27 Mayıs 2020 Çarşamba

Sağlıklı Aile Kampanyamız (Bir Sosyal Deney) 270520:

Evlilik konusunda bazı araştırmalarımız dolayısıyla, bu konudaki gelişmeleri izlemeye çalışıyoruz. Bu çerçevede aile kurma ve aile olarak kalma konusunda sıkıntılar yaşandığı gözlemlenmektedir. Dağılan aileler veya ailelerin nasıl dağılacağına ilişkin yapılan düzenleme yada çalışmaların daha fazlasının, sağlıklı aileler kurulması yönünde yapılması gerektiği düşünülmektedir. 

Bu sebeple, mevzuatta aile kurumuna zarar veren, daha doğrusu aile kurumunu zayıflatan, boşanmaları teşvik eden düzenlemelerin Aile Bakanlığı tarafından gözden geçirilmesi ve düzeltilmesi amacıyla change.org da, 28.04.2020 tarihinde;sağlıklı ailelerle sağlıklı topluma” başlıklı bir kampanya başlattık (https://www.change.org/p/aile-bakanlığı-sağlıklı-ailelerle-sağlıklı-topluma). 
...
28.04.2020 tarihli kampanya metnimiz şöyleydi:

Son zamanlarda evlilik aleyhine söylemler, evlilik dışı yaşantılar ve boşanmalar artmıştır. Sağlıklı bir toplum ancak sağlıklı ailelerle oluşturulabilir. Dolayısıyla aile müessesini zedeleyen yasal düzenlemelerin (örneğin, 6284 sayılı yasa, buna ilişkin sözleşmeler) gözden geçirilmesi gerektiği düşünülmektedir.” 

Bu metni e-posta, Messenger, WhatsApp, telefon mesajı ile yakın uzak pek çok arkadaşımıza özel olarak gönderdik. Facebook, Twitter, WhatsApp gruplarımızda paylaşımlar yaptık. Yeterli imzaya ulaşamadık. 
...
Cahnge.org sitesinin uyarısıyla bu defa, aşağıdaki metni 04.05.2020 tarihinde yukarıda belirttiğim kanallarla pek çok kişiye tekrar ilettik: 

“Evlilikleri zorlaştıran, boşanmaları teşvik eden düzenlemeler toplumunun geleceğine de olumsuz etki etmektedir. 
Çünkü evlilikler biterse, aile biter, aile biterse çocuk biter, çocuk biterse; dil de biter, kültür de biter, toplum da biter. Emekli bekarlar çoğalmasın, bu konuda herkesin sorumluluğu ve yapabileceği şeyler var. Bu konuda daha çok FARKINDALIK. 
Kaldı ki "Birbirini sevenler için nikâh kadar güzel bir şey görülmemiştir!" (H.S.).” 
...
Aslında bu bizim için sosyal bir deney de oldu!

İlginçtir, bu konuda şikayet eden arkadaşlarımız dahi kampanyayı imzalamadı, sosyal medyada, aileye saldırı var diyen veya aile kaygısı olan yada olması gereken arkadaşlar da kampanyayı imzalamadı. Tanımayanlar için tedirginlik olabilir, ama ya bilenler, tanıyanlar! 

Kampanyayı yakın çevremizden duyarlı bir kaç kişi, bir kaç arkadaş ve tanımadığım bir kaç kişi olmak üzere toplam on dokuz kişi imzaladı. Onlara çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Her birine duyarlılıkları için teşekkür mesajı yollamaya çalışacağım. 

Galiba, çokça şikayet eden ama çözüm için bir öneri ve desteği de vermeyen bir toplumuz! Belki bunun da sebepleri de vardır, bilemiyoruz. Ama yazıyı okuyanlar geri dönüş yaparlarsa öğrenebiliriz ve bundan memnuniyet de duyarız. 

Ben yine bir hatırlatma yapayım, siz, siz olun bir iş yapacağınız zaman önce Allah (cc)’a sonra kendinize güvenin, katkı sağlayan olursa ne ala!

Biz yine de başlattığımız kampanyayı ilgililere ilettik: @ailevecalisma @tcbestepe. Bir kez daha ileteceğiz. İlgili Bakanlıkça dikkate alınması ve çözüm üretilmesi beklentimizdir. İnşallah biz yine çalışmalarımıza devam etmeye çalışacağız. 



24 Mayıs 2020 Pazar

Hatim Duası 190520

Hatim Duası 190520: Demirözü, Togaje'lilerin okuduğu hatimlerin (57 hatim) duası.



6 Mayıs 2020 Çarşamba

Son yıllarda sekülerlik arttı mı?060520

Son yıllarda sekülerlik arttı mı?060520: 
Bir iddia “son yıllarda sekülerlik1 arttı”. Peki gerçekten son yıllarda sekülerlik arttı mı? Yoksa bu iddia bir algı operasyonu mudur? 
Son yıllardan önceki yıllarda sekülerlik ne durumdaydı? 
On yıl öncesi veya ondan önceki yılları düşünün. 
O dönemlere ait kitapları okuyun. 
...
Şahit olduğumuz dönemde, selam vermek almak, Allah demek, maşallah, inşallah ve benzeri İslam'ı kelimeleri kullanmak zımmen yasaktı. Kullanıldığında karşıdaki boş boş tepkisiz bakardı. 
Kılık kıyafet, başörtü, kamusal alan yasaklamasını hatırlayınız. 
Namaz kılmak yine zımmen yasaktı. 
Sınavlar, belli toplantılar özellikle cuma saatine denk getirilirdi. 
Resmi yemeklerde alkollü içki içmeyenlerin çetelesi tutulurdu. 
Oruç tutanlar sigara dumanı altında bırakılırdı. 
...
Yani on yıllardan önceki yıllarda İslam'ı yaşamak zorlaştırılıyordu, belki sekülerler ve dolayısıyla sekülerlik zirvedeydi. 
Senelerce ülke kalkınmasına hiç bir katkısı olmayacak şekilcilikle uğraşıldı, ürünler hatta davranışlar ya batıdan ithal edildi veya batı taklit edildi. 
İnsanların enerjisi; yatırım, çalışma, üretme, verimlilik, kalkınma gibi konulara harcansa idi, belki de Ülke kalkınması çoktan gerçekleştirilebilirdi. 
Üretmek isteyene de ürettirilmedi, onun yerine batıdaki üreticilerin temsilcisi olmak ve ithalat tercih edildi. Bu yolla belli aileler zengin oldu ama ülke kalkınamadı. Bu da ayrı bir yazı konusudur. 
...
Peki son on yılda ne oldu? 
Son on yılda görünen veya görünmeyen bazı yasaklar kalkıp serbestlik gelince İslam'ı layıkıyla yaşayanların yanı sıra, dininin gereklerini yaşamak isteyenlerin sayısı da arttı. Öğrenebildiği kadarıyla da yaşamaya başladı. Camiler kalabalıklaştı, cumalar da öyle. Kuranı Kerimi öğrenenler arttı. Hac ve özellikle umre ziyaretleri arttı. Namaz kılan, oruç tutan, zekat verenler arttı. Kısaca İslam'ı yaşayanlar ve yaşamak isteyenlerin sayısı arttı. 
Ülkede inanç serbestliği artınca İslam dışı diğer dinler hatta ateistler dahi daha rahat hareket eder oldu ve hatta dernek dahi kurdular. 
İslam'ı yaşayan veya yaşamak isteyen birileri bir hata yapınca, bunu tüm müslümanlara mal edercesine; "aaa bak muhafazakarlar neler yapıyor? nasıl yaşıyor? nasıl giyiniyor?" gibi nasılları çoğalttılar. 
Bu hatalar veya tamamen uydurulmuş yakıştırmalar, yani algı çalışmaları ve operasyonlarını içeren paylaşımlar, birilerince, mahreçleri belli yerlerden servis edildi, halen ediliyor. 
İslam düşmanları veya inanç ve değerlerine yabancılaşmış birileri de, bunlara, mal bulmuş mağribi gibi sarılıyor. Güya İslam'ı yıpratacaklar. İşin garibi muhalefet yapan bazı muhafazakar gruplar da, saldırının kendi inançlarına olduklarının bilincinde olmadan veya olarak bu servisleri memnuniyetle kabul ettiler ve etmekteler. Tam bir gaflet örneği.
...
Herkesi eleştirip ben iyiyim demekle iş olmuyor, sınanınca ancak iyi olup olmadığı anlaşılır, tıpkı dağdaki derviş gibi. Üreteni eleştirip ben iyiyim diyen ve bırak üretmeyi hiçbir proje dahi sunamayanlaradır sözüm.
... 
Sonuç olarak dinini, yani islamı yaşayanların, yaşamak isteyenlerin sayısı arttı, araştırıyorlar ve dinlerini yeniden öğreniyorlar, olan biten budur. 
Selametle...

1(Not: Seküler;“laik yaşama ait, dinden bağımsız olan”dır. Laiklik:“devlet ile din işlerinin ayrılığı, devletin, din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleşmesi bakımından yansız olması”dır TDK Sözlüğü).







5 Mayıs 2020 Salı

Sıkıntıda ve varlıkta insan (050520)

Bakınız, Meâric Suresinin 19, 20 ve 21 inci ayetleri, sıkıntılı veya varlıklı halde olan insanın davranışlarını ne güzel tarif ediyor.

Ayet mealleri:Gerçekten insan pek tahammülsüz bir tabiatta yaratılmıştır (19). Başına bir fenalık geldi mi sızlanır durur (20). Ama ona bir nimet nasip olursa kendisinden başkasını yararlandırmaz (21).”

Tefsir: “Tahammülsüz” diye çevirdiğimiz helû‘ kelimesi sözlükte “sabırsız ve bir şeye aşırı derecede düşkün” anlamlarına gelen bir sıfat olup tamahkârlık, tatminsizlik, acelecilik, sabırsızlık, tahammülsüzlük, yılgınlık ve sızlanma gibi insanların tabiatında var olan bazı olumsuz özellikleri ifade eder. 

20 ve 21. âyetler bu zaafı şöyle açıklamaktadır: 

Başına yoksulluk, hastalık, korku vb. bir sıkıntı geldiğinde sızlanır, feryat eder ve ümitsizliğe kapılır. 

Zenginlik, sağlık, güvenlik gibi nimet ve imkânlara kavuştuğunda ise bencilleşir, cimrileşir!  

Eriştiği nimetleri Allah’ın bir lutfu olarak değil, kendi kudret ve gayretiyle elde ettiği varlık olarak değerlendirir!

Ne Allah yolunda harcamada bulunur ne de insanlara yardım eder.

(Meâric: yükselme dereceleri, yükselme vasıtaları anlamına gelir)
(Kaynak: Meal ve Tefsir, DİD Kuran Yolu).



31 Mart 2020 Salı

Corona Virüs (220320)

Coronavirüs (Covid19) salgını biz insanlara pek çok şeyi hatırlatıyor ve yeni pek çok şey öğretiyor. Bir kaçı.

1. Tedbirin ve özellikle önleyici tedbirin önemini, her bir işi liyakatle ve kaliteli yapmanın aslında önleyici bir tedbir olduğunu, tedbire riayet etmemenin, alınan tedbirleri boşa çıkaracağını, alınan en sıkı tedbirin gücünün tedbirsizlik yapan kadar olduğunu hatırlattıyor.

2.Temizliği, hijyeni, dengeli beslenmenin önemini tekrar hatırlatarak, çalışmada (evden çalışma), eğitimde (uzaktan eğitim) ve alış-verişte (e-ticaret) alternatif yöntemleri ve her alanda "e-işlemleri" daha fazla kullanmayı öğretiyor.

3. Asıl hayatı ve sadeliği, azgınlık ve şımarıklık yapmamak gerektiğini, hayatın yavaşlatılabileceğini, hayatımız ve uğraşlarımızı bir kez daha gözden geçirmemiz gerektiğini, boş ve çok gereksiz şeylerden kurtulmamız gerektiğini, hatırlatıyor. 

4. Kendi iç dünyamıza yönelmeye, kendimizi dinlemeye, bir anda bir hiç olabilecek şeylere rağbetimizin olup olmadığını sorgulamaya, tefekkür etmeye, kendinmizi tepeden tırnağa gözden geçirmemize fırsat sağlıyor.

5. Müsibetler karşısında duayı, duanın önemini hatırlatıyor.

Müsibet, dua, şımarıklık, akibetler hakında Enam Suresi 42-45 ayet mealleri: 

“Andolsun ki senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Ardından, belki yalvarıp yakarırlar diye onları darlık ve hastalıklara uğrattık.” (En’am:42).

“Hiç olmazsa verdiğimiz bu musibetler başlarına geldiğinde boyun eğip yalvarsalardı! Fakat kalpleri iyice katılaştı; şeytan da onlara yaptıklarını şirin gösterdi.”(En’am:43)

“Onlar, kendilerine yapılan uyarıları unutunca her şeyin kapılarını onlara açtık. Nihayet kendilerine verilenler yüzünden şımardıkları zaman onları ansızın yakaladık! Böylece onlar birden bire bütün ümitlerini yitirdiler.”(En’am44).

“Sonunda zulmeden kavmin kökü kesildi. Her türlü övgü, âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur.”(En’am:45).




17 Mart 2020 Salı

AB İçi Boş Bir Balon (mu?) 170320

AB İçi Boş Bir Balon (mu?) 170320

Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" isimli kitabımızda yer almaktadır.

14 Mart 2020 Cumartesi

Kudüs 140518:

Kudüs 140518:


Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" isimli kitabımızda yer almaktadır.

Araç ve biz 090913:

Araç ve biz 090913:


Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" isimli kitabımızda yer almaktadır.

Ankara’da farklı mimarisi olan üç cami (030115):

Ankara’da farklı mimarisi olan üç cami (030115)


Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" isimli kitabımızda yer almaktadır.

Filistin, Dünya ve Batı 200714:

Filistin, Dünya ve Batı 200714:

Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" isimli kitabımızdadır.


Terör zararlarının tazmin önerisi (050815):

Terör zararlarının tazmin önerisi (050815):

Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" isimli kitabımızdadır.



Sivas,Yıldızeli Demirözü/Togaje ve ayılar 171019

Sivas,Yıldızeli Demirözü/Togaje ve ayılar 171019:

Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" ve "Adıye Kültürü" isimli kitaplarımızdadır.





At Kestanesi Sivas/Demirözü'nü/Togaje'yi sevdi 181019:

At Kestanesi Sivas/Demirözü'nü/Togaje'yi sevdi 181019:

Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" ve "Adıye Kültürü" isimli kitaplarımızdadır.





Rus Uçağı 28.11.2015:

Rus Uçağı 28.11.2015:

Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" isimli kitabımızdadır.



Ankara'da terör130316:

Ankara'da terör130316: 

Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" isimli kitabımızdadır.


11 Mart 2020 Çarşamba

Togaje'de Orman Yangını 020917:

Togaje'de Orman Yangını (020917): 

Makalenin tamamı "Adıye Kültürü" isimli kitabımızdadır.



5 Mart 2020 Perşembe

Çivril’de yürüyüş…241016

Togaje/Çivril’de yürüyüş 241016

Makalenin tamamı "Adıye Kültürü" isimli kitabımızdadır.




17 Şubat 2020 Pazartesi

Ey Dünya, Biz, Gerçekten Terörden Bıktık 170218:

Ey Dünya, Biz, Gerçekten Terörden Bıktık 170218:

Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" isimli kitabımızdadır.




15 Şubat 2020 Cumartesi

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov’un bazı açıklamalarına cevaptır 150220:

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov’un bazı açıklamalarına cevaptır 150220


Makalenin tamamı "Hayatın İçinden Analizler" isimli kitabımızda yer almaktadır.

14 Şubat 2020 Cuma

Evlilik Süreci 290415 (Gözden Geçirilmiş-140220):

"Evlilik öncesinde gerekli çabayı göstermek, gerçekçi olmak, ritüellerden ziyade sağlıklı bir "aile" kurmaya yoğunlaşmak, gayreti bu yönde sarf etmek önemlidir.

Evlilikleri kolaylaştırmalıyız. Çünkü istatistikler evliliklerin azaldığını, bekarların sayısını arttığını göstermektedir. Bekârlık sultanlık değildir, istatistiklere göre de bekârlar daha mutlu değildir.

Evlilikleri çoğaltmalıyız. Çünkü, aile biterse, çocuk biter, çocuk biterse, nüfus biter, nüfus biterse, dil de biter, kültür de biter, toplum da biter.

Evlilik ve aile kurma konusunda, sadece bekârların değil, herkesin payına düşen bir sorumluluk ve yapabileceği bir şeyler vardır."
...
Makalelerin tümü "Hayatın içinden Analizler" isimli kitabımızdadır.







26 Ocak 2020 Pazar

GÜMRÜK UZLAŞMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK 140120

14 Ocak 2020 SALI
Resmî Gazete
Sayı : 31008
YÖNETMELİK
Ticaret Bakanlığından:
GÜMRÜK UZLAŞMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 27/8/2011 tarihli ve 28038 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Alacak: Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve gümrük idarelerince tahsili gereken gümrük vergileri ile para cezalarını,
b) Bakan Yardımcısı: Gümrükler Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakan Yardımcısını,
c) Bakanlık: Ticaret Bakanlığını,
ç) Gümrük vergileri: İlgili mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya ihracında uygulanan ve gümrük idarelerince tahsili gereken gümrük vergisi, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünü,
d) Kanun: 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununu,
e) Komisyon: Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Uzlaşma Komisyonları ile Merkezi Uzlaşma Komisyonlarını,
f) Para cezaları: Kanun ve ilgili diğer kanunlar uyarınca gümrük idarelerince kesilen tüm para cezalarını,
g) Uzlaşmanın temin edilememesi: Yükümlünün uzlaşma komisyonunun davetine katılmaması, komisyona geldiği halde uzlaşma tutanağını imzalamaması veya tutanağı ihtirazi kayıtla imzalamak istemesi durumunu,
ğ) Uzlaşmanın vaki olmaması: Uzlaşma komisyonu teklifinin yükümlü tarafından kabul edilmediği durumu,
h) Vergi aslına bağlı olmayan para cezası: Vergi tutarının sadece idari para cezasının hesaplanmasında dikkate alındığı, bir vergi alacağının söz konusu olmadığı para cezası ile gümrüklenmiş değer üzerinden belirlenen para cezasını,
ı) Vergi aslına bağlı para cezası: Para cezası tutarı belirlenirken, para cezasına dayanak bir vergi alacağının söz konusu olduğu durumdaki para cezasını,
i) Yükümlü: Kendisine gümrük vergileri ve para cezaları borcu terettüp eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili kişileri,
ifade eder.”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin üçüncü ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin yedinci fıkrasının birinci cümlesine “Uzlaşma Komisyonları,” ibaresinden sonra gelmek üzere “18 inci maddenin ikinci fıkrasında bahsedilen durum hariç olmak üzere,” ibaresi eklenmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(3) Merkezi Uzlaşma Komisyonları, Bakan Yardımcısı, Gümrükler Genel Müdürü, Risk Yönetimi, Tasfiye ve Döner Sermaye Genel Müdürü, Rehberlik ve Teftiş Başkanı, Gümrükler Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcıları ve Daire Başkanları ile Risk Yönetimi, Tasfiye ve Döner Sermaye Genel Müdürlüğünün sonradan kontrolle ilgili dairesinin bağlı bulunduğu Daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı arasından Başkan tarafından belirlenen, Başkan dâhil, üç üyeden oluşur. Komisyonlara, Bakan Yardımcısı veya Gümrükler Genel Müdürü başkanlık eder.”
“(6) Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüklerinde, aynı gün yapılacak uzlaşma görüşmesi sayısının yirmi veya üzerinde olması halinde, en fazla iki adet uzlaşma komisyonu oluşturulabilir.”
“(8) İthalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilen kişisel kullanıma mahsus taşıtlarla alakalı olarak geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlal edildiğinin aracın Türkiye’den çıkışı sırasında tespit edilmesi halinde çıkış gümrük idaresince düzenlenecek ceza kararı içeriği alacaklar için uzlaşma talebinde bulunulması durumunda yedinci fıkra hükmü uygulanmaz. Yükümlünün uzlaşma talebi derhal sonuçlandırılır.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “500.000.- TL’ye” ibaresi “750.000.- TL’ye”, “500.000.- TL’yi” ibaresi ise “750.000.- TL’yi” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Uzlaşma talepleri 12 nci maddede belirtilen kişiler tarafından, BİLGE şifresi kullanılarak, kurumsal internet sayfası üzerinden yapılır. Ancak BİLGE şifresinin temin edilemediği durumlarda, EK-3’te yer alan form ile başvuruda bulunulabilir. Her durumda başvurunun, 11 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında süre açısından değerlendirilmesinde EK-3’te yer alan formun, ekleri ile birlikte ilgili merciin evrak kaydına girdiği veya taahhütlü olarak postaya verildiği tarih esas alınır.”
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“(1) Uzlaşma talepleri, gümrük vergilerinin ve vergi aslına bağlı olsun ya da olmasın tüm para cezalarının yükümlüye veya ceza muhatabına tebliği tarihinden itibaren Kanunun 242 nci maddesinde belirtilen onbeş günlük itiraz süresi içinde yapılır.”
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve yedinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“(6) Uzlaşma talebinde bulunulan alacakla ilgili olarak hesap hatası yapıldığının gümrük idaresi tarafından tespit edilmesi halinde, ilgili kararda gerekli düzeltmeler yapılarak düzeltilmiş karar gerekçesi ile birlikte yükümlüye tebliğ edilir ve uzlaşma görüşmeleri düzeltilmiş tutar üzerinden yapılır. Görüşme sonucunda uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yapılacak itiraz başvurusu düzeltilmiş tutar üzerinden yapılır.”
MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Uzlaşma talebinde bulunulması halinde, itiraz veya dava açma süresi durur. Uzlaşmanın vaki olmaması, temin edilememesi veya uzlaşma talebinin reddedilmesi halinde, tebliğ tarihinden itibaren süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak her durumda, sürenin bitimine beş günden az kalmış olması halinde süre beş güne tamamlanır.
(2) Süresi içinde uzlaşma talebinde bulunan yükümlü, uzlaşma talep ettiği alacaklar için, kendisine uzlaşma davetiyesi yazısı tebliğ edilmeden önce, uzlaşmaya yetkili komisyonların sekretarya hizmetlerini yürütmekle görevli birimine, bir dilekçe ile başvurarak uzlaşma başvurusundan feragat edebilir. Başvurudan feragat edilmesi halinde, feragatin kabul edildiğinin tebliğinden itibaren, itiraz veya dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder ve aynı alacak için tekrar uzlaşma talebinde bulunulamaz.”
MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve dokuzuncu fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“(6) Uzlaşmanın vaki olmaması halinde; komisyonun nihai teklifi EK-7’ye uygun olarak tutanağa geçirilir ve bir nüshası yükümlüye verilir. Yükümlünün, 14 üncü maddede belirtilen hususlar dikkate alınmak kaydıyla, Kanunun 242 nci maddesinde belirtilen sürenin son günü mesai saati bitimine kadar komisyonun nihai teklifini kabul ettiğini bir dilekçe ile ilgili Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne veya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne iletilmek üzere gümrük müdürlüğüne bildirmesi halinde, bu tarih itibarıyla uzlaşma vaki olmuş sayılır ve buna göre işlem tesis edilir.”
MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Uzlaşma görüşmesinin sonucu ilgili gümrük müdürlüğüne bildirilir.”
MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin 22 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yükümlü, uzlaşmaya konu edilen alacaklar için tutanak tarihinden itibaren 14 üncü maddede belirtilen esaslar çerçevesinde itiraz/dava yoluna gidebilir.”
MADDE 11 – Aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(3) Uzlaşılan vergilere ilişkin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için, uzlaşılan tutar üzerinden 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır.”
MADDE 12 – Aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 25 – (1) Yükümlü, kendisine tebliğ edilen alacaklar için Kanunun 242 nci maddesinde düzenlenen itiraz hakkı ile 244 üncü maddesinde düzenlenen uzlaşma hakkını aynı anda kullanamaz. Uzlaşmaya konu edilen alacaklar, uzlaşma başvurusundan feragat edilmesi, uzlaşma talebinin reddedilmesi, uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde Kanunun 242 nci maddesi çerçevesinde itiraza konu olabilir. İtirazın henüz sonuçlandırılmamış olması kaydıyla alacağın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde gümrük vergileri ve idari para cezaları için uzlaşma talebinde bulunulabilir.”
MADDE 13 – Aynı Yönetmeliğin 28 inci maddesinde yer alan “Gümrük ve Ticaret Bakanı” ibaresi “Ticaret Bakanı”, Ek-4’ünde yer alan “GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI” ibaresi ise “TİCARET BAKANLIĞI” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 14 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, 9 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, 16 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında, 18 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ve 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Gümrük ve Ticaret” ibareleri “Gümrük ve Dış Ticaret” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 15 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
Başvurulara ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan başvurulara, başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan bu Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır.”
MADDE 16 – Aynı Yönetmeliğin Ek-3, Ek-5, Ek-6 ve Ek-7’si ekteki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 17 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 18 – Bu Yönetmelik hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.
Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi
Sayısı
27/8/2011
28038
Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliklerin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi
Sayısı
1-
1/9/2012
28398
2-
20/8/2013
28741


İSLAMDA (KADINLARIN) MİRAS (HAKKI) 020626

Bu yazımızın amacı İslam'da miras paylaşımının önemine, özellikle kadınların ve kızların miras haklarının olduğuna ve bunlara riayet ed...