeten hesapçılara ihtiyaç kalmayacaktır.

Aşağıda vergi reformu ile ilgili muhtelif tarihlerde alınan notlara, gözlem, tespit, analiz ve önerilere yer verilmiştir:

2021:
1.Yıllar öncesinden önerdiğimiz dört ayaklı kalkınma formülümüz: insana yatırım, yargı reformu, vergi reformu, üretimle büyüme.

2.Vergi reformu için formül belli; mevzuatta sadelik ve basitlik, uygulamada kolaylık, uygulayıcıda da aynı yönde davranış.

3.Vergi oranları çok yüksek, oranlar vergi reformu ile gönüllü olarak ödenecek seviyelere çekilmelidir.

4.Parça parça düzenlemeler, yerine özellikle dar gelirlinin ödediği her vergiyi, gönüllü ödenebilir seviyelere çekecek "vergi reformu" gerekli.

5.Dikkat! VUK kaynaklı vergi ve cezaların "yeniden değerleme oranı (YDO) oranında artırılması" uygulaması gözden geçirilmelidir. Psikolojik zam ve enflasyon arttırıcı ve tetikleyici etkisi vardır!

YDO oranında maktu vergi, harç vb arttırılması uygulanmasına, enflasyonist etkisi sebebiyle son verilmelidir.

2020:
6.Vergi ve yargı reformu, kalkınmanın ve refahın önünü açacaktır.

7.Vergi ve yargı reformları ile üretime dayalı büyüme; maddi ve manevi kalkınmamızı hızlandıracaktır.

8.Vergilerin piyasayı bozucu değil, piyasaya yapıcı etkileri olmalı. Yeniden değerleme oranı (YDO) uygulaması ve vergi yükünün enflasyonu tetikleyici etkisi olmamalı. Üstelik sektörler ve piyasalar hala beklenti içindeyken.

9.Dünyada petrol fiyatlarındaki düşüş, benzin ve mazot fiyatlarına yansıtılmalıdır. Benzin ve mazota; vergi geliri gözüyle bakılmamalıdır.

10.Çevreyi gözeten hybrd/elektrikli araçların daha çok talep edilmesi için vergisel boyutuyla da teşvik edilmeli. Oysa MTV de cezalandırılıyor. Vergisel teşvik 7061 sayılı yasada MTV'ne yansıtılmalı.

2019:
11.Reform paketlerinde; insana ve güzel ahlaka vurgu yapılmalı ve bu konudaki yatırımlara yer verilmeli, çünkü reformları başarıyla gerçekleştirecek olanlar güzel ahlaklı insanlardır.

12."263.1. Gelir ve kurumlar vergilerini tek bir kanunda birleştiren, vergi tabanını genişleten, vergiye uyumu kolaylaştıran, öngörülebilirliği artıran, yatırım ve üretimi destekleyen Gelir Vergisi Kanununun yasalaşması sağlanacaktır. " (11.kalkınma planı).

13.Vergi oranlarının arttırılmasından ziyade (gönüllü) ödenebilir seviyelere çekilmesi önerilir. Aksi takdirde maksat hasıl olmaz, yine dolaylı vergilerle iş yürür ve vergi adaleti başka bahara kalır, ayrıca vergi ödememek için türlü yollara başvurulur.

14.Vergi düzenlemeleri; gelir dağılımı eşitsizliğini arttırmamalıdır, toplam vergilerde ki dolaylı vergilerin payını azaltmalıdır, vergiden kaçınmaya sebep olacak yüksek oranlarda değil gönüllü ödemeyi sağlayacak makul oranlarda olmalıdır.

15.Toplanan vergilerde "dolaylı vergilerin payının azaltılması", "doğrudan tahsil edilmesi gereken vergilerin payının arttırılması" vergi adaletinin gereğidir, yani gelire, kazanca göre vergi.

16.“Milyoner sayısı 200 bini aştı” (basından). Sayıları artsın, artsın da; mevzuatı basit, ödenebilir oranlarda, dolaylı vergilerin az, doğrudan vergilerin daha çok olduğu, herkesin gönüllü olarak vergisini ödeyeceği, gelir paylaşımında makası daraltacak, adaletli bir vergi sistemi de olsun.

17.“Osman Hamdi Bey'in Kuran Okuyan Kız tablosu rekor fiyata satıldı.”(basından). Bu tablolar niçin bu kadar pahalı alıcı bulur? Sanata destek ise yapan zaten vefat etmiş! Vergi, paranın kaynağı, yatırım, zekat açısından durumları nedir? Gözden geçirilmeli!

18.Yeni alınacak B sınıf ehliyet ücreti 809 TL , yüksek bir rakam. Vatandaşı yakalayan her kurum, bir ucundan harç alıyor. Vergi ve harçlar da sadeleşme şart!

19.“Çin'den alınan ucuz ürünlerden vergi alınmaya başlandı” (basından).

20.“Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31 Aralık 2019 tarihine kadar beyan edilecek değerleri üzerinden yüzde 1 vergi tarh edilecek ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecek.”(Basından).

2018:
21."Vergi reformu" 
a).Vergi adaletini sağlayacak bir vergi reformu olmalı. 
b).Çok sayıda vergi, resim, harç var sayıları azaltılmalı. 
c).Vergi mevzuatı sadeleştirilmeli 
ç).Toplanan/ödenen vergiler içinde; doğrudan ödenen/tahsil edilen vergiler dolaylı vergilerden fazla olmalı. 
d)."En az vergi ödeten muhasebeci" arayışını önlemeli.

22.Aşırı vergi, harç vb mali yük artışı, kaçakçılığı, kaçınmayı arttırır.

23.“Yurtdışındaki e-ticaret sitelerinden yapılan alışverişe sınır getiriliyor. Fiyatı 22 avro’dan daha fazla olan ürünlerden yüzde 20 vergi alınacak (basından).

2017:
24.Terör bitiriliyor, Türkiye'nin diğer öncelikli alanları; insana yatırım, yargı reformu, vergi reformu, üretime dayalı büyümedir.

25.Üretmeyen, buna karşın çok lüks tüketen, milyon dolarlık konut ve araç kullananların ödedikleri vergi incelenmelidir.

2016:
26. Mali sorular:
a)Ödenebilir bir vergi sistemini getirecek bir vergi reformuna ihtiyaç yok mu? 
b)Toplanması gereken dolaysız verginin % kaçı toplanıyor?
c)Vergi rekortmenleri ödemeleri gereken verginin % kaçını ödüyorlar?
d)Dolaylı vergileri azaltıp dolaysız vergileri arttırmak gerekmiyor mu?
e)Vergi denetimlerinin risk analizine göre dönemsel olarak ama mutlaka yapılması gerekmez mi? (risk gn md 18.04.2020 de kuruldu).

27.Kurumların yönetilebilir olma özelliği yitirilmemeli. Yargı, vergi reformları ile insana ve üretime yatırım hız kazanmalı.

28.Batı; II Léopold döneminde, Kongo'nun vergi gelirlerinin tamamına yakınını Belçika'ya transfer ettiğini unutmasın.

29.Bazı paylaşımlar da sürekli başkalarına endeksli, kendisinden bir katkı yok. Tıpkı, hiç vergi ödemeyen, tümünü yansıtan tüccar gibi.

2015:
30.Yatırım yapılması gereken öncelikli alanlar; a)insana yatırım, a)yargı reformu, c) vergi reformu, ç)üretimle büyüme.

31.Vergi reformu; ödenebilir yaygın vergi uygulaması ile vergi kaçağına tevessül edilmez. Dolaylı vergiler azaltılarak vergi adaleti sağlanır.

32.Dürüst olanlarla, dürüst olmayanları aynı muameleye tabi tutmak, dürüstlere zulümdür. Olması gereken analiz sonucuna göre, uygun işlem tesisidir. bu her alanda; ekonomik hayatta, vergi uygulamalarında, adli işlemlerde, bürokratik işlemlerde vb uygulanmalıdır.

2014:
33.Türkiye'de üç yılda bir vergi cezası affı! Kalıcı çözüm, vergi cezası affı değil "gönüllü ödenebilir vergi oranları içeren" "vergi reformu”dur.

34.Her türlü rant (imar planı vb) ile elde edilen gelire vergi olmalı (mı?).

35.Çalışarak elde edilen kazançla, çalışmadan elde edilen kazancın (rant, hava parası, ikramiye vb) aynı kefeye konulması, ikisinden de aynı oranda vergi alınması ne kadar doğru? Üzerinde çalışılmalı.

36.Elektrik Faturası üzerinde 8 kalem mali yük/vergi var, sadeleşmeli!
a)Dağıtım bedeli, b)Per.Sat.Hiz.Bed, c)Psy Say Oku B, ç)İlet.Sis.Kul Bed, d) Enerji fonu, e) TRT payı-2021 de kaldırıldı, f) Elek.Tük.Ver, 8) KDV.

(Not: Vergi ile ilgili muhtelif tarihlerde alınmış notlarımızdan derlenmiştir.)

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.

1.Analizler-IV (çevre ve tavır) 15122
2.Analizler-III (kalkınma) 111221
3.Analizler-II (ahlak, etik) 091221
4.Değerler ekonomisi modeli! (öneridir) 071221
5.Enflasyon, Vergi, Reform, 010421
6.Yapısal değişimler gerçekleşti mi? 091020







25 Aralık 2021 Cumartesi

Üretim 251221:

Üretim, istihsal, prodiksiyon; belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirmeyi ifade eder. Üretim maddi, manevi, fikri alanlarda olabilir. Üretim medeniyet demektir, üretim kalkınmak demektir, üretim refah demektir, üretim güçlü olmak demektir, üretim var olmaktır. Bu sebeple üretimi engellememek, üretim düşmanı olmamak, her zaman üretimi teşvik etmek ve üretimi desteklemek gerekir.

Zira üretmeyen toplumlar taklitçi olur, yozlaşırlar.

Üretim konusunda muhtelif tarihlerdeki notlar, gözlem analiz ve önerilere aşağıda yer verilmiştir:

2021:
1.Üretimin, iyinin, huzurun, kalkınmanın ve halkın düşmanı, fitne ve fesat, algı üretim merkezi, olmamak gerekir. Bu zihniyetle, en iyi mücadele yöntemi üretimdir, kalkınmadır, refahın arttırılmasıdır.

2.Üretim düşmanı zihniyet en çok üretimden çekinir, korkar ve siz ürettikçe çıldırırlar. İsterler ki hiç bir şey yapmayın! Üretmeyin! Başarmayın! Bunlarla en iyi mücadele yöntemi üretmektir.

3.Üretim ve kalkınma düşmanları: Terör bitmesin hatta canlansın, Dolar yükselsin, TL'den atılan altı sıfır tekrar gelsin, Ülke bağımsız dış politika izlemesin, Batı ne derse baş üstüne densin, Batı hayranlığı olsun, Ülkede üretim, kalkınma ve refah olmasın! İsteyenler! Kimler ve niçin?

4.Gıda israfı! Bir şey üreten insan israf edemez! Bir ürünün üretim sürecini bilen insan israf edemez! Üretim sürecindeki zahmeti bilen insan israf edemez!

5.Fetih; çalışma ile, üretim ile, analiz ile, tedbir ile, hazırlık ile olur. Aynı şevkli günler dileğiyle, Fetih 1453 kutlu olsun.

6.Orta Vadeli Programda belirtilen 2023 hedeflerine ulaşılmak isteniyorsa ihracatta katma değeri yüksek ürünlerin artması, bunun için üretim stratejilerinde değişiklik elzem gözükmektedir. (Yıllar itibariyle ihracat ve ihracat hedefi, fob, milyar dolar: -2017: 157,0, -2018: 170,0, -2019: 182,0, -2020: 191,0, -2021: 204,4).

7.Geçmişte üretim prim yapmaz, ithal ürünler tercih edilirdi! Daha da doğrusu her şey ithal edilirdi!

8.Geçmişte ürettirmeyenler, geçmişte yasaklayanlar, halan yasaklamak isteyenler! Ve nihayet üretenler ve TEKNOFEST.

9.Üretmek zor, topluma güvenmeyen üretim düşmanları çok, geçmişte başarısız üretim hikayeleri de çok, buna rağmen üretim (İHA) yapanlar sağ olsunlar!

10.Cezaevleri, üretim, meslek edindirme merkezleri olabilir!

11.Neler oluyor bize? çalışmadan yorulur olduk, üretmeden tüketir olduk, kullanmadan değiştirir olduk, uyanınca dinlenir olduk, kadir-kıymet bilmez olduk, hep şikayet eder olduk, üretmez olduk ve yavaş yavaş yozlaşır olduk!

12.Kendi emek verince mi, doğal olduğu için mi? Bilmiyorum ama insanın kendi ürettiği (bahçe) ürünleri çok daha lezzetli/kıymetli.

2020:
13.Üretmek isteyince niçin dalga konusu yapılır? Uzaya gitmek isterseniz, dalga geçerler! Huzuru sağlamak istersiniz, teröriste arka çıkarlar! İlim dersiniz, Boğaziçi'nde olduğu gibi gösteri yaparlar! Ürettikçe kızgınlıkları artar! Sloganik yaşarlar! O halde, üretmeye devam!

14.Gerçek gündem; yatırım, üretim, istihdam, ihracat, ... gibi kalkınmayı sağlayacak konular olmalı.

15.Diyelim çokça insanın çok olmayan ama bir araya gelince epeyce tutara ulaşan parası var. Üretim alanında yatırım yapılmak isteniyor. Nasıl yapacaklar? Faiz, arsa, ev, altın, otomobil, döviz dışında yol gösterici yatırım danışmanlığı şart.

16.Devlet kontrolünde, güvenilir, yol gösterici böyle bir modelin ortaya konulması varsa tanıtılması halinde; önemli bir kaynak sağlanması, yatırım ve dolayısıyla üretim potansiyeli çok yüksektir.

17.İstanbul. Hareket halinde onca araç, onca insan. Ve halen yapılan yeni binalar. İnsan üzülüyor, niçin bu kadar insan ve araç trafikte atıl? İstanbul'a göçü teşvik edecek yatırımlar yapılmamalı. Sürdürülebilir bir refah için üretim şart.

2019:
18.Ülkenin kalkınmasına engel olan problemlerden birisi de; Ülke insanının beyin olarak, Devletin ise sistem olarak "üretim ekonomisine" geçemeyişidir.

19.Ülke kalkınmasının önündeki en büyük engellerden birisi; yerli olmayan, dışa bağımlı, kendi değerlerine yabancı, üretim düşmanı, kafaları yerli olan her şeye kapalı, ama ithal her şeye açık, öz güvensiz zihniyettir.

20.Sistem üreteni cezalandırıyor mu? Üretim Zorlaştırılıyor mu? Üretmek Niçin Zordur?
Üretenlerin Suçu Nedir? Niçin Üret(e)miyoruz?

21.Dönemdaşlarına göre çok daha fazla bilgi, proje yüklüydü. Maalesef onun üretim faaliyetleri de, ülkede yerli üretimi her zaman engelleyen ama görünmeyen lobilerce, laiklik bahane edilerek engellendi. Yine de yerli üretime çok katkısı oldu, Rabbim rahmet eylesin (Necmettin Erbakan).

22.Yerli otomobil hayırlı olsun. Kalkınmak için bir şans olabilir. 

2018:
23.İnsan beyni, günde "ellibin fikir" üretiyormuş, bu fikirlerden üretim anlamında yararlanmak gerek(mezmi?).

24.Üretim-toplum ilişkisi! Üretmeyen toplum; a) kaybolmaya mahkumdur. b) medeniyeti olmaz. c) olan medeniyeti de bir süre sonra kaybolur. d) kültürünü koruyamaz. e) her türlü yozlaşmaya açıktır. f) belirleyici olamaz. g) taklitçi olur.

25.Ülkemizde niçin üretim başarılarını değil de üretim başarısızlıklarını, okur, konuşur ve dinleriz? Ve Niçin üretimle ilgili başarılar değil de başarısızlıklar hikaye edilir? Başarı olmadığı için mi? Algı operasyonu mu? Yoksa hakikaten üretim başarıları yok mu?

26.Beynini her tür öğrenmeye kapatan, her şeyi bildiğini zanneden insan, ne üretebilir ki!

27.Kurum/kuruluşların, kritik/belirleyici noktalarında eyyamcılar yer bulursa herkes meşgul olur ama üretim olmaz. Vebali hem atayanın hem de atananındır. (Eyyamcı: 1.Gününü dilediğince geçiren, gününü gün eden kimse 2. Günün koşullarına göre davranan kimse (tdk).

28.Ülkenin kalkınmasının önünde bilerek (çıkar çatışması) veya bilmeyerek (liyakatsiz) engel olanlar var.... bunları da üretim sürecine katmak gerekir.

29.Az bir gayret ve az bir üretimle yaşanan refah düzeyinin sürdürülebilmesi için her anlamda üretimin arttırılması gerekir.

30.Kalkınmayı; idari teşkilatları azaltarak, hızlı karar mekanizmasını işleterek, yetki çatışmalarını yok ederek, üretim alanlarını, üretimi ve her alanda verimliliği arttırarak sağlayabiliriz.

31.Gelin kalkınalım diyoruz, ama kalkınmak için gerekli olan şartlar; kalkınma niyeti, liyakat, çalışmak, üretim, ticari ahlak, gibi unsurlar bir araya geliyor mu, bilemiyorum?

32.Şu dolara (USD/TL=5,40) bak hala direniyor!!!... düşüş eğilimi devam etmeli.... enflasyon da öyle... Ülke ekonomisi bu kısır döngüden daha çok üreterek, daha az tüketerek kurtulabilir.

2017:
33.Ankara’ya modern bir mobilya üretim merkezi öneriyoruz.

34.İnsanlar güzel işler yapanları, üretenler ile ortaya çıkan ürünleri küçümsemeyi ve engelleyici eleştirmeyi terk etmeli; takdir etmeyi, teşekkürü ve hakkı teslim etmeyi denemeli ve alışkanlık haline getirmelidirler.

35.Hizmetler sektöründen ziyade, imalat, üretim, sanayi alanında yatırımların arttırılması beklenir.

36."Birlik, beraberlik, çalışma ve üretim" sağlandığında, toplumların pek çok problemi ortadan kalkacaktır.

37.Tüketim merkezleri AVM'lerin cazibesi kadar, üretim merkezlerinin de cazip olması için tedbirler beklenir.

38.Birde bakmışsın... Ülkenin insanları üretmeye başlamış... üretim prim yapmaya başlamış... üretici kazanmaya başlamış.

39.Tasarruflar; otomobil ve eve değil, üretim sağlayan alanlara daha kolay gidebilmeli.

40.İnsanların odağına; tüketim ve hizmet sektörü yerine, üretim ve imalat sektörünün konulması gerekmez mi?

41.Tüketenlerden çok, üretenler saygı görmeye başladığı zaman, kalkındık demektir.

2016:
42.Üretim ve üreticinin sevilmesi, kalkınma için gerekli ve zaruridir. Çare; evrensel düşünüp, yerli üretimdir.

43.Sağlıklı kalkınmanın yolu, haksız rekabete tevessül edilmeyen bir bir ortam ile rekabetçi ve kaliteli üretimden geçer.

44.Geliniz el birliği ile terörü bitirelim, Ülke rahat bir nefes alsın, üretim artsın, refah artsın, huzur artsın. Bundan kim, niçin rahatsız olur ki?

45.İnsanlar; bilgi, fikir, vizyon, üretim, beyin için daha fazla yatırım yapmalı. Dış görünüşe yapılan yatırım abartılıyor gibi.

46.Dünya'da kuzey-güney, batı-doğu ülkeleri, insanlar arasında ise üretim-tüketim alanlarındaki adaletsizlikler azaltılmalı.

47.Birileri ile yarışacaksanız o kulvara girmeniz gerekir. Yoksa sadece seyredersiniz! Bilgi, istihbarat, analiz, strateji, üretim; şart.

2015:
48.Üretimle büyüme ile sağlıklı ve sürdürülebilir kalkınma ve gelişme sağlanabilir. Her alanda üretim prim yapar hale gelmelidir.

49.Büyük projeler; Hicaz'a hızlı tren, yerli oto, yerli uçak, daha çok üretim inşallah. Kısır çekişmeler itibar görmemeli.

50.TV dizilerinde de kalite olmalı. Ahlak, erdem, üretim, çalışma vb konular ön planda tutulmalı.

2014:
51.Kaynak sahipleri tüketim yerine yatırımı düşünmeli, bunun için ortam oluşmalı. İlk akla gelen (lüks) tüketim değil, yatırım ve üretim olmalı.

52.Bir işletmede, ceza ve cezalandırma değil de, ödül ve ödüllendirme konusu çokça konuşuluyorsa üretimde verimlilik daha yüksek olacak demektir.

53.Sosyal medyada ithal paylaşımlar arttı. Dış ticaret açığı gibi, paylaşımda da açığa gidiyoruz. Çare yerli ve kaliteli üretim ve de paylaşım!

2013:
54.Üreten insanlara, iş ve işlemlerinde pozitif ayrımcılık yapılmalı!

(Not: Muhtelif tarihlerde "üretim" ile ilgili aldığımız notlardan derlenmiştir).

Konuya ilişkin aşağıda başlıkları verilenler ile diğer yazılarımız https://alinural.blogspot.com/ blog adresindedir.
1.Analizler-III (kalkınma) 111221
2.Analizler-II (ahlak, etik) 091221
3.Değerler ekonomisi modeli! (öneridir) 071221
4.Analizler-I (hazırlık,tefekkür,ilim,bilgi,gayret,üretim,stk) 261121:
5.Üretim düşmanları 010121
6.Üretim alanında (doğrudan) nasıl yatırım yapılabilir?241120
7.Yerli Otomobil, Üretim ve Kalkınma 271219
8.Üretim Zorlaştırılıyor mu? 110918
9.Ankara Sitelere Yeni Tesis ve Kentsel Dönüşüm 240817
10.Üretene Pozitif Ayırımcılık! 13.12.2013








İSLAMDA (KADINLARIN) MİRAS (HAKKI) 020626

Bu yazımızın amacı İslam'da miras paylaşımının önemine, özellikle kadınların ve kızların miras haklarının olduğuna ve bunlara riayet ed...